EKONOMİ - 04 Mayıs 2026 Pazartesi 09:41

Üretime genç kadın eli değdi: O ilçede yıllık 550 bin ton domates hasat ediliyor

A
A
A
Üretime genç kadın eli değdi: O ilçede yıllık 550 bin ton domates hasat ediliyor

Antalya’nın Aksu ilçesinde 33 bin dekar alanda üretimi yapılan ve yıllık yaklaşık 550 bin ton hasat edilen domateste ikinci ekim sezonunun ilk hasatları başladı. Boztepe Mahallesi’nde genç çiftçi Melike Sogay’ın serasında yapılan ilk hasat, kadın ve genç çiftçilerin tarımdaki yerini bir kez daha gündeme taşıdı.


Türkiye’nin önemli tarım üretim merkezlerinden Antalya’nın Aksu ilçesinde domates üretimi tüm hızıyla devam ediyor. İlçe genelinde 33 bin dekar alanda ekimi yapılan ve yıllık yaklaşık 550 bin ton üretim gerçekleştirilen domateste ikinci ekim sezonunun ilk hasatları başladı.


Boztepe Mahallesi’nde üretim yapan 25 yaşındaki Melike Sogay’ın serasında sezonun ilk domatesleri toplandı. Çocuk yaşlardan bu yana üretimin içinde yer aldığını belirten Sogay, ailesiyle birlikte toplam 7 dönüm serada üretim yaptıklarını söyledi.


Üç dönümlük alanda pembe domates yetiştirdiklerini belirten Sogay, "Normalde 7 dönüm seramız var. İki buçuk dönümünde patlıcan yetiştiriyoruz. Bir buçuk dönümünde farklı ürünlerimiz var. Burası da domates alanımız. Yeni siftah yaptık, bugün ilk hasadımızı gerçekleştirdik. Yaklaşık 500 kilo civarında ürün aldık" dedi.


Hasadın yaz aylarına kadar devam edeceğini ifade eden genç çiftçi, üretimin yoğun emek istediğini belirterek, "Ben bu işi 9 yaşından beri yapıyorum. 9 yaşından 25 yaşıma kadar seraların içindeyim. Sabah 7’de giriyoruz öğlen sıcak olunca çıkıyoruz. Sonra öğleden sonra tekrar giriyoruz, akşam 7’ye kadar devam ediyoruz. Bu hasadımız Haziran-Temmuz ayına kadar sürecek" diye konuştu.


Çiftçiliği severek yaptığını belirten Sogay, gençlere de üretim çağrısında bulunarak, "Ben severek yapıyorum. Üretmek çok güzel bir duygu. Herkesin bir kendi işi olmalı. Ben üretim tarafını seçtim. Mutluyuz işimizden. Üretiyoruz, hale götürüp satıyoruz. İnsanların memnun olması da bizi mutlu ediyor. Şu anda domatese talep çok güzel" ifadelerini kullandı.


İlk hasada katılan Aksu İlçe Tarım Müdürü Dilek Boğatimur ise genç üreticilerin tarım sektörünün geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Boğatimur, "Bugün burada Melike Hanım’ın misafiri olduk ve ilk hasadı bize de nasip oldu. Gözlerindeki pırıltı bizi çok mutlu etti. Tarım sektörüyle ilgili zaman zaman olumsuz konuşmalar yapılıyor. Ancak böyle genç, parlak, işini severek yapan gençlerimizi ve genç kızlarımızı görünce geleceğe güven duyuyoruz" dedi.



Tarım ve Orman Bakanlığı’nın vizyonunda kadın ve genç çiftçilerin önemli bir yer tuttuğunu belirten Boğatimur, "Bir ilçe tarım müdürü olarak kadın ve genç çiftçilerimizin yanında olduğumuzu söylemek istiyorum. Sadece domates değil, farklı ürünler üretmeleri yönünde de fikir geliştireceğiz. Teknik destek, yeni iş fikirleri ve girişimler konusunda her zaman yanlarında olacağız" diye konuştu.


Genç çiftçilerin eğitim çalışmalarında da yer almasını istediklerini kaydeden Boğatimur, "Melike kızımız lise mezunu. Açacağımız tarımsal eğitim akademilerinde kendisini de yanımızda görmek isteriz. Donanımına donanım katmak, kapasitesini geliştirmek adına destek vermek istiyoruz. Kendisine inanıyorum" ifadelerini kullandı.


Seralarda bilinçli üretim yapıldığını da vurgulayan Boğatimur, "Sabah çok erken saatlerde seraya giriliyor. Kullanılan ilaçlar ve gübreler doğru dozda, doğru zamanda uygulanıyor. Bugün burada gönül rahatlığıyla dalından domates koparıp yiyebiliyoruz. Genç çiftçilerimiz tarımın geleceğidir" dedi.



Genç çiftçilere destek veren Emine Yıldırım da genç üreticinin seracılığın her aşamasına hakim olduğunu belirterek, "Bugün Boztepe Mahallemizde genç çiftçimiz Melike Sogay Hanımefendiyi ziyaret ettik. Kızımız çiftçiliğe bayağı hakim maşallah. Seraların hazırlanmasından başlayarak ürün bitimine kadar her şeyi biliyor. Traktörü de kullanıyor. Seradaki her iş onun elinden geçiyor" dedi.


Genç kadın çiftçilerin üretimde yer almasının sevindirici olduğunu ifade eden Yıldırım, "Bu yaşta bütün seraların hazırlığından işçiliğine kadar her aşamaya hakim olması çok hoşuma gitti. Genelde yaşça büyük üreticiler görüyoruz. Ancak böyle genç, eğitimli ve çiftçiliği seven kızlarımızı görmek beni çok mutlu etti. Her zaman kadın çiftçilerimizin yanındayım, destekliyorum" diye konuştu.


Yıldırım, ilk hasadın bereketli geçmesini dileyerek, "Bugün serasının ilk hasadıymış. Domatesine çok güzel bakmış. Ürünler çok güzel yetişmiş maşallah. Çiftçiliği de kaliteli yapıyorlar" ifadelerini kullandı.



Üretime genç kadın eli değdi: O ilçede yıllık 550 bin ton domates hasat ediliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Başkan Büyükkılıç: "Vakıf geleneği, toplumsal dayanışmanın en güçlü örneklerinden biridir" Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; Vakıf Haftası çerçevesinde Vakıflar Bölge Müdür Yardımcısı Halit Uğurlu ve beraberindeki heyeti ağırladı. Başkan Büyükkılıç, vakıf geleneğinin toplumsal dayanışmanın en güçlü örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Vakıflar Bölge Müdür Yardımcısı Halit Uğurlu ve beraberindeki heyeti makamında kabul etti. Başkanlık Toplantı Salonu’nda Vakıf Haftası dolayısıyla gerçekleşen ziyarette, vakıf kültürünün geçmişten günümüze taşıdığı değerler ve bu kapsamda gerçekleştirilecek çalışmalar ele alındı. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Büyükkılıç, vakıfların Türk-İslam medeniyetinin en önemli yapı taşlarından biri olduğuna dikkat çekerek, "Vakıf anlayışı; paylaşmanın, yardımlaşmanın ve insan odaklı hizmetin en somut tezahürüdür. Ecdadımızın ayağı kırık leylekler için dahi vakıf kuracak kadar ince düşünceli bir miras bıraktığını biliyoruz. Bu değerleri yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur" ifadelerini kullandı. Büyükkılıç, Kayseri’de vakıf kültürünün güçlü bir şekilde yaşatıldığını vurgularken, Vakıflar Bölge Müdür Yardımcısı Halit Uğurlu ise Vakıf Haftası kapsamında yürütülecek faaliyetlere ilişkin bilgi vererek, hafta boyunca gerçekleştirilecek programlarla vakıf bilincinin artırılmasının hedeflendiğini ifade etti. Ziyaret, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
Bursa BBS ve BÜYEM’den yapay zekâ destekli e-ticaret programı İş dünyasının dönüşümüne yön veren Bursa Business School, "Yapay Zeka Destekli E-Ticaret ve E-İhracat Dönüşüm Programı"na ev sahipliği yaptı. Bursa Business School, dijital dönüşüm ve küresel rekabette öne çıkmak isteyen firmalara yönelik eğitim programlarını sürdürürken, iş dünyasının ihtiyaçlarına yönelik yeni nesil içerikleriyle dikkat çekiyor. Bu kapsamda BBS ve BÜYEM iş birliğinde Yapay Zekâ Destekli E-Ticaret ve E-İhracat Dönüşüm Programı düzenlendi. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde gerçekleşen programda, Öğretim Üyesi Ahmet Rasim Çağın tarafından katılımcı firmalara yapay zekayı e-ticaret ve e-ihracat süreçlerine entegre etmelerine katkı sağlayacak teorik ve pratik bilgiler aktarıldı. "Yapay zeka iş dünyasında önemli bir kırılma noktası oluşturdu" Eğitmen Ahmet Rasim Çağın, uygulamaya yönelik yapay zekâ dersleri verdiğini belirterek, "Uludağ’da yapay zekânın ticaret, sanayi, ihracat ve e-ticaret alanlarında nasıl kullanılabileceğini ele aldığımız son derece verimli bir program gerçekleştirdik. Teknolojideki dönüşümün doğrudan iş hayatına nasıl uygulanabileceğini tartıştık. Doğanın içinde böyle bir iş okulu ve tesis yapısını ülkemize kazandırdıkları için BTSO’ya teşekkür ederim." dedi. Yapay zekânın internete ve cep telefonlarına benzer bir kırılma noktası oluşturduğunu vurgulayan Çağın, "Yapay zekâ hayatımızın her alanında yer almaya başladı. Üzerinde çalıştığımız projelerde yapay zekâ hem maliyetlerin azalması hem de ciroyu destekleme açısından şirketlere ciddi değer katıyor. Bu teknolojinin geri dönüşü yok; gelip geçici değil kalıcı bir teknoloji. Ne kadar hızlı öğrenip iş hayatına uygularsak rakiplerimizin o kadar önüne geçeriz." ifadelerini kullandı. "Artık e-ticaretin başında ‘e’ kalkmalı" BTSO E-Ticaret Meslek Komitesi Başkanı Barış Sülün ise eğitimlerin önemine dikkat çekerek, "BBS’de gerçekleştirilen eğitimler çok kıymetli. Ben de burada katılımcı olarak yer alıyorum. Mevcut içerikleri uygulamalı olarak yapay zekâ üzerinden çalıştırıyoruz. Yapay zekâ kullanımı herkese hız kazandıracak. Artık e-ticarette her şey hız üzerine kurulu. 40 kişinin yaptığı işleri tek kişiye düşürebilecek AI agent’lerin (yapay zekâ aracıları) sayısı artıyor." dedi. Bu tür etkinlikleri artırmak istediklerini belirten Sülün, "Geleneksel ticaret anlayışını kırmakta zorlanıyoruz. Artık e-ticaretin başındaki ‘e’ kalkmalı; ticaretin kendisi bu dönüşüme evriliyor. Bundan sonraki eğitimlerimizi sektördeki paydaşlarımızın taleplerine göre şekillendireceğiz. Devletimiz de ivmesini e-ihracata çevirmiş durumda. Eğitim planlamalarımızı bu doğrultuda yapacağız." diye konuştu. "Eğitim iş akışımıza olumlu katkı sağlayacak" Eğitimde yer alan Ehiltek Kalıp Tasarım Kıdemli E-Ticaret Yöneticisi Taha Taştekin de ilk kez BBS eğitimine katıldığını belirterek, "Gerek düzenlendiği yer gerek organizasyon gerek eğitmen kalitesi ve işlenen içerik açısından çok iyi bir eğitimdi. E-ticaret sektöründe faaliyet gösteriyoruz ve bu eğitimin iş akışımıza olumlu katkı sağlayacağına inanıyorum. Aldığımız çıktılarla operasyonumuzu daha da geliştireceğiz. BTSO, BBS ve değerli eğitmenimize teşekkür ederim. Bundan sonraki eğitimlere de mutlaka katılmak isterim." dedi. "Eğitim beklentimin üzerindeydi" Bilplastik Yönetim Kurulu Üyesi Alihan Biliktü ise, "yapay zekâ eğitiminde çok kıymetli bilgiler edindik. Aynı ilgi alanlarına sahip kişilerle tanışma fırsatı bulduk. Beklentimin çok üzerindeydi. Uludağ’da düzenlenmesi de ayrı bir değer kattı. Bundan sonra da sektörümle ilgili eğitimlere katılmayı düşünüyorum." ifadelerini kullandı. "Eğitim farklı bir yaklaşımla hazırlanmıştı" Pakkens firmasında satış bölümünde çalışan Can Demiralay da eğitimin kendisine farklı bir bakış açısı kazandırdığını belirterek, "Eğitimin ilk bölümünde teknik bir başlangıç yapıldı ve yapay zekânın tarihçesi, altyapısı ve temel oluşumu çok iyi anlatıldı. Daha önce katıldığım eğitimlerden farklı bir yaklaşımla hazırlanmıştı. Uygulamalı örnekler teorik bilgileri pekiştirmede oldukça etkili oldu ve bana yeni bir perspektif kazandırdı." dedi. Eğitim sonunda katılımcılara katılım belgesi verildi.
Kars Karslı öğrencilerden Türkiye Finallerinde büyük başarı Mersin’de düzenlenen Anadolu Yıldızlar Ligi Atletizm Kros Türkiye Finalleri’nde Kars’ı temsil eden Arpaçay Değirmenköprü İsmet Kaya Ortaokulu öğrencileri, elde ettikleri derecelerle hem ilçe hem de il adına gurur kaynağı oldu. Zorlu parkurlarda Türkiye’nin dört bir yanından gelen sporcularla mücadele eden Kars Takımı sporcularından 2012 doğumlu Latif Çetinkaya, erkekler kategorisinde üstün bir performans sergileyerek Türkiye 2’ncisi olmayı başardı. Disiplini, azmi ve yarış boyunca ortaya koyduğu kararlılıkla dikkat çeken Çetinkaya, önemli bir başarıya imza attı. Aynı organizasyonda mücadele eden bir diğer başarılı sporcu, 2013 doğumlu Sümeyra Kaya ise kızlar kategorisinde Türkiye 4’üncüsü olarak büyük bir başarı elde etti. Genç yaşına rağmen sergilediği performansla gelecek için umut veren Kaya, izleyenlerden tam not aldı. Elde edilen dereceler, Arpaçay ilçesinde ve Kars genelinde büyük sevinçle karşılanırken, sporcuların başarısında emeği geçen öğretmenler ve okul yönetimi de takdir topladı. Özellikle Beden Eğitimi Öğretmeni öncülüğünde sürdürülen disiplinli çalışmaların bu başarıda önemli rol oynadığı ifade edildi. Arpaçay Kaymakamı Muhammed Burak Akköz, sporcuların elde ettiği başarıların kendilerini gururlandırdığını belirtti. Akköz, "Müsabakada özverili ve üstün başarı örneği sergileyerek derece elde eden öğrencilerimizi gönülden tebrik ediyorum. Bu başarıda emeği bulunan öğretmenlerimize ve okul idaremize de teşekkür ediyorum. Gençlerimizin spora yönelmesi ve bu tür başarılarla adından söz ettirmesi bizler için son derece kıymetlidir" dedi. Karslı öğrencilerin elde ettiği dereceler, bölgedeki diğer genç sporcular için de ilham kaynağı olurken, ilin spor alanındaki potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi.
Aydın Aydınlı doğaseverler, Kaptan Cousteau’nun "Yeryüzündeki Cennet" dediği Gökova’da yürüdü Haftasonu rotasını Kaptan Cousteau’nun "Yeryüzünde cennet" dediği Gökova’ya Aydınlı doğaseverler, rehber eşliğinde bölgeyi adeta yeniden keşfederken, Akdeniz’in eşsiz bitki örtüsünü hayranlıkla izledi. Aydın’ın tarihi ve doğal güzelliklerinin korunması adına önemli çalışmalar yapan Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği’nin (EKODOSD) her hafta düzenledikleri gezi turlarının bu haftaki durağı Muğla’nın Gökova ilçesi oldu. Doğaseverlerin ilk durağı Kıran Dağları olurken, Akdeniz’in eşsiz bitki örtüsünü tüm canlılığıyla izledi. Her zaman olduğu gibi doğa ve kültür gezilerinin devam edeceğini ifade eden EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, gezi ile ilgili bilgi vererek "Kaptan Cousteau’nun yıllar önce Gökova’ya geldiğinde söylediği ifade edilen, ’Yeryüzünde cenneti görmek istiyorsanız Gökova’yı görün’ sözündeki bu cenneti bir kez daha görmek için, bu haftaki etkinliğimizde Gökova’ya gittik. Ülkemizin birçok yerinde yağmur, kar, fırtına ve soğuk hüküm sürerken, biz adeta doğanın bize armağan ettiği bir günde, Gökova’nın eşsiz güzelliğinde güneşle buluştuk. Baharın tüm renklerini, kokusunu ve sessizliğini içimize çekerek yürüdük. Şelalenin coşkuyla akan sularının sesini duyamadık belki ama yağışlı geçen kışın ardından Akdeniz’in eşsiz bitki örtüsü tüm canlılığıyla karşımızdaydı. Doğa, bir yandan kaybettirirken bir yandan da tüm güzelliğiyle direnmeye devam ediyordu. Alatepe-Kocadağ zirvesine ulaştığımızda, Gökova Körfezi tüm görkemiyle önümüzde uzanıyordu. Deveboynu gibi kıvrılan Datça Yarımadası, Karaca Adası, Longöz, Değirmenbükü, Yedi Adalar, İngiliz Limanı ve Tuzla’nın dantel gibi işlenmiş kıyılarını, hepsine yukarıdan bakarken, doğanın büyüklüğü karşısında bir kez daha hayran kaldık. Kocaçay’ın taşıdığı alüvyonlarla oluşan Ören’in verimli topraklarını, yapılaşmaya rağmen hala direnen o yeşil dokuyu kuşbakışı izlerken, korunabildiği kadar korunmuş her alanın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha hissettik. Adını mitolojide çömlekçilik sanatının kurucusu sayılan Keramos’tan alan bu kadim coğrafyada, rehberimiz Ayda Su Pusar’ın anlatımlarıyla geçmişin izlerini de dinledik. Gördük ki, doğa bize her zaman cömert. Ama biz onu koruyabildiğimiz sürece" dedi.