POLİTİKA - 18 Ekim 2025 Cumartesi 17:40

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: "Tarım, ticaret ve turizme can suyu olacak"

A
A
A
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: "Tarım, ticaret ve turizme can suyu olacak"

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Elmalı’da, Elmalı Şehir Geçişi ile Elmalı-Avlanbeli arasını kapsayan kara yolu projelerinin açılışını yaptı. Aynı zamanda Avlanbeli-Finike kesiminin temelini atan Bakan Uraloğlu, "Açılışını yaptığımız toplam 29 kilometrelik güzergâhımız, 7 kilometrelik Elmalı Şehir Geçişi’ni ve 22 kilometrelik Elmalı-Avlanbeli kesimini kapsıyor. Bitümlü sıcak karışım kaplamalı, 2 geliş 2 gidiş şeritli olarak bölünmüş yol standardında inşa ettik. Seyahat süresini 26 dakikadan 18 dakikaya indirdik. Bu projeyle zamandan 307 milyon lira, akaryakıttan 94 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 401 milyon lira tasarruf sağlayacağız" dedi.


Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya ziyareti kapsamında Elmalı’da düzenlenen törende ulaşım projelerini hayata geçirdi. Bakan Uraloğlu, Elmalı Şehir Geçişi ve Elmalı-Avlanbeli kesiminin açılışını gerçekleştirirken, Elmalı-Finike Yolu kapsamında inşa edilecek Avlanbeli-Finike kesiminin de temelini attı.



"Elmalı’nın kalbine giden yolları açıyoruz"


Açılış töreninde konuşan Uraloğlu, Antalya’ya her gelişlerinde yeni hizmetlerin ve eserlerin kazandırıldığını belirterek şunları söyledi: "Antalya’ya her geldiğimizde, bu güzel şehre yeni hizmetler, yeni eserler kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Temmuz ayındaki ziyaretimizde Antalya-Alanya Otoyolu’nun temelini atmış, Demre Yat Limanı’nı hizmete açmıştık. Bugün ise öğlen saatlerinde Kepezüstü ve Sanayi Farklı Seviyeli Kavşakları’nın açılışını yaparak Antalya’nın şehir içi ulaşımına nefes aldırdık. Şimdi de burada, Elmalı’da iki büyük müjdeyle karşınızdayız: Elmalı Şehir Geçişi ve Elmalı-Finike Yolu’nun Elmalı-Avlanbeli kesiminin açılışını yapıyor, aynı zamanda Avlanbeli-Finike kesiminin temelini atıyoruz. Elmalı’nın kalbine giden yolları açıyor; bu güzel ilçeyi daha güçlü bir geleceğe taşıyoruz."


Karayolu yatırımlarının stratejik önemine dikkat çeken Bakan Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Karayolu, yük ve yolcu taşımacılığında sunduğu esneklik, aktarmasız ulaşım imkânı ve yüklerin hızlı taşınması gibi avantajlarla lojistik sistemin ana damarıdır. Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de karayolları, sanayi, tarım ve turizm faaliyetlerinin ekonomik büyümeye katkısını artıran temel bir unsurdur. Son 23 yılda, karayolu altyapımıza yaptığımız yatırımlarla Türkiye’yi adeta yeniden inşa ettik. Ülkemizin dört bir yanını yüksek standartlı yollarla donattık. 2002 yılında sadece 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğumuzu 29 bin 926 kilometreye çıkardık. Bin 714 kilometre olan otoyol ağımızı ise 3 bin 796 kilometreye yükselttik. Sadece 6 il birbirine bölünmüş yolla bağlı iken bugün 77 ilimizi güvenli ve konforlu yollarla birbirine kavuşturduk."



"Antalya, tarım ve turizmde ülkemizin parlayan yıldızı"


Antalya’nın yalnızca turizmde değil tarımda da stratejik bir merkez olduğunu vurgulayan Uraloğlu, şöyle konuştu: "Antalya, denizi, tarihi dokusu ve doğal güzellikleriyle olduğu kadar, bereketli topraklarındaki meyve ve seracılık faaliyetleriyle de ülkemizin parlayan yıldızı. Elmalı’da bu bereketli topraklarda tarımın kalbi olarak atıyor; meyve ve sebze üretimiyle ülkemizin tarımına hayat veriyor. Bizler de bu kapsamda Antalya’nın özellikle meyve yetiştiriciliği ve seracılık bakımından önemli merkezleri arasında yer alan Korkuteli ve Elmalı ilçeleri ile yüksek turizm kapasitesiyle öne çıkan Finike ve sahil kesimindeki diğer merkezler arasında çok önemli projeler hayata geçirdik. 18 Ocak 2025 tarihinde Korkuteli-Elmalı kesimini bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standardında hizmete sunduk. Bu önemli adım, bölgenin tarım ve turizm potansiyelini daha da güçlendirdi."



"Seyahat süresini 26 dakikadan 18 dakikaya indirdik"


Açılışı yapılan yeni güzergâhın teknik detaylarını da paylaşan Bakan Uraloğlu, proje sayesinde zaman ve yakıttan büyük tasarruf sağlanacağını belirtti. Uraloğlu, "Elmalı Şehir Geçişi ve Avlanbeli’ne kadar uzanan 29 kilometre uzunluğundaki Elmalı-Avlanbeli kesiminin açılışını gerçekleştiriyoruz. Açılışını yaptığımız toplam 29 kilometrelik güzergâhımız, 7 kilometrelik Elmalı Şehir Geçişi’ni ve 22 kilometrelik Elmalı-Avlanbeli kesimini kapsıyor. Bitümlü sıcak karışım kaplamalı, 2 geliş 2 gidiş şeritli olarak bölünmüş yol standardında inşa ettik. Seyahat süresini 26 dakikadan 18 dakikaya indirdik. Bu projeyle zamandan 307 milyon lira, akaryakıttan 94 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 401 milyon lira tasarruf sağlayacağız. Ayrıca 5 bin 717 ton karbon salımını azaltarak Elmalı’nın tertemiz doğasını da koruyacağız."



"60 kilometrelik modern ulaşım aksı oluşturuyoruz"


Temeli atılan yeni kesimle ilgili olarak da konuşan Uraloğlu, Elmalı ile Finike arasındaki güzergâhın tamamlandığında bölgenin ulaşım haritasının değişeceğini söyleyerek, şöyle devam etti: "Elmalı-Finike yolu’nun Avlanbeli-Finike arasındaki 31 kilometrelik kesimin de temelini atarak yapım çalışmalarını başlatıyoruz. Bu kesimi de tamamladığımızda Elmalı-Finike arasında 60 kilometrelik modern bir bölünmüş yol aksı tesis etmiş olacağız. Buranın yapım çalışmaları da bittiğinde Elmalı-Finike yolunun tamamında seyahat süresini 53 dakikadan yaklaşık 35 dakikaya düşüreceğiz. Zamandan 429 milyon lira, akaryakıttan 135 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 564 milyon lira tasarruf sağlayacağız. Karbon salımını da 8 bin 223 ton azaltacağız."



"Tarım, ticaret ve turizme can suyu olacak"


Projenin yalnızca bir ulaşım yatırımı değil, aynı zamanda bölgenin kalkınmasına hizmet edecek bir adım olduğunu vurgulayan Bakan Uraloğlu, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu projemiz ile ülkemizin en önemli turizm ve sebze-meyve üretim merkezlerinden iç kesimlere daha hızlı ve konforlu bir ulaşım ve nakliye koridoru oluşturuyoruz. İç Anadolu ve Batı Akdeniz arasında da en kısa ulaşım imkânını tesis ediyoruz. Çiftçimizin ürünlerini, esnafımızın emeğini, turizmcimizin misafirperverliğini daha geniş pazarlara ulaştırıyoruz. Elmalı’nın bereketli topraklarını, Finike’nin turizm potansiyeliyle buluşturan bu yollar, sadece birer ulaşım projesi değil, aynı zamanda bölgenin tarımına, ticaretine ve turizmine can suyu olacak kalkınma hamleleridir. Bugün burada, sizlerle birlikte Elmalı’nın ve Antalya’nın geleceğine attığımız bu önemli adımlarla, birliğimizin ve kararlılığımızın gücünü bir kez daha gösteriyoruz."



Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu: "Tarım, ticaret ve turizme can suyu olacak"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Bu bitkiyi koparana 699 bin TL ceza veriliyor Dünyada sadece Malatya’da yetişen ve nesli kritik seviyede tehlike altında bulunan endemik "Peşmen Navruzu" bitkisi, Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde görüntülendi. Koruma altında bulunan Peşmen Navruzu bitkisini koparanlara ise 699 bin 245 TL ceza veriliyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi kapsamında Malatya’da nesli tehlike altında bulunan endemik türlerden Iris Peshmeniana (Peşmen Navruzu), Ornithogalum Malatyanum ve Hypericum Malatyanum 2016 yılında koruma altına alınmıştı. Koruma altında bulunan Peşmen Navruzu, Yeşilyurt ilçesinde yaklaşık bin 400 rakımlı bölgelerde doğa yürüyüşü yapan Hüseyin Gülfırat tarafından görüntülendi. Yer yer kar örtüsünün halen bulunduğu bölgede açan çiçekler dikkat çekti. Malatya Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü yetkilileri, Peşmen Navruzu’nun Malatya’ya özgü lokal endemik ve nesli kritik seviyede tehlike altında (CR) bulunan bir tür olduğunu belirterek, bitkinin genellikle nisan ayında çiçek açtığını, 2026 yılında ise hava şartlarına bağlı olarak nisan ayı sonlarında çiçeklendiğinin gözlemlendiğini ifade etti. Yetkililer, türün korunmasına yönelik izleme çalışmalarının Malatya DKMP Müdürlüğü tarafından sürdürüldüğünü kaydederek, kurum izni olmadan yapılacak biyokaçakçılık faaliyetlerine karşı 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun 20. maddesi kapsamında 699 bin 245 TL idari para cezası uygulandığını bildirdi. Bitkiyi görüntüleyen Hüseyin Gülfırat ise yüksek rakımlı bölgelere zaman zaman kar görmek amacıyla çıktığını belirterek, "Tesadüfen gördüğüm bu bitkinin daha sonra Peşmen Navruzu olduğunu öğrendim. Bölgenin yüksek rakımlı ve soğuk olması nedeniyle bitki burada daha geç ortaya çıkıyor. Endemik ve koparılması yasak bir tür olduğunu öğrendim" diye konuştu
Ankara TVHB Başkanı Eroğlu: "Keneler nisan ayından itibaren aktif oluyor" Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarına ilişkin, "Keneler nisan ayından itibaren aktif oluyor. Havalar ısınmaya başladığı andan itibaren kasım ayına kadar devam ediyor" dedi. TVHB Başkanı Eroğlu, KKKA vakalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. İlk kene vakalarının Türkiye’de 2002 yılında görüldüğünü belirten Eroğlu, bu vakaların ilk olarak Tokat’ta başladığını ifade etti. KKKA vakalarının insanların yüzde 5’inde ölümle sonuçlandığını dile getiren Eroğlu, KKKA’ya karşı daha dikkatli ve bilinçli olunması gerektiğinin altını çizdi. KKKA’nın daha çok kırsal ve ormanlık alanlarda yaygın olduğunu söyleyen Eroğlu, keneden korkulmaması gerektiğini, bu tip vakalara karşı gerekli önlemler alınırsa toplum sağlığının iyi yönde ilerleme kaydedeceğini sözlerine ekledi. "KKKA ilk defa ülkemizde 2002 yılında bazı vakalar görülüyor" KKKA’nın Türkiye’de ilk vakaların 24 yıl önce görüldüğünü belirten Eroğlu, "KKKA ilk defa ülkemizde 2002 yılında bazı vakalar görülüyor. Ama tanı 2003 yılında yapılmış. 2004 yılından itibaren de keneye karşı alınması gereken önlemler, diğer mücadeleler belirleniyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı tarım il müdürlükleri vasıtasıyla özellikle riski olan yerlerde vakalar ülkemizde önce Tokat’ta başlıyor. Daha sonraki yıllarda da 30 ilimizde vakalar görüldü. Dünyada 899 kene türü var. Ülkemizde bunun 46 tanesi yaşıyor. 1944’te Kırım’da, 1956’da Kongo’da benzer vakalar görülüyor. İkisi bir araya getiriliyor. İnsanlarda yüzde 5’e yakın ölümle seyrediyor. Kamuoyuna şöyle bir duyuru yapmıştık; ‘Keneden korkmayın, geç kalmaktan korkun.’ Daha çok kırsalda, özellikle ormanlık alanlar, ormanlık alanın bittiği yerde, ülkemizde Kuzey Anadolu platosunda, Erzincan, Sivas, Tokat, Amasya, Bolu’ya kadar olan risk illerinde görülüyor. Fakat sonraki yıllarda değişik illerde, Diyarbakır, Malatya gibi yerlerde vakalar görüldü. Hatırladığım kadarıyla 400 vaka görülüyor. Bu kişilerden 15’i hayatını kaybediyor. Başka bir yıl yine 500’e yakın vaka var. Geçen yıl da 15 vatandaşımız hayatını kaybetti. Bu yıl geçtiğimiz günlerde yine bir gencimiz, evladımız hayatını maalesef kaybetti" diye konuştu. "Keneler nisan ayından itibaren aktif oluyor" KKKA’yı tamamen ortadan kaldırmanın mümkün olmadığını, gerekli bilinçle ölümlerin azaltılabileceğinin altını çizen Eroğlu, "Bunu tamamen ortadan kaldırmanız mümkün değil. Onun için bireysel önlemler, mekanik önlemler ve kimyasal mücadele bunları ortaya koymak lazım. Çiftlik hayvanlarının, diğer hayvanların ilaçlanması, parazit ilaçlarıyla, antiparazitli ilaçlarla ilaçlanması da önemli noktalardan bir tanesi. Doğru bilinen yanlışlar doğru zannediliyor ama yanlış aslında. Bunları bu vesileyle ortaya koymak lazım. Keneler nisan ayından itibaren aktif oluyor. Havalar ısınmaya başladığı andan itibaren kasım ayına kadar devam ediyor. Temmuzda, ağustosta pik yapıyor. Keneler o sırada çok aktif. Bağ, bahçeye giderken gerekir tedbirleri almaları lazım" şeklinde konuştu. "KKKA’yı taşıyan kene, 12 saate yakın kan emiyor" Kenenin vücuda yapıştıktan sonra hemen zehir vermediğini dile getiren Eroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Daha çok açık renkli ve uzun kollu, yani açık bir bölge olmayacak şekilde giyinmeleri lazım. Pantolonlarının paçasını çorabın içine koyacaklar, oradan bir yapışma olmasın. Vatandaşlar, işi bittikten sonra evine geldiği zaman da soyunacak ve bir kene taraması yapacak. Çünkü kene yapıştığı zaman hissetmiyor zaten insanlar. Eğer bir kene görmüş ise buna hemen müdahale etmesi gerekiyor. Doğru bilinen yanlış dediğimiz şey, ‘Aman keneye dokunulmasın, bir sağlık kuruluşuna gidilsin.’ Hayır, doğru değil. Bunun sebebi şu; kene yapıştıktan sonra kan emmeye başlıyor. Etkeni vermiyor. KKKA’yı taşıyan kene 12 saate yakın kan emiyor. 12 saat sonra şişiyor ve etkeni vermeye başlıyor. Biz keneyi gördüğümüzde ne zaman yapıştığını, ne zaman tutulduğunu bilmiyoruz. Vatandaşlar sabahleyin tarlasına gidiyor çalışıyor. Öğleden sonra diyelim ki keneyi gördü. Süratli bir şekilde alacak ama çıplak el ile almayacak. Bir poşet, eldiven ya da bir bez parçası ile onu çıkarıp muhafaza edecek."
İstanbul TCG Anadolu turistlerin ilgi odağı oldu SAHA EXPO 2026 kapsamında İstanbul’a gelen Türk donanmasının amiral gemisi TCG Anadolu, Sarayburnu Limanı’nda vatandaşların ve turistlerin ilgi odağı oldu. İstanbul Boğazı’ndan geçen dev kruvaziyer gemisi MSC Fantasia’daki turistlerin, tarihi yarımadaya adeta sırt çevirerek TCG Anadolu’yu izlediği anlar havadan görüntülendi. Geminin yalnızca TCG Anadolu’ya bakan kısmında oluşan yoğunluk dikkat çekti. Türkiye’nin en büyük askeri gemisi olan TCG Anadolu, SAHA EXPO 2026 kapsamında Sarayburnu Limanı’na demirledi. Üzerinde konuşlu 4 helikopter ve Bayraktar TB3 SİHA’larla dikkat çeken milli gemi, İstanbul Boğazı’ndan geçen yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisini gördü. Özellikle dev kruvaziyer gemisi MSC Fantasia’daki turistlerin güvertelere çıkarak TCG Anadolu’yu cep telefonlarıyla görüntülemesi dikkat çekti. Havadan çekilen görüntülerde turistlerin savaş gemisine bakan tarafta yoğunluk oluşturduğu, İstanbul’un tarihi siluetine ise ikinci planda kaldığı görüldü. "Turistler İstanbul manzarasını değil TCG Anadolu’yu izledi" Boğaz geçişi sırasında Sarayburnu açıklarından geçen Bahama bayraklı dev kruvaziyer MSC Fantasia’daki turistlerin büyük bölümünün geminin sancak tarafına yönelmesi dikkat çekti. Havadan kaydedilen görüntülerde yolcuların cep telefonlarıyla TCG Anadolu’yu görüntülediği, bazı turistlerin uzun süre gemiyi izlediği görüldü. İstanbul’un tarihi yarımadası, Ayasofya-i Kebir Camii, Sultanahmet Camii ve Topkapı Sarayı manzarasına rağmen turistlerin yoğun ilgisinin savaş gemisine yönelmesi dikkat çekici görüntüler oluşturdu. Türk Deniz Kuvvetleri envanterindeki en büyük platform olan TCG Anadolu, yaklaşık 232 metre uzunluğa ve 27 bin 436 ton deplasmana sahip bulunuyor. Çok maksatlı amfibi hücum gemisi olarak görev yapan TCG Anadolu; SİHA konuşlandırabilme kapasitesiyle de dünyada öne çıkan platformlar arasında yer alıyor. Gemide aynı anda helikopter operasyonları gerçekleştirilebiliyor. "Dev kruvaziyer ile milli savaş gemisi aynı karede" Yaklaşık 333 metre uzunluğundaki MSC Fantasia ise dünyanın büyük kruvaziyer gemileri arasında gösteriliyor. Binlerce yolcu kapasitesine sahip lüks gemi; açık yüzme havuzları, seyir terasları ve eğlence alanlarıyla dikkat çekiyor. Dev yolcu gemisinin, TCG Anadolu ile aynı karede görüntülenmesi İstanbul Boğazı’nda güzel görüntüler oluşturdu.
Osmaniye Teneffüste fenalaşan öğrenciye öğretmenden hayat kurtaran müdahale Osmaniye’de teneffüs sırasında nefes borusuna mısır parçası kaçan ilkokul öğrencisi, nöbetçi öğretmen Ayşe Dinç’in yaptığı Heimlich manevrasıyla kurtarıldı. Osmaniye merkezde bulunan Yedi Ocak İlkokulu’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, teneffüs sırasında yiyecek yiyen bir öğrenci, nefes borusuna mısır parçası kaçması sonucu bir anda fenalaşarak yere yığıldı. Durumu fark eden nöbetçi sınıf öğretmeni Ayşe Dinç, hızla öğrencinin yanına koştu. Öğrencinin nefes almakta zorlandığını ve soluk borusuna yiyecek kaçtığını anlayan öğretmen Ayşe Dinç, vakit kaybetmeden Heimlich manevrası uyguladı. Yapılan müdahale sonrası öğrencinin nefes borusundaki yiyecek çıkarılırken, öğrenci yeniden nefes almaya başladı. Bu tür durumlarda ilk yardım bilmek ve doğru müdahale önemli diyen Öğretmen Ayşe Dinç, "Bahçe nöbetim sırasında bir öğrencinin boğazını tutarak bana doğru geldiğini ve nefes almakta zorlandığını fark ettim. Daha önce almış olduğum ilk yardım eğitimi sayesinde aklıma hemen Heimlich manevrası geldi ve vakit kaybetmeden uygulamaya başladım. Öğrencimizin soluk borusundaki yabancı cisim kısa sürede çıkarıldı. Müdahalenin ardından öğrencimiz yavaş yavaş nefes almaya ve kendine gelmeye başladı.Bu tür durumlarda soğukkanlı davranıp zamanında ve doğru müdahale yapmak çok önemli. Gerçekten hayat kurtarıyor. Bu nedenle herkesin ilk yardım eğitimi alması gerektiğini düşünüyorum. En büyük sevincimiz ise öğrencimizin yeniden sağlığına kavuşmuş olmasıdır." Dedi.
Karabük KBÜ’de web ve mobil projeler için hackathon düzenlendi Karabük Üniversitesi’nde (KBÜ) gerçekleştirilen "Fikirlerden Kodlara Hackathon Yarışması"nda öğrenciler, yazılım geliştirme becerilerini uygulamalı olarak sergiledi. Karabük Üniversitesi’nde düzenlenen hackathon etkinliğinde öğrenciler, 24 saat boyunca web ve mobil proje geliştirmek için yarıştı. Karabük Üniversitesinde, öğrencilerin yazılım geliştirme becerilerini artırmak amacıyla "Fikirlerden Kodlara Hackathon Yarışması" düzenlendi. Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen proje kapsamında gerçekleştirilen etkinlik, 24 saatlik yazılım maratonuna sahne oldu. Karabük Üniversitesi öğrencileri tarafından kurulan Unika Sativus Uzay, Havacılık ve Teknoloji Kulübü öncülüğünde organize edilen hackathon, Sosyal Yaşam Merkezinde gerçekleştirildi. Etkinlikte farklı sınıflardan öğrencilerden oluşan 7 ekip, belirlenen tema doğrultusunda web sitesi veya mobil uygulama geliştirmek üzere yarıştı. Kulüp Başkanı İlknur Dalgıç, yarışmanın 24 saat sürdüğünü ve ekiplerin 3 ila 5 kişiden oluştuğunu belirterek, disiplinler arası bir çalışma ortamı oluşturulduğunu ifade etti. Hackathon sonunda dereceye giren ekiplere çeşitli ödüller verildi. Birinci olan takıma Karabük Teknokent’te staj imkânı sağlanırken, katılımcılara çevrim içi eğitim ve etkinlik fırsatları da sunuldu.
İstanbul TCG Anadolu turistlerin ilgi odağı oldu SAHA EXPO 2026 kapsamında İstanbul’a gelen Türk donanmasının amiral gemisi TCG Anadolu, Sarayburnu Limanı’nda vatandaşların ve turistlerin ilgi odağı oldu. İstanbul Boğazı’ndan geçen dev kruvaziyer gemisi MSC Fantasia’daki turistlerin, tarihi yarımadaya adeta sırt çevirerek TCG Anadolu’yu izlediği anlar havadan görüntülendi. Geminin yalnızca TCG Anadolu’ya bakan kısmında oluşan yoğunluk dikkat çekti. Türkiye’nin en büyük askeri gemisi olan TCG Anadolu, SAHA EXPO 2026 kapsamında Sarayburnu Limanı’na demirledi. Üzerinde konuşlu 4 helikopter ve Bayraktar TB3 SİHA’larla dikkat çeken milli gemi, İstanbul Boğazı’ndan geçen yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgisini gördü. Özellikle dev kruvaziyer gemisi MSC Fantasia’daki turistlerin güvertelere çıkarak TCG Anadolu’yu cep telefonlarıyla görüntülemesi dikkat çekti. Havadan çekilen görüntülerde turistlerin savaş gemisine bakan tarafta yoğunluk oluşturduğu, İstanbul’un tarihi siluetine ise ikinci planda kaldığı görüldü. "Turistler İstanbul manzarasını değil TCG Anadolu’yu izledi" Boğaz geçişi sırasında Sarayburnu açıklarından geçen Bahama bayraklı dev kruvaziyer MSC Fantasia’daki turistlerin büyük bölümünün geminin sancak tarafına yönelmesi dikkat çekti. Havadan kaydedilen görüntülerde yolcuların cep telefonlarıyla TCG Anadolu’yu görüntülediği, bazı turistlerin uzun süre gemiyi izlediği görüldü. İstanbul’un tarihi yarımadası, Ayasofya-i Kebir Camii, Sultanahmet Camii ve Topkapı Sarayı manzarasına rağmen turistlerin yoğun ilgisinin savaş gemisine yönelmesi dikkat çekici görüntüler oluşturdu. Türk Deniz Kuvvetleri envanterindeki en büyük platform olan TCG Anadolu, yaklaşık 232 metre uzunluğa ve 27 bin 436 ton deplasmana sahip bulunuyor. Çok maksatlı amfibi hücum gemisi olarak görev yapan TCG Anadolu; SİHA konuşlandırabilme kapasitesiyle de dünyada öne çıkan platformlar arasında yer alıyor. Gemide aynı anda helikopter operasyonları gerçekleştirilebiliyor. "Dev kruvaziyer ile milli savaş gemisi aynı karede" Yaklaşık 333 metre uzunluğundaki MSC Fantasia ise dünyanın büyük kruvaziyer gemileri arasında gösteriliyor. Binlerce yolcu kapasitesine sahip lüks gemi; açık yüzme havuzları, seyir terasları ve eğlence alanlarıyla dikkat çekiyor. Dev yolcu gemisinin, TCG Anadolu ile aynı karede görüntülenmesi İstanbul Boğazı’nda kartpostallık görüntüler oluşturdu.