ASAYİŞ - 25 Mart 2026 Çarşamba 10:35

Uzaklaştırma kararı bulunan eşe sopalı saldırı davasında savcıdan 20 yıla kadar hapis talebi

A
A
A
Uzaklaştırma kararı bulunan eşe sopalı saldırı davasında savcıdan 20 yıla kadar hapis talebi

Antalya’da Ukrayna asıllı Türk vatandaşı Iryna Melnychuk D.’nin, uzaklaştırma kararı aldırdığı eşi tarafından sokak ortasında sopayla darbedildiği iddiasına ilişkin davada, sanığın tasarlayarak eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 13 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Sanık Mehmet Ali Değer, mütalaaya yönelik savunmada beraatini talep ederek, "İftira ve kumpas ile türlü türlü oyunlarla, planlarla hürriyetimden alıkonuldum" dedi.


5 Temmuz 2025 tarihinde Konyaaltı ilçesinde meydana gelen olayda, iddiaya göre otelde vardiyalı çalışan Iryna Melnychuk D., gece mesaisi sonrası evine dönerken, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan eşi Mehmet Ali Değer tarafından sopayla darbedildi. Başına aldığı darbeler sonucu kafatasında kırıklar ve beyin kanaması riski oluşan kadın, ellerinde çok sayıda kırıkla birlikte 16 gün hastanede tedavi gördü.



Güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı


Soruşturma kapsamında ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde, olay gecesi şüphelinin sitenin arka kapısı çevresine geldiği, bir süre etrafı kontrol ettiği ve ardından eldiven giydiği anlar yer alıyor. Devamında elindeki sopayla karanlık alana doğru ilerlediği görülürken, son görüntülerde ise aynı kişinin hızla koşarak motosikletin bulunduğu tarafa doğru olay yerinden uzaklaştığı anlar güvenlik kamerasına yansıyor.



İddianamede ağır ceza talebi


Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, sanığın mağdurun işten çıkış ve eve geliş saatlerini bildiği, elinde sopayla site çevresine geldiğinin kamera görüntüleriyle tespit edildiği, eylemin anlık öfkeyle değil tasarlayarak gerçekleştirildiği kaydedildi.


İddianamede ayrıca, olay yeri yakınındaki iş yerinden alınan kamera kayıtlarının mağdura izletildiği ve mağdurun görüntülerdeki kişinin eşi Mehmet Ali D. olduğunu kesin olarak teşhis ettiği belirtildi. Sanığın daha önce de uzaklaştırma kararlarını ihlal ettiği vurgulanan iddianamede, şiddet eğilimlerinin sürdüğü, serbest kalmasının mağdur açısından tehdit oluşturacağına dikkat çekildi. Bu gerekçelerle, sanığın eyleminin "eşe karşı tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs" suçunu oluşturduğunu belirterek, en ağır şekilde cezalandırılması ve iyi hâl indirimi uygulanmaması istendi.


Sanığın savcılıktaki ifadesinde ise olay saatinde Lara semtinde D.D. isimli bir kişinin evinde bulunduğunu, HTS kayıtlarının da bunu göstereceğini söylediği aktarıldı.



"Seni öldüreceğim"


Iryna Melnychuk D. ise, kolluk kuvetlerine verdiği ifade de olay günü aldığı darbeler nedeniyle geçici hafıza kaybı yaşadığını, ikametinin arka kapısından girdiği sırada arkasından bir ses duyduğunu, döndüğünde eşi Mehmet Ali Değer’i gördüğünü söyledi. Katılanın beyanında, sanığın kendisine bağırmasına fırsat vermeden sopa benzeri bir cisimle sert şekilde vurduğu ve "Seni öldüreceğim" dediği, başını korumaya çalışırken ellerine de çok sayıda darbe aldığı yer aldı. Iryna D., kendisine saldıran kişinin eşi olduğunu, bunu görüntüden, sesinden ve kokusundan ayırt ettiğini ifade etti.


Tanık anlatımlarında da olay gecesi bir kadının yere yatırılarak defalarca darbedildiğinin görüldüğü, bağırma sesleri üzerine aşağı inen site sakinlerinin ise Iryna D.’yi yerde ve başından yoğun şekilde kan kaybeder halde bulduğu belirtilmişti.



Adli raporda hayati tehlike ve ağır kırık tespiti


Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin duruşmaya yansıyan 10 Temmuz 2025 tarihli doktor raporunda, mağdurun yaşamını tehlikeye sokan şekilde yaralandığı, yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek nitelikte olduğu ve kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkilediği belirtildi. Kovuşturma aşamasında mahkemeye ulaşan raporda ise mağdurun duyu veya organlarından birinin işlevinde sürekli fonksiyon azalması bulunduğu kaydedildi. 4. duruşmada da Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden gelen raporda, mağdurun yüzünde sabit iz ya da değişiklik bulunmadığı, ancak duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli fonksiyon azalması niteliğinde olduğu bildirildi.



Savcı, mütalaasını açıkladı


Davanın 4. duruşması Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülürken, salonda tutuklu sanık Mehmet Ali Değer ve taraf avukatları yer aldı. Gelen sağlık raporuna taraf avukatlarından itiraz olmazken, Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, sanığın ölümcül bölge olan başa birden fazla kez vurması nedeniyle eyleminin "eşe karşı tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs" suçunu oluşturduğunu belirterek 13 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.


Mağdur Iryna Melnychuk D. ise önceki duruşmada verdiği ifade de saldırıya ilişkin şunları söylemişti: "Her tartışmada ‘benim ailem diplomat, yakınlarım yunus polisi’ diyordu. ‘Seni istersem yurt dışına attırırım, çocuğunu yurda veririm’ diye tehdit ediyordu. O gece işten dönüp binaya girerken arkamdan zıplayıp ‘seni öldüreceğim’ diyerek kafama vurdu. Yere düştüm, vurmaya devam etti. Komşular çıkıp ambulans çağırdı. Onun olduğuna eminim, sesinden tanıdım. İlk kez 29 Mayıs’ta uzaklaştırma kararı aldırmıştım, bir hafta boyunca şikayetimi geri çekmem için telefonla aramaya devam etti. Şikayetçiyim."



"Sanık, uzaklaştırmayı ihlal etti"


Iryna D.’nin avukatı Havva Nur Yağcı, esasa yönelik aldığı sözde; müvekkilinin 29 Mayıs 2025 tarihinde uzaklaştırma kararı aldırdığını, sanığın bu kararı ihlal ettiğini hatırlattı. Yağcı, "Müvekkilim 29 Mayıs 2025 tarihinde uzaklaştırma kararı almıştır, 1 Haziran 2025 ve 27 Haziran 2025 tarihlerinde sanığın ihlalleri mevcuttur. Müvekkilim takip altındadır, sanık ne şekilde evine girebileceğini bilebilecek durumdadır, suçu işlediği sabittir cezalandırılmasını talep ediyoruz" dedi.


Sanık Mehmet Ali Değer ise suçlamaları kabul etmeyerek beraatini ve tahliyesini talep etti. Değer, "İftira ve kumpas ile türlü türlü oyunlarla, planlarla hürriyetimden alıkonuldum. İlahi adalet için, hak için hukuk için beraatimi talep etmekteyim. Yargılama süresince de haksız bir şekilde saldırıya maruz kaldım, hakkımda yargısız infaz yapılmaktadır. Yargılama süresince yargılamaya yön vermeye çalışarak mahkemenizi yönlendirmeye yönelik davranışlar sergilenmektedir, bu nedenle beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum" şeklinde savunma yaptı.


Mahkeme heyeti, sanık ve avukatına mütalaaya karşı yazılı savunmalarını sunmaları için süre verilmesine, sanığın tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ileri bir tarihe ertelenmesine karar verdi.



Uzaklaştırma kararı bulunan eşe sopalı saldırı davasında savcıdan 20 yıla kadar hapis talebi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Büyükkılıç’tan yılın ilk AYKOME Toplantısı’nda ’kapsayıcı hizmet’ vurgusu Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Altyapı Koordinasyon Merkezi (AYKOME) 2026 yılı 1. Genel Kurul Toplantısı’na katıldı. Büyükkılıç, burada yaptığı konuşmasında, "Amacımız, bu şehrin bizi seven, seçen hangi siyasi kanaatte olursa olsun kardeşlerimizin hepsini kucaklayacak bir yaklaşım sergilemek" ifadelerini kullandı. Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’ndan gerçekleşen AYKOME Genel Kurul Toplantısı’nda yaptığı değerlendirme yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, "Şehrimizin ulaşım imkânlarını geliştirirken gerçekleştirdiğimiz bu toplantılarla; 16 ilçe belediyemiz ve ilgili tüm kurumlarımızla birlikte istişare ediyor, kararlarımızı ortak akıl doğrultusunda alıyoruz. Artısıyla, eksisiyle tüm çalışmalarımızı değerlendiriyor; daha yaşanabilir, daha erişilebilir bir şehir için birlikte yol alıyoruz. Çünkü bu şehri seviyor ve şehrimizi el birliğiyle geleceğe hazırlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Cumhurbaşkanımızın, İnsanları Ayrıştırmadan, İbadet Anlayışıyla Hizmetlerle Buluşturun Talimatı Var" Başkan Büyükkılıç gerçekleştirdiği konuşmasında, "Amacımız, bu şehrin bizi seven, seçen hangi siyasi kanaatte olursa olsun kardeşlerimizin hepsini kucaklayacak bir yaklaşım sergilemek" diyerek, "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da bize talimatı ayrıştırmadan, ötekileştirmeden insanlara, ibadet anlayışı içerisinde hizmetlerimizle buluşturun diye talimatları var. Bu bizim olmazsa olmazıdır" ifadelerinde bulundu. Büyükkılıç, birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde herkese, her kesime hizmet sunma gayretinde olduklarını vurguladı. "Bizim Amacımız Dua Almak, Bizim Amacımız Ağzımızın Tadı ile Hizmet Etmek" Başkan Büyükkılıç, özellikle kırsal bölgeler başta olmak üzere kentin bütününe yönelik anlamlı, önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini vurguladı. Büyükkılıç, Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Türkmen ile Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı’nın ortaya koyduğu çalışmalarla önemli hizmetler yaptıklarını kaydederek, şunları söyledi: "Adil bir şekilde imkânlarımızı sizlerle paylaşmaya çalışıyoruz. Bizim amacımız dua almak, bizim amacımız ağzımızın tadı ile hizmet etmek. Allah razı olsun diye bir anlayışı hayata geçirmek. Hükümetimizin kurum ve kuruluşlarının yaptığı çalışmalarla, belediyelerimizin yaptığı çalışmalarla hakikaten bu anlayış içerisinde çalışmalarımızın sürdüğünü buradan paylaşmak istiyorum." "Siyaset, Hizmet Etme Aracıdır" Konuşmasında, siyasetin hizmet etme aracı olduğuna, yerel yönetim hizmetlerinde ayrıştırmadan hizmet etmenin önemli olduğuna işaret eden Büyükkılıç, "Siyaset, hizmet etme aracıdır. O aracı en iyi şekilde kullanmak, o aracı insanlığın hizmetine sunmak bizim görevimiz. Mevla’m bizi hiç ummadığımız, beklemediğimiz, düşünmediğimiz yerlerde hizmete vesile kılıyor. Önemli olan sen hangi adımları atıyorsun, hangi gayretin içerisindesin. Biz bu anlayış içerisinde çalışmalarımızı sürdürmek mecburiyetindeyiz" dedi. "Biz Kayseri’yiz. Kayseri Farkını Hissettirmek Mecburiyetindeyiz" Başkan Büyükkılıç, her konuda olduğu gibi belediyecilikte de Kayseri farkını hissettirmek ve ortaya koymak mecburiyetinde olduklarını sözlerine ekleyerek, "Biz Kayseri’yiz. Kayseri farkını hissettirmek mecburiyetindeyiz. Herkesin de Kayseri gibi davranmasını sağlayacak örnek uygulamalar hayata geçirmek mecburiyetindeyiz. Çok şükür bu manada olumlu şekilde adımlarımızı atıyor ve işimize bakıyoruz" diye konuştu. Büyükkılıç Ekibini Kutladı, İlçe Belediye Başkanlarına Teşekkür Etti Büyükkılıç, çalışmaları ve dayanışması dolayısıyla ekibini kutladığını da vurgulayarak, Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki 16 ilçe belediye başkanının da teşekkür çerçevesindeki açıklamalarını görmekten keyif aldıklarının altını çizdi ve bunun da kendilerine daha fazla sorumluluk yüklediğine, daha fazla gayret, samimiyet ve iş birliğini gerektirdiğine değindi. Büyükkılıç’tan, Belediyeciliğin Vatandaşların Yüzde Yüzünü Kucaklaması Gerektiğine Vurgu Belediyeciliğin vatandaşların yüzde yüzünü kucaklayacak şekilde hizmet etmek anlamına geldiğini vurgulayan Başkan Büyükkılıç, Türkiye’nin etrafının ateş çemberi, kan gölü olduğuna, kenetlenmek, birlik ve dayanışma içerisinde gayret etmek gerektiğine işaret etti. Sözlerinin sonunda Büyükkılıç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tüm dünya insanlığı yararına hareket ettiğini ve etkili olduğunu belirtti. Altyapı hizmetlerinin enine boyuna ele alındığı Altyapı Koordinasyon Merkezi 2026 yılı 1. Genel Kurul Toplantısı’na, Başkan Büyükkılıç’ın yanı sıra, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Ufuk Sekmen ile Mustafa Türkmen, daire başkanları ile 16 ilçe belediyesi ve ilgili tüm kurum ve kuruluşların yetkilileri katıldı.
Bursa 15. Nilüfer Liseli Gençler Arası Müzik Yarışması başlıyor Nilüfer Belediyesi tarafından bu yıl 15’incisi düzenlenen Nilüfer Liseli Gençler Arası Müzik Yarışması için başvuru süreci başladı. Bursa genelindeki tüm lise öğrencilerinin katılımına açık olan yarışmanın finali 10 Mayıs’ta Balat Atatürk Ormanı’nda yapılacak. Nilüfer Belediyesi’nin geleneksel hale gelen Liseli Gençler Arası Müzik Yarışması, bu yıl 15’inci kez düzenleniyor. Müziğini duyurmak ve sahne deneyimi kazanmak isteyen tüm liseli gençlere kapılarını açan yarışma için başvurular başladı. Her yıl yalnızca Nilüfer’den değil, Bursa’nın farklı ilçelerinden onlarca okulun katılımıyla gerçekleştirilen yarışma, bu yıl da müziğin coşkusunu Nilüfer’e taşımaya hazırlanıyor. Gençlere keşfetme ve geliştirme fırsatı sunan yarışmaya katılmak isteyen ekipler, 16 Nisan Perşembe gününe kadar başvurularını yapabilecek. Yarışmanın ön elemeleri 26-27 Nisan tarihlerinde Nazım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenecek. Ön elemelerden finale kalan ekipler ise 10 Mayıs Pazar günü Balat Atatürk Ormanı’nda sahneye çıkacak. Gençleri yarışmaya katılmaya davet eden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "Nilüfer’de 15 yıldır gençlerin müziğine ev sahipliği yapıyoruz. Bu yarışma; gençlerin kendilerini ifade ettiği, sahne deneyimi kazandığı ve birlikte bir şeyler üretmenin heyecanını yaşadığı bir alan. Tüm liseli gençlerimizi sahnede yerlerini almaya, yeteneklerini sergilemeye ve müziğin birleştirici gücüyle bu coşkuyu hep birlikte yaşamaya davet ediyorum" dedi. Yarışmaya başvurmak isteyen gençler, https://www.nilufer.bel.tr/kategoriler/hizmet/yarismalar/liseli-gencler-arasi-muzik-yarismasi adresinden kayıt yaptırarak, 0224 452 45 00 numaralı telefondan bilgi alabilecekler.
Kars Kars’ta trafik güvenliği için bilgilendirme çalışması Kars’ta trafik tedbirleri kapsamında vatandaşlara yönelik bilgilendirme yapıldı. Kars Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekiplerince kent genelinde sürdürülen çalışmalar çerçevesinde sürücüler ve yayalar trafik kurallarına uymaları konusunda uyarılırken, bilinçlendirme amacıyla broşür dağıtımı yapıldı. Trafik ekipleri, özellikle şehir içi ve şehirlerarası bağlantı yollarında gerçekleştirdikleri uygulamalarda araç sürücülerini durdurarak trafik güvenliğinin önemi hakkında bilgilendirdi. Emniyet kemeri kullanımı, hız limitlerine uyulması, seyir halinde cep telefonu kullanılmaması ve yaya geçitlerinde öncelik kurallarına dikkat edilmesi gerektiği vurgulandı. Yayalara da karşıdan karşıya geçişlerde dikkatli olmaları ve trafik işaretlerine riayet etmeleri konusunda uyarılarda bulunuldu. Trafik ekiplerince yapılan bilgilendirme çalışmalarının temel amacının trafik kazalarını en aza indirmek ve can kayıplarının önüne geçmek olduğu kaydedildi. Trafikte kural ihlallerinin büyük bölümünün dikkatsizlik ve bilinç eksikliğinden kaynaklandığına dikkat çekilerek, bu tür faaliyetlerin aralıksız devam edeceği ifade edildi. Kars İl Emniyet Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında trafik denetimlerinin yanı sıra eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerinin de sürdürüleceği bildirildi. Vatandaşların huzur ve güven içinde seyahat edebilmeleri için sahada olan ekipler, trafik kurallarına uyulmasının hayati önem taşıdığını bir kez daha hatırlattı.
Van Van Gölü’nün derinliklerindeki sırları Van YYÜ Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, Van Gölü’ne bakıldığı zaman durgun, uçsuz bucaksız bir su kütlesi göründüğünü fakat işin aslının daha farklı olduğunun altını çizerek, "Göl sularının altında adeta büyük bir fabrikanın çarklarının dönmesi, çalışması gibi devasa bir fabrika çalışıyor. Van Gölü aslında geceleri uyumuyor. Aksine gün boyu fotosentez yaparak, besin üreterek içerisinde mikroskopik binlerce canlıyı besliyor" dedi. Van Gölü 3 bin 712 kilometrekare alan ile Türkiye’nin ve dünyanın en büyük tuzlu ve sodalı gölü. Nemrut Dağı’nın patlamasıyla oluşan volkanik set gölü olan Van Gölü’nün derinliği 451 metre olarak ölçülürken sodalı ve tuzlu bir su yapısına sahip. Çok sayıda koyu bulunan Van Gölü, ortalama olarak denizden yüksekliği bin 646 metre. Gölün ortalama derinliği 171 metre, en derin yeri ise 451 metre. Gölün tarihi ve turistik özelliğe sahip 4 adası, 1990 yılında Arkeolojik Sit Alanı ilan edildi. "Van Gölü’nde 2 tür balık yaşıyor" Van Gölü’nde 2 tür balık yaşıyor. Bunlar; inci kefali ve 2018 yılında Van İl Jandarma Komutanlığı Su Altı Timinin, Van Gölü’ndeki dalış eğitimi sırasında 13 metre yükseklikteki bir mikrobiyalitlerin içerisinde yaşadığını tespit ettiği siyah benekli küçük mercan balığı. Bu yeni balık türü ile ilgili araştırmalar devam ediyor. "İnci kefali 20 bin kişiye geçim kapısı oldu" Dünyada sadece Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı suyunda yaşayan endemik balık türü olan inci kefali, kentin ekonomisine sağladığı gelirle de dikkat çekiyor. Sadece üreme dönemlerinde tatlı sulara göç ederek yumurtalarını bırakan inci kefalinin neslinin sürekliliği için her yıl 15 Nisan-15 Temmuz tarihleri arasında av yasağı uygulanıyor. Ekonomik değeri yüksek olan bu balık, bölge halkı için önemli bir geçim kaynağı. Şu anda yaklaşık 20 bin kişi, inci kefali sayesinde geçimini sağlıyor. "Göl sularının altında devasa bir fabrika çalışıyor" Van Gölü’nün 3 bin 712 kilometrekarelik yüzey alanıyla beraber ülkemizin en büyük gölü ve aynı zamanda sodalı yapısıyla beraber dünyanın en büyük sodalı gölünü oluşturduğunu ifade eden Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, "Kıyıdan Van Gölü’ne baktığımız zaman aslında durgun, uçsuz bucaksız bir su kütlesini görüyoruz. Fakat işin aslı bu zannettiğimizden daha farklı. Göl sularının altında adeta büyük bir fabrikanın çarklarının dönmesi, çalışması gibi devasa bir fabrika çalışıyor. Van Gölü aslında geceleri uyumuyor. Aksine gün boyu fotosentez yapıp besin üreterek içerisinde mikroskopik binlerce canlıyı besliyor. Gölün endemik türü olan ve önemli bir ekonomik, ekolojik değere sahip olan inci kefallerinin yaşamı için uygun bir zemin hazırlıyor. Şu andaki haritada gördüğümüz Van Gölü’ndeki klorofil-a yoğunluğunu gösteren Van Gölü Van Gölü’ne ait Sentinel uydu haritaları. Burada yeşilden kırmızıya doğru dönüşen renkler adeta Van Gölü’nün kan değerleri gibi. Buradaki renklerin bize söylediği aslında çok önemli anlamlar yüklü. Kırmızı renkler klorofiller konsantrasyonunun çok çok yüksek olduğu noktaları gösteriyor. Sarı biraz daha düşük, yeşil ise klorofiller konsantrasyonunun en düşük olduğu değerleri gösteriyor. Erciş körfezi şu gördüğümüz bölge. Van Gölü’ne en büyük su girdisi buralardan oluyor. Suların getirmiş olduğu besin tuzları burada güneş ışıklarıyla buluşarak biyolojik döngü başlıyor. Bu döngünün sonucunda inci kefallerinin gölde yaşayan inci kefallerinin ana besin kaynağı olan planktonları besini aslında üretmiş oluyoruz. Dolayısıyla Van Gölü aslında 7/24 çalışan koca bir fabrika gibi. Bu çalışması Van Gölü’nü ayakta tutuyor. Kendisini sürekli deniliyor" diye konuştu. "Van Gölü’nün suyu sürekli hareket halinde bir yerden bir yere gidiyor" Göldeki kirliliğe değinen Dr. Öğretim Üyesi Akkuş, "Ta ki üzerine gelen kirlilik, besin yükü belli bir seviyede kalana kadar. Şayet bu seviyeler aşıldığı zaman Van Gölü’nün geleceğinden bahsetmemiz mümkün değil. İşte Van Gölü aslında kendi kendini yenileyen, sürekli her gün yeniden var olan canlı bir ekosistem. Şu andaki gördüğümüz bu şekiller aslında biz akıntıları da ifade ediyor. Yani Van Körfezi’nde saat yönünde dönen bir akıntıyı görüyoruz. Yine Erciş körfezindeki akıntıları görüyoruz. Yani Van Gölü’nün suyu sürekli hareket halinde bir yerden bir yere gidiyor. Bu da gölün canlı ve sağlıklı kalmasına imkan tanıyor. Şayet içerisindeki bu su döngüsü olmasa yani yüzeydeki sular dibe, dipteki sular yüzeye veyahut da yatay bir karışım olmasa göl daha hızlı yaşlanıp ölüme gider. İşte bu hareketle beraber Van Gölü kendini canlı tutuyor" dedi. "Çoğu kişi gölü cansız, sadece sodalı bir su kütlesi zannediyor" Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, "Van Gölü’ne kıyıdan baktığınızda gördüğünüz o uçsuz bucaksız durgun mavi, aslında büyük bir sırrı gizliyor. Çoğu kişi gölü cansız, sadece sodalı bir su kütlesi zannediyor. Ancak işin aslı sanıldığından çok daha farklı hikaye saklıyor. Göl aslında nefes alıyor. Haritadaki o canlı renkler, gölün "kan değerleri" gibi. Yeşilden kırmızıya dönen her ton, suyun içindeki mikroskobik yaşamın, yani klorofilin nerede yoğunlaştığını gösteriyor. Bu demek oluyor ki; dışarıdan sakin ve hareketsiz görünen bu devasa yapı, aslında kendi içinde muazzam bir biyolojik mesai harcıyor. Van Gölü uyumuyor; aksine, fotosentez yaparak, besin üreterek ve binlerce canlıya zemin hazırlayarak sürekli nefes alıyor. Bilimin penceresinden yaşayan bir organizma klorofil-a verileri bizim için sadece teknik bir ölçüm değil, gölün sağlığının bir karnesidir. Akarsu ağızlarından gelen besinlerin suyla nasıl harmanlandığını, inci kefalinin besin zincirinin nerede başladığını bu haritalar sayesinde net bir şekilde görebiliyoruz. Gölün bir köşesi diğerinden farklı tepki veriyor, sıcaklıkla beraber biyolojik tempo değişiyor. Yani karşımızda statik bir su kütlesi değil, her hücresiyle etkileşimde olan, dinamik ve yaşayan bir ekosistem var. Bu bir miras çağrısı. Bu veriler bize şunu söylüyor: Van Gölü sadece izlenecek bir manzara değil, korunması gereken canlı bir organizmadır. Suyun altındaki bu görünmez döngü bozulduğunda, gölün kalbi de durur. Bizim görevimiz, bu "yaşayan ekosistemi" anlamak ve o sessiz görünen ama aslında gürül gürül işleyen yaşam döngüsüne sahip çıkmaktır" şeklinde sözlerini tamamladı.
Zonguldak Öğrenciler ve huzurevi sakinleri kuşaklar arası etkileşime dikkat çekti Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer; Psikoloji ve Yaşam Topluluğunun, Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) tarafından desteklenen "Köklerden Geleceğe: Kuşaklar Arası Etkileşim ve Destek Programı"nın kapanış etkinliğine katıldı. Yaşlılar Haftası kapsamında gerçekleştirilen program, topluluk öğrencileri ile huzurevi sakinlerini bir araya getirerek kuşaklar arası etkileşimi güçlendiren bir farkındalık oluşturdu. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Psikoloji ve Yaşam Topluluğu tarafından ÜNİDES kapsamında desteklenen "Köklerden Geleceğe: Kuşaklar Arası Etkileşim ve Destek Programı"nın kapanış etkinliğinde öğrenciler ile huzurevi sakinleri ile bir araya geldi. Farabi Genç Ofiste gerçekleştirilen programa; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Servet Karasu, Zonguldak Gençlik Hizmetleri Müdürü Erhan Yavaş, akademik ve idari personel, öğrenciler ile huzurevi sakinleri katıldı. BEUN Psikoloji ve Yaşam Topluluğu ve Topluluk Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Yeşilyaprak tarafından düzenlenen etkinlik, Yaşlılar Haftası kapsamında gerçekleştirildi. Zonguldak Merkez Huzurevi sakinlerinin üniversiteye davet edildiği programda, büyükler ile genç öğrenciler bir araya gelerek Yaşlılar Haftası’nı birlikte kutladı. Etkinlik kapsamında huzurevi sakinleri öğrencilerle birlikte çeşitli türküler seslendirdi. Düzenlenen çanta boyama çalışmasında ise katılımcılar birebir eşleşerek keyifli anlar yaşadı. Kuşaklar arası etkileşimi güçlendiren etkinlik, samimi diyaloglara sahne oldu. Programa ilişkin değerlendirmede bulunan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, öğrenci topluluklarının ÜNİDES kapsamında elde ettiği başarılardan duyduğu memnuniyeti dile getirerek şu ifadeleri dile getirdi: "Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak öğrencilerimizin yalnızca akademik başarılarıyla değil; aynı zamanda sosyal, kültürel ve toplumsal alanlardaki gelişimleriyle de donanımlı bireyler olarak yetişmelerini önemsiyoruz. Bu doğrultuda öğrenci topluluklarımızın proje üretme kültürünü benimseyerek her geçen dönem daha nitelikli, daha kapsamlı ve etkili çalışmalar ortaya koyması, üniversitemizin benimsediği bütüncül eğitim anlayışının somut bir yansımasıdır. Bugün ÜNİDES 5’inci Dönem kapsamında Psikoloji ve Yaşam Topluluğumuzun hayata geçirdiği ‘Köklerden Geleceğe: Kuşaklar Arası Etkileşim ve Destek Programı’nın kapanış etkinliğine katılmış bulunuyoruz. Bu program son derece anlamlı ve örnek bir çalışmadır. Gençlerimiz ile büyüklerimizi bir araya getiren bu tür etkinlikler, toplumsal dayanışmayı güçlendirmekte, kuşaklar arası bağların kuvvetlenmesine önemli katkılar sunmaktadır. Bu vesileyle bugün bizlerle bir arada olan, bu anlamlı buluşmaya değer katan kıymetli büyüklerimize de yürekten teşekkür ediyor; kendilerine sağlıklı, huzurlu ve uzun bir ömür diliyorum. Öğrencilerimizin bu süreçte sergilediği duyarlılık ve sorumluluk bilinci bizler için ayrı bir gurur ve mutluluk kaynağıdır. Bu duygu ve düşüncelerle öğrencilerimize proje üretme ve kendilerini geliştirme noktasında önemli fırsatlar sunan ÜNİDES Programı dolayısıyla başta Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Dr. Osman Aşkın Bak olmak üzere Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne şükranlarımı arz ediyorum. Bununla birlikte öğrencilerimize ÜNİDES kapsamında her zaman destek olan Zonguldak Gençlik ve Spor İl Müdürümüz Halil Hacı ile İl Müdürlüğümüze de teşekkür ediyorum. Son olarak özveriyle çalışan başta Psikoloji ve Yaşam Topluluğu olmak üzere tüm öğrenci topluluklarımızı ve onlara rehberlik eden değerli danışman akademisyenlerimizi gönülden tebrik ediyor, başarılı çalışmalarının devamını diliyorum." Program, günün anısına çekilen toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.