ASAYİŞ
23 Nisan 2026 Perşembe - 00:06 Alkollü sürücü ile 15 yaşındaki çocuğun kullandığı araç çarpıştı: 1 yaralı Eskişehir’de alkollü sürücünün kullandığı otomobil ile 15 yaşındaki çocuğun idaresindeki hafif ticari aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada 1 kişi yaralandı. Kaza sonrası sürücülere ve araç sahibine toplamda 117 bin 150 TL para cezası uygulandı. Olay, Tepebaşı ilçesi Batıkent Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre; Cömert Sokak üzerinde seyir halinde olan T.U.Ö. (46) idaresindeki 26 AKS 150 plakalı otomobil ile Çimenler Sokak’tan çıkan 15 yaşındaki E.S. idaresindeki 26 AHD 389 plakalı hafif ticari araç çarpıştı. Çarpmanın etkisiyle savrulan hafif ticari araç, yol kenarında bulunan aydınlatma direğine çarparak durabildi. Kazada, hafif ticari araçta yolcu olarak bulunan 15 yaşındaki H.D.T. yaralandı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralı çocuk, ambulansla Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Alkollü sürücüye ve ehliyetsiz gence ceza yağdı Polis ekiplerince yapılan incelemede, otomobil sürücüsü T.U.Ö.’nün 1.43 promil alkollü olduğu tespit edildi. Alkollü sürücüye; ‘alkollü araç kullanmak’, ‘kaza yerinde tedbir almamak’, ‘trafiği tehlikeye sokmak’ ve ‘eski tip ehliyetle araç kullanmak’ suçlarından toplam 33 bin 431 TL para cezası kesildi. Sürücünün ehliyetine 6 ay el konulurken, otomobili de 6 ay süreyle bağlandı. Hafif ticari aracı kullanan 15 yaşındaki E.S.’ye ise ‘ehliyetsiz araç kullanmak’, ‘trafiği tehlikeye sokmak’ ve ‘kaza yerinde önlem almamak’ suçlarından 43 bin 719 TL ceza yazıldı. Ayrıca aracın sahibi olan babasına da 40 bin TL idari para cezası uygulandı. Polis ekipleri tarafından olayla ilgili inceleme devam ediyor.
Kırşehir’de belde belediye başkanının şizofreni hastasını darbettiği iddiası
30 Mart 2026 Pazartesi - 19:45 Kırşehir’de belde belediye başkanının şizofreni hastasını darbettiği iddiası KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’in Özbağ Belde Belediye Başkanı İsmail Çanakçı’nın bir şizofreni hastasını darbettiği iddiasıyla hakkında şikayette bulunuldu. İddiaya göre, Özbağ beldesi Yeni Mahalle’de ikamet eden S.B., sosyal medya paylaşımları nedeniyle kardeşinin belediye başkanı tarafından darbedildiğini öne sürdü. S.B. ifadesinde, bir araca bindiklerini ve evlerine gittiklerini, belediye başkanının da araçta bulunduğunu belirtti. S.B., evlerine vardıklarında belediye başkanının şizofreni hastası olan kardeşi B.B.’ye kafa attığını ve silah çektiğini iddia etti. Olayla ilgili konuşan Gülay Gündüz, Özbağ kasabasında oturan dayısı B.B.’nin şizofreni hastası olduğunu ve belediye başkanı tarafından darbedildiğini öne sürdü. Olayla ilgili darp raporu alındığını ve şikayetçi olunduğunu ifade eden Gündüz, "Özbağ kasabasında ikamet eden şizofren hastası dayım, Belediye Başkanı İsmail Çanakçı tarafından darbedilmiş. Şizofren hastası dayımla konuşurken kafa atıp, alnına silah dayamış. Olayın peşini bırakmayacağım. Ben belediye başkanından yardımcı olmasını beklerdim" dedi. Özbağ Belediye Başkanı İsmail Çanakçı ise, iddialarla ilgili yaptığı açıklamada, son günlerde sosyal medyada yer alan paylaşımlar üzerine kendilerinin de suç duyurusunda bulunduğunu belirtti. Çanakçı, kasabada vatandaşlarla birlik ve beraberlik içerisinde olduklarını ifade ederek, kimseyle husumetlerinin olmadığını ve olamayacağını, vatandaşların can ve mal güvenliğinin kendilerine emanet olduğunu söyledi. Olayla ilgili adli sürecin devam ettiği öğrenildi.
Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığından "bıçakla yaralama ve polise tokat atma" olayıyla ilgili açıklama
30 Mart 2026 Pazartesi - 19:17 Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığından "bıçakla yaralama ve polise tokat atma" olayıyla ilgili açıklama Aksaray’da annesinin sevgilisini göğsünden ve sırtından bıçaklayarak ağır yaralayan genç ile hastanede polise tokat atan annesi tutuklanırken, konuyla ilgili Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı açıklama yaptı. Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan yazılı açıklamada, "Bugün basında yer alan 29.03.2026 günü Aksaray il merkezinde meydana gelen bıçakla yaralama eylemine ilişkin olarak, ihbar üzerine olay yerine giden görevli polis memurlarının olaya müdahale ederek, tarafları sağlık kontrolü için Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesine getirdikleri, buradaki işlemler sırasında yaralama olayını gerçekleştiren şüpheli C.M.’nin annesi olan şüpheli A.D.’nin polis memuruna tokat atmak suretiyle görevli polis memurunu darbettiği olay ile ilgili olarak basın açıklaması yapılması zarureti hasıl olmuştur. Meydana gelen bıçakla yaralama ve görevli polis memurunu darbetme/görevi yaptırmamak için direnme suçlarından Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturma işlemleri başlatılarak, şüphelilerin aynı gün gözaltına alındığı, 30.03.2026 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığımızca şüphelilerin ifadelerinin alınmasının ardından tutuklanmaları talebiyle Aksaray Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildikleri, nöbetçi Sulh Ceza Hakimi tarafından şüphelilerin sorgusunun yapılarak Başsavcılığımızın talebi doğrultusunda tutuklamalarına karar verilmiş olup, soruşturma her yönüyle titizlikle sürdürülmektedir" denildi.
Yaya geçidinde otomobilin çarptığı kadının ölümüne ilişkin davada sanığa tahliye
30 Mart 2026 Pazartesi - 18:50 Yaya geçidinde otomobilin çarptığı kadının ölümüne ilişkin davada sanığa tahliye Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde yaya geçidinde otomobilin çarpması sonucu ağır yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede 13 gün sonra hayatını kaybeden Songül Baş’ın ölümüne ilişkin davada, tutuklu sanığın tahliyesine karar verildi. Acılı abla Şengül Baş, "Biz kardeşimizi toprağa verdik. Onu hayattan koparan kişi ise dışarıda, özgürce hayatına devam ediyor ve ailesiyle birlikte. Bu bizim canımızı daha da yakıyor" dedi. Olay, 12 Ocak’ta Yeni Mahalle Fatih Caddesi’nde meydana gelmişti. Yaya geçidinden yolun karşısına geçmeye çalışan Songül Baş’a (41), E.A. idaresindeki 34 PGE 784 plakalı otomobil çarpmıştı. Çarpmanın etkisiyle savrulan Baş, sürücü tarafından araca bindirilerek önce yakındaki bir polikliniğe, ardından Gebze Fatih Devlet Hastanesi’ne götürülmüştü. Vücudunda çok sayıda kırık oluşan ve durumu ağır olan Baş, 13 gün süren yaşam mücadelesini kaybetmişti. Kazanın ardından gözaltına alınan sürücü E.A, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlikçe adli kontrol şartıyla salıverilmişti. İlerleyen süreçte tutuklanan sanık, yargılandığı davanın ilk duruşmasında tutukluluk halinin devamına karar verilmesinin ardından, görülen ikinci duruşmada tahliye edildi. "Frene bile dokunmadan kardeşime çarptı" Songül Baş’ın kız kardeşi Şengül Baş, kardeşinin kurallara uygun şekilde yaya geçidinden geçtiği sırada kazanın meydana geldiğini belirterek, "Kardeşim yaya geçidinden karşıya geçiyordu. Olması gereken yerdeydi. Ancak bir araç çok hızlı şekilde, trafik kurallarını hiçe sayarak, diğer araçları sollayıp yaya geçidinde frene bile dokunmadan kardeşime çarptı. Çarptıktan sonra manevra yaptı, kardeşimi kaldırmaya çalıştı ama gücü yetmeyince yere bıraktı. Ardından kendi aracıyla bir tıp merkezine götürdü. Kardeşim 13 gün boyunca direndi. Biz de umutla bekledik ama olmadı. Onu kaybettik. Sonrasında şahıs tutuklandı. Tutuklanınca adalet yerini buldu diye düşündük ama ikinci mahkemede serbest bırakıldı" dedi. "Biz kardeşimizi toprağa verdik, o özgür" Sanığın ikinci duruşmada tahliye edilmesinin acılarını daha da artırdığını dile getiren Baş, "Biz kardeşimizi toprağa verdik. Onu hayattan koparan kişi ise dışarıda, özgürce hayatına devam ediyor ve ailesiyle birlikte. Bu bizim canımızı daha da yakıyor. Bu nasıl adalet? Yaya geçidinde insanlar ölüyor ve bunun bir karşılığı yok. Kardeşim geri gelmeyecek biliyoruz ama onun hayatını alan kişinin de cezasını çekmesini istiyoruz. İnsan hayatı bu kadar ucuz değil. Lütfen sessiz kalmayın. Bugün bizim başımıza gelen yarın sizin de başınıza gelebilir. Adalet istiyoruz" diye konuştu.
Küçükçekmece’de serseri kurşunla ölen 19 yaşındaki Muhammet’in davasında sanıklar ilk kez hakim karşısında
30 Mart 2026 Pazartesi - 18:48 Küçükçekmece’de serseri kurşunla ölen 19 yaşındaki Muhammet’in davasında sanıklar ilk kez hakim karşısında İstanbul Küçükçekmece’de arkadaşlarıyla halı saha maçına giderken serseri kurşunun hedefi olan Muhammet Mutluay’ın ölümüne ilişkin 4 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Çekdar Ilık, "Hep beraberken bir anda çatışma çıktı. Mustafa da onlara ateş etti, karşılıklı çatıştılar. Kurşunların araca isabet ettiğini görmedik. Yasin isimli şahıstan silah istedim, Yasin’in de bana borcu vardı. O borç karşılığında yanımda bulunması için istedim silahı ancak silahı ateşlemedim" dedi. Küçükçekmece’de 30 Ekim 2024 tarihinde çalıntı araç içerisinde bulunan maskeli 3 şahsın tabancalarıyla bir başka araca rastgele ateş edip, etrafı kurşun yağmuruna tuttuğu sırada halı sahaya giden Muhammet Mutluay’ın (19) serseri kurşunların hedefi olması sonucu başından vurularak ölümüne ilişkin davanın görülmesine başlandı. Tamamı tutuklu 4 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Küçükçekmece 6. Ağır Ceza Mahkemesince görülen duruşmada, 4 tutuklu sanık ile müşteki anne Derya Mutluay, baba Tanju Mutluay ve tarafların avukatları hazır bulundu. "Borç karşılığında yanımda bulunması için silah istedim" Tutuklu sanık Çekdar Ilık, acılı aileden özür dileyerek ve olayın içerisinde bulunduğu için üzgün olduğunu belirterek savunmasına başladı. Sanık Ilık, "Ben olay yerindeki sanıklarla arkadaştım. Olay günü öncesinde Ramazan ve Mustafa isimli sanıklarla aramda tartışma yaşandı. Olay günü de beni yanlarına çağırdılar. Gelmem için beni tehdit ettiler. Ben oraya giderken, yanlarında silah olduğunu tahmin etmiştim. Olay yerinde ben ateşli eylem gerçekleştirmedim. Ramazan silah çıkardı, Yiğit Erdem isimli bir arkadaş ise olay yerinden gecen bir araca ateş etti. Ben karşı tarafı tanımıyorum. Biz normal bir şekilde gezme amacıyla hareket ettik. Yiğit Erdem’in bana borcu vardı. Buna rağmen bana küfürler ediyordu. Mustafa’nın olduğu yere Yiğit Erdem de geldi. Hep beraberken bir anda çatışma çıktı. Mustafa da onlara ateş etti, karşılıklı çatıştılar. Kurşunların araca isabet ettiğini görmedik, hatta aramızda, ‘kimseye bir şey olmadı’ diye konuştuk. Yasin isimli şahıstan silah istedim, Yasin’in de bana borcu vardı. O borç karşılığında yanımda bulunması için silahı istedim, ancak silahı ateşlemedim. Yüzümüzde maske yoktu" ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanı sanığa, "Emniyet ifadende yüzünüzde kuru kafalı maske olduğundan bahsetmişsin. Dosyada yer alan ifadelerin ile duruşmada yaptığın savunma farklı" dedi. Bunun üzerine sanık, "Emniyet ifademi sağlıklı verdiğimi düşünmüyorum. O gün olay sırasında darbedilmiştim, yaşadığım olayın heyecanı vardı üzerimde. Olay gününden önce bir plaka çalma olayına karıştık. Eyüp Kaya ile beraber yaptık, Yiğit ile beraber de orijinalleri ile değiştirdik" dedi. "Çekdar benden para istedi, ben de paramın olmadığını, 2 tane silahım ve telefonumun olduğunu söyledim" Savunma yapan tutuklu sanık Eyüp Kaya ise, "Müştekilerden kimseyi tanımıyorum. Sanıklardan da çatışmada yer alan kişileri tanımıyorum. Böyle bir olayın yaşanacağını da bilmiyordum. Ben olay günü gezmeye çıkmıştım, her şey çok ani gelişti. Olay sonrası gidip kendim teslim oldum. Sanıklardan Çekdar ve Yiğit Erdem’i tanıyorum. Olay sırasında Yiğit Erdem’in yüzünde maske vardı" dedi. Tutuklu sanık Yasin Ünal ise savunmasında, "Bu olaydan 15 gün önce sanıklardan Ramazan ile tartıştım. Tartışma sırasında Ramazan’ı yaralamak zorunda kaldım. Ramazan’ın abileri vasıtasıyla biz geri barıştık. Bu olay yaşanmadan önce Çekdar benden para istedi, ben de paramın olmadığını, 2 tane silahım ve telefonumun olduğunu söyledim. O da bana, ’Telefon senin olsun, silahları bana getir’ dedi. Ben, bu silahlardan biriyle yaralama olayına karıştım, bunu Çekdar’a söyledim. Çekdar silah kullanmasını bilmediği için bu rahatlıkla ona verdim silahı. Ramazan’ın yakalandığında firariydim" şeklinde konuştu. Duruşmada beyanda bulunan acılı anne müşteki Derya Mutluay, "Oğlumun katillerinden şikayetçiyim. Benim oğlum 17 aydır toprak altında. Ben, bu olaydan sonra davadan çekilmem için tehdit mesajları aldım. Eşime de geldi bu mesajlar. Evlat acısıyla yanıp kavruluyorum. 17 aydır akşam yemekleri yemiyoruz, sofra kurmuyoruz, sağlık sorunlarımız çoğaldı" diye konuştu. Çatışma sırasında Muhammet’in bulunduğu aracı kullanan müşteki Oğuz Berk Başpınar ise, "Ben Muhammet’in kuzeniyim. Olay günü Muhammet ile halı sahaya gidecektik. Bir anda silah sesleri duyduk. Sonra Muhammet’in vurulduğunu gördük. Orada hayatımız bitti. Kafasından vurulmuştu. Olaydan 2 gün sonra hayatını kaybetti. Davada adı gecen herkesten şikayetçiyim" dedi. Sanıkların tutukluluk hali devam edecek Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, dava dosyasındaki tüm sanıkların, olayın ağırlığı, işlenen suçun vasıf ve mahiyeti göz önünde bulundurularak, tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi. "O acıyı daha dün gibi olmuş gibi yaşadık" Duruşma sonrası adliye önünde açıklamalarda bulunan Muhammed Mutluay’ın babası Tanju Mutluay, "En zor günümüzü yaşadık. Onlarla göz göze geldik. O günü tekrar yaşadık. O acıyı daha dün gibi olmuş gibi yaşadık. Ne yazık ki suçluları 5-6 tane avukat savundu. Yazıklar olsun diyorum. Onların da muhakkak çocukları vardır. Oğlumun kanlı parasını nasıl alıp yiyecekler merak ediyorum. İnşallah ben adaletime güveniyorum. Allah herkesi vicdan sahibi yapsın. Bu ceza sistemi değişmezse bu cinayetler bitmeyecek. Muhakkak bu ceza sistemini değiştirme adına bir çalışma yapacaklardır. Bu cinayetler, bu çocuklar, gençler ölmeye devam edecek. Olaydan sonra 17 ay önce Muhammed katledildikten sonra benim gibi ailelerle görüşmeye başladık. Sonra ben bir platform kurdum. Maalesef şu an 109 mağdur ailemiz var. Ne yazık ki bu sayı her gün artıyor. Biz bu sayı bitsin artık. Bu olaylar olmasın dedikçe her gün bu olaylar devam ediyor. Suçlular suçu işlerken, ne kadar ceza alacağının, yatacağının hesabını yapıyorlar" dedi. İddianameden Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, sanıklar Çekdar Ilık ve Eyüp Kaya hakkında maktul Muhammet Mutluay’a yönelik ‘olası kastla ölüme neden olma’, olay yerindeki 3 müştekiye yönelik ‘kasten öldürmeye teşebbüs’, 2 müştekiye yönelik ise ‘çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs’ ve ‘ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma’ suçlarından toplamda 42’şer yıl 4’er aydan 68’er yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi. İddianamede, diğer sanık Yiğit Erdem Yağmur hakkında Mutluay’a karşı ‘olası kastla ölüme neden olma’, ‘çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlarından toplam 40 yıldan 53 yıla kadar hapis cezasıyla, sanık Yasin Ünal hakkında ise ‘olası kastla kasten öldürmeye azmettirme’ suçundan 20 yıldan 25 yıla kadar ve diğer müştekilere karşı da işlenen çeşitli suçlardan değişen oranlarda hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi.
Yaya geçidinde otomobilin çarptığı kadının ölümüne ilişkin davada sanığa tahliye
30 Mart 2026 Pazartesi - 17:58 Yaya geçidinde otomobilin çarptığı kadının ölümüne ilişkin davada sanığa tahliye Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde yaya geçidinde otomobilin çarpması sonucu ağır yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede 13 gün sonra hayatını kaybeden Songül Baş’ın ölümüne ilişkin davada, tutuklu sanığın tahliyesine karar verildi. Acılı abla Şengül Baş, "Biz kardeşimizi toprağa verdik. Onu hayattan koparan kişi ise dışarıda, özgürce hayatına devam ediyor ve ailesiyle birlikte. Bu bizim canımızı daha da yakıyor" dedi. Olay, 12 Ocak’ta Yeni Mahalle Fatih Caddesi’nde meydana gelmişti. Yaya geçidinden yolun karşısına geçmeye çalışan Songül Baş’a (41), E.A. idaresindeki 34 PGE 784 plakalı otomobil çarpmıştı. Çarpmanın etkisiyle savrulan Baş, sürücü tarafından araca bindirilerek önce yakındaki bir polikliniğe, ardından Gebze Fatih Devlet Hastanesi’ne götürülmüştü. Vücudunda çok sayıda kırık oluşan ve durumu ağır olan Baş, 13 gün süren yaşam mücadelesini kaybetmişti. Kazanın ardından gözaltına alınan sürücü E.A, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlikçe adli kontrol şartıyla salıverilmişti. İlerleyen süreçte tutuklanan sanık, yargılandığı davanın ilk duruşmasında tutukluluk halinin devamına karar verilmesinin ardından, görülen ikinci duruşmada tahliye edildi. "Frene bile dokunmadan kardeşime çarptı" Songül Baş’ın kız kardeşi Şengül Baş, kardeşinin kurallara uygun şekilde yaya geçidinden geçtiği sırada kazanın meydana geldiğini belirterek, "Kardeşim yaya geçidinden karşıya geçiyordu. Olması gereken yerdeydi. Ancak bir araç çok hızlı şekilde, trafik kurallarını hiçe sayarak, diğer araçları sollayıp yaya geçidinde frene bile dokunmadan kardeşime çarptı. Çarptıktan sonra manevra yaptı, kardeşimi kaldırmaya çalıştı ama gücü yetmeyince yere bıraktı. Ardından kendi aracıyla bir tıp merkezine götürdü. Kardeşim 13 gün boyunca direndi. Biz de umutla bekledik ama olmadı. Onu kaybettik. Sonrasında şahıs tutuklandı. Tutuklanınca adalet yerini buldu diye düşündük ama ikinci mahkemede serbest bırakıldı" dedi. "Biz kardeşimizi toprağa verdik, o özgür" Sanığın ikinci duruşmada tahliye edilmesinin acılarını daha da artırdığını dile getiren Baş, "Biz kardeşimizi toprağa verdik. Onu hayattan koparan kişi ise dışarıda, özgürce hayatına devam ediyor ve ailesiyle birlikte. Bu bizim canımızı daha da yakıyor. Bu nasıl adalet? Yaya geçidinde insanlar ölüyor ve bunun bir karşılığı yok. Kardeşim geri gelmeyecek biliyoruz ama onun hayatını alan kişinin de cezasını çekmesini istiyoruz. İnsan hayatı bu kadar ucuz değil. Lütfen sessiz kalmayın. Bugün bizim başımıza gelen yarın sizin de başınıza gelebilir. Adalet istiyoruz" diye konuştu.