YEREL HABERLER - 06 Kasım 2012 Salı 16:11

NAZİLLİ UZUN YAŞAM`IN SIRRINI ARAŞTIYOR

A
A
A
NAZİLLİ UZUN YAŞAM`IN SIRRINI ARAŞTIYOR

Nazilli`de 4. Türkiye Uluslararası Uzun Yaşam Sempozyumu düzenlendi. Yaşlılık, bakımları, ulaşımı ve genetik özellikler konusunun tartışıldığı sempozyum büyük ilgi gördü. Japonya, Amerika, Avustralya, Almanya, İsrail, İngiltere ve ve Türkiye`nin çeşitli üniversitelerinden gelen uzmanların konuşmacı olarak katıldığı ve gün boyu süren sempozyumda uzun ve sağlıklı yaşamın sırları konusunda yapılan araştırmalar da değerlendirildi.
Nazilli Kaymakamlığı, Nazilli Belediye Başkanlığı, Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölümü ve Türkiye Ege Bölgesi 100 Yaş ve Üzeri Araştırma ve Koordinasyon Merkezi (TİYAM)`ın ortaklaşa düzenlediği sempozyuma Nazilli Kaymakamı Mehmet Okur, Nazilli Belediye Başkanı Haluk Alıcık, Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. İsmail Tufan, TSM Sorumlu Hekimi Hakan Derici, İlçe Milli Eğitim Müdürü Faruk Ercan, İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Güven Eker, MHP Nazilli İlçe Başkanı K.Engin Özcan, Sosyal hizmet uzmanları, Nazilli Sağlık Meslek Lisesi Öğrencileri, Nazilli Devlet Hastanesi ve Sağlık Gurup başkanlığına bağlı evde bakım birimleri ile çok sayıda vatandaş sempozyuma katıldı.
``NAZİLLİ, UZUN YAŞAMIN MARKASI OLDU``
Uzun yaşam noktasında Nazilli`nin bir marka olduğunu ifade eden Nazilli Belediye Başkanı Haluk Alıcık; ``Tabii ki markanın oluşmasındaki en büyük pay fahri hemşerimiz Prof.Dr. İsmail Tufan`a aittir. Kendisini Nazillili gibi hissediyor ve Nazillili gibi işin üstüne düşerek çalışıyor, kendisini bunun için kutluyoruz. İşimiz gereği veya Nazilli Belediyespor için gerek Türkiye içi gerekse Yurtdışında Nazilli Belediye Başkanıyım dediğimde tek aldığım cevap ``˜Uzun yaşayan insanların şehri` oluyor. Bu bana onur ve şeref veriyor. Nazilli için birçok proje yaptık fakat Alzheimer Merkezi ve Huzurevi bizim için en önemli projelerimiz oldu. Alzheimer Merkezi`nin ikincisini açmak için söz verdik ve bunu gerçekleştireceğiz. Nazilli Kaymakamımız, Nazilli Belediyesi ve Akdeniz Üniversitesi bu konuda gerek duruşu göstererek çalışmalarına ara vermeden sürdürmesi Nazilli için olduğu kadar ülkemiz için de çok önemli. Tüm Dünya`nın gözü ilçemizde ve `uzun yaşamın sırrını` merak ediyor. İnşallah bunların belli bir oranını Çırağan Sarayı`nda yapılacak toplantı ile açıklayacağız. Sayın Hoca`mız 10 bin kişi üzerinde yaptığı testin detaylarını verecek. Bu aşamanın ardından 2. Etapta ise yaşlılarımızdan kan örneği alarak daha da bilimsel boyutu araştırılacak. Öte yandan Nazilli Belediyesi olarak biz yaşlımıza hizmet etmek, onlara sahip çıkmak zorundayız. Türk milleti her zaman böyle yapmış ve şahlanmıştı. İnşallah her zaman da koruyacağız`` dedi.
``SIR İÇİNDE SIR VAR``
Nazilli`nin Uzun ve Sağlıklı Yaşam`ın Merkezi olmasını araştırmaları sırasında sır içinde sır ile karşılaştıklarını söyleyen Prof.Dr.İsmail Tufan ise; ``21. Yüzyılın bizlere bıraktığı en büyük miras, hiç şüphesiz ki Uzun Ömür olmuştur. Eskiden yaşlanma ve yaşlılık bir istisna idi, bugün ise bir kural haline geldi. Yeryüzündeki bütün toplumlar, istisnasız hızla yaşlanıyorlar. Bilimsel kanıtlarla ispatlanan bu durumu görebilenler geleceğe daha büyük umutlarla bakabileceklerdir. Gerçekleri göz ardı edenler ise sorunlarla hiç şüphesiz ki karşı karşıya kalacaklardır. Türkiye çok genç bir nüfusuyla övünen, Avrupa`nın en genç ülkelerinden olmasına rağmen hızla yaşlanmaya dikkat etmemeliyiz. Toplumsal göstergeler ve istatistikler bize ülkemizin hızlı ve sessiz bir şekilde yaşlandığını gösteriyor. Bunun için bazı önlemlerin şimdiden alınması gerekiyor. İşte bu vesileyle baktığımızda Türkiye`nin demografik yapıya bağlı olarak en uzun yaşayanların bulunduğu ilçe Nazilli`dir. 100 yaş üstünde 36 vatandaşımızın olması acaba bir tesadüf müdür?, Acaba bunun arkasında hangi etmenler, neler var. Genetik faktörler mi?, Havası mı?, Suyu mu?, Kuşaklar arası ilişkiler mi nedir bunu bilmiyoruz. Bu konuya baktığımızda sır içinde adeta sır var. Dolayısıyla sırrın açıklanması, başka bir sırrın da açıklanmasını ortaya koyuyor. Yani Nazilli`nin sırrı çok uzun yıllar araştırılıp, çok farklı disiplinlerin bir araya gelerek bazı çözüm önerilerinin ortaya çıkmasına neden olacaktır. Bugün düzenlediğimiz 4. Türkiye Uluslararası Uzun Yaşam Sempozyumu ile bunları araştırmaya çalışıyoruz. Yurtiçi ve Yurtdışından gelen birçok meslektaşımız Nazillililere çalışmalarını sunuyorlar, bunun için çok şanslıyız.`` ifadelerine yer verdi.
``246 KİŞİYE MODEL OLDUK``
Çalışmalar sırasında yerel yöneticilerden gerekli desteği görememenin üzüntüsünü yaşadığını dile getiren Tufan; ``Aydın genelinde 146 vatandaşımız 100 yaş üstünde olması bizler için çok önemli bir nokta. Bunların sadece 36 tanesi Nazilli`de. Bu yaşlılarımızın az da olsa bakıma ve desteğe ihtiyaçları var. Yerel politikacılar ve siyasilerimizin duyarlılığına ve işbirliğine ihtiyacımız var. Bu noktada Nazilli`yi örnek almalarını istiyorum. Her yaşlının sorunu bizim, yerel yöneticilerin ve Akademisyenlerin sorunu olmalıdır. Ancak bu şekilde bazı ilerlemeler sağlarız. Öte yandan Türkiye`de yaşlılara şiddet, ihmal ve suistimal olayları var. Bunların kesinlikle azalması gerekir. Bu olay sadece dövmek anlamında değil, ilaçlarını zamanında vermemek, tam doz iken yarım doz ilaç vermek gibi birçok notası vardır`` dedi. Konuşmasını evde düşme ve kazaları önlemek için tasarlanmış Türkiye`nin ilk model evi ile sürdüren Profesör Turan; ``Nazilli Belediyesi ile ortaklaşa yaptığımız model ev konusunun da büyük rağbet görmesi bizleri mutlu ediyor ve gururlandırıyor. Binlerce kişinin ziyaret ettiği Model Ev konusunda 246 vatandaşımız bu evleri örnek alarak evlerinde uygulamaya geçti. Hem yaşlılarımız hem de vatandaşlarımızın ev kazalarını önlemek için yapılan bu projenin ilgi görmesinden dolayı mutlu ve gururluyum`` şeklinde konuştu.
4 OTURUMA 16 KONUŞMACI KATILDI
4. Türkiye Uluslararası Uzun Yaşam Sempozyumuna Prof. Dr. Nina Silverstein, Prof. Dr. Mustafa Gökçeoğlu, Prof. Dr. Ali Nihat Bozcuk, Prof. Dr. Dena Shenk, Prof. Dr. Karen Roberto, Prof. Dr. Patricia Brownel, Prof. Dr. Susan Somers, Prof. Dr. Linda Harootyan, Prof. Dr. Bei Wu, Prof. Dr. Terence Seedsman, Doç.Dr. Emre Şenol Durak, Doç. Dr. Ayşe Canatan, Doç. Dr. Mithat Durak, Doç. Dr. Emine Aksoydan ve Yrd. Doç.Dr. Sema Oğlak konuşmacı olarak katıldı. Sempozyumun ilk konuşmacısı Prof.Dr.Nina Silverstein, Toplumdaki yaşlı bireylerin Ulaşım ihtiyaçlarının karşılanması konusunda yaklaşık 400 davetliyi bilgilendirirken, Nazilli Belediye Başkanı Haluk Alıcık`ı Dünya çapında örnek bir çalışma yaptığı için kutladı. Alzheimer, Demans ve Yaşlılığın ulaşıma olan etkilerini ve yaşadıkları olumsuzluklarını incelediklerini ifade eden Silverstein, yaptıkları çalışmalar ile yaşlıların tedavi gördüğü aşamalarda ulaşım randevularına sahip olmalarını hedeflediklerini söyledi. Silverstein konuşmasında, ulaşım için kişi merkezli bir çalışmanın dünya çapında yapılması gerektiğini vurguladı. İkinci konuşmacı Prof. Dr. Ali Nihat Bozcuk ise Nazillililerin yapılan bu çalışmaları takip etmesi, konuyla ilgili olması nedeniyle Uzun Yaşamayı hak ettiklerini söyledi. 4 oturum olarak düzenlenen sempozyumda 16 konuşmacı, uzun ve sağlıklı yaşam için Nazilli ve tüm dünyadaki çalışmaları değerlendirerek, Nazilli`nin dünyada eşi benzeri az bir değere sahip olduğunu ifade ettiler. Sabah 09.30`da başlayan ve 17.30`a kadar süren sempozyum, Nazilli`deki yaşlıların düşüncelerini paylaşması, katılımcılara plaketlerin ve sertifikalarının verilmesi ile son buldu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da başladı, Mogadişu’da devam ediyor Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Finans ve Bankacılık Bölümünden 2024 yılında birincilikle mezun olan Somalili öğrenci Siham Ali Hussein, Rektör Prof. Dr. Akın Levent’i makamında ziyaret etti. Lisans eğitimini Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinde tamamlayan Hussein, mezuniyetinin ardından bölüm öğretim üyelerinin kariyer planlaması ve yönlendirmeleri doğrultusunda Somali’nin başkenti Mogadişu’da Ziraat Katılım Bankasında göreve başladı. Çalıştığı kurum tarafından düzenlenen eğitim programı kapsamında İstanbul’a gelen Hussein, bu vesileyle Erzincan’a gelerek üniversitesini ve akademisyenlerini ziyaret etti. Ziyarette, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Finans ve Bankacılık Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Volkan Baysal da hazır bulundu. Mezun öğrenci Siham Ali Hussein, üniversitede aldığı eğitimin mesleki hayatına önemli katkılar sağladığını belirterek, EBYÜ’nün kariyer yolculuğunda kendisi için önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Rektör Prof. Dr. Akın Levent ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, üniversitenin uluslararası öğrencilere verdiği nitelikli eğitimin mezunlar aracılığıyla farklı ülkelerde karşılık bulmasının gurur verici olduğunu söyledi. Levent, mezunların kendi ülkelerinde ve uluslararası kurumlarda görev almasının, Türkiye’nin yükseköğretimdeki gücünü ve üniversitenin uluslararası akademik etkileşime katkısını ortaya koyduğunu kaydetti.
Ankara "Mehmet Akif İnan Ödülleri" sahiplerini buldu Mehmet Akif İnan Vakfı ile Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) tarafından düzenlenen 7’nci Mehmet Akif İnan Ödülleri hak sahiplerini buldu. Mehmet Akif İnan Vakfı ve Memur-Sen iş birliğiyle bu yıl 7’ncisi düzenlenen Mehmet Akif İnan Ödül Töreni programı, edebiyat, düşünce ve sendikal mücadele alanlarında önemli katkılar sunan isimleri bir araya getirdi. Programda, Türk şair, yazar, araştırmacı ve Memur-Sen’in kurucusu Mehmet Akif İnan’ın fikir dünyasını, mücadelesini ve bıraktığı mirası yaşatmak amacıyla çeşitli kategorilerde ödüller takdim edildi. Program kapsamında Mehmet Akif İnan’ın düşünce hayatına ve sendikal mücadele anlayışına vurgu yapıldı. "Mehmet Akif İnan abi, sendikal zeminde emeğin izzetini tahkim eden bir mefkurenin müellifiydi" Ödül töreninde açıklamalarda bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Mehmet Akif İnan’ın Türkiye için önemli bir edebiyat insanı olduğunu belirterek, "Mehmet Akif İnan abi, kalemiyle tefekkür eden, kürsüde sözü inşa eden, sendikal zeminde emeğin izzetini tahkim eden bir mefkurenin müellifiydi. Ardında bıraktığı, Hakk’a yaslanan bir mizan, ölçüsü olan bir tavır, edebi olan bir mücadele terbiyesiydi. Hakk’ı talep ederken dili kirletmeyen, adaleti savunurken ölçüyü zedelemeyen, haysiyeti pazara düşürmeyen bir sebat çizgisi oluşturdu. Bu akşam o mizanın huzurunda duruyoruz. Kendi sözümüzün ağırlığını, kendi tavrımızın istikametini, kendi mesuliyetimizin hududunu tartıyoruz. Zira bu terbiye, insanın iç nizamını da dünyanın hengamesini de aynı terazide okur. Mazlumun ahını duyan vicdanı diri tutar, zalimin kabalığı karşısında eğilmeyen vakar talim eder, hak hatırını her şeyin fevkinde görmeyi öğretir. Genel olarak büyüklerimizin ve özel olarak da Akif İnan abinin bizlere emanet ettiği çizgi, bugünün gürültüsü içinde sözü ve duruşu muhkem kılan bir muhasebe kapısıdır. İçinden geçtiğimiz zaman, bu muhasebeyi daha ağır ve daha zaruri kılıyor" diye konuştu. "Hakemlik iddiasındaki yapıların tarafsızlığını kaybettiği bir dünyada; güçlü olmak bir mecburiyettir" Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle birlikte gençlerin vizyonunu daha da üst sıralara çıkaracaklarının altını çizen Bakan Tekin, "Kontrol ve denge mekanizmalarının zayıfladığı, hakemlik iddiasındaki yapıların tarafsızlığını kaybettiği bir dünyada güçlü olmak bir mecburiyettir. Bu güç, zulmetmenin imkanı değil; zulümden korunmanın, haysiyeti muhafaza etmenin, hakkı savunmanın dayanağıdır. Kendi güvenliğimiz kadar, mazlumların hukukuna omuz verebilmenin de şartıdır. Bu yüzden teknolojide güçlü, ilimde güçlü, stratejik akılda güçlü, en önemlisi maneviyatı güçlü nesiller yetiştirmek zorundayız. Dünyayı bilen ama kendini de bilen; kökünü inkar etmeden ufkunu büyüten, tarihini ve kültürünü bir hamaset malzemesi değil, bir istikamet kaynağı olarak taşıyan bir nesil yetiştirmek zorundayız. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, işte bu nesli yetiştirecek modeldir" şeklinde konuştu. "Mehmet Akif İnan, Türkiye’nin emek tarihine yön veren kurucu akıldır" Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise, Mehmet Akif İnan’ın sadece bir fikir adamı olmadığını, sendikalaşmanın kurucusu olduğunu da ifade ederek şunları söyledi: "Mehmet Akif İnan, yalnızca bir edebiyatçı değildir. O; şair, yazar, öğretmen, sendikacı, fikir ve aksiyon adamıdır. Tüm bu vasıfları tek bir kimlikte buluşturmuş, aydın sorumluluğuyla hareket etmiş bir münevverdir. Anadolu’nun vicdanından süzülüp gelen bir duruşun adı, isminin hakkını veren, medeniyet davamızın yiğididir. ‘Hiçbir ülke, yeniden ayağa kalkma potansiyeline bizim kadar sahip değildir’ derken, bu millete özgüven aşılayan, inancı dirilten bir öncüdür. Türkiye’nin emek tarihine yön veren, sendikal dünyaya Eğitim Bir-Sen’i, Memur-Sen’i armağan eden kurucu akıldır. Emek, ekmek ve medeniyet mücadelemizde, sivil toplum alanında attığımız her adımı haykırıyoruz. Hamdolsun bugün çatısı altında bulunduğumuz Memur-Sen kurucu liderinin vasfıyla kuşanmış, bir sendikadan fazlası olmayı kendine şiar edinmiş bir örgütlenmedir. Dün, milletin tepesine çöken yasakçılara, başörtüsünü turnikelerde boğmak isteyenlere, 28 Şubat’ın hadsizliğine, 27 Nisan’ın aymazlığına, 15 Temmuz’un hainliğine karşı ‘pabuç o kadar ucuz değil’ diyerek bir yumruk gibi meydanlara indiysek, biliniz ki bu duruşun arkasında, mayası yerli, mefkuresi milli Akif İnan’ın halis fikirleri vardı." Tören kapsamında ödül hak sahiplerinin isimleri ve aldıkları ödüller ise şöyle: "Dr. Dilek Gürsoy - Jüri Özel Ödülü, Prof. Dr. Mustafa Büyükada - Çalışma Hayatı ve Emek Ödülü, Tahta Kılınç - Başarı ve Teşvik Ödülü, Ebubekir Eroğlu - Kültür Sanat Edebiyat Ödülü, Prof. Dr. Bekir Karlığa - Üstün Hizmete Vefa Ödülü, Sumud Filosu - Uluslararası Değer Ödülü." Eğitim, kültür ve sendikal alanda emek veren kişi ve kuruluşların ödüllendirildiği programa, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, ÖSYM Genel Başkanı Bayram Ali Ersoy ile sendika üyeleri katıldı. Program, ödül töreninin ardından hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.