ASAYİŞ
Merdan Yanardağ: "Spor olsun diye casusluk yapmışız" 12 Mayıs 2026 Salı - 22:25:04 Siyasal casusluk suçundan yargılandığı davada savunma yapan tutuklu sanık gazeteci Merdan Yanardağ, "Spor olsun diye casusluk yapmışız. Ben yayıncılık yaparken bir ara canım sıkılmış hobi olsun diye casusluk yapmışız. 40 yıllık gazeteciyim işimiz gücümüz başımızdan aşkın biraz da casusluk yapayım hobi olsun diye. Tele1 TV’ye izleyici sponsoru olmak için hesap numaralarını vermişiz, ilan etmişiz. Bu davaya konu olan, Hüseyin Gün’ün manevi annesi Seher Alaçam bu çağrıya cevap veren on binlerce destekçimizden biridir" dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, stratejist Necati Özkan, gazeteci Merdan Yanardağ ve teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün hakkında ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davanın 2. duruşmasının görülmesine devam edildi. İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen duruşmada Merdan Yanardağ savunma yaptı. "Spor olsun diye, hobi olsun diye casusluk yapmışız" Yanardağ savunmasında, "Dün iki savunma izledik. Birisi, kısa bir süre sonra bu ülkede Cumhurbaşkanı olacak Ekrem İmamoğlu’ydu. Diğeri bu davaya temel teşkil eden Hüseyin Gün. Ekrem İmamoğlu’nun savunmasından da görüldüğü gibi bu dava siyasal niteliğe sahiptir. Umuyorum ki bu davaların sonunda Silivri’den Türkiye’ye bir Cumhurbaşkanı çıkacak. Spor olsun diye casusluk yapmışız. Ben yayıncılık yaparken bir ara canım sıkılmış hobi olsun diye casusluk yapmışız. 40 yıllık gazeteciyim işimiz gücümüz başımızdan aşkın biraz da casusluk yapayım, hobi olsun diye" dedi. "Bilgi ve belge var mı, yok" Yanardağ savunmasının devamında, "Yabancı bir ülkeye gerek yokmuş, yabancı bir istihbarat örgütüne de gerek yok savcılara göre çünkü bulamadılar. Eğer yabancı bir örgüt yoksa, yabancı bir devlet lehine yapılmamışsa, Türk Ceza Kanunu’nun 328. maddesi okuyalım. Ne diyor? Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk maksadıyla temin eden kimseye 15 yıldan 20 yıla kadar ceza verilir. Madde bu. Devletin niteliği gereği gizli kalması gereken bilgi ve belgeleri ele geçireceksiniz. Böyle bilgi ve belge var mı, yok. Nasıl ele geçirildiği belli mi, o da yok. Savcının tezinde yabancı devlete gerek yok, peki yabancı bir örgüt var mı, o da yok" ifadelerini kullandı. "İzleyici sponsoru olmak için hesap numaralarını vermişiz, Hüseyin Gün’ün manevi annesi destekçimizden biridir" Merdan Yanardağ savunmasının devamında "Operasyonun iki temel amacı var . Birincisi Tele1’e el koymak, beni ve arkadaşlarımı susturmaya çalışmak. Tele1 TV’ye izleyici sponsoru olmak için hesap numaralarını vermişiz, ilan etmişiz. Bunların hepsi açık kaynaklar, bizim sitelerimizde bunlar. Canlı yayında yaptığım çağrılar var. Bu davaya konu olan, benim tanıdığım Seher Alaçam (Hüseyin Gün’ün manevi annesi) bu çağrıya cevap veren on binlerce destekçimizden biridir. Ben Hüseyin Bey’i çok tanımam. Seher Alaçam’ın yanında ve onun oğlu olarak tanıdım kendisini. Biz her programda, seyircilere sorularını, görüşlerini ve eleştirilerini yazmaları için çağrı yaparız. İzleyiciden soru alınır, talimat alınmaz. Hiç kimseden talimat alınmaz" dedi. "Tele1 üzerinden manipüle etmişiz ve Ekrem Bey seçimi o nedenle kazanmış, deli saçması" Yanardağ savunmasının devamında "İddianame şunu iddia ediyor, Tele1 üzerinden manipüle etmişiz ve Ekrem Bey seçimi o nedenle kazanmış. Deli saçması. Ben Tele1 üzerinden Hüseyin Gün’ün talepleri doğrultusunda Ekrem İmamoğlu lehine bir algı operasyonu yapmışım. Hüseyin Bey’i dinledik. Hüseyin Bey’in ifadesinde böyle bir şey yok. ‘Merdan Yanardağ basın ayağında yer almıştır’ demiyor. Niyet mi okuyorsunuz yahu siz? Bu nasıl bir savcılık makamı? Biz izleyicilere çağrı yaptık ve bir destek istedik Tele1 olarak. Hüseyin Gün’ü yanlış hatırladık kanaatindeyim. Annesi Seher Alaçam bize ufak tefek desteklerde bulundu. Ben bir kere kimseden doğrudan para almam. Biz bunu izleyici sponsorluğu diye bir kuruma dönüştürdük. Biz demokratik ve şeffaf bir finansman modeline sahibiz" ifadelerini kullandı. Duruşma avukat savunmaları ile sürüyor Merdan Yanardağ, "Başka kanıt bulamamışlar Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığımız programı örgütün yönlendirmesiyle gerçekleştirilmiş bir televizyon etkinliği olarak planlamışlar. Vallahi ben savcılığın Kemal Kılıçdaroğlu aşkını anlayabilmiş değilim. Aralarından su sızmıyor, bütün güçleriyle Kemal Bey’i korumaya çalışıyorlar. Şimdi Kemal Bey’le uzun yıllara dayanan bir ilişkimiz hatta bir dostluğumuz olduğunu söyleyebiliriz. Kemal Bey’i sıkıştırmışız sorularımızla yahu gazetecinin görevi sıkıştırmaktır. Ekrem İmamoğlu lehine algı oluşturmuşuz. Niye? Ne demişiz? Peki, savcılık burada hangi suçu bulmuş ve hangi soru bana talimatla gelmiş ve onu sormuşum bu yok" dedi.
19 saniyelik çifte cinayet davasında sanığa iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi
30 Nisan 2026 Perşembe - 13:52 19 saniyelik çifte cinayet davasında sanığa iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi Zonguldak’ta boşanma aşamasındaki eşi Tülay Ündeş’i ve kayınvalidesi Zaide Alkaç’ı sokak ortasında 19 saniyede av tüfeğiyle öldüren sanık Yusuf Ündeş’in yargılandığı davanın ikinci duruşması görüldü. Mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanık için iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmaya, tutuklu sanık Yusuf Ündeş cezaevinden SEGBİS aracılığıyla katıldı. Duruşma salonunda maktullerin ailesi ile taraf avukatları katıldı. "‘Toprak toprak, Mezar Mezar’ derdi" Öldürülen Tülay Ündeş’in kardeşi Ayşe D., duruşmada tanık olarak dinlendi. Ablasının 9 aydır boşanmaya çalıştığını ve cinsel şiddet dahil her türlü şiddete maruz kaldığını belirten tanık, "Ablam yaşadıklarından ötürü 2025 yılında intihara kalkıştı, hastanede tedavi gördü. Sanık ablama üstü kapalı ’boşan da göreyim’ diyordu" dedi. Diğer tanık komşu Hayriye K. ise maktulün vücudundaki çürüklere bizzat şahit olduğunu ifade ederek, "Arkadaşım boşanmak istediğini söylediğinde sanık ona sürekli ’mezar mezar, toprak toprak’ derdi" şeklinde konuştu. "Bizi bir kere bile desteklemedi, yalan söylüyor" Sanık Yusuf Ündeş savunmasında eşine şiddet uygulamadığını öne sürüp cinayeti küçük oğlunun kendisine saldırmasına bağlayarak, "15 yaşındaki çocuğumun baba katili olmaması için eşimle kayınvalideme yalvardım. Bana ’öleceksin’ lafı üzerine tüfeği aldım, sonrasını hatırlamıyorum" iddiasında bulundu. Babasının bu sözlerine tepki gösteren küçük oğlu U.Ü. ise, "Babam bize baktığını söylüyor ama bunların hepsi yalan. Maaşından bize 10 lira bile vermedi. 13-14 yaşındaki bir çocuk olarak ona nasıl zarar verebilirim? Şikayetçiyim" dedi. Ailenin diğer üyeleri de önceki beyanlarını tekrarlayarak sanığın cezalandırılmasını istedi. Mütalaasını açıklayan savcıdan iki kez ağırlaştırılmış müebbet talebi Katılanlar vekili, olayda tahrik indirimi uygulanamayacağını, sanığın 19 saniyede cinayeti işlediğini ve bunun tasarlanarak gerçekleştirildiğini belirterek indirim uygulanmaksızın en üst sınırdan ceza istedi. Sanık avukatı ise müvekkilinin oğlunun saldırılarına uğradığını ve olayın bu sebeple yaşandığını savundu. Mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanık Yusuf Ündeş’in eşe ve kadına karşı kasten öldürme (suçlarından iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis ile cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, sanık avukatının ek tanık dinletme talebini dosyaya yenilik katmayacağı gerekçesiyle reddetti. Sanık avukatına mütalaaya karşı savunma hazırlaması için süre veren heyet, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmederek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
"Yemek yapmadı" diyerek eşini darp edip ölümüne sebep olan sanığa 14 yıl hapis
30 Nisan 2026 Perşembe - 13:36 "Yemek yapmadı" diyerek eşini darp edip ölümüne sebep olan sanığa 14 yıl hapis Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde, eşini darp ederek ölümüne neden olan Yunus Korkut’un yargılandığı davada karar çıktı. Mahkeme, sanığa, ’eşe karşı kasten yaralama sonucu ölüme neden olma’ suçundan indirim uygulamaksızın 14 yıl hapis cezası verdi. Köyceğiz ilçesinde 22 Ocak 2025 tarihinde meydana gelen ve Türkiye kamuoyunda geniş yankı uyandıran Ummuhan Korkut cinayeti davasında bugün karar celsesi görüldü. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 3. duruşmada, eşini darp ederek hayatını kaybetmesine neden olan tutuklu sanık Yunus Korkut’un cezası belli oldu. Mahkeme heyeti, toplanan deliller ve Adli Tıp Kurumu raporları doğrultusunda sanık Yunus Korkut’u, ’eşe karşı kasten yaralama sonucu ölüme neden olma’ suçundan 14 yıl hapis cezasına çarptırdı. Kararda, suçun işleniş şekli ve sanığın kastının yoğunluğu göz önüne alınarak takdiri indirim uygulanmamasına hükmedildi. Olay tarihinde 25 yaşında olan Ummuhan Korkut, eşi tarafından darp edildikten sonra hastaneye kaldırılmış, beyin kanaması teşhisiyle ameliyata alınmış ancak 6 gün süren yaşam mücadelesini kaybetmişti. Sanık Yunus Korkut’un yargılama sürecinde öne sürdüğü "sadakatsizlik" iddiaları, yapılan HTS incelemeleriyle çürütülmüştü. Bahsi geçen telefon numarasının bir operatör yönlendirme hattı olduğu tespit edilmişti. Mahkeme, verilen ceza miktarı ve kaçma şüphesini gerekçe göstererek Yunus Korkut’un tutukluluk halinin devamına karar verdi. Ayrıca sanığın, yaklaşık 66 bin TL tutarındaki yargılama giderlerini ödemesine hükmedildi. Ummuhan Korkut’un aile avukatı Perihan Ceviz Turasay kararı istinafa taşıyacaklarını belirterek, "Bugün takip ettiğimiz Umman Korkut dosyasında karar çıktı. Sanık eşe karşı ölüm neticesine sebebiyet veren kasten yaralama suçundan cezalandırıldı. 14 yıl hapis cezasıyla cezalandırıldı. Cezada herhangi bir takdiri indirim yapılmadı. Sanığın savunmalarına itibar edilmedi aldatma iddiaları ve yemek yapmadığının haksız tahrik gerekçesi olduğu iddialarına. Dolayısıyla herhangi bir indirim yapılmadı alt sınırdan uzaklaşılarak 14 yıl hapis cezası tayin edildi. Bizler ilk aşamadan itibaren ısrarla söylüyoruz, bu bir kasten yaralama dosyası değil. Bu, neticesi öngörülememiş bir eylem neticesinde oluşan bir ölüm değil. Dolayısıyla bizim burada kesinlikle Ummuhan’ın kasten bir şekilde sanık tarafından öldürüldüğü noktasındaki beyanlarımız istikrarla devam edecek. Dolayısıyla bizler burada neticesi sebebiyle ağırlaşmış bir yaralama suçundan yapılan değerlendirmeyi asla kabul etmiyoruz. Kararı bu yönüyle istinaf edeceğiz. Mahkeme haksız tahrik indirimi uygulamadı. Sanığın bu yöndeki savunmalarına itibar etmedi. Ancak bizler çeşitli söylemlerimizle kadını ev içi emek yükümlüsü haline getiren kadının yemek yapmasını kadına bir yükümlülük olarak yükleyen söylemlerimizle bugün faile cesaret verdik. Failin bu gerekçeyi kendisine açıkça haksız tahrik indirimi uygulanmasına yönelik kullanmasına biz de zemin hazırladık toplum olarak. Dolayısıyla bu dosya kapsamında net bir şekilde şunu söyleyebiliriz. Bizler toplumsal cinsiyet eşitliği ilkeleriyle yaşamak zorundayız. Kadınların öldürülmemesi için bunu yapmak zorundayız. Yine cezasızlık politikasının işlememesi, caydırıcılığın gerçekleşmesi için de bu tarz kararlarla değil kadının öldürülmesinin açıkça kast edildiği bu dosyada eşe karşı, kadına karşı kastan öldürme suçundan indirimsiz bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası kararıyla karşılaşmak isterdik. Ancak karar bu şekilde oldu. Bizler kararı suç vasfı yönüyle istinafa taşıyacağız" dedi. Ummuhan Korkut’un annesi Ayşe Bilen ise "En ağır cezayı almasını istiyorum" diye konuştu.