- 24 Nisan 2022 Pazar 12:55

Ermeniler tarafından şehit edilen Türkler için Kuran-ı Kerim okundu

A
A
A
Ermeniler tarafından şehit edilen Türkler için Kuran-ı Kerim okundu

Milliyetçi Hareket Partisi Çıldır İlçe Başkalığı Ermeniler tarafından Kotanlı köyünde katledilen vatandaşlar için Kotanlı köyündeki şehitliği ziyaret ederek şehitler için kuran-ı kerim okundu.

Milliyetçi Hareket Partisi Çıldır İlçe Başkalığı Ermeniler tarafından Kotanlı köyünde katledilen vatandaşlar için Kotanlı köyündeki şehitliği ziyaret ederek şehitler için kuran-ı kerim okundu.


Kotanlı şehirliğinde açıklama yapan MHP Çıldır İlçe başkanı Volkan Topkaya "Her yıl olduğu gibi bu yıl da Türkiye Cumhuriyeti devletinin önüne sürülen Asılsız Soykırım İddialarını kabul ettirme çabalarının, gerek ulusal gerekse de uluslararası camiada adeta bir ‘’şov yapma günü’’ haline getirilen 24 Nisan’dayız.


24 Nisan 1915 tarihi; Orta ve Doğu Anadolu’nun hemen hemen her köşesinde Türk köylüsünü akıl almaz vahşi yöntemlerle katleden, sakat bırakan, topraklarını terk etmesine sebep olan Ermeni Komitelerinin kapatıldığı, yöneticilerinden 2345 kişinin devlet aleyhine faaliyette bulunmak suçundan tutuklandığı tarihtir.


Dışarıdaki Ermenilerin ve içerideki Ermenicilerin her yıl “Ermeni soykırımının yıldönümü” diye andıkları 24 Nisan, işte bu 2345 komitecinin tutuklandığı tarihtir ve yer değiştirme uygulamasıyla hiç bir şekilde ilgili değildir.


Son yüz yılın hemen hemen her bölümünde Ermenilerin Türklere karşı yapmış oldukları planlı katliamları görmekteyiz. Kayıtlara geçen rakamlara göre 1914-1922 yılları arasında Ermeniler 520 bin Türkü akıl almaz yöntemlerle katletmişlerdir. Bu katliamlardan Çıldır da nasibini almıştır.


Çıldır’da Ermeni kırgınına sebep olan iki önemli unsur vardır. Bunlardan birincisi; İngilizler’in Mondoros Ateşkes Antlaşmasına dayanarak Kars’a girmeleri ve Kars Gönüllü birliğince kurulan Cenub-i Garb-i Kafkas Hükûmeti’nin dağıtılmasıyla halkın başsız ve savunmasız bırakılmasıdır.


İkinci olarak da Ruslar’ın bölgeden çekildikleri zaman bölgenin kontrolünü ve silahlarını tamamen Ermeni asıllı General ve Valilere teslim etmesidir.


Sırasıyla Erzurum, Kağızman, Sarıkamış, Kars, Arpaçay ve Ardahan’daki Ermeni katliamları en son olarak Çıldır’da bütün vahşi yüzüyle görülmeye başlar.


Bölge genelinde Vağarşak isimli çetecinin kurduğu ‘’Canfida’’ örgütünün, Çıldır ise Ermeni asıllı kaymakam Andon’un yönetimindeki Ermeni çetelerinin ilk olarak Sazlısu köyüne gelerek 14 Türk’ü katletmesinin ardından, Ermenilerin geldiğini duyan köylüler mağaralara kaçarlar, köyde bir kaç genç kalır, onları köyün ortasında toplar kurşuna dizerler.


Yol kenarındaki köylerde katliam yapa yapa gelen Ermeni çetelerini duyan Terekeme Çayıs köylüleri kaçarak mağaralara saklanırlar. Bazı köylüler Ermeniler bir şey yapmaz diye kaçmamıştır. Günlerce mağaralarda yaşayan Türkler köylerine döndüklerinde gördükleri manzara kan dondurur. Köyde kalan kadınların göğüsleri kesilerek direklere asılmış, hamile olanların karınları deşilerek bebekler çıkartılmıştır. Terekeme Çayıs köyünde onlarca Türk vahşice katledilmiştir.


Yol üzerindeki köylerde katliam yapıldığını duyan Yıldırım Tepe köylüleri evlerini terk ederek Şeytan kalesine sığınmışlardır. Aylarca mağarada ve kalede yaşayan Türkler köylerine döndüklerinde görmüşlerdir ki köyde kalanları kurşuna dizmişler, kafalarını kesmişlerdir. Yıldırım Tepe Köyü’nde de 19 Türk vahşice katledilmiştir.


Ermenilerin Çıldır’da yaptıkları katliamlar daha bitmemiştir. 1919 Şubat ayında Ermeni çeteleri Çıldır’ın Meryem köyüne gelirler. Köyde yaşayanlar Ermenilerin geldiğini duyunca Kotanlı Köyü’ne kaçarlar. Kotanlı köyüne gelen Ermeniler 77 kişiyi kurşuna dizerler. İşte bugün başında bulunduğumuz anıt bu şehitlerimizin mezarıdır.


Meryem köyündeki bu katliama şahitlik eden ve bugün hayatta olmayan Fatma teyze o günleri şöyle anlatır;


"Ermeniler köye geldiklerinde ben koca kız idim. Kendim kaçabiliyordum. Onlar bizi öldürecek diye biz kaçtık. Ermeniler babamların da içinde olduğu kişileri yakaladı, Ardahan’a götüreceklerini söylediler ve bir yere yığdılar onları. Sonra kurşuna dizdiler; tam 77 kişi.. İçlerinde bizim evden altı kişi vardı. Babamı, anamı, dedemi, amcamı, iki de kardeşimi öldürdüler".


Bu ve buna benzer bir çok acı hatırayı hepimiz dedelerimizden, nenelerimizden bilir duyarız. Bilmediklerimizi de Osmanlı ve Rus arşivlerinden okumaktayız. Ermeni terörünün en acımasız yüzünü Çıldır ve hemen hemen bütün köyleri yaşamıştır. Hal böyle iken, sağda solda ‘’soykırım yalanının borazanlığını yapmak’’ kimsenin haddine değildir.


Gözlerimizin önünde yüzlerce örneği var iken, Devletimizi yönetenleri, dünyaya nizam veren adalet getiren büyük Türk milletinin maruz bırakılmak istenen "soykırım yalanına" karşı dik durmaya davet ediyoruz. Büyük Türk milleti şerefli geçmişinde hiç kimseye dininden,dilinden,ırkından ve mezhebinden ötürü zor kullanmamış hiç kimseye soykırım uygulamamıştır.


Ölüsünü kullanmaya hiçbir zaman tenezzül etmeyen bu millet, Ermenilerin Çıldır’da yaptıkları katliamlarda şehit olan vatan evlatlarını da büyük bir sabır ve tevekkül ile bağrına basmış ve yıllarca metanetini korumasını bilmiştir. Biz sussak, konuşmasak bile; bu toplu mezarlar bu mezar taşları gerçeği her zaman haykıracaktır. Şehitlerimize yüce Allah’tan rahmet, geride kalan yakınlarına bas sağlığı diliyorum" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Hakan Tosun’un ölümüne ilişkin 2 sanık hakim karşısında Esenyurt’ta, Hakan Tosun’un dövülerek öldürülmesine ilişkin 2 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek duruşmayı erteledi. Esenyurt’ta 11 Ekim 2025 tarihinde Hakan Tosun’un 2 şahıs tarafından dövülerek öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Abdurrahman Murat (18) ve Adnan Şahin (25) Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Tosun’un müşteki ailesi ile tarafların avukatları ise salonda hazır bulundu. Tutuklu sanık Abdurrahman Murat, "Yaşanan olay için üzgünüm. Maktulün ailesine sabır diliyorum. Olay günü evde otururken Kadir Can isimli arkadaşım, nişan davetiyesi vermek için yanıma geldi. Can’ın arabasına bindim, araçta yemek yedik, bu esnada maktul Hakan Tosun, bir direğe yaslanmış şekilde alkol alarak aracımızı izliyordu. Biz, maktulün darbedildiğini düşündük. Daha sonra ben evime geçtim. Beş dakika sonra markete gitmek için çıktım. Hakan Tosun yine oradaydı. Bende onu uyarmak istedim. Elinde ve etrafından alkol şişeleri vardı. Burada içme yukarda arsa var git orada iç dedim. Ben bunu iyi niyetle söyledim. Bana küfür etti. Omzuna sert olmayan bir tekme attım. Bana yine küfür etti. Kafasına vurmadım. Yanımda arkadaşım da vardı, marketten dönüyorduk. Hakan Tosun’u gördük. Arkadaşım bana, ’adam tuvaletini yapıyor’ dedi. Ben de inanamadım ve tam hizasına geldim beni görünce ’yine mi sen?’ diyerek küfretti. Ben tekme attım. O ara Adnan abi araçla geçerken beni gördü. Adnan abi de bir tane tekme attı. Çünkü bize küfür ediyordu. Olay yerinden ayrıldık. Elim kırılsaydı o yumruğu atmasaydım. Şahıs beni tahrik etti" ifadelerini kullandı. "Ayağa kalkıp, gitmesi için yaptım" Tutuklu sanık Adnan Şahin ise, olay günü arabasındayken bağrışma sesi duyduğunu, sesin geldiği yere gittiğinde sanık Murat’ı gördüğünü ve yanına gittiğini belirterek, "Murat’a ne olduğunu sorduğumda, maktulün bağırarak küfürler ettiğini söyledi. Ben de maktulün gitmesini söyledim. Bunun üzerine maktul bana küfür etti. Abdurrahman’ı arabaya bindirdim. Hakan’ı daha önce hiç görmemiştim. Üstü başı yırtıktı. Ben sadece baldırına dürttüm. Ayağa kalkıp, gitmesi için yaptım. Darbetmedim" şeklinde konuştu. Beyanda bulunan Tosun’un müşteki ailesi, sanıklardan şikayetçi olduklarını belirterek cezalandırılmalarını talep ettiler. Duruşmada, ’tanık’ sıfatıyla beyanda bulunan Berithan Kuluban, "Maktul, metrobüste küfür ediyordu. Diğer yolcularla birlikte maktulü uyardık. Metrobüste Tosun’un birilerini taciz ettiğini duydum. Bu nedenle maktule inmesini söyledik. Maktul inmedi. Biz de, metrobüsten zorla indirdik ve güvenliğe teslim ettik" dedi. Tanık Gözde Obay ise, olayın yerinin evinin karşısından olduğunu, bağrışma seslerini duyunca ne olduğuna bakmak için balkona çıktığını, maktulün elektrik direğine yaslanır şekilde oturduğunu, elinde ne olduğunu bilmediği bir teneke kutu bulunduğunu söyledi. Tutukluluk halleri devam edecek Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi. İddianameden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Hakan Tosun (51) ‘maktul’, Abdurrahman Murat (18), Adnan Şahin (25) ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde öldürme kastıyla tekme ve yumruk vurmaları sonucu maktulü öldürdüğü belirtildi. Maktulün hayati önem taşıyan ölümcül baş bölgesinden yaralanmış olması, maktulün yaralanmasının, hedef alınan vücut bölgesi, darbe sayısı neticesinde ölümünün meydana geldiği aktarıldı. Şüpheliler Adnan ve Murat’ın maktule yönelik eylemlerinin ayrı ayrı ‘kasten öldürme’ suçunu oluşturduğu bilgisi yer aldı. İddianamede, şüpheliler Abdurrahman Murat ile Adnan Şahin hakkında ayrı ayrı ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
Adıyaman Samsat’ta ‘Edebiyat Günleri’ programı gerçekleştirildi Adıyaman’ın Samsat ilçesinde iki günlük Edebiyat Günleri programı gerçekleştirildi. Samsat Çok Programlı Anadolu Lisesi koordinesinde, Maarifin Kalbinde Edebiyat, Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik Projesi kapsamında okul konferans salonunda Edebiyat Günleri etkinlikleri gerçekleştirildi. Programa Samsat Kaymakamı Hasan İnanç Gökçayır, Samsat Belediye Başkanı Halil Fırat, Adıyaman İl Milli Eğitim Müdürü Ali Tosun, İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Yelken, İlçe Milli Eğitim Müdürü Abdullah Akın, Adıyaman Eğitim Bir-Sen Başkanı Mehmet Demir, AK Parti İlçe Başkanı Osman İdacı, MHP İlçe Başkanı Hamit Korkmaz, kurum amirleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Kütüphane sohbetleri kapsamında Barış Ağır ve Ümit Erdem öğrenciler ile bir araya geldi. Daha sonra Okul Müdürü Mehmet Tepe moderatörlüğünde Prof. Dr. Mehmet Özger, Mustafa Köneçoğlu, Duran Boz ve Aziz Kağan Güneş tarafından, "Şiir ve Hayat İlişkisi Bağlamında Şairin Beslenme Kaynakları" konulu bir panel gerçekleştirildi. Programın ikinci bölümünde, Ahmet Tepe, Barış Ağır, Aziz Kağan Güneş, Duran Boz, Fahrettin Çelik, Mehmet Özger, Mehmet Sümer, Mehmet Tepe, Mehmet Yılmaz, Mustafa Köneçoğlu ve Ümit Erdem birer şiir yorumladı. İkinci gün ise Abdullah Saka yönetiminde, Eylül Sonuç, Ebrar Erdem ve Asya Aktoprak’ın katılımı ile "Bir Ada Hikayesi: Sait Faik Abasıyanık" konulu bir panel gerçekleştirilerek, Samsat sınırları içerisinde bulunan Bakacak Tepesi’nde şiir programı sunuldu. Programda birer açıklama yapan Adıyaman İl Milli Eğitim Müdürü Ali Tosun, Samsat Belediye Başkanı Halil Fırat ve Samsat Kaymakamı Hasan İnanç Gökçayır birer konuşma yaparak, programda emeği geçenlere teşekkür etti. Programa katılan şairler ve diğer emeği geçenlere plaket ve hediyeleri takdim edildi.