ASAYİŞ
Motosikletini 5 dakika emanet etti, 200 bin TL ceza yedi 06 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:33:41 Aydın’ın Efeler ilçesinde yaşayan 19 yaşındaki gence, kısa süreliğine arkadaşına verdiği motosikletiyle işlenen ihlal sonrasında 200 bin TL’lik ceza kesildi. Aydın’da yaşayan 19 yaşındaki Kadir Arslan, kısa süreliğine emanet ettiği motosikletiyle işlenen trafik ihlali nedeniyle adına kesilen 200 bin TL’lik cezaya itiraz etti. Genç, suçu kendisinin işlemediğini ifade ederek cezanın asıl sorumluya aktarılmasını talep etti. Olayın 1 Nisan gecesi meydana geldiğini belirten Arslan, G.A. isimli arkadaşıyla birlikte yemek yemek için dışarı çıktıklarını, bu sırada G.A.’nın kendisinden telefon ve motosikletini istediğini söyledi. Şahsın kısa sürede geri döneceğini ifade ettiğini belirten Arslan, "Telefonumu verdim, ardından ‘karşıdaki bakkala gidip geleceğim’ deyince motosikleti de verdim. Ancak dediği gibi kısa sürede geri gelmedi. Daha sonra e-devlet’e girdiğimde adıma kesilmiş trafik cezasını gördüm" diye konuştu. "Bana hiç bir şey söylemedi" Motosikleti alan kişinin polis uygulamasından kaçtığını sonradan öğrendiğini ifade eden Arslan, "Bana hiçbir şey söylemedi. Ceza kesildiğini de e-devlet’ten öğrendim. Görüntülerde motosikleti kullanan kişinin o olduğu açıkça belli" diye konuştu. Elinde güvenlik kamerası görüntüleri ve ses kayıtları bulunduğunu dile getiren Arslan, söz konusu kişinin konuşmalarında suçu kabul ettiğini öne sürdü. Arslan, "Kamera kayıtlarında yüzü, kıyafetleri, her detayı net şekilde görülüyor. Ayrıca ses kayıtlarında da suçu kabul ettiğini söylüyor. Buna rağmen yaptığım itirazlardan sonuç alamadım" ifadelerini kullandı. "Hakkımı arıyorum" Sulh ceza hakimliğine yaptığı başvurunun reddedildiğini belirten Arslan, "1 Nisan günü gece 1 saatlerinde dükkana yemek yemeye gittik. Daha sonra yanına geldiğimde ‘kardeşim telefonunu verir misin? Birini arayacağım’ dedi. Ben de çıkartıp telefonumu verdim. Daha sonradan ’iki dakikaya karşıdaki bakkala gidip geleceğim’ dedi. Ben de onun üzerine motorumu verdim. Fakat iki dakikaya gelmedi. Bir de trafik cezası yemiş. Ben bunu daha sonra e-devlet’ime girdiğimde öğrendim. Elimde olay gününe ait görüntü ve ses kayıtlarıyla sulh hakimliğine itirazda bulundum. Kesinlikle dönüş alamadım. Cezaya itiraz ettim ve dilekçemi adliyeye sabah verdim, akşamında direkt ret geldi. Verdiğim CD ve resimler kesinlikle incelenmedi. Polisin yaka kamerasını ve bilirkişi talep etmeme rağmen bunlar görmezden gelindi. Hakkımı arıyorum. 1 aydır mahkeme köşelerinde sabahlıyorum. Hangi kapıyı çalsam o kapı üzerime kapandı. Yapmadığım bir olayın cezasının parasını ödemek istemiyorum ve ödeyecek durumum da zaten yok. Gerekirse 2 sene, gerekirse 10 sene ben bu adaletin yerini bulması için her yere başvuru yapacağım" şeklinde konuştu. "Motoru vermek benim en büyük hatam" Motosikletini verdiği için hatalı olduğunu ifade eden Arslan, "Benim en büyük hatam güvenip motoru vermemdi. Ben zaten bu suçu kabul ediyorum. Motoru vererek en büyük hatayı kendim yaptım. Fakat biz aileden birilerine yardım etme ya da herhangi bir eksiğini vermeyi görmüş insanlarız. 5 dakikalık bir iş, bana 200 bin liraya mal oldu. Yapmadığım bir suçtan dolayı cezalandırılıyorum. Bu cezayı ödemek istemiyorum. Yapmadığım bir suçun altında kalmak istemiyorum" dedi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:33 Yaşlı kadınları milyonluk vurgunla dolandırmışlar Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde kendilerini polis ve savcı olarak tanıtarak yaşlı vatandaşları hedef alan dolandırıcılık şebekesi, polisin titiz çalışması sonucu çökertildi. 2 yaşlı kadından milyonlarca lira değerinde para ve altın alan 3 şüpheli yakalanarak adliyeye sevk edildi. Dolandırıcılar, telefonla aradıkları yaşlı vatandaşları çeşitli bahanelerle kandırarak paralarını teslim etmelerini sağladı. 79 yaşındaki B.S.’yi arayan şüpheliler, kendilerini polis ve savcı olarak tanıttıktan sonra sertifika verecekleri vaadiyle ikna etti. Yaşlı kadın, kendisine söylenen noktaya altınlarını bıraktı. Kısa süre sonra olay yerine gelen E.Ç. isimli şüpheli altınları alarak uzaklaştı. Çantayla birlikte yakalandı Aynı yöntemle 76 yaşındaki H.K. isimli bir başka yaşlı kadından da 1 milyon 50 bin lira alındı. Dolandırıldıklarını fark eden mağdurlar durumu polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine harekete geçen Çerkezköy İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, özel bir çalışma başlatarak yüzlerce güvenlik kamerası kaydını detaylı şekilde inceledi. Yapılan araştırmalarda, B.S.’nin bıraktığı çantayı alarak motosikletle kaçan kişinin E.Ç. olduğu belirlendi. Soruşturmayı derinleştiren ekipler, şüpheli Ö.F.A.’yı kullandığı korsan taksi içerisinde, içinde 1 milyon 25 bin 800 lira bulunan çantayla birlikte yakaladı. Adliye sevk edildi Çantadaki paranın H.K.’dan alınan para olduğu tespit edilirken, ele geçirilen meblağın tamamı mağdura teslim edildi. Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda ise dolandırıcılıktan elde edildiği değerlendirilen 40 bin lira nakit para ele geçirildi. Operasyonda, daha önce yakalanan E.Ç. ile birlikte hareket ettiği belirlenen O.A. da Çorlu’da gözaltına alındı. Yapılan incelemelerde şüphelilerin ayrıca Bursa’da 2, Çanakkale’de 1 ve İstanbul’da 1 olmak üzere toplam 4 ayrı dolandırıcılık olayının faili oldukları ortaya çıktı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 3 şüpheli, adliyeye sevk edildi.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:32 Zonguldak’ta 7 bin 576 kazada 28 kişi hayatını kaybetti Zonguldak’ta 2025 yılına ait TÜİK verilerine göre toplam 7 bin 576 kaza meydana gelirken, bu kazalarda 28 kişi hayatını kaybetti, 2 bin 704 kişi yaralandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan 2025 yılı Karayolu Trafik Kaza İstatistikleri, Zonguldak’taki ağır tabloyu netleştirdi. Resmi verilere göre, trafiğe kayıtlı 208 bin 264 motorlu kara taşıtının bulunduğu kentte bir yıl içinde toplam 7 bin 576 kaza kayıtlara geçti. Bu kazaların bin 887’si ölümlü ve yaralanmalı kazalar sınıfında yer aldı. Ölümlerin çoğu kaza sonrasında gerçekleşti Rapordaki en çarpıcı detaylardan biri de can kayıplarının yaşandığı aşama oldu. Zonguldak genelindeki kazalarda toplam 28 kişi yaşamını yitirdi. Bu ölümlerin 10’u doğrudan olay yerinde gerçekleşirken, 18 kişi ise kaza sonrasındaki süreçte hayatını kaybetti. Kentte yıl boyunca trafik kazalarında yaralananların toplam sayısı ise 2.704 olarak açıklandı. Komşu illerde de tablo ağır TÜİK verileri, Batı Karadeniz’deki komşu illerde de tablonun ciddi olduğunu gösterdi. Karabük’te meydana gelen 992 kazada 24 kişi hayatını kaybetti ve bin 427 kişi yaralandı. Bartın’da ise 657 kazada 13 can kaybı yaşanırken, bin 14 kişi yaralı olarak kaydedildi. Türkiye genelinde 6 binden fazla can kaybı Ülke genelindeki bilanço ise endişe verici boyutta oldu. Türkiye’de 2025 yılı içinde toplam 288 bin 321 ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldi. Meydana gelen bu kazalarda toplam 6 bin 35 kişi hayatını kaybederken, 403 bin 937 kişi yaralandı.
Kastamonu’da yıkılma tehlikesi bulunan tescilli tarihi konak için yıkım kararı
27 Nisan 2026 Pazartesi - 10:28 Kastamonu’da yıkılma tehlikesi bulunan tescilli tarihi konak için yıkım kararı Kastamonu’nun Hanönü ilçesinde bulunan yaklaşık 250 yıllık olan tescilli Hüseyin Bey Konağı’nın, tehlike arz etmesi sebebiyle yıkımına başlandı. Kastamonu’nun Hanönü ilçesine bağlı Yenice köyünde yaklaşık 250 yıllık tarihi geçmişe sahip Hüseyin Bey Konağı için yıkılma tehlikesi sebebiyle yıkım kararı verildi. Kastamonu İl Kültür ve Turizmi Müdürlüğü tarafından daha önce tescillenen tarihi konağın kararla birlikte yıkımına başlandı. Yenice köyünde yaşayan ve emekli öğretmen ve yazar Muhittin Göksoy, Yenice köyünün kurucusu Hacı Ahmetoğulları’ndan Hüseyin Bey tarafından yaptırılan konağın bugüne kadar mirasçılarının aralarındaki anlaşmazlık sebebiyle onarılamadığını ifade etti. Konağın ikinci derecede korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenmesinin ardından köy muhtarlığı ve Yenice köyü Çevre Güzelleştirme Derneği olarak konağın restorasyonu için çabaladıklarını, ancak sonuç alamadıklarını belirten Muhittin Göksoy, "Tarihi konağın çatısı, duvarları, pencereleri yıkılmış durumda. Bu haliyle çevreden geçenlere de zarar verebilir. Tarihi konağın bir an önce restore edilerek turizme kazandırılması gerekirken, fakat en son yıkım kararı verildi ve yıkım çalışmalarına da kararla birlikte başlandı" dedi. Göksoy, 2 katlı konakta 7 oda bulunduğunu ve odaların birinin tavanında işleme ve süslemelerin olduğunu ifade ederek, "Konağın tavanında duran ağaç süslemeleri hala güzelliğini koruyordu. Kastamonu mimarisinin örneklerinden biri olduğu göz önüne alınan konağın yıkılması bizleri çok üzdü" diye konuştu.
Kastamonu’da yıkılma tehlikesi bulunan tescilli tarihi konak için yıkım kararı
27 Nisan 2026 Pazartesi - 10:28 Kastamonu’da yıkılma tehlikesi bulunan tescilli tarihi konak için yıkım kararı Kastamonu’nun Hanönü ilçesinde bulunan yaklaşık 250 yıllık olan tescilli Hüseyin Bey Konağı’nın, tehlike arz etmesi sebebiyle yıkımına başlandı. Kastamonu’nun Hanönü ilçesine bağlı Yenice köyünde yaklaşık 250 yıllık tarihi geçmişe sahip Hüseyin Bey Konağı için yıkılma tehlikesi sebebiyle yıkım kararı verildi. Kastamonu İl Kültür ve Turizmi Müdürlüğü tarafından daha önce tescillenen tarihi konağın kararla birlikte yıkımına başlandı. Yenice köyünde yaşayan ve emekli öğretmen ve yazar Muhittin Göksoy, Yenice köyünün kurucusu Hacı Ahmetoğulları’ndan Hüseyin Bey tarafından yaptırılan konağın bugüne kadar mirasçılarının aralarındaki anlaşmazlık sebebiyle onarılamadığını ifade ettti. Konağın ikinci derecede korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescillenmesinin ardından köy muhtarlığı ve Yenice Köyü Çevre Güzelleştirme Derneği olarak konağın restorasyonu için çabaladıklarını, ancak sonuç alamadıklarını belirten Muhittin Göksoy, "Tarihi konağın çatısı, duvarları, pencereleri yıkılmış durumda. Bu haliyle çevreden geçenlere de zarar verebilir. Tarihi konağın bir an önce restore edilerek turizme kazandırılması gerekirken, fakat en son yıkım kararı verildi ve yıkım çalışmalarına da kararla birlikte başlandı" dedi. Göksoy, 2 katlı konakta 7 oda bulunduğunu ve odaların birinin tavanında işleme ve süslemelerin olduğunu ifade ederek, "Konağın tavanında duran ağaç süslemeleri hala güzelliğini koruyordu. Kastamonu mimarisinin örneklerinden biri olduğu göz önüne alınan konağın yıkılması bizleri çok üzdü" diye konuştu.
Baba Mahir Yılmaz: "Oğlumun bir mezarı olsun, en azından gidip bir Fatiha okuyalım"
27 Nisan 2026 Pazartesi - 10:27 Baba Mahir Yılmaz: "Oğlumun bir mezarı olsun, en azından gidip bir Fatiha okuyalım" Elazığ’da üzerinden 3,5 yıl yıl geçen kayıp kuzenler davasında, baba Mahir Yılmaz, "Oğlumun kaybolmasının üzerinden 3,5 yıl geçti. Oğlumun bir mezarı olsun, en azından gidip bir Fatiha okuyalım. İçimiz biraz rahatlasın" dedi. Edinilen bilgiye göre, Elazığ’ın Kovancılar ilçesinde yaşayan 26 yaşındaki Mustafa Yılmaz, 21 yaşındaki N.N.Y.’yi kaçırmasının ardından ikili evlendi. Olay sonrası Yılmaz ailesi ile karşı taraf arasında gerginlikler yaşanmaya başlandı. Ardından Mustafa Yılmaz, 22 Ocak 2023 tarihinde ortadan kayboldu. Mustafa Yılmaz’ın kaybolmasının ardından kuzeni Onur Yılmaz da ondan bir gün sonra kayıplara karıştı. Ailenin ifadelerinin ardından Elazığ Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince 02.02.2023 tarihinde operasyon düzenlendi. Kovancılar ilçesi Sürekli köyünde şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda aralarında kayınbabanın da bulunduğu 12 kişi gözaltına alınmış ve 5 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. "Daraltılmış baz raporunun ardından 2,5 yıl sonra operasyon" Ardından ortada ceset bulunmadığı için dava açılamamış ve cezaevindekiler de serbest bırakılmıştı. Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine uzman ekip çağırıldı ve çalışma yapıldı. Daraltılmış baz raporunun ardından geçen yıl yeniden düğmeye basıldı. 16.09.2025 günü İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından yeniden operasyon düzenlendi. Operasyonda 12 şüpheli gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından 4 şüpheli serbest bırakılırken 8 şüpheli Palu Adliyesi’ne sevk edildi. Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesinde yapılan duruşma sonucu 3 şüpheli şahıs adli kontrol şartı ile serbest bırakılırken, 5 şüpheli ise yeniden tutuklanarak cezaevine gönderildi. Davanın açılması ve mahkemenin görülmesi için dosyanın Yargıtay’da olduğu bildirildi. Yılmaz ailesi ise Tunceli’deki Gülistan Doku olayının ardından ümitlendi. Oğlunun cesedinin halen bulunmadığını dile getiren baba Mahir Yılmaz, "Devletin gücü herkese ve her şeye yetiyor. Adalet Bakanımız Akın Gürlek gerçekten bu konu üzerinde duruyor. Bize de yardım etmesini rica ediyoruz" dedi. "Gülistan Doku olayıyla birlikte bizim içimize bir umut ışığı doğmuştur" Oğlunun bir mezarını olmasını isteyen baba Mahir Yılmaz, "Oğlumun, kaçırılması ve öldürülmesi üzerinden 3,5 yıl oldu. Halen cesedi bulunamadı. Aklımızı ve sağlığımızı kaybettik. Tunceli’de ki Gülistan Doku olayıyla birlikte bizim içimize bir umut ışığı doğmuştur. Adalet bakanlığının bu konuya el atmasını rica ediyorum. Oğlumun kaybolması 3,5 yıl oldu. Kovancılar ilçesinde kırsal kesimde cesedi saklanmıştır. Halen bulunamadı ve 5 kişi halen tutuklu. 3 kişi yurt dışında firarda. Bunlar hakkında kırmızı bülten çıkartılmasını ve yargılanmasını rica ediyorum. Oğlumun bir mezarı olsun, en azından üzerine gidip bir Fatiha okuyalım. İçimiz en azından biraz rahatlasın. Adalet Bakanımız gerçekten bu konu üzerinde duruyor" diye konuştu.