SAĞLIK - 10 Şubat 2026 Salı 11:28

ADÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yazıcı: "Her yıl 8 milyon kişi hayatını kaybediyor"

A
A
A
ADÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yazıcı: "Her yıl 8 milyon kişi hayatını kaybediyor"

Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onur Yazıcı, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl dünya genelinde yaklaşık 8 milyon kişinin tütün kullanımına bağlı nedenlerle hayatını kaybettiğini belirtti.



Dünya Sağlık Örgütü verilerine dikkat çeken ADÜ Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Onur Yazıcı, Dünya Sağlık Örgütü verilerine dikkat çekerek bu verilere göre her yıl dünya genelinde yaklaşık 8 milyon kişinin tütün kullanımına bağlı nedenlerle yaşamını yitirdiğini söyledi. Bu ölümlerin yaklaşık 1,3 milyonunun ise sigara içmeyen bireylerin pasif dumana maruz kalması sonucu gerçekleştiğini ifade eden Yazıcı, pasif içiciliğin de en az aktif içicilik kadar tehlikeli olduğunu vurguladı. Sigaranın başta akciğer kanseri, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), kalp ve damar hastalıkları ile inme olmak üzere birçok ciddi hastalığın temel nedeni olduğunu dile getiren Yazıcı, pek çok kanser türü, kemik erimesi ve diyabet gibi kronik rahatsızlıklarla da doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekti. Nargile, elektronik sigara, ısıtılmış tütün ürünleri ve nikotin içeren puffların da masum olmadığını belirten Yazıcı, bilimsel çalışmaların bu ürünlerin sigarayı bırakma yöntemi olmadığını, aksine bağımlılığa geçişi kolaylaştırdığını ortaya koyduğunu söyledi.



Tütün kullanımının yalnızca insan sağlığını değil çevreyi de ciddi şekilde tehdit ettiğini belirten Doç. Dr. Onur Yazıcı, tütün üretiminin ormansızlaşmaya, karbon salınımına ve ekosistemlerin zarar görmesine yol açarak iklim krizini derinleştirdiğini ifade etti. Sigarayı bırakmanın sağlığın korunması açısından atılabilecek en önemli adımlardan biri olduğunu vurgulayan Yazıcı, bırakıldıktan kısa süre sonra vücutta iyileşme sürecinin başladığını, kan basıncının düştüğünü, akciğer fonksiyonlarının zamanla düzeldiğini ve kalp hastalığı riskinin azaldığını kaydetti. Sigara bırakmanın yaşam kalitesini artıran güçlü bir koruyucu sağlık davranışı olduğunu sözlerine ekledi.



Sigarayı bırakmak isteyen bireylerin mutlaka uzman desteğinden yararlanması gerektiğini ifade eden Yazıcı, ülke genelinde hizmet veren sigara bırakma polikliniklerinde bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış tedavilerin sosyal güvenlik kapsamında sunulduğunu, hastanelerdeki sigara bırakma polikliniklerine randevu alınarak başvurulabileceğini söyledi.



Doç. Dr. Onur Yazıcı, Dünya Sigarayı Bırakma Günü dolayısıyla tüm bireyleri sağlıklı bir yaşam için sigarayı bırakmaya davet etti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş: "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor" AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş ile bir araya geldi. Güneş, "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor" dedi. AK Parti İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz tarafından giyim tarzı nedeniyle sosyal medya üzerinden hedef alınan Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş’i AK Parti Genel Merkez binasında kabul etti. Burada konuşan Yalçın, bu zamana kadar başörtüsüyle ilgili toplumsal olarak bölücülük yapılmaması gerektiğini her seferinde anlatmalarına rağmen bu zihniyetin devam ettiğini ifade ederek, "Bugün bir sürü hukuki ve siyasal düzenlemeler yapıldı. Yasakçılık yapamıyorlar, bugün şükürler olsun üniversitelerimizde, kamu binalarımızda insanlar başörtüleriyle bulunabiliyorlar. Buna engel olamıyorlar ama maalesef o alçak zihniyet bir yerlerde saklanmış, mevzilenmiş ve mevzisinden çıkacak yerini bekliyor. ‘Biz aslında baş örtüsüne karşı değiliz, türbana karşıyız. Annelerimiz, anneannelerimiz gibi taksanız sorun olmaz’ derlerdi. Şalvarıyla, örtmesiyle bir Anadolu kadınını bile hazmedemeyecek kadar maalesef kin ve nefret dolu insanlar. Meselenin hukuki süreci de başladı İnşallah bizim bu zihniyetle mücadelemiz devam edecek. Zeynep Başkan ve arkadaşları tam da temsil etmesi gerekeni temsil ederek bizim gururumuz oldular" dedi. "Kendi ananesini, örfünü bile beğenmiyorlar" Yalçın, Türkiye’de insanları kılık kıyafetiyle yargılayan ve aslında bu topluma ait olan kıyafetleri hor görecek kadar toplumdan uzaklaşmış insanların olduğunu, bu durumun çözülmesi için hukuki ve siyasi düzenlemelerin yanı sıra zihniyet dönüşümüne de ihtiyaç olduğunu söyledi. Genel Başkan Yardımcısı Yalçın’ın bu ifadelerinin üzerine ise Mihalgazi Belediye Başkanı Güneş, "Bu nesil bu meseleyi artık halletmek zorunda. Bunu geleceğe miras bırakmamamız lazım. Kendi ananesini, örfünü bile beğenmiyorlar. Biz bunlara neyi beğendireceğiz" şeklinde cevap verdi. Bir kişinin kılık kıyafetinin ne olduğunun bir öneminin olmadığını, o insanın yaptıklarına bakılması gerektiğine dikkati çeken Yalçın, "Buna bakmayı bile beceremeyen insanlar kendilerini toplumda kıymetli insan zannediyorlar. Halbuki demokrasi denilen durum tam anlamıyla her tür kıyafeti giyen insanın her tür görevde olabildiği, her tür standartları taşıyan insanın kendi başarısıyla her şeyi yapabildiği bir zemin" değerlendirmesinde bulundu. "Zeynep Başkan çok özgüvenli bir insandır" Özgürlükler alanında mücadelede bu zamana kadar büyük mesafe kat edildiğini söyleyen Yalçın, "İnşallah bundan sonra da sivil anayasayla da o mesafeleri taçlandıracağız. En uygun yerine kadar taşıyacağız ama o zihniyetle mücadeleyi bırakmayacağız. Zeynep Başkan çok özgüvenli bir insandır. Özgüvenle kendi mücadelemizi vermeye devam edeceğiz. O anlamak istemeyen insanlara kafalarına vura vura bu toprakların gerçek sahipleri olduğumuzu, gerçek temsilcileri olduğumuzu, bizim tam da bunları temsil ettiğimizi anlatacağız" diye konuştu. Başörtü ve kılık kıyafet meselelerinin garanti alınmasına kadar her türlü durumun sonuna kadar takipçisi olduklarını aktaran Yalçın, "Zeynep Başkan Anadolu’dur, Anadolu’yu ve hepimizi temsil eder. Onun hakkını hiçbir yerde bırakmayacağız" diye konuştu. "Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor" Bu ülkenin bir ferdi olan bir insanın kılık kıyafetinden dolayı hakir görülmesi ve rencide edilmesinin çok üzücü bir durum olduğunu aktaran Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş ise şu ifadeleri kullandı: "Bir anne evladının tesellisine maruz kalmamalı. Benim oğlumun beni arayıp ‘anne, bunlara üzülme’ demesi, üzüyor. Benim teselli etmem gereken çocuk, beni teselli ediyor. İnsan üzülüyor. Bu ülkede kılık kıyafetin bir anayasal hak haline gelmesi gerekiyor, bir önce sivil anayasayı geçilsin."
Samsun Atakum Belediyesinin ilk dijital sanat dergisi yayında SAMSUN (İHA) – Samsun’un Atakum Belediyesinin ilk dijital sanat dergisi Atakum Sanat, okurlarıyla buluştu. Atakum Belediyesinin ilk dijital sanat dergisi Atakum Sanat, yayın hayatına başladı. Üç aylık periyotlar halinde çevrim içi yayımlanacak derginin ilk sayısı, ’Karadeniz Edebiyat Ortamı’ başlığıyla okurlarla buluştu. Atakum’un yanı sıra Türkiye’nin sanat rotasını belirleyecek dergide, tiyatro sanatçılarının görme engelli bireylere yönelik sunduğu seslendirmeler ve işitme engelli bireylere yönelik belediyenin işaret dili eğitmeni tarafından verilen işaret dili hizmeti de yer alıyor. Atakum Sanat edebi makaleler, denemeler ve öykülerin yanı sıra farklı disiplinlerden sanatları buluşturan geniş içeriğiyle okurlarına bir sanat yolculuğu sunacak. Atakum’un tarihi, doğası ve kültürel zenginliğinden kesitlerin yer alacağı dergi, kentin sanat hayatına hareketlilik katacak. Sanatseverlerin buluşma noktası olacak Atakum Sanat’a belediyenin internet adresinden ulaşılabiliyor. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel, derginin kentin sanat ve kültürel hayatına yeni bir soluk katacağını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Atakum Belediyesi olarak, Atakum’un ilk dijital sanat dergisi Atakum Sanat’ı halkımızla buluşturmanın gururunu ve heyecanını yaşıyoruz. Ulusal ve uluslararası organizasyonlar için marka kentlerden biri haline gelen Atakum’da sanatsal faaliyetlerin yaygınlaştırılması, toplumsal bilinç oluşturulması, sanatın ve sanatçının desteklenmesi adına dergimizin önemli bir ihtiyaca cevap vereceğini düşünüyorum. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ’Bir ülke, sanattan ve sanatkardan mahrumsa tam bir hayata sahip olamaz’ sözünü kendimize yol haritası alarak şiirle, müzikle, dansla, renklerle konuşarak Atakum’un sesini tüm dünyaya duyuracağız. Ulu Önder’in bize emanet ettiği en büyük eseri Cumhuriyet’i ve Cumhuriyet’e olan sevdamızı anlatmak için, Atakum Sanat’ta buluşacağız. Her yaştan ve kesimden vatandaşımızın kendisinden izler bulacağı benzersiz sanat yolculuğumuza, tüm halkımızı bekliyoruz. Atakum Sanat, kentimize hayırlı olsun" dedi. Atakum Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Deniz Gömeç, Atakum Sanat’ın kentin ruhunu tam anlamıyla yansıtan bir dergi olduğuna dikkat çekerek, "Dergimiz Karadeniz’in edebi birikimi görünür kılmayı, yerel üretimleri çoğulcu ve nitelikli bir zeminde buluşturmayı hedefleyen kolektif bir emeğin ürünüdür. Atakum Sanat yalnızca metinlerden oluşan bir yayın olmasının ötesinde kentin ruhunu, belleğini ve çok katmanlı kültürel yapısını yansıtan bir kültür ortamı olarak kurgulanmıştır. Bu sayıda Karadeniz’in hırçın dalgalarının sesini edebiyatın gücüyle satırlarda duyacak, bölgenin insan zenginliğini, kültürel çeşitliliğini ve yaşama dair derin izlerini hissedeceksiniz. Bu anlayışla hareket eden dergimizin sayfalarında Atakum’un manzaralarının yer aldığı özel fotoğraf bölümüne de yer verilmiş, edebiyat ile kentin görsel hafızası bir araya getirilmiştir" diye konuştu.
Ankara Bakan Şimşek ‘Gelişmekte Olan Ülkeler Konferansı’nın sonuçlarını paylaştı Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından düzenlenen Gelişmekte Olan Ülkeler Konferansı’nın (ACEME) ardından, konferanstan çıkarılacak temel sonuçları değerlendirdi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Suudi Arabistan’ın El-Ula kentinde Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı ile Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından düzenlenen Gelişmekte Olan Ülkeler Konferansı’na katıldı. Konferansın ilk gününde ‘Borç Kırılganlıkları Yuvarlak Masa Toplantısı’ başlıklı oturuma katılan Şimşek, burada ikili temaslarda bulundu. Şimşek, Özbekistan Başbakan Yardımcısı Jamshid Kuchkarov, Asya Altyapı Yatırım Bankası Başkan Yardımcısı Sherard Cowper-Coles, Dünya Bankası Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdürü Anna Bjerde ile bir araya geldi. Şimşek, Pakistan, Nijerya, Katar ve Suudi Arabistan’ın maliye bakanlarıyla kısa görüşmeler de gerçekleştirdi. Bakan Şimşek konferansın ikinci gününde ise ‘Yükselen Piyasalar İçin Dayanıklılık ve Ekonomik Dönüşüm Yolculuğu’ başlıklı kapanış oturumunda panelist olarak yer aldı. Konferansın bitiminin ardından sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Bakan Şimşek, konferanstan çıkarılacak temel sonuçları şu şekilde sıraladı: "Gelişmekte olan piyasalar, küresel GSYİH’nin yaklaşık yüzde 60’ını oluşturmakta ve küresel büyümenin yüzde 70’inden fazlasını yönlendirmektedir. Günümüzün zorlukları artık döngüsel değil. Ticaretin parçalanması, borç ödeme baskıları ve zayıf büyüme yapısal sorunlardır. Fiyat istikrarı büyümenin önünde bir engel değil; sürdürülebilir yüksek büyümenin ön koşuludur. Kurumlar planlardan daha önemlidir. Güvenilirlik duyurulardan değil, uygulamadan gelir. Parçalanmış bir dünyada, uluslararası işbirliği her zamankinden daha önemlidir. Özel sektör öncülüğünde büyüme kilit önem taşıyor: Bürokrasiyi azaltmak, sermaye piyasalarını derinleştirmek ve yönetişimi güçlendirmek gerekiyor. Bölgesel entegrasyon, küresel ticaretin parçalanmasını telafi etmeye yardımcı olabilir. Bağlantıya yapılan yatırımlar karşılığını verir. Gelişmekte olan ülkelerde borç kırılganlığı artıyor. Borç yeniden yapılandırmalarında hız, koordinasyon ve öngörülebilirlik önem taşıyor. Yapay zekâ destekli verimlilik artışları umut verici ancak otomatik değil; beceriler ve yaygınlaşma kritik önem taşıyor. Gelişmekte olan piyasaların artan ağırlığını ve sesini yansıtacak şekilde reforme edilmiş bir küresel yönetim sistemine ihtiyaç vardır."
İstanbul Ramazan-ı Şerif’in müjdecisi mahyalar İstanbul’u süslemeye başladı Ramazan-ı Şerif’in habercisi olan ve Osmanlı Cihan Devleti’nden günümüze uzanan mahya geleneği, İstanbul’un selatin camilerinde yeniden hayat buldu. Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte minareler arasına asılan mahyalar, kentin siluetine manevi bir atmosfer kazandırdı. Bu kapsamda Süleymaniye Camii’ne asılan "Ramazan Kur’an Ayıdır" yazılı mahya, İstanbul Boğazı’nın eşsiz manzarasıyla birlikte havadan görüntülendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü, Osmanlı Cihan Devleti’nde 16. yüzyıldan itibaren uygulanmaya başlanan mahya asma geleneğini günümüzde de yaşatmaya devam ediyor. İstanbul Vakıflar 1. Bölge Müdürlüğü’ne bağlı atölyelerde, ustaların el emeğiyle tek tek hazırlanan mahyalar; İstanbul’un yanı sıra Edirne ve Bursa’daki selatin camilerine asılıyor. Bu kapsamda Süleymaniye Camii’ne asılan "Ramazan Kur’an Ayıdır" yazılı mahya, İstanbul Boğazı’nın eşsiz manzarası dron kamerasına yansıdı. Gün batımında ve gece ışıklarıyla birleşen Süleymaniye Camii, mahyasıyla birlikte adeta İstanbul’un semalarında Ramazan’ı müjdeledi. "Bu senenin teması Ramazan, cami ve hayat" Mahya ustası Kahraman Yıldız, bu yılki çalışmalara ilişkin yaptığı açıklamada, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından belirlenen Ramazan temasına uygun yazıların hazırlandığını belirtti. Yıldız, "Bu senenin teması ‘Ramazan, cami ve hayat’. İstanbul Müftülüğünden mahyalar için yazılar belirlendi. Vakıflar 1. Bölge Müdürlüğü’nün talebiyle biz de her yıl olduğu gibi bu yıl da mahyalarımızı hazırladık" dedi. Mahya asımının zorluğuna da değinen Yıldız, "Bugün Süleymaniye Camii’ne mahyamızı asıyoruz. Dün Eyüpsultan Camii’ndeydik. Hava çok soğuk, rüzgar ve fırtına altında çalışıyoruz. Minareler arasında metrelerce yüksekte, rüzgarla mücadele ederek bu sanatı icra etmek ciddi bir emek istiyor. Zorluklar yaşıyoruz ama Rabbimize şükürler olsun, bu ata yadigarı sanatı yaşatmaya devam edeceğiz. Ramazan ayı boyunca İstanbul’daki camilerde beş farklı mahya yazısı yer alacak" ifadelerini kullandı. Ramazan ayı boyunca selatin camilerinde yer alacak ilk mahya yazıları ise şöyle: Süleymaniye Camii: Ramazan Kur’an Ayıdır Ayasofya-i Kebir Camii: La ilahe illallah Sultanahmet Camii: Muhammed’in Resulullah Üsküdar Cedit Valide Camii: Oruç tut sıhhat bul Eminönü Yeni Camii: Ramazan biz olmaktır Eyüpsultan Camii: Merhaba ya şehr-i Ramazan Edirne Selimiye Camii: Merhaba ya şehr-i Ramazan Bursa Ulu Camii: Kul hakkından sakın Ramazan ayı boyunca selatin camilerinde mahyalar asılmaya devam edecek. Sultanahmet ve Ayasofya Camileri dışındaki camilerde mahya yazıları Ramazan süresince 5 kez değiştirilecek. Osmanlı’dan miras kalan bu köklü gelenek, İstanbul’un semalarında Ramazan’ın manevi iklimini yaşatmayı sürdürecek.