EKONOMİ - 26 Ocak 2026 Pazartesi 11:54

Türkiye tohumda ithalatçı değil ihracatçı ülke konumuna yükseldi

A
A
A
Türkiye tohumda ithalatçı değil ihracatçı ülke konumuna yükseldi

Tohumculuk sektörünün temsilcileri, Türkiye’nin dünyada hızla güçlenen bir tohum üreticisi ve ihracatçısı haline geldiğini belirterek, İsrail tohumuna bağımlılık iddialarının gerçeği yansıtmadığını vurguladı.


Antalya Ticaret Borsası ile Antalya Tarım Konseyi iş birliğinde hazırlanan Tarım Gündem Programının konukları Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Başkanı M. Kayhan Yıldırım ile Türkiye Tohumculuk Endüstrisi Derneği (TÜRKTED) Başkanı Burak Gönen oldu. ATB Basın Danışmanı Vahide Yanık’ın hazırlayıp sunduğu programda tohum ve tohumculuk sektörü konuşuldu.



"İsrail tohumuna bağımlılık algısı bilgi kirliliği"


Türkiye Tohumcular Birliği Başkanı M. Kayhan Yıldırım, tohumun tarımın başlangıç noktası olduğunu belirtirken, "Tohum bir ülke için milli güvenlik meselesidir. Tohumu üreten ülkeler tarımda özgürlüğünü ve gıda güvenliğini sağlamıştır" dedi. Ülkedeki tarım ürünlerinde "İsrail tohumuna bağımlı" olunduğuna ilişkin algının tamamen yersiz olduğunu kaydeden Yıldırım, "İsrail’den bizim ne ithalatımız ne de ihracatımız var. 1980-90’lı yıllarda hibrit tohumda İsrail firmalarının sebep olduğu dominant etkideki algı hala devam ediyor. Bu bilgi kirliliğidir. Türkiye bırakın İsrail’e tohumda bağımlılığı, tohum ihracatında önemli bir yere sahiptir" dedi.



Sertifikalı tohum 1,3 milyon tona ulaştı


Yerli tohumun stratejik önemine dikkat çeken Yıldırım, pandeminin ardından, gıdaya bağımlılığın ön palana çıktığı ve savaşların olduğu bir dünyada tohumun öneminin daha da anlaşıldığını söyledi. Türkiye’de 2002 yılında 145 bin ton olan sertifikalı tohum miktarının, 2024 yılında 1,3 milyon tona ulaştığını bildiren Kayhan Yıldırım, "2018’den beri ülkemiz gerçek bir tohum ihracatçısı pozisyonundadır. 2018’de tohumda ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 8 iken, 2024’te bu rakam yüzde 134’e çıkmıştır. Türkiye dünya pazarında önemli bir aktördür. Tohumda 70 milyar dolarlık dünya pazarının içerisinde, Türkiye 750 milyon dolar ile 11’inci sıradadır. Kamunun desteği, özel sektörün Ar-Ge çalışmalarıyla tohumda 1 milyar doları aşma hedefindeyiz. Tohumda dünyada ilk 5’i girmeyi hedefliyoruz" diye konuştu.



14 bin 500 tescilli tohum


Türkiye’nin 14 bin 500 tescilli tohum ürünü bulunduğuna dikkat çeken Kayhan Yıldırım, "Çeşitliliğimizin çok olması büyük avantaj. Sektörün talebi doğrultusunda raf ömrü uzun çeşitten, soğuğa dayanıklı çeşide kadar her türlü ıslah çalışmasını yapıp sektörün hizmetine sunabiliyoruz. Tarım milli meselesi, gıda güvenliğimizi garantiye almamız şart, tarım stratejik bir ürün. O nedenle tarıma öncelik verilmeli. Ekstra finans kaynakları, teşviklerle tarım desteklenmeli. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, ‘Köylü milletin efendisidir’ demiş, evet ‘çiftçi bu ülkenin ikinci ordusudur, milli güvenliğidir’. Kırsaldan başlayarak tarımı desteklemeliyiz" ifadelerini kullandı.



Antalya, sebze tohumculuğunun başkenti


Türkiye Tohum Endüstrisi Derneği Başkanı Burak Gönen, İsrail ile 2023-2024’ten sonra ithalat ve ihracatın tamamen kapandığını vurgularken, "İsrail’den ne ithalat, ne ihracat yapıyoruz" dedi. Tohumculuğun özel sektörün katkısıyla ivme kazandığını, Antalya’nın da bir üs haline geldiğini kaydeden Gönen, "Tarımın merkezi Antalya, tohumculuğun merkezi Antalya vasfını kazandı. Bir çok tohum firması 1984’ten itibaren Antalya’da kurulmaya başladı. Uluslararası tohum firmaları da Antalya’da şirketler, tesisler kurmaya, ortaklıklar oluşturmaya başladı. Sebze tohumculuğu alanında faaliyet gösteren firmaların yaklaşık yüzde 80’i Antalya merkezlidir. Antalya sebze tohumculuğunun başkenti haline geldi" diye konuştu.



İklim krizine dayanıklı yeni nesil tohumlar


TÜRKTED olarak tohumculuğun gelişmesi için vizyon ortaya koyduklarını söyleyen Burak Gönen, "Tohum firmaları olarak ıslaha çalışmalarımızı hastalık ve zararlılara karşı geliştiriyoruz. İklim krizinin olduğu şu dönemde birim alandan daha yüksek verimi alacağımız çeşitleri üretmemiz lazım. İklim değişikliğiyle birlikte hastalık ve zararlılar artıyor, çalışmalarımızı bu yönde sürdürüyoruz" şeklinde konuştu.



Hedef: Tohumda dünyada ilk 5


2000’li yıllardan sonra çiftçinin sertifikalı tohuma yöneldiğini belirten Gönen, "Sertifikalı tohum demek yüzde 30 oranında verim artışı, hastalıktan ari çeşit kullanılması demek" dedi. 2024’te 1,3 milyon ton olan sertifikalı tohum miktarını 2030 yılında 1,5 tona çıkarma hedefinde olduklarını anlatan Gönen, "Sertifikalı tohum demek kaliteli tohum demek" dedi. Tohumda ihracatın da sertifikalı tohumdan geçtiğini belirten Burak Gönen, bir domatesin renginden, raf ömrüne kadar, bir salkımda kaç domatesten olacağına hangi hastalıklara dayanıklı olacağına kadar ıslah çalışmalarıyla belirlendiğine dikkat çekti. Gönen, Türkiye’nin tohum ticaretinde 11’inci sırada olan yerini 5’inci sıraya yükseltme hedefinde olduklarını söylerken, "Tarımda mevcut politikalar güçlendirilmeli. Güçlü adımlar atılmalı" diye konuştu.



2026 asya pasifik tohumculuk kongresi Antalya’da


Asya Pasifik Tohumculuk Kongresi’nin 1-5 Aralık tarihlerinde Antalya’da yapılacağını belirten Gönen, Çin’de yapılan kongreye 1400 delege, Hindistan’da yapılan kongreye 600 civarında delege katıldığını, Antalya’daki kongreye 2 binin üzerinde katılımcı beklediklerini kaydetti. Gönen, "APSA 2026’ya rekor katılım bekliyoruz" dedi. Gönen, Tohumculuk Kongre’sinin ticarete ve teknolojik anlana olumlu yansıyacağını da sözlerine ekledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Orhangazi’deki riskli kavşak Meclis gündeminde İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Bursa’nın Orhangazi ilçesinde ana yol üzerindeki İznik Işıkları/Göl Yolu Kavşağı’nda yapılması planlanan bat-çık projesini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Türkoğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi. Orhangazi ilçesinde uzun yıllardır trafik kazalarıyla gündeme gelen kavşağın, can ve mal güvenliği açısından risk oluşturduğunu belirten Türkoğlu, bölgede sık sık ölümlü ve yaralanmalı kazaların meydana geldiğine dikkat çekti. Önergede, söz konusu kavşak için 2020 yılında ihale edildiği ve 2021 yılında hazır olduğu belirtilen bat-çık projesine rağmen aradan geçen sürede yapım çalışmalarının başlatılmadığı vurgulandı. Projede teknik değişiklikler yapıldığı, takvimin sürekli ertelendiği ve kamuoyuna net bilgi verilmediği ifade edildi. Türkoğlu, başlangıçta planlanan bat-çık projesinden vazgeçilip vazgeçilmediğini sorarak, yerine üst geçit çözümünün planlanıp planlanmadığını ve bunun teknik ile mali gerekçelerinin açıklanmasını istedi. Ayrıca projenin yatırım programına alınıp alınmadığı ve bütçe detaylarının da paylaşılması talep edildi. Bölgede yapımı süren yeni otobüs terminalinin kavşaktaki trafik yoğunluğunu artıracağına işaret edilen önergede, bu kapsamda herhangi bir trafik etüt çalışması yapılıp yapılmadığı da soruldu. Önergede ayrıca son 5 yıl içinde kavşakta meydana gelen ölümlü ve yaralanmalı kazaların yıllara göre sayısının açıklanması talep edilirken, söz konusu noktanın "yüksek riskli kavşak" olarak değerlendirilip değerlendirilmediği de gündeme getirildi. Temmuz 2023’te başlanacağı ifade edilen projenin neden hayata geçirilmediğini de soran Türkoğlu, gecikmeden sorumlu kurumların ve süreçlerin açıklanmasını istedi. 2026 yılı itibarıyla projenin hangi aşamada olduğu, ihale tarihi ve yapım takvimi de önergede yer aldı. Mevcut trafik güvenliği önlemlerinin yetersiz kaldığını belirten Türkoğlu, kalıcı çözümlerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, benzer şekilde farklı bölgelerde uygulanan köprülü kavşak ve üst geçit projelerinin Orhangazi için de planlanıp planlanmadığını sordu.
Kastamonu Binlerce yıllık tarihi yapay zekayla anlatan film sınırları aştı Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinin binlerce yıllık tarihini anlatan ve Türkiye’de bir ilçe için yapay zeka desteğiyle hazırlanan ilk eser olma özelliğine sahip "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" kısa filmi, Güney Kore’de gerçekleştirilecek 2026 KaiCON Küresel Yapay Zeka Film Festivali kapsamında gösterilecek eserler arasında yer aldı. Kastamonu Taşköprü ilçesinin binlerce yıllık tarihini yapay zekayla gün yüzüne çıkartan "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" filmi, Güney Kore’de gerçekleştirilecek 2026 KaiCON Küresel Yapay Zeka Film Festivali’nde gösterilecek. Türkiye’de bir ilçe için yapay zeka desteğiyle hazırlanan ilk eser olma özelliğine sahip "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" filminin uluslarası bir festivalde yer almasıyla, Taşköprü ilçesinin tanıtımına büyük bir katkı sağlanacak. Binlerce yıllık tarih 14 dakikalık kısa filmle anlatıldı Roma döneminde Paflagonya’ya başkentlik yapmış "Pompeiopolis"ten ilçenin simge eseri Yedi Kemerli Taşköprü’ye uzanan tarihi bir yolculuğu konu alan 14 dakikalık kısa film, birbirini takip eden yedi dönemi birleştiriyor. Geçmişin izlerini günümüzün dijital anlatım imkanlarıyla birleştiren film, izleyiciyi antik çağın sokaklarından Osmanlı mimarisinin zarif dokusuna uzanan görsel bir zaman tüneline davet ediyor. Arkeolojinin kayıp dehlizlerinde kalan bilgiler ve kentin mimari dokusu yapay zeka teknolojisiyle harmanlanarak etkileyici bir anlatı ortaya koyuyor. Taşköprü’nün kültürel mirasını daha geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlayan bu çalışma, yeni nesil görsel anlatım biçimlerine ilgi duyan izleyiciler kadar yörenin insanlarına da hitap ediyor. Geçmiş ile geleceği aynı potada eriten bu kısa film, bölgenin turizm potansiyeline de önemli katkı sunmayı hedefliyor. "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" isimli kısa film Taşköprü Belediyesi için Muazzam İşler Yapım şirketinin altı aylık yoğun bir çalışmayla ortaya çıkartıldı. "Dünyanın farklı noktalarında karşılık bulabileceğini göstermiştir" "Yedi Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü" filmi 16 Mayıs’ta Güney Kore’de izleyiciyle buluşacağını ifade eden Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, "Taşköprümüzün tarihi, kültürü ve kadim değerlerinin uluslararası alanda tanıtılması bizler için son derece kıymetli. ‘7 Kemerli Bir Zaman Geçidi: Taşköprü’ filminin Kore’de izleyiciyle buluşması, ilçemizin dünyaya açılan kültürel kapılarından biri olmuştur. Bu önemli çalışmada emeği bulunan filmin yapımcısı Zeynep Kahreman’a, senaristi Arkeolog Dr. Murat Karasalihoğlu’na ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Bu çalışma, Taşköprü’nün sahip olduğu tarihi mirasın doğru anlatıldığında dünyanın farklı noktalarında karşılık bulabileceğini göstermiştir. Bizler de ilçemizin kültürel değerlerini daha geniş kitlelere ulaştırmak için bu tür projeleri önemsemeye devam edeceğiz" dedi. "Taşköprü’nün hikayesini dünyaya anlatabilmek bizim için çok değerli" Filmin yapımcısı Zeynep Kahreman ise Kore’deki gösterimin hem teknik hem de kültürel anlamda önemli bir eşik olduğunu söyleyerek, "Kore, Çin ve Japonya gibi ülkeler sinema teknolojisi bakımından çok ileri bir seviyede. Onların kullandığı imkanlara sahip olmadan Taşköprü’nün hikayesini dünyaya anlatabilmek bizim için çok değerli. Bu anlamda ‘7 Kemerli Tarihi Taşköprü, Çin Seddi’ni aştı’ diyebiliriz" diye konuştu.
Bartın Küme düşen Bartınspor’da tartışmalı kongre Bartın 1. Amatör Lig’e düşen Bartınspor’un genel kurulunda kulüpten yapılan ihraçlar nedeniyle sert tartışmalar yaşandı. Olaylı kongrede yeni başkan Murat Kahraman seçildi. Bölgesel Amatör Lig’den küme düşen Bartınspor’da Olağan Genel Kurulu ikinci toplantısı gerçekleştirildi. Bartın Halk Eğitim Merkezi Salonunda yapılan ve salt fazlalığın kongreye kulüp üyeleri yoğun katılım gösterdi. Kongreye katılarak imza atmak isteyen 33 kişi, üyeliklerinin askıya alınması nedeniyle isim listesinde yer almadığını görünce kulüp yetkilileri ile tartıştı. Tartışmalar polis ekiplerinin araya girmesi ve üyelikleri askıya alınan 33 kişinin üyeliklerinin devam etmesi için verilen gündem önerisi ile yatıştırıldı. Mevcut Başkan Maden’in kürsüye çıkmasının ardından tartışmalar yeniden alevlendi. Salondaki üyeler ve üyelikleri askıya alınanlar ile Başkan Maden arasında set tartışmalar yaşandı. Üyelikten ihraçların usulsüz ve tüzüğe de aykırı olduğu söyleyen salondakiler, alkış yaparak Maden’e tepki gösterdiler. Polislerin araya girmesi ve Maden’in konuşmasını bitirmesinin ardından sakinleşti. Yönetim ve denetim kurulunun da ibra edildiği kongrede, üyelikleri askıya alınanların üyeliklerinin devamına oy çokluğu ile karar verildi. Tek liste ile seçime gidilen kongrede açık usul oylama ile Murat Kahraman kulübün yeni başkanı oldu. Oy çokluğu ile yönetim kurulu listesi göreve getirilen Kahraman, Bartınspor’u en kısa sürede hak ettiği lige taşıyacaklarını söyleyerek destek veren herkese teşekkür etti.