ASAYİŞ - 02 Ocak 2026 Cuma 22:04

Yarım asırdır bağlamaya şekil veriyor, şimdi mesleğini çocuklarıyla sürdürüyor

A
A
A
Yarım asırdır bağlamaya şekil veriyor, şimdi mesleğini çocuklarıyla sürdürüyor

Antalya’da çocukluk yıllarında başlayan bağlama tutkusunu mesleğe dönüştüren Ali Doğan 50 yıldır sürdürdüğü saz yapım mesleğini ilerlemiş yaşına rağmen devam ettiriyor.


Antalya’da askerlik görevini tamamladıktan sonra bir saz ustasının yanında çalışmaya başlayan 73 yaşındaki Ali Doğan, saz yapımının inceliklerini ve detaylarını öğrendikten sonra kendi yolunu çizdi. 23 yaşında mesleğe bağlama yapmaya başlayan Doğan, eskiden haftada yaklaşık 50 saz üretebildiğini, vurguları dahil sazın her aşamasını yaptığını belirtti. Sazın her çeşidini yaptığını söyleyen 3 çocuk babası saz ustası, yıllarını verdiği mesleği oğulları ile birlikte sürdürüyor.



Bağlama yapımının inceliklerini öğrendi


1976 yılında askerliğini yaptıktan bir süre sonra ustasının yanında işe başladığını ve bağlama yapımının incelikleri öğrendiğini belirten Doğan, "Antalya da askerlik yaptım. Askerden sonra aşağı yukarı bir sene sonra Antalya’da Ramazan usta vardı, ustamın yanında çalışmaya başladım. Orada saz yapımını ve inceliklerini öğrendim. Daha sonra kendi dükkanımı açtım. 1976’dan bu yana saz yapımı ile uğraşıyorum. Yıllar içinde 5-6 işyeri değişti, ama saz yapımını hiç bırakmadım. Buradan önce pasajın içindeydik kale kapının orada bir pasaj vardı orada çalıştık" dedi.



Bağlama tutkusu çocukluk yılarında başladı


Mesleğe yönelmesinin temelinde çocukluk yıllarından itibaren sazı çok sevmesi ve bu tutkuyu hissettiğini dile belirten Doğan, "Beni bu mesleğe çeken şey sazı çok sevmem. Meraklı olduğum için yapacağım diye de içime doğmuştu. Ben saz yapacağım diye küçükken bile aklımdan geçirmiştim. Benim bu sazı yapmam lazım veya çalmam lazım diye öyle bir his vardı ve de oluştu. Çok sevdiğim için oldu galiba" dedi.



Teknolojiden de faydalanıyor


Saz yapımında geleneksel el aletlerinin yanı sıra teknolojiden de yararlanan Doğan, el rendesi ile sap gövdesinin inceltilmesinden vurguların şekillendirilmesine kadar her iki yöntemi de uyguluyor. "Sazın malzemesi daha önce hazırlanıyor. Hazırlandıktan sonra planya ya da el planyaları elektrikli aletleri bunları kullanıyoruz işte keser, çekiçtir el aletlerini de kullanıyoruz. Bunlarla yapıyoruz tabii ki de teknolojiden yararlanıyoruz. Sadece el ile yapmıyoruz, elektrikli aletlerde kullanıyoruz" diye konuştu.



"Haftada 50 saz yapıyordum"


Meslek hayatının ilk yıllarında kısa sürede seri üretim yaptığını, son dönemlerde ise temposunun düştüğünü söyleyen Doğan, "Bundan 30 yıl önce o zaman tabii ki çalışma şeklimiz farklıydı daha seri çalışıyordum. Haftada 50 tane saz yapıyordum. Vurguları dahiL, her tarafını yapmak şartıyla sazın her çeşidini yapıyordum. Daha sonra azaldı tabii ki şuanda sadece meraklı olduğum için yapmaya çalışıyorum. 2-3 ayda bir tane saz ya yapıyorum, ya yapamıyorum. Tabii ki tecrübe artınca kalitede arttı. Kalitesi çok değişti, ama bu sefer üretim çok düştü. Ama ben meraklı olduğum için hem spor amaçlı hem de oturmayı sevmiyorum o yüzden genelde yapmaya çalışıyorum" dedi.


Özel siparişlerin eskisi kadar olmadığını sazların dükkanlarında üretilerek satışını yaptıklarını belirten Doğan."Bundan 5-10 sene önce özel sipariş yapıyordum tabii ki artık fazla yapamıyorum da ara sıra oluyor tabi ki özel sipariş oluyor tek tük olsa da. Sazlar burada yapılıyor dükkanda satılıyor. 3 tane de oğlum var onlarda saz hakkında bir şeyler yapmaya çalışıyorlar, satışa da bakıyorlar, saz tamiri de yapıyorlar. Saz konusunda onlarında biraz tecrübeleri var tabii ki. "dedi.



Yarım asırdır bağlamaya şekil veriyor, şimdi mesleğini çocuklarıyla sürdürüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa BUÜ sanat ile bilimi buluşturacak Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) ile Bize Proje Geliştirme A.Ş. arasında bilim, eğitim, kültür ve sanat alanlarını kapsayan bir işbirliği protokolü imzalandı. Rektörlük binasında gerçekleştirilen törene; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Güzel Sanatlar Dekanı Prof. Dr. Ali Sait Liman, Dekan Yardımcıları Doç. Dr. İbrahim İ. Öztahtalı ve Dr. Öğr. Üyesi Pelin Elcik Yorgancıoğlu ile Bize Proje Geliştirme A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demir ve Grup Direktörü Nazife Uslu Mumcu katıldı. Araştırma Üniversitesi kimliğiyle sanatta da zirve hedefi Törende konuşan BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, üniversitenin 50. yılını geride bırakmış köklü bir araştırma üniversitesi olarak Türkiye’nin en üst liginde yer aldığını vurguladı. Kırıştıoğlu, eğitim kalitesinin ancak ölçülebilir akreditasyonlarla tescillenebileceğini belirterek, sanayicilerin sanata yönelmesinin Bursa’nın sosyal yapısı için hayati önem taşıdığını ifade etti. Sanatın belediyeler veya siyasi yapılardan bağımsız, özgür bir alanda gelişmesi gerektiğini dile getiren Kırıştıoğlu, Bize Proje Geliştirme A.Ş. gibi vizyoner kurumların desteğinin Bursa’yı gerçek bir kültür şehri kimliğine kavuşturacağını ve Güzel Sanatlar Fakültesinin gelişimine büyük ivme katacağını belirtti. "Güzel sanatlar için yeni bir heyecan" Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Sait Liman, böylesine anlamlı bir projenin ortağı olmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Liman, üniversitenin sanatsal kapasitesini iş dünyasının vizyonuyla birleştirecek bu tür etkinliklerin, hem öğrenciler hem de Bursa halkı için büyük bir kazanım olacağını ifade ederek iş birliğinin hayırlı olmasını diledi. Katma değer üretecek bir işbirliği Bize Proje Geliştirme A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demir, otomotivden teknolojiye, tarımdan müzeciliğe kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösterdiklerini hatırlatarak, temel felsefelerinin "katma değersiz iş üretmemek" olduğunu söyledi. Geçmişte yaşadıkları bazı aksaklıklara rağmen sanat galerileri ve gösteri merkezleri kurma hedeflerinden vazgeçmediklerini belirten Demir, üniversite ile olan bu birlikteliği sadece bir sponsorluk ilişkisi olarak görmediklerini, bizzat eserin üretim sürecinde yer alarak sahiplenmek istediklerini kaydetti. Demir ayrıca, sanatsal projelerin yanı sıra Türkiye’de bir ilk olacak neodyum mıknatıs yatırımı ve uzay çalışmaları gibi teknik alanlarda da üniversitenin mühendislik birikimiyle istediklerini sözlerine ekledi.
Hatay Misafirliğe geldiği evin camından çıkarak kaybolan genç 13 gündür aranıyor Hatay’da penceredeki sinekliği parçalayıp camdan çıkarak ortadan kaybolan psikolojik rahatsızlığı olan genç, 13. gününde aranmaya devam ediliyor. Kardeşinin telefon kayıtlarının inceleneceğini ifade eden ağabey Tarık Çalışkan ve ailesi, gelecek umutlu haberi bekliyorlar. Van’dan çalışmak için Hatay’a gelen ve Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi’nde yaşayan 27 yaşındaki Uğur Çalışkan’a 3 yıl önce bipolar bozukluğu tanısı konuldu. Rahatsızlığı nedeniyle ilaç kullanan Çalışkan, 13 gün önce sabah saatlerinde misafir olarak kaldığı dayısının evinde penceredeki sinekliği parçalayıp evden ayrıldı. Aile tarafından yapılan kayıp başvurusu sonrası Çalışkan’ı bulmak için AFAD liderliğinde arama çalışması başlatıldı. Ekiplerin sahadaki arama çalışmaları 13. gününde devam ederken, Çalışkan’ın terliği bulundu. Kardeşinin telefon kayıtlarının inceleneceğini ifade eden ağabey Tarık Çalışkan ve ailesi, gelecek umutlu haberi bekliyorlar. "Jandarma ekipleri arama çalışmalarında en son terliği ormanlık alanda, şehrin üst bölgesinde buldu" Kardeşine ait olduğu düşünülen terliğin ormanlık alanda bulunduğunu söyleyen ağabey Tarık Çalışkan, "Kardeşim 13 gündür kayıp ve şu ana kadar hiçbir ize rastlamadık. Aramalarda en son zaten elbisesi bulundu. AFAD ekiplerinin arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Jandarma ekipleri arama çalışmalarında en son terliği ormanlık alanda, şehrin üst bölgesinde buldu. En son jandarma ekipleri bizleri aradı ve ’Ormanlara girmeyin, şüpheli bölgelerde arama yapın’ dedi. Şehre inme ihtimaline karşı jandarma ekipleri kamera kayıtlarını inceliyor. Biz de çaresiz bir şekilde bekliyoruz. Babamla birlikte savcılığa gittik ve kardeşimin telefonundaki HTS kayıtları için başvuru yaptık, inceleniyor. Telefonda bazı şifreler var ve bu şifreler çözülmeyi bekliyor. Biz de gelecek umutlu haberi bekliyoruz" dedi. "Ailecek perişan durumdayız" Günlerdir kayıp olan yeğeninden gelecek umutlu haberi bekleyen amca Menduh Çalışkan, "Ben kayıp Uğur’un amcasıyım. Yeğenim için 13 gündür buradayız ve hala Uğur’dan haber alamadık. Bütün yetkililer aramaya devam ediyorlar. Herkesten ve devletten umut bekliyoruz. Ailecek perişan durumdayız. Uğur’dan gelecek umutlu haberi bekliyoruz" ifadelerini kullandı.