GÜNDEM - 02 Ocak 2026 Cuma 12:23

Yeni yıla ’don’ nöbetiyle girdiler

A
A
A
Yeni yıla ’don’ nöbetiyle girdiler

Antalya’nın Serik ilçesinde gece saatlerinde hava sıcaklığı 0 derecenin altına düşmemesi için örtü altı üreticilerin şarkı sözlü don nöbeti başladı. Üreticiler soba ve dumanlama yöntemiyle mahsulünün don tutmasını önlemeye çalıştı. Önlem alınmayan bazı seralarda ise ürünler dondan dolayı zarar gördü.


Türkiye’nin en büyük örtü altı üretimi yapılan Serik’te üreticiler, gece saatlerinde hava sıcaklığının 0 dereceye kadar düşmesi sonrası, ürünlerini dondan korumak için gece boyunca seralarda soba yakarken kimisi de dumanlama yöntemini tercih etti. Üreticiler gece boyunca sık sık derece ile sera içerindeki ürünleri kontrol ediyor. Çandır Mahallesi’nde domates üreticiliği yapan Arısoy ailesi, sabaha kadar sürecek nöbette gitar eşliğinde söylenen şarkılarla, sabaha kadar süren nöbette birbirlerine destek oluyor.



"Bu gece baya uzun olacak"


Domates üreticisi Fahrettin Arısoy, hava sıcaklığının 0 dereceyi gösterdiği için domateslerin don tutmaması için mücadele ettikleri belirterek, "Aynı zamanda ailemde yanımda onlarla sohbet edip çay içip bize destek oluyorlar. Bu gece baya uzun olacak. Allah tüm çiftçilerimizin yardımcısı olsun" dedi.


Şeyma Arısoy ise gitar çalarak söylediği şarkılarla üreticilere destek olduğunu belirtti.



Muzların zarar görmemesi için dumanlama yöntemi


Serik ilçesine bağlı Üründü Mahallesi’nde de örtü altı muz üretimi yapan üreticiler, ürünlerinin zarar görmemesi için dumanlama yöntemini tercih etti. Gece saatlerinde başlatılan uygulama, sabahın ilk saatlerine kadar her saat başı düzenli olarak sürdürüldü. Üreticiler, saman ve yanıcı maddeler kullanarak seraların içine duman verip iç ortam sıcaklığını korumaya çalıştı. Zorlu hava şartları altında geçen nöbette çiftçiler, yoğun dumanın içinde seraları tek tek dolaşarak ürünlerini kontrol etti.



"Sera içerisine duman vermezsek ürün üşür ve verim alamayız"


Muz üreticisi Selman Sarı yaptıklarını işlemin ürünlerinin donmaması üzerine duman vermek olduğunu söyleyerek, "Her 2 saatte bir kontrol ederek, sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyoruz. Sera içerisine duman vermezsek ürün üşür ve verim alamayız" diye konuştu.


Tarım işçisi Ahmed Zemrullah ise yaptıkları işin zor olduğunu belirterek, "Çünkü sabaha kadar seraya girip saman yakarak duman veriyoruz. Çünkü ürünleri korumak için başka türlü yolu yok" dedi.



Patlıcanları don vurdu


Yine gece saatlerinde Üründü Mahallesi’nde bazı seralarda ise ürünler zarar gördü. Üretici Mustafa Ünal’a ait serada yetiştirilen patlıcanları don vurdu. Sabah saatlerinde gün ağırınca seraların üzerinde oluşan buzlanma ve ürünlerin zarar gördüğü görüldü. Mustafa Ünal, "Allah’tan gelen bir şey yapacak bir şey yok. Tüm çiftçilerimize geçmiş olsun" dedi.



Yeni yıla ’don’ nöbetiyle girdiler

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa Gülpınar, karla mücadele çalışmalarını değerlendirdi Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, son 58 yılın en yoğun kar yağışının ardından düzenlenen bilgilendirme toplantısında yürütülen çalışmaları tüm ayrıntılarıyla kamuoyuyla paylaştı. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, kentte etkili olan ve Cumhuriyet tarihinin en yoğun kar yağışlarından biri olarak kayıtlara geçen süreçle ilgili kapsamlı bir basın toplantısı düzenledi. Gülpınar, "Karaköprü’de 32 santimetre kar ölçtük, 104 saat kesintisiz çalıştık, 48 bin 945 kilometre yol kat ettik. Bu rakamlar mücadelenin büyüklüğünü ortaya koyuyor" dedi. "Urfa, son 58 yılın en yoğun kar yağışını yaşadı" Büyükşehir Belediyesi Toplantı Salonu’nda düzenlenen değerlendirme toplantısında kar yağışının boyutuna dikkat çeken Gülpınar, Meteoroloji Bölge Müdürlüğü verilerine göre Şanlıurfa’da en son 1968 yılında 29 santimetre kar ölçümü yapıldığını hatırlattı. 31 Aralık gecesi Karaköprü’de yapılan ölçümde ise kar kalınlığının 32 santimetreye ulaştığını belirten Gülpınar, "Bu resmi bir ölçüm değil ancak bizzat kendi ellerimizle ölçtük. Büyük ihtimalle Urfa tarihinin en yoğun kar yağışını yaşadık" dedi. Kar yağışının sıradan bir meteorolojik olay olmadığını vurgulayan Gülpınar, ana yolların kapanmasının her kar yağışında yaşanabileceğini ancak bu kez durumun çok daha farklı olduğunu ifade etti. Gülpınar "Benim için en önemli gösterge, karın ağırlığına dayanamayan çatıların çökmesidir" dedi. Gülpınar, Organize Sanayi Bölgesi, oto galericiler sitesi, hal pazarı, kamu kurumları ve 12 Eylül Caddesi başta olmak üzere birçok noktada sundurma, tente ve pergolelerin çöktüğünü, araçların hasar gördüğünü ve ciddi maddi kayıpların oluştuğunu söyledi. Olağanüstü hava şartlarına rağmen sürecin kontrollü şekilde yönetildiğini belirten Gülpınar, kar yağışından bir gün önce tüm birimlerle toplantı yaptıklarını açıkladı. Araçların konuşlandırılacağı noktaların önceden belirlendiğini, tüm araçlara kamera sistemi kurulduğunu ve uydu üzerinden takip edildiğini kaydeden Gülpınar, "Gece 12’den itibaren ekiplerimiz görev yerlerine geçti ve karın başlamasını bekledi" şeklinde konuştu. Kar yağışının sabah saatlerinde başlayarak zaman zaman tipiye dönüştüğünü belirten Gülpınar, yolların açıldıktan 10 dakika sonra tekrar kapandığını söyledi. Buna rağmen ekiplerin 24 saat aralıksız, toplamda ise 104 saat kesintisiz çalıştığını ifade eden Gülpınar, "Yılbaşı gecesi ve yılbaşı günü, Urfa halkı mağdur olmasın diye personelimiz büyük bir fedakarlık gösterdi. Hepsine yürekten teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Gülpınar, yaşanan trafik aksaklıklarının büyük bölümünün zincirsiz ve kar lastiği olmayan araçlardan kaynaklandığını vurguladı. Özellikle ağır tonajlı araçların Akabe yokuşu gibi kritik güzergâhlarda trafiği tıkadığını söyledi. "Kendi binek aracımızla, sadece kar lastiği sayesinde 13-14 saat boyunca Urfa’yı dolaştık, hiçbir sorun yaşamadık" diyen Gülpınar, vatandaşlara zorunlu olmadıkça trafiğe çıkmamaları çağrısında bulundu. "Şehir geneli kamera ve devriye araçlarıyla izlendi" Ulaşım Daire Başkanlığı bünyesindeki Trafik Kontrol Merkezi’nden tüm şehrin anlık olarak izlendiğini belirten Başkan Gülpınar, 23 gezici devriye aracı ve 484 kamera ile müdahale önceliklerinin belirlendiğini söyledi. Bazı araçların aynı güzergahta bir günde 100 kilometreye yakın yol yaptığını ifade eden Gülpınar, bunun mücadelenin ne kadar yoğun olduğunu gösterdiğini kaydetti. Gülpınar, karla mücadele kapsamında yürütülen çalışmaların büyüklüğünü rakamlarla ortaya koyarak, süreç boyunca 3 bin 620 ton tuzun kullanıldığını, bin 412 belediye personelinin sahada görev aldığını söyledi. Çalışmalarda 298 araç ve iş makinesinin aktif olarak kullanıldığını belirten Gülpınar, ekiplerin toplamda 48 bin 945 kilometre yol kat ettiğini, mücadelenin ise 104 saat boyunca kesintisiz sürdürüldüğünü ifade etti. Kar yağışı süresince toplu taşımanın iki gün boyunca ücretsiz yapıldığını belirten Gülpınar, 546 bin vatandaşın ücretsiz taşındığını söyledi. Yolda kalan vatandaşlara adet kumanyalar dağıtıldığını, ücretsiz araç kurtarma hizmeti verildiğini ve mahsur kalanlara ikame destek sağlandığını ifade etti. "Kırsalda 2 bin 431 kilometre yol açıldı" Kar yağışının ardından çalışmaların kırsala kaydırıldığını belirten Gülpınar, bu sabah itibarıyla 2 bin 431 kilometre köy yolunun ulaşıma açıldığını açıkladı. 25 ekibin sahada görev yaptığını, özel sektörden kiralanan greyderlerle çalışmaların hızlandırıldığını ifade eden Gülpınar, "Hedefimiz 48 saat içinde kapalı köy yolu bırakmamak. Dünyanın hiçbir yerinde yüzde 100 sorunsuz bir afet yönetimi yoktur. Önemli olan tedbiri önceden almak ve krizi yönetmektir. Biz bunu yaptık. Kuraklık tehdidi altındayız. Bu yağış rahmettir, berekettir" dedi. Gülpınar, kar yağışının başladığı ilk gün Harran ilçesinde bir otomobilin sulama kanalına düşmesi sonucu 3 çocuğun hayatını kaybettiğini, sürücünün ise kayıp olduğunu kazaya da vurgu yapan Gülpınar, yaşamını yitiren çocuklara Allah’tan rahmet diledi. Gülpınar, Harran’da kayıp olan vatandaşın bulunması için arama çalışmalarının aralıksız sürdüğünü de vurguladı. Toplantı, basın mensuplarının soruları ve değerlendirmeleriyle sona erdi.
Ankara Köpeklerin saldırısına uğrayan çocuğu kurtaran komşu: "10 saniye daha geç kalsaydım çocuğun anca parçalarını bulabilirlerdi" Ankara’da sahipsiz köpek sürüsü tarafından saldırıya uğrayan 8 yaşındaki çocuğu kurtaran komşusu, "10 saniye daha geç kalsaydım çocuğun anca parçalarını bulabilirlerdi" dedi. Olay, Altındağ ilçesinin Atıfbey Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, okuldan evine dönen 1. sınıf öğrencisi 8 yaşındaki Davut E., sokak köpeklerinin saldırısına uğradı. Olayı fark eden komşusunun müdahalesiyle ilkokul öğrencisi çocuk kurtarıldı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından yaralı çocuk hastaneye kaldırıldı. Tedavisi devam eden çocuğun ağabeyi, sokaklardaki başıboş köpeklerin toplatılması için çağrıda bulundu. "Köpekler çocuğu paramparça etmişler, kardeşimin hiçbir yeri sağlam kalmadı" Başıboş köpeklerin kardeşinin her yerini yaraladığını söyleyen Abdul Elhamid, "Kardeşim otobüsten indikten sonra eve gelirken köpeklerin saldırısına uğruyor. Köpekler çocuğu paramparça etmişler, hiçbir yeri sağlam kalmadı. Burası köpeklerle dolu. İşe giderken köpekler bize bile saldırıyor, korkuyoruz. Geçen günlerde burada Afgan bir çocuğu da köpekler paramparça etti. Yetkililer köpekleri toplarsa en azından içimiz rahatlar, çocuklar da okula rahat gidebilirler. Kardeşimin tedavisi şu an devam ediyor. Köpekler, kardeşimin kafatasını ve ayaklarını her yerini komple yaralamışlar" dedi. "Köpeklerden korkuyoruz, sürekli saldırıyorlar" Sokak köpeklerin, çocuk veya yetişkin fark etmeksizin herkese saldırdığını aktaran İmat Garipo ise, "Köpekler sürekli çocuklara saldırıyor. Çocuklar okula gidemiyor, otobüsten iner inmez köpekler saldırıyor. Köpekleri toplasınlar, işe bile gidemiyoruz. Köpeklerden korkuyoruz" diye konuştu. "10 saniye daha geç kalsaydım çocuğun anca parçalarını görebilirlerdi" Saldırıya uğrayan çocuğu kurtarırken köpeklerin kendisine de saldırdığını söyleyen Mehmet Dilek, "Eşimle beraber doktordan dönerken köpeklerin boğuşmasını gördüm. Boğuşmada yaklaşık 20 tane köpek vardı, hepsi de kangal cinsindeydi. İlk başta çocuğu köpeklerin arasında fark etmedim. Çocuğu gördüğümde zaten kendinden geçmişti. Köpeklerin arasında girdim, bana da saldırdılar. Çocuğu kucağıma aldığımda her tarafı kan içindeydi. 10 saniye daha geç kalsaydım çocuğun anca parçalarını bulabilirlerdi. Yetkililerden başıboş köpekler konusunda önlem almasını istiyorum" şeklinde konuştu.