KÜLTÜR SANAT - 03 Mayıs 2026 Pazar 13:54

Uluslararası mozaik sanatçıları Kepez’de buluştu

A
A
A
Uluslararası mozaik sanatçıları Kepez’de buluştu

Kepez Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Mozaik Sempozyumu, başladı. "Annelerin Sabrıyla Taşların Dili" temasıyla gerçekleştirilen sempozyum, sanatseverleri Dokumapark Modern Sanatlar Galerisi’nde bir araya getirdi.


Taşların dili Kepez’de hayat buldu. Kepez Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen Uluslararası Mozaik Sempozyumu dünyanın farklı ülkelerinden birçok sanatçıyı Dokumapark’ta ağırlıyor. Modern Sanatlar Galerisi’nde sabırla işlenen taşlar, renklerin büyüsüyle taşların diliyle sanatseverlere etkileyici bir görsel anlatı sunuyor. 2 Mayıs Cumartesi günü kapılarını açan sempozyum, Meksika’dan İtalya’ya, Rusya’dan Hollanda’ya uzanan geniş bir coğrafyadan sanatçıları Kepez’de bir araya getirdi. Farklı kültürlerin taş ve mozaik üzerinden kurduğu ortak dil, daha ilk günden ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Küratörlüğünü Rabia Alagöz’ün üstlendiği organizasyonda sanatçılar, eserlerini yalnızca sergilemekle kalmayıp üretim süreçlerini de izleyicilerle paylaşıyor. Taşın en yalın halinden başlayarak sabırla şekillenen mozaikler, galeride adeta birer hikayeye dönüşüyor. Akademisyenlerin de yer aldığı etkinlik, sadece sanatsal üretimi değil, bilgi ve deneyim paylaşımını da ön plana çıkarıyor. 24 Mayıs’a kadar devam edecek sempozyum süresince ziyaretçiler, hem sanatçıların çalışma süreçlerini yakından gözlemleme hem de ortaya çıkan eserleri inceleme fırsatı bulacak. Sempozyum kapsamında yapılan eserler 10 Mayıs’ta saat 14.00’da açılacak sergide sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Sempozyum etkinlikleri 24 Mayıs’a kadar devam edecek.



Uluslararası konuklar


Rodrigo Garcia, Girgis Mickail, Mireille Elkess Youhanna, Xenia Samokina, Ekatarina Shmorgun, Suzanne Blom, Darya Zharikova gibi uluslararası isimlerin yanı sıra Türkiye’den Sibel Akbaba, Gülçin Sökücü, Duygu Özkan, Meltem Yalçıkaya Temel, Ceren Karabaki, Emine Öztürk, Metin Katarcı, Nedret Yıldırım Demir gibi birçok değerli sanatçı yer alıyor. Sempozyuma Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ömer Zaimoğlu, Doç.Dr. Işılay Konak, Tunus- Sfax Yüksek Sanatlar ve Zanaatlar Enstitüsü Ögr. Gör. Hana Krichen, Akdeniz Üniversitesi’nden Havva Çetin, Başak Serçe, Hüsna Ela Akbulu ve Gülhan Özdemir gibi akademisyenlerde bilgi ve deneyimlerini sanatseverlerle paylaşıyor.



Uluslararası mozaik sanatçıları Kepez’de buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Çeyizlerin vazgeçilmeziydi, şimdi fabrikasyona direniyor Sakarya’da yarım asrı aşkın süredir yorgancılık yapan usta Hamdi Kılıçaslan, eskiden çeyizlerin ve sünnet törenlerinin vazgeçilmezi olan el işi yorganların yerini fabrikasyon ürünlere bıraktığını belirterek, mesleği devredecek çırak yetişmemesinden yakındı. Ağabeyinin yönlendirmesiyle başladığı mesleğini 60 yıldır ilk günkü heyecanla sürdüren Hamdi Kılıçaslan (74), ilmek ilmek işlediği yorganlarla kaybolmaya yüz tutan bir zanaatı ayakta tutmaya çalışıyor. Eski dönemlerde çeyizlerin ve sünnet törenlerinin vazgeçilmezi olan el işi yorganların artık eskisi kadar rağbet görmediğini ifade eden usta, yeni nesle doğal ürün kullanmaları çağrısında bulundu. "Yün yorgan elektriği alır, ısıyı dağıtır" Elyaf ve fabrikasyon üretimin sektörü olumsuz etkilediğini vurgulayan Kılıçaslan, kentte eskiden 25 imalatçı esnaf bulunurken bugün bu sayının 6-7’ye kadar düştüğünü belirtti. Yün yorganların sağlık ve konfor açısından elyafa göre daha avantajlı olduğunu anlatan Kılıçaslan, "Bizim yaptıklarımız yüzde yüz doğal. Kumaşı doğal, işçiliği el emeği, makine işçiliği değil. Yün yorganda yattığınız zaman vücuttaki elektriği alır, sabaha kadar dinlendirir. Isı doğal olarak her yere dağılır. Elyafta ise sadece ayağınızı uzattığınız yer ısınır" dedi. "Çeyizlik yorgan geleneği bitti" Eskiden yorganların önemli bir kültürel değer taşıdığına değinen Kılıçaslan, "Kız çeyizlerinde çok talep olurdu. Sünnet cemiyetlerinin de olmazsa olmazı ipekli yorganlardı. Şimdi maalesef bu çeyizlik yorgan geleneği Türkiye genelinde bitti. Sadece günlük kullanıma dönüldü" ifadelerini kullandı. "Gençler bu mesleğe ilgi göstermiyor" Mesleği devredecek çırak bulamamaktan da dert yanan yarım asırlık usta, gençlerin bu işe ilgi göstermediğini ve yorgancılığın küçük yaşta öğrenilmesi gereken bir zanaat olduğunu belirterek, "Gençler bu mesleğe ilgi göstermiyor, uğraşmak istemiyorlar. Bizim zanaatımızda maalesef yetişen yok. Türkiye genelinde de yok, eskiler kaldı, bizim gibiler kaldı. Gelecekte de devam etmez çünkü arkamızdan gelen yok. 10 sonra belki çok değerlenecek arayacaklar ve usta bulamayacaklar" şeklinde konuştu.
Ankara Küresel sağlık diplomasisinde Türkiye vurgusu Türkiye, sağlık turizmi ve küresel sağlık diplomasisi alanında önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 14-15 Mayıs 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek "Uluslararası Sağlık Turizmi Zirvesi", dünyanın dört bir yanından üst düzey katılımcıları bir araya getirecek. Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) öncülüğünde, Genel Başkan Prof. Dr. Aysun Bay liderliğinde gerçekleştirilecek zirveye, 50’den fazla ülkeden sağlık bakan yardımcıları, büyükelçiler, uluslararası yatırımcılar, akademisyenler, sağlık yöneticileri ve sektör temsilcilerinin katılması bekleniyor. Türkiye’den ise Sağlık, Ticaret ile Kültür ve Turizm bakanlıkları nezdinde üst düzey katılım öngörülüyor. Zirvede, sağlık turizminde kalite ve akreditasyon, uluslararası hasta güvenliği, yatırım modelleri, kamu-özel iş birlikleri (PPP), dijital sağlık çözümleri ve yapay zeka destekli sağlık sistemleri gibi başlıklar ele alınacak. Organizasyon kapsamında ayrıca ülkeler arası iş birliklerini geliştirmeye yönelik B2B görüşmeler ile stratejik protokol imza süreçleri de gerçekleştirilecek. Prof. Dr. Aysun Bay yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin sağlık turizminde sadece bir hizmet sağlayıcı değil, aynı zamanda küresel sağlık diplomasisinin merkezlerinden biri olma yolunda ilerlediğini belirterek, "Antalya Zirvesi ile amacımız; ülkeler arasında sürdürülebilir iş birlikleri kurmak, yatırım süreçlerini hızlandırmak ve sağlıkta kalite standartlarını uluslararası düzeyde güçlendirmektir" dedi. Zirvenin, Türkiye’nin sağlık turizmindeki güçlü altyapısını, nitelikli insan kaynağını ve stratejik coğrafi konumunu uluslararası kamuoyuna tanıtması açısından önemli bir platform olması bekleniyor.
Rize ‘Miray kuş’ imza gününde Rizeli 13 yaşındaki doğuştan engelli Miray, 3 eseriyle kitap fuarında imza dağıttı. Rize Kitap Fuarı, bu yıl da birbirinden değerli yazarları ve kitapseverleri bir araya getirirken, fuarın en dikkat çeken isimlerinden biri kendi hayallerinden yola çıkarak ‘Miray kuş’ adı altında 3 kitap yazan 13 yaşındaki minik yazar Miray Özcan oldu. Doğuştan serebral palsi (SP) hastası olan Miray Özcan, kaleme aldığı 3 kitabıyla fuar alanında Rize İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kurulan ‘Genç Yazarlar ve Şairler’ isimli stantta yerini aldı. Küçük yaşına rağmen gösterdiği azim ve üretkenlikle ziyaretçilerin büyük ilgisini çeken Özcan, gün boyunca okuyucularıyla bir araya gelerek kitaplarını imzaladı. Fuarı ziyaret eden çok sayıda vatandaş, minik yazardan imza alabilmek için standı önünde yoğunluk oluşturdu. Rize Valiliği ile Rize Belediyesi iş birliğinde düzenlenen fuarda Miray Özcan’ın standı, özellikle çocuklar ve gençler başta olmak üzere her yaştan ziyaretçinin uğrak noktalarından biri haline geldi. Özcan’ın yazarlık yolculuğu ve azmi, fuara katılanlar tarafından takdirle karşılandı. Minik yazarın standını ziyaret eden Rahmi Metin de Miray Özcan ile yakından ilgilendi. Özcan’ın kitaplarından satın alan Metin, kitapları genç yazara imzalatarak destek verdi. Ziyaret sırasında kısa bir sohbet gerçekleştiren Metin, Miray’ın başarısından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.