GÜNDEM - 19 Mart 2026 Perşembe 09:46

Başkan Tetik’ten Ramazan Bayramı mesajı

A
A
A
Başkan Tetik’ten Ramazan Bayramı mesajı

Nazilli Belediye Başkanı Dr. Ertuğrul Tetik, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı.



Başkan Tetik, mesajında Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını pekiştirdiğine dikkat çekerek, bayramların bu manevi atmosferin en güçlü şekilde hissedildiği özel günler olduğunu ifade etti.



Tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı kutlayan Tetik, mesajında şu ifadelere yer verdi:


"Rahmet, bereket ve paylaşma ayı olan mübarek Ramazan’ı geride bırakırken, bayrama ulaşmanın huzur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bayramlar; kırgınlıkların sona erdiği, sevgi, saygı ve hoşgörünün hakim olduğu, toplumsal bağlarımızın güçlendiği müstesna zamanlardır. Bu özel günlerde ihtiyaç sahiplerini gözetmek, büyüklerimizi ziyaret etmek ve küçüklerimizi sevindirmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu duygu ve düşüncelerle başta kıymetli Nazillili hemşehrilerim olmak üzere aziz milletimizin ve tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor; sağlık, huzur ve mutluluk dolu nice bayramlar diliyorum"


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Uzmanından uyarı: "Down sendromu bir hastalık değil genetik bir farklılıktır" Çocuk Genetik Hastalıkları Uzmanı Ceren Yılmaz, Down sendromunun bir hastalık değil, genetik bir farklılık olduğunu belirtti. Yılmaz, erken eğitim ve doğru destekle bu bireylerin topluma tam anlamıyla kazandırılabileceğini ifade etti. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli Uzman Dr. Ceren Yılmaz, Down sendromu hakkında toplumda yaygın olan yanlış bilgilere dikkat çekti. Down sendromunun temelinde kromozom sayısındaki farklılık olduğunu belirten Yılmaz, normalde insan hücrelerinde 46 kromozom bulunurken, bu bireylerde 21. kromozomdan fazladan bir kopya yer aldığını ifade etti. Bu durumun tıpta Trizomi 21 olarak adlandırıldığını aktaran Yılmaz, vakaların yaklaşık yüzde 95’inin anne karnında hücre bölünmesi sırasında kromozomların doğru şekilde ayrılmamasından kaynaklandığını kaydetti. Ailelerin kendilerini suçlamaması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, hamilelikte yapılan bir davranışın bu duruma neden olduğu düşüncesinin yanlış olduğunu söyledi. Eğitimle yeni beceriler kazanabilirler Down sendromlu bireylerin hiçbir şey öğrenemeyeceği yönündeki inanışın bilimsel olarak doğru olmadığını belirten Yılmaz, uygun eğitim ve destekle bu kişilerin yeni beceriler kazanabildiğini ifade etti. Bu çocukların okula gidebildiğini, spor ve sanatla ilgilenebildiğini söyleyen Yılmaz, toplumun üretken bireyleri olabileceklerini dile getirdi. Down sendromunun gebelik sırasında ve doğumdan sonra çeşitli testlerle belirlenebildiğini aktaran Yılmaz, hamilelik döneminde yapılan kombine test, üçlü-dörtlü tarama testleri ve NIPT gibi yöntemlerin bebeğin risk durumunu gösterebildiğini belirtti. Risk yüksek çıktığında kesin tanı için amniyosentez veya koryon villus örneklemesi gibi ileri testlerin uygulandığını, doğum sonrası şüphe durumunda ise karyotip analizi ile kesin tanı konulabildiğini kaydetti. Fiziksel ve zihinsel gelişim yavaş ilerleyebiliyor Down sendromlu çocukların gelişiminin bazı alanlarda akranlarına göre daha yavaş olabileceğini belirten Yılmaz, özellikle fiziksel gelişim, öğrenme ve dil gelişiminde farklılıklar görülebileceğini ifade etti. Kas gevşekliği nedeniyle oturma, emekleme ve yürüme gibi motor becerilerin daha geç kazanılabildiğini aktaran Yılmaz, konuşma gelişiminin de genellikle daha yavaş ilerlediğini söyledi. Erken müdahalenin gelişimdeki en kritik unsur olduğuna dikkat çeken Yılmaz, fizik tedavi, konuşma terapisi, ergoterapi ve özel eğitim gibi desteklerin yaşamın ilk aylarında başlamasının çocukların gelişimini olumlu etkilediğini ve daha bağımsız bir yaşam sürmelerini sağladığını vurguladı. Düzenli sağlık kontrolleri hayati önem taşıyor Down sendromlu bireylerde doğuştan kalp hastalıkları başta olmak üzere bazı sağlık sorunlarının daha sık görüldüğüne işaret eden Yılmaz, çocukların yaklaşık yüzde 40 ile 60’ının kalp hastalığıyla doğduğunu belirtti. Tiroid hastalıkları, işitme kaybı, görme sorunları, uyku apnesi ve bazı kan hastalıklarının da sık görülebildiğini söyleyen Yılmaz, kalp değerlendirmesi, tiroid testleri, işitme ve göz muayenelerinin belirli aralıklarla yapılması gerektiğini ifade etti. Çocukların gelişiminde ailenin rolünün büyük olduğunu da hatırlatan Yılmaz, sevgi dolu ve sabırlı bir ortamın çocuğun özgüvenini artırdığını dile getirdi. Evde basit yönergeler, görsel materyaller ve oyunlar yoluyla dil gelişiminin desteklenebileceğini kaydeden Yılmaz, çocukların günlük görevleri kendilerinin yapmasının teşvik edilmesi gerektiğini aktardı. Toplumsal farkındalık artırılmalı Down sendromlu bireylerin yaşam kalitesini artırmanın sağlık hizmetlerinin yanı sıra toplumsal farkındalıktan geçtiğini vurgulayan Yılmaz, kaynaştırma eğitiminin önemine dikkat çekti. Çocukların akranlarıyla birlikte eğitim almasının sosyal gelişimleri ve topluma uyumları açısından değerli olduğunu söyleyen Yılmaz, uygun eğitim sağlandığında bu bireylerin çalışma hayatına katılabileceğini ifade etti. Toplumdaki önyargıların en büyük engel olduğunu belirten Yılmaz, "Toplum olarak onları bir hastalık etiketiyle değil, öğrenebilen ve üretebilen bireyler olarak görmeliyiz. Hiçbir çocuk için ’bunu yapamaz’ dememeliyiz. Doğru eğitim, destek ve fırsatlar sağlandığında Down sendromlu bireyler de topluma değer katan bireyler olabilir" dedi.
İzmir Ramazan sonrası beslenme düzenine geçişte metabolik şok uyarısı Ramazan ayında değişen beslenme ve uyku düzeninin ardından bayramda aniden aşırı yemek yemek vücutta metabolik şoka yol açabiliyor. Organların aşırı yükten korunması ve normal rutine dönülmesi için kademeli beslenmeye geçilmesi büyük önem taşıyor. Uzun süreli açlık nedeniyle vücudun bazal metabolizma hızı düşüyor. Bayram sabahı aniden yapılan kalori ve şeker yüklemesi, kan şekerinde hızlı dalgalanmalara, mide yanmasına ve yorgunluğa neden oluyor. Bayram sonrasındaki hafta vücut için bir toparlanma süreci işlevi görüyor. Vücudun bozulan sıvı dengesini yeniden kurmak için günde en az 2 litre su tüketilmesi ve bağırsak florası için lifli gıdalara ağırlık verilmesi gerekiyor. Kademeli olarak hafif yürüyüşlere başlanması ve uyku düzeninin sağlanması, bozulan ritmi yeniden normal seviyesine çekiyor. Enerji tasarrufu modu Acıbadem Kent Hastanesi Diyetisyeni Hande Selin Ok, Ramazan ayı boyunca süren uzun süreli açlık ve bozulan uyku döngüsü nedeniyle bazal metabolizma hızının yavaşladığını ve vücudun enerji tasarrufu moduna geçtiğini belirtti. Bayramın ilk günü yapılan ani şeker ve karbonhidrat yüklemesinin vücutta metabolik şok etkisi oluşturduğuna dikkat çeken Ok, "Vücut bu kadar şeker yüklenmesine hazır olmadığından insülin direnci, kan şekerinde dalgalanmalar ve sindirim zorlukları gibi sağlık problemleri ortaya çıkabiliyor. Mide yanması, hazımsızlık, şişkinlik, tansiyon yükselmesi ve yorgunluk gibi birçok organı etkileyen durumlar oluşabiliyor" dedi. Sıvı dengesi ve kademeli geçiş Bu tür olumsuz tabloların önüne geçmek ve bozulan düzeni onarmak için beslenmede kademeli bir geçişin şart olduğuna değinen Diyetisyen Ok, "Geçiş sürecinde hafif öğünlerle, az az, sık sık, lifli ve proteinli gıdalara yer vererek ilerlemek ve su tüketimini artırmak çok daha uygun olur. İki öğünden üç öğüne, ardından dört öğüne çıkılmalı ve Ramazan’da yaşanan dehidrasyonu telafi etmek için su tüketimine büyük özen gösterilmelidir. Ayrıca bu süreci 20-30 dakikalık yavaş fiziksel aktiviteler ve yürüyüşlerle desteklemek oldukça önemlidir" ifadelerini kullandı. Kronik hastalıklarda beslenme kontrolü Bir aylık kısıtlamanın ardından beynin ödüllendirme moduna geçtiğine işaret eden Ok, bireylerin gerçekten aç olup olmadığını sorgulaması gerektiğini kaydetti. Kronik rahatsızlığı bulunan bireylerin normal düzene geçişte daha dikkatli olması gerektiğini hatırlatan Ok, "Bu hastalarımızın şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyve bazlı tatlıları tercih etmeleri, kabak ya da ayva tatlısı gibi az şekerli alternatiflere yönelmeleri daha uygun olur. Tatlı yapımında elma suyu konsantresi, hurma püresi veya toz tatlandırıcılar da kullanılabilir. Hastalarımızın vücutlarına aşırı yüklenmemeleri, organ yükünü ciddi anlamda azaltacaktır" açıklamasında bulundu.
İstanbul Kartal’da Ramazan dayanışma, paylaşma ve komşuluk bağlarının güçlendiği ay oldu Kartal Belediyesi, Ramazan ayı boyunca ilçenin dört bir yanında kurduğu iftar sofraları, sosyal destek çalışmaları ve kültürel etkinliklerle dayanışma ve paylaşma kültürünü güçlendirdi. Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’in öncülüğünde yürütülen çalışmalarla, sosyal belediyecilik anlayışı Kartal’ın tüm mahallelerinde hissedildi. Esentepe Mahallesi’nde bulunan Kartal Belediyesi Aşevi ve Gıda Bankası, Ramazan ayı boyunca yoğun bir çalışma temposuna sahne oldu. Modern ve hijyenik şartlarda hazırlanan sahur ve iftar yemekleri, uzman ekipler tarafından porsiyonlanıp vakumlanarak el değmeden paketlendi. Hazırlanan binlerce kişilik sıcak yemek, ihtiyaç noktalarına ulaştırılarak paylaşma ruhu geniş kitlelere taşındı. İftar ve sahur sofralarında buluşma Koşuyolu Kalp Hastanesi otoparkı ile Yalı Yunus Topselvi Kültür Merkezi Taziye Evi’nde kurulan sabit iftar ve sahur noktaları, dayanışmanın en somut örneklerinden biri oldu. Özellikle hasta yakınları, sağlık çalışanları ve iftar vaktinde evine yetişemeyen vatandaşlar için kurulan bu alanlarda, her gün sıcak yemek ikramı yapıldı. Başkan Gökhan Yüksel’in de katıldığı programlarda, Kartallılar aynı sofrada buluşarak birlik ve beraberlik duygusunu pekiştirdi. Organik etkinlik çadırında toplumsal buluşmalar Ramazan ayı boyunca kurulan Organik Etkinlik Çadırı, ilçenin sosyal yaşamına önemli katkı sundu. Esnaf odalarından sivil toplum kuruluşlarına, spor kulüplerinden şehit ve gazi ailelerine kadar geniş bir katılımla gerçekleştirilen iftar programlarında, farklı kesimler aynı sofrada bir araya geldi. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmalar, toplumsal bağların güçlenmesine katkı sağladı. Ulaşım noktalarında ikram hizmeti İftar saatinde yolda olan vatandaşlar için metro ve marmaray istasyonlarında mobil ikram araçlarıyla sıcak çorba ve iftariyelik paketler dağıtıldı. Yoğun noktalarda gerçekleştirilen bu uygulama, özellikle iş çıkışında evine yetişemeyen vatandaşlar tarafından memnuniyetle karşılandı. Gıda bankası ile hanelere destek Kartal Belediyesi, ekonomik zorluk yaşayan vatandaşlara yönelik desteklerini Ramazan ayında da sürdürdü. 20 mahallede planlı şekilde gerçekleştirilen gıda kolisi dağıtımları kapsamında, temel ihtiyaç malzemelerinden oluşan yardım paketleri ekipler tarafından ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırıldı. Böylece Ramazan’ın bereketi Kartal’daki hanelere taşındı. Kültürel etkinlikler ve inanç turları düzenlendi Ramazan ayı, düzenlenen inanç turları ve kültürel etkinliklerle de zenginleştirildi. Vatandaşlar, belediye tarafından organize edilen gezilerle İstanbul’un önemli manevi mekânlarını ziyaret etti. Çocuklar için düzenlenen Karagöz-Hacivat gösterileri, orta oyunları ve sinema etkinlikleri ise Ramazan’ın kültürel mirasını yeni nesillerle buluşturdu. "Tüm komşularımın mübarek Ramazan Bayramı’nı kutluyorum" Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, Ramazan ayı boyunca ortaya konulan dayanışma ruhunun bayramda da devam edeceğini belirterek, "Ramazan’ın bereketini paylaştığımız komşularımızın bayramı huzur içinde geçirmesi için tüm hazırlıklarımızı tamamladık. Ekiplerimiz ibadethanelerde temizlik çalışmalarını tamamladı. Bayram süresince de tüm birimlerimiz ve nöbetçi personelimizle sahada olmaya devam edeceğiz. Bu vesileyle tüm komşularımın mübarek Ramazan Bayramı’nı kutluyor, sağlık, huzur ve mutluluk diliyorum" ifadelerini kullandı.