ASAYİŞ
12 Mayıs 2026 Salı - 14:30 Iğdır, çadırkent yönetiminde Türkiye’ye örnek olmayı hedefliyor Iğdır Üniversitesi ile AFAD iş birliğinde düzenlenen "Afete Hazır Kampüs Çadırkent Kurma Etkinliği" kapsamında öğrenciler, afet anlarında kullanılacak çadır kentlerin kurulumu için yarıştı. Etkinlikte öğrenciler hem zamana karşı mücadele etti hem de muhtemel afet durumlarına karşı hazırlıklarını sergiledi. Iğdır Üniversitesi Şehit Bülent Yurtseven Kampüsü’nde düzenlenen "Afete Hazır Kampüs Çadırkent Kurma Etkinliği"nde öğrenciler, afet anlarında kullanılacak çadır kentlerin kurulumu için yarıştı. Etkinlikte öğrenciler hem zamana karşı mücadele etti hem de afetlere hazırlık konusunda yeteneklerini ortaya koydu. Etkinlikte konuşan Iğdır Valisi M. Fırat Taşolar, Türkiye’nin bir afet ülkesi olduğunu belirterek her türlü afete karşı hazırlıklı olunması gerektiğini ifade etti. Iğdır’ın hem kitlesel göç hareketleri hem de sel ve deprem gibi farklı afet riskleri açısından kritik bir noktada bulunduğunu belirten Taşolar, çadır kent kurulumu ve yönetiminin afet süreçlerinde büyük önem taşıdığını söyledi. Taşolar, "Biz Iğdır ilini Türkiye’nin en iyi çadır kent kuran ve çadır kent yönetimini gerçekleştirebilen şehri yapmak istiyoruz. Allah korusun ülkemizin başına olumsuz bir durum geldiğinde, Iğdır’ın çadır kent kurulumu ve yönetiminde AFAD’ın ilk hattında yer alan illerden biri olmasını hedefliyoruz. Çadır kent yönetimi konusunda Türkiye’de markalaşmak istiyoruz" dedi. Etkinlik kapsamında oluşturulan öğrenci grupları, afet anlarında kullanılacak çadırları en kısa sürede kurabilmek için kıyasıya yarıştı. Yarışmada öğrenciler hem zamana karşı mücadele etti hem de afet durumlarında koordinasyon ve ekip çalışmasının önemini uygulamalı olarak gösterdi. Yarışma sonunda iki çadırı 13 dakikada kurmayı başaran Iğdır Üniversitesi Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Programı öğrencileri birinci oldu. Dereceye giren öğrencilere çeşitli ödüller verildi. Yarışmada birinci olan Iğdır Üniversitesi Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Programı öğrencisi ve AFAD gönüllüsü Ömer Şerif Coşkun ise etkinliğin sadece bir yarışma olmadığını belirterek, afet durumlarında hızlı ve sağlıklı müdahale için önemli bir çalışma olduğunu söyledi. Coşkun, "Ülkemiz bir afet ülkesi. Bu nedenle herkesin AFAD gönüllüsü olması gerektiğini düşünüyorum. Afet anlarında herkesin desteğine ihtiyaç var. Biz de burada sorumluluk alarak bu bilinçle hareket ettik" diye konuştu. (SY-NK)
İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in ağabeyi Zafer Keleş: "Burada olmam kardeşim ile alakalıdır"
06 Nisan 2026 Pazartesi - 21:21 İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in ağabeyi Zafer Keleş: "Burada olmam kardeşim ile alakalıdır" ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 16. oturumunda rüşvetin teminine aracılık etmekle suçlanan İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in ağabeyi Zafer Keleş ve ’İstanbul Senin’ uygulamasındaki kişisel verilerin yurt dışına sızdırılması ile seçim sandık verilerinin temin edilip işlenmesini sağladığı iddia edilen Emrah Yüksel savunma yaptı. Yüksel, "Hangi yetkiyle veri kaydettiğim ya da veri yaydığım ortaya konulamamıştır. Hanem uygulaması içindeki veriler sandık verileri değildir. Test aşamasında kalmış bir uygulamadır" ifadelerini kullandı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 16. oturumu, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in ağabeyi Zafer Keleş ve İstanbul Senin uygulamasındaki kişisel verilerin yurt dışına sızdırılmasını ve seçim sandık verilerinin temin edilip işlenmesini sağladığı iddia edilen Emrah Yüksel savunma yaptı. İddianamede örgüte aktarılacak paraları toplamakla görevlendirildiği iddia edilen ve rüşvetin teminine aracılık etmekle suçlanan Zafer Keleş duruşmada savunma yaptı. "Burada olmam kardeşim Fatih Keleş ile alakalıdır, Fatih’in de olayı İmamoğlu ile yol arkadaşı olmasıdır" İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in ağabeyi Zafer Keleş savunmasında, "Benden 2 ay önce kardeşim Fatih Keleş tutuklandı, benden 1 ay sonra oğlum ve yeğenim tutuklandı. Ben genç yaşımdan beri ekmeğimi taştan çıkaran biri oldum. Bizim ufak bir birikimimiz var. Devlet memurluğu yapıp bıraktım, fabrikada çalıştım, atölyecilik yaptım, inşaat işleriyle uğraştım. Bizim bahsi geçen suçlamalarla alakamız yoktur. Baba, yeğen, kardeş buradayız. Böyle bir hayat yaşamışken tutuklandık. Hiçbir zaman bir örgütle alakam olmamıştır. Benim İBB veya başka bir kamu kurumunda hiçbir işim ve pozisyonum kesinlikle yoktur. 11 aydır cezaevinde tutuluyorum. Benim burada olmam kardeşim Fatih Keleş ile alakalıdır. Fatih’in de olayı İmamoğlu ile yol arkadaşı olmasıdır. Ben tutuklanırken hakkımda bir beyan vardı. O beyanda benim Bakırköy Belediye binasından Florya’ya kardeşime para taşıdığım söyleniyor. Böyle bir şey olabilir mi? 100 bin kişinin olduğu yerde adam mı yok da ben para taşıyacağım. Ben 65 yaşındayım, bankadan para bile çeksem yanıma üç adam çağırıyorum. 3-5 milyonla ben İstanbul’un içinde mi dolaşacağım? Benim ne işim olur para taşımakla? Ben bu suçlamaların hiçbirisini kabul etmiyorum. Bu suçlamalarla 11 aydır kardeşim, oğlum, yeğenim, ben tutukluyuz. Bir suç örgütü var diyorlar. Ben bu suç örgütünü içeride 3 ay kaldıktan sonra öğrendim, korktum. Ben kim olursa olsun hiçbir örgütün yanından geçmedim, işim olmaz. Asılsız suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum" dedi. Ardından İstanbul Senin isimli uygulamadaki kişisel verilerin yurt dışına sızdırılmasını ve Ekrem İmamoğlu’nun talimatı ile seçim sandık verilerinin Cumhuriyet Halk Partisi’nden temin edilip işlenmesini sağladığı iddia edilen Emrah Yüksel savunma yaptı. Yüksel hakkında iddianamede verilerin İBB Hanem uygulaması içerisine yüklenmesini ve örgütün amaçları için kullanılmasını sağladığı belirtilmişti. "Hangi yetkiyle veri kaydettiğim ya da yaydığım ortaya konulamamıştır" Yüksel, iddianamedeki suçlamalara karşı savunmasına yazılımcı olduğunu söyleyerek başladı. Sanık Yüksel, "İstanbul Senin ve İBB Hanem hakkında savunma yapacağım. Bu iki uygulama sıklıkla birbirine karıştırılmış iddianamede. Hangi yetkiyle veri kaydettiğim ya da veri yaydığım ortaya konulamamıştır. İstanbul Senin uygulamasını ben geliştirmedim. Bana ‘İstanbul Senin’in akış şemasını sen çiz denilmemiş, şu bilgiler isteniyor’ denilmemiş. Yokum çünkü İstanbul Senin uygulamasında. İstanbul Senin konusunda yetkim ve sorumluluğum yok" diye konuştu. "Hanem uygulaması içindeki veriler sandık verileri değildir" İBB Hanem projesi hakkında da savunma yapan sanık, "Bu projenin temel amacı, İBB’den hizmet alan vatandaşların aldıkları hizmetin kurum içi sorgulanmasıdır. Bu uygulamanın tüm süreçleri İBB’nin resmi e-postası üzerinden yapılmıştır. İBB Hanem uygulaması vatandaş kullanımına yönelik bir uygulama değildir. Test aşamasında kalmış bir uygulamadır faaliyete geçmemiştir. Hanem uygulaması içindeki veriler sandık verileri değildir. Hizmetler klasörünün içindeki veriler vardır. Söz konusu veri akışında benim hiçbir rolüm yoktur. Benim test kullanıcımın olduğu uygulamaya girdiğinizde burada sandık verilerini görmüyorsunuz. Bu iddianameyi yazanlar bize çok büyük kötülük yaptılar" dedi. Emrah Yüksel’in savunmasının ardından duruşma yarın saat 10.00’a ertelendi.