GÜNDEM - 07 Ağustos 2024 Çarşamba 17:15

Koçarlı Belediyesi’nin kurumsal logosu değişti

A
A
A
Koçarlı Belediyesi’nin kurumsal logosu değişti

Koçarlı Belediyesi’nin yeni logosu, Belediye Meclisinin 2024 Yılı Ağustos Ayı Olağan Toplantısında gerçekleştirilen oylamada kabul edilmesinin ardından kullanılmaya başlandı.



Koçarlı Belediyesi, ilçenin tanınmış tarımsal ürünlerini içerisinde barındıran yeni bir kurumsal logoyu belediye bünyesinde tasarlatarak kullanmaya başladı. Belediye Başkanı Özgür Arıcı’nın, yeni logonun ilçenin ekonomik zenginliklerini yansıttığını vurguladı.



Koçarlı Belediyesi yeni logosunda, Koçarlı’nın önemli tarımsal ürünleri olan pamuk, incir, zeytin ve çam fıstığı ürünler içeriyor. Bu tasarım, belediyenin sosyal medya hesaplarında paylaşılmaya başlandı ve büyük beğeni topladı. Başkan Arıcı, önceki logoyu değiştirmek için bir logo tasarım yarışması düzenlemişti ancak beklenen sonuç alınamayınca, belediye bünyesinde hazırlanan tasarım, Belediye Meclisinin 2024 Yılı Ağustos Ayı Olağan Toplantısında gerçekleştirilen oylamada kabul edilerek yeni kurumsal logo olarak kabul edildi. Yeni logo bugün itibariyle Koçarlı Belediyesinin kurumsal sosyal medya hesaplarında kullanılmaya başlandı.



Yeni logo ile Koçarlı Belediyesi, ilçenin tarımsal kimliğini daha iyi yansıtırken, bu değişiklikle birlikte, belediye kurumsal kimliğinde önemli bir yeniliğe imza atmış oldu.



Koçarlı Belediyesi’nin kurumsal logosu değişti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak BEUN Ereğli Eğitim Fakültesinden Büyük Başarı: Üç Program EPDAD Akreditasyonu ile Kalitesini Tescilledi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), eğitimde kalite odaklı yaklaşımını her geçen gün daha güçlü adımlarla ileri taşımaya devam ediyor. Bu kapsamda BEUN Ereğli Eğitim Fakültesi bünyesinde yer alan "Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık", "Sosyal Bilgiler Öğretmenliği" ve "Türkçe Öğretmenliği" lisans programları, Öğretmenlik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (EPDAD) tarafından 01 Mayıs 2026-01 Mayıs 2029 tarihleri arasında üç yıl süreyle akredite edilerek önemli bir başarıya imza attı. BEUN’da Eğitimde Kalite ve Güvence Kararlılığı BEUN’un lisans programları kapsamında gerçekleştirilen değerlendirme süreçleri sonucunda elde edilen bu akreditasyonlar, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin öğretmen yetiştirme alanındaki güçlü akademik altyapısını, çağdaş eğitim anlayışını ve sürekli iyileştirme vizyonunu bir kez daha ortaya koydu. Akredite edilen programlar; nitelikli akademik kadrosu, öğrenci merkezli eğitim yaklaşımı ve uygulama odaklı yapısıyla dikkat çekerken, mezunlarının mesleki yeterliliklerini ulusal ve uluslararası standartlara taşıma konusunda da önemli bir rol üstleniyor. Elde edilen bu başarı, yalnızca akademik bir kazanım olmanın ötesinde; BEUN’un kalite güvencesi sistemine verdiği önemin ve eğitimde mükemmeliyet hedefinin somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Rektör Özölçer: "Öğretmen Yetiştirmede Kaliteyi Esas Alan Eğitim Anlayışımızı Kararlılıkla Sürdürüyoruz" Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, üniversitenin akademik başarı grafiğinin her geçen gün yükseldiğini belirterek şu ifadeleri dile getirdi: "Ülkemizin en köklü yükseköğretim kurumlarından biri olan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak eğitim-öğretim faaliyetlerimizi kalite odaklı, sürdürülebilir ve sürekli gelişimi esas alan bir anlayışla yürütüyoruz. Ereğli Eğitim Fakültemiz bünyesinde yer alan Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği ve Türkçe Öğretmenliği programlarımızın EPDAD tarafından akredite edilmesi, üniversitemizin öğretmen yetiştirme alanındaki akademik yetkinliğinin ve eğitim kalitesinin güçlü bir göstergesidir. Elde edilen bu akreditasyonlar yalnızca birer belge değil; aynı zamanda öğrencilerimize sunduğumuz eğitimin ulusal ve uluslararası standartlara uygunluğunun, şeffaflığının ve sürekli iyileştirme anlayışına dayandığının açık bir ifadesidir. Mezunlarımızın sahip olduğu diplomaların saygınlığını artıran bu süreçler, onların mesleki yaşamlarında önemli avantajlar sağlamaktadır. Öğretmen yetiştirmek, yalnızca bilgi aktarmak değil; aynı zamanda geleceğin nesillerine değer katacak ve topluma yön verecek bireyler yetiştirmek demektir. Bu bilinçle hareket eden üniversitemiz, eğitim programlarını sürekli gözden geçiren, geliştiren ve çağın ihtiyaçlarına göre yenileyen dinamik bir yapıya sahiptir. Nitekim akreditasyon süreçleri, bizlere güçlü yönlerimizi pekiştirme ve gelişime açık alanlarımızı daha ileriye taşıma fırsatı sunmaktadır. Bu yönüyle elde ettiğimiz bu başarı, hem akademik kadromuzun özverili çalışmalarının hem de kurumsal kalite anlayışımızın bir sonucudur. Bu duygu ve düşüncelerle Yükseköğretim sistemimizin gelişimine yön veren Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve değerli YÖK ailesine; kalite güvencesi çalışmalarına sundukları katkılar dolayısıyla Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) Başkanımız Sayın Prof. Dr. Ümit Kocabıçak ve YÖKAK ailesine şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca bu anlamlı başarıda emeği geçen başta Ereğli Eğitim Fakültemizin değerli akademik ve idari kadrosu olmak üzere, sürece katkı sunan tüm paydaşlarımıza ve değerlendirme süreçlerini titizlikle yürüten EPDAD yetkililerine gönülden teşekkür ediyorum. Üniversite olarak kalite odaklı çalışmalarımızı artırarak sürdürmeye ve eğitimde mükemmeliyet hedefi doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz."
Isparta Isparta’da yaylada mahsur kalan çobanlar 30 saat sonra kurtarıldı Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Yarıkkaya köyünde, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanla yaylaya çıkan 2 çoban, yoğun kar ve tipiyle birlikte meydana gelen toprak kayması nedeniyle mahsur kaldı. Çobanlar ve sürü, köylüler ile ekiplerin yardımıyla bulundukları yerden yaklaşık 30 saat sonra kurtarıldı. 9 küçükbaş hayvanın telef olduğunu belirten çoban, "Tipi sırasında koyunlarımızı avluya kapattık. Biz de arkadaşımla birlikte çadıra girdik. Dışarı çıkamadık ve sabaha kadar ateş yaktık. Soğukta çay içerek ateş başında sabahladık" dedi. Olay, sabah saatlerinde Yarıkkaya köyü sınırlarında bulunan Sultan Dağları yaylasında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sürülerini otlatmak için yaylaya çıkan çobanlar Bilal Akpınar ve Ömer Şahin, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanla birlikte yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle bulundukları yerde mahsur kaldı. Isparta Damızlık Koyun, Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hüseyin Sarıdaş’ın ihbarı üzerine bölgeye AFAD ve İl Özel İdaresi ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, çobanların ve koyunların geçtiği güzergâhta zemin yapısının zayıfladığı, yağışların da etkisiyle yaklaşık 300 metrelik alanda meydana gelen toprak kayması sonucu yolun çöktüğü ve bu nedenle yaylaya ulaşımın sağlanamadığı ve bu yüzden geri dönemedikleri belirlendi. Bunun üzerine Yarıkkaya köyünden 3 traktörle yola çıkan 15 kişilik köy halkı ve bölgede bulunan ekipler, zorlu arazi şartlarına rağmen mahsur kalan çobanlara ve hayvanlara ulaşarak saman ve yiyecek ulaştırdı. Ancak yolun kapalı olması nedeniyle küçükbaş hayvanların yayladan indirilemediği öğrenildi. Sağlık durumlarının iyi olduğu belirtilen çobanların, yol yapılana kadar sürülerini bırakmamak için bölgede kalmaya devam ettiği bildirildi. Bugün sabah saatlerinde başlatılan çalışmalar sonucu, akşam saatlerine kadar süren çabanın ardından yol onarıldı çobanlar ve sürü bulundukları yerden yaklaşık 30 saat sonra kurtarılarak güvenli şekilde köylerine ulaştırıldı. Köy halkından bir vatandaş, "Çok şükür Yarıkkaya köyünde mahsur kalan çobanlarımızı ve sürümüzü, köylülerimizin ve devletimizin gayretiyle sağ salim kurtardık. Emeği geçen, yorulan ve çaba gösteren tüm köylülerimize ve ekiplerimize Allah razı olsun" dedi. "Ateş başında sabahladık" Yaylada mahsur kalan ve geceyi kar altında geçiren Bilal Akpınarlı, "Tipi sırasında koyunlarımızı avluya kapattık. Biz de arkadaşımla birlikte çadıra girdik. Dışarı çıkamadık ve sabaha kadar ateş yaktık. Soğukta çay içerek ateş başında sabahladık. Yaklaşık 9 hayvanımızı kaybettik" dedi.
Düzce Binali Yıldırım: "BM’nin 5 üyesi pinpon topu gibi dünya milletleri ile oynuyor" Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım ile TBMM eski Başkanı İsmet Yılmaz’a, Düzce Üniversitesi tarafından fahri profesörlük unvanı verildi. Törende konuşan Yıldırım, Türkiye’nin coğrafi konumu, bölgesel riskler ve küresel belirsizlikler üzerinden değerlendirmelerde bulunarak, "BM’nin 5 üyesi pinpon topu gibi dünya milletleri ile oynuyor" dedi. Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım ile TBMM eski Başkanı İsmet Yılmaz’a Düzce Üniversitesi tarafından fahri profesörlük tevcih töreni düzenlendi. "Türkiye’nin dünyadaki ülkelere göre birçok farklılığı var" diyen Binali Yıldırım, "Bunların başında coğrafya gelir. Coğrafyamız gereği batı ile doğunun, iki ayrı kültürün, iki ayrı medeniyetin buluştuğu, zaman zaman da çatıştığı bir bölgede yer alıyoruz. Aynı zamanda 3 kıtayı birleştiren bir coğrafyamız var. Çok dinamik bir ülkeyiz. Dinamik olmamızın sebebi, kuzeyimizde, güneyimizde, doğumuzda savaş olmasıdır. Balkanlar’da çok hassas ve kırılgan bir yapı var. Dolayısıyla bütün bu şartlar altında dış tehditlere karşı iç bünyeyi çok sağlam tutmak mecburiyetindeyiz. Görünen düşmandan korkmayın. Görünen düşmana karşı tedbirinizi rahatlıkla alabilirsiniz. Ama asıl olan sinsi düşmanlıktır; iç bünyede oluşturulan düşmanlıklardır, kardeşliğimize zarar verecek fitnelerdir, ayrılıkçı hareketlerdir, sapık düşüncelerdir" diye konuştu. "15 Temmuz’a zayıf hükümetle yakalansaydık ülke başka bir yere sürüklenebilirdi" Terör örgütlerinin amaçları değişmediğini, tiplerinin değiştiğini söyleyen Yıldırım, "1970’lerde sağ-sol ve bölücü terör örgütleri vardı. 1980’lerde sustular, 1990’larda farklı kılıklarda yeniden ortaya çıktılar. Bizim AK Parti olarak başarımızın altındaki en büyük sebep güven ve istikrar. Güçlü iktidar olduğunda ülke her türlü zorluğun üstesinden gelir. 15 Temmuz’a zayıf hükümetle yakalansaydık ülke başka bir yere sürüklenebilirdi. O gece Türk milleti destan yazdı. O gece, hakkın ve halkın gücü, tankın gücünü yendi. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Gazilerimize sağlık ve uzun ömür diliyorum" derken gözleri doldu. "Pinpon topu gibi dünya milletleri ile oynuyorlar" Dünyanın zor günlerden geçtiğini söyleyen Binali Yıldırım, "Bu bir kriz değil, belirsizliktir. Kriz yönetilebilir ama belirsizlik yönetilemez. Dünyanın patronu olduğunu iddia eden emperyal güçler, üstlerine düşen sorumluluğu hakkıyla yerine getiremiyor. Bölgemizde çok ciddi belirsizlikler var. Ciddi tehditler var. Dünyada İran, Filistin, Libya, Ukrayna ve Rusya gibi birçok bölgede ciddi sorunlar vardır. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan Birleşmiş Milletler ne yazık ki artık hiçbir işe yaramıyor. Hiçbir uluslararası sorunu çözme iradesini ortaya koyamıyor. 194 üyenin, 189’u etkisi eleman. 5 tanesi her şey, dünyayı paylaşmışlar. Birinin işine gelen, diğerinin işine gelmiyor. Pinpon topu gibi dünya milletleri ile oynuyorlar" dedi. "40 yıl içinde 40 bin asker, sivil, polis, korucu kaybettik" Türkiye’nin 40 yılını terörle mücadeleyle geçirdiğini söyleyen Binali Yıldırım, "Bu bizim enerjimizden çok şey götürdü. Sadece para değil, insan kaynağımızı da yok etti. 40 yıl içinde 40 bin asker, sivil, polis, korucu kaybettik. Yaklaşık iki trilyon dolarlık kaynak bu mücadelede harcandı. Bu Türkiye’nin milli gelirinin 2 katına yakını. O paraları oralara harcamasaydık Türkiye, satın alma gücü bakımından dünyanın ilk 5 ekonomisi arasında yerini alacaktı. Fransa’nın da önünde yer alacaktı. Parasal kaynağımız gitti. Günün sonunda kazanılan bir şey yok ama güzel bir şey oldu, terör örgütü havlu attı" ifadelerini kullandı. "Ülkemizde 20 yıl içinde 20 milyon azalma riski ile karşı karşıyayız" Hizmetin kalıcı olması için güçlü iktidara ihtiyaç var" diyen Yıldırım, "Dünya küçülüyor. Eskiden, ’Bizim genç ve dinamik nüfusumuz var’ diye hava atıyorduk. Oda yok artık. Son birkaç yıldır nüfus yenileme hızı düştü. 1.48’e düştü. Gelecek için azalma büyük bir felakettir. Zenginlik para ile olmuyor. Hindistan, dünyanın en zengin ülkesi değil ama en fazla nüfusuna sahip. Kişi başı milli gelire bakıldığında otomatik olarak dünya 3.’sü. 10 yıl sonra 1. olacak eğer doğum bu şekilde devam ederse. Ülkemizde 20 yıl içinde 20 milyon azalma riski ile karşı karşıyayız. Bu sebeple Cumhurbaşkanımız son 10 yılı aile yılı ilan etti. Buna ilişkin tedbirler geldi, çok daha fazlası alınacak" dedi. Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü ise yapılan işlerden dolayı teşekkür etti. "Toplam 2 bin 282 projemiz desteklendi" Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir de "Kampus imkanları olarak Türkiye’nin en gözde yüksek öğretim kurumları başında gelen üniversitemiz büyük ivme yakalayarak Türkiye’nin en iyi üniversiteleri arasında yer bulmuştur. Yeni nesil üniversite olarak teknolojik altyapı imkanları sunuyoruz. Ankara ve İstanbul arasında olan üniversitemiz çekim noktası olarak hızla büyüyor. Bölgesel kalkınma odakları, ihtisaslaşma programında çevre sağlık alanında ihtisas üniversitesi olarak kabul edilmiştir. Hem öğrenci dekanlığı, hem araştırma dekanlığı birimlerini hizmete açtık. Büyük yapısal dönüşüme imza attık. Bölgesel kalkınma üniversitesi olarak büyük başarılara imza attık. 2006 yılından bu yana toplam 2 bin 282 projemiz desteklendi. 2006’dan bugüne 325 milyon lira proje desteği aldık. Üniversitelerin eğitim, öğretim yanı sıra toplumsal katkısı vardır. Biz bu anlamda bilim ofisi desteği ile toplumsal katkı ofisi vasıtasıyla üniversitedeki bilimsel verileri ulaştırmaya çalışıyoruz. 44 bilim kafe ve aile okulu etkinliği gerçekleştirdik. Yüksek Öğretim Kalite Kurulu tarafından akredite edildik. Avrupa Üniversiteler birliğine tam üye olduk. Ulusal ve uluslararası platformlarda köklü üniversitelerle rekabet edecek seviyeye yükseldik" dedi. Konuşmaların ardından Binali Yıldırım ve İsmet Yılmaz’a fahri profesörlük belgeleri verilerek cübbeleri giydirildi.
Eskişehir ‘Yeşilay Fest’ ESOGÜ’de başladı Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) ev sahipliğinde ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti Eskişehir Şubesi katkılarıyla düzenlenen ‘Yeşilay Fest’ festivalinin açılış programı gerçekleştirildi. ESOGÜ Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki programın açılışında konuşan Türkiye Yeşilay Cemiyeti Eskişehir Şube Başkanı Av. Ayşe Fert Dökmeci, 2 gün boyunca sporla ve sanatla birlikte gençlerin bağımlılıklardan nasıl uzak tutulabileceğini göstermek istediklerini kaydetti. Dökmeci’nin mikrofonu bıraktığı ilkokul öğrencisi minik Elif, bağımlılık hakkında bilgiler verdi. Miniklerin gösterileri beğeni topladı Mustafa Kemal İlkokulu ikinci sınıf öğrencileri bağımlılık temalı pandomim, Özel Atayurt Anadolu Fen Lisesi Ritim Topluluğu ise ritim gösterileri gerçekleştirdi. Daha sonra ESOGÜ Halkbilim Uygulama ve Araştırma Merkezi (HAMER) Türk Müziği Topluluğu, Öğr. Gör. Dr. Tuncay Dağlı solistliğinde bir konser sundu. "Böyle festivalleri önemsiyoruz" Türkiye Yeşilay Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi ve Genç Yeşilay Başkanı Samet Koca, Yeşilay’ın en büyük farkının toplumun tümüne mal olmuş bir sivil toplum kuruluşu olması olduğunu belirterek, 106 yıllık böyle bir cemiyetin bayrağını taşımanın kendilerine onur ve mutluluk verdiğini ifade etti. İllerde gerçekleştirilen böyle festivalleri çok önemsediklerini ve şubelere destek vermeye çalıştıklarını dile getiren Samet Koca, il protokolüne destekleri için teşekkür etti. "Gençler spor ve sanat gibi güzelliklere yönlendirilmeli" ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak, bağımlılık konusunun dünyanın ve Türkiye’nin en önemli meselelerinden biri olduğunu ve artık değişen dünyada bağımlılıkların alkol ve maddelerin yanı sıra oyun ve sosyal medya gibi çok farklı alanlarda da ortaya çıkmaya başladığını kaydetti. Aileden başlamak üzere bütün toplumun bağımlılıkla ilgili bilinçlendirilmesinin ve farkındalık oluşturacak etkinlikler düzenlenmesinin çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kamil Çolak, gençleri ve çocukların kötü alışkanlıklar yerine spor, müzik, sanat gibi güzelliklere yönlendirilmesi gerektiğini söyledi. Yeşilay’ın bu noktada önemli bir rol üstlendiğini belirten Rektör Çolak, ESOGÜ’de 2 gün devam edecek ‘Yeşilay Fest’ kapsamında çeşitli atölyeler ile sanat ve spor faaliyetleri düzenleyerek çocuklar ve gençleri güzelliklerle buluşturacaklarını ifade etti. Çolak, Yeşilay Fest’e ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını belirterek Yeşilay ekibine, katkı sağlayan bütün kurumlara ve emeği geçen herkese teşekkürlerini sundu. "Bağımlılıkla mücadele, geleceğimizin mücadelesi" Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, bu anlamlı etkinliğin bağımlılıkla mücadelenin gençlere ve çocuklara anlatılmasına ve desteklerinin sağlanmasına çok değerli katkılar sağlayacağına inandığını ifade etti. Yeşilay’ın mücadelesinin toplumu, milleti, gençliği huzura ve başarıya götürecek bir mücadele olduğunu dile getiren Vali Yılmaz; alkol, uyuşturucu ve dijital bağımlılığın, bağımsızlığı alıp götürdüğünü ve sonunun hüsran olduğunu söyledi. Gençlerin ve çocukların sporla, sanatla, okumayla ve eğitimle meşgul olmalarının hem onları hayatta başarılı kılacağını hem de milletimizi refaha ve toplumumuzu daha ileriye taşıyacağını belirten Vali Dr. Erdinç Yılmaz, bağımlılıkla mücadelenin geleceğin mücadelesi olduğuna dikkat çekti. Vali Yılmaz bu mücadelenin hep birlikte sürdürülmesi gerektiğini ve bunun sadece bir kurumla ya da devletle sınırlandırılamayacağını, toplumun her bireyinin bu mücadelede sorumluluğunun bulunduğunu ifade etti. Yılmaz, Yeşilay Fest’i düzenleyen Yeşilay ve ESOGÜ ile emeği geçen herkese teşekkür etti. Dereceye giren öğrencilere hediyeler takdim edildi Açılış konuşmalarının ardından Vali Dr. Erdinç Yılmaz, Okullar Arası Sağlıklı Nesil Sağlıklı Gelecek Yarışması’nda Eskişehir ilinde dereceye giren öğrencilere hediyelerini verdi. Sonrasında Yeşilay Fest’in düzenlenmesine katkı sunan kurum ve kuruluş temsilcilerine teşekkür belgeleri takdim edildi. Açılış programı, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi. Programa geçmiş dönem Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof. Dr. Ayşen Gürcan, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Ünal, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah ve diğer protokol mensupları da katıldı.
İstanbul Şişli’de kayınvalide gelinini öldürmüştü, bir görümce gözaltına alındı; diğerini yakalama çalışmaları sürüyor Şişli’de Menekşe K., 6 yıldır cezaevinde olan oğlunun dini nikahlı eşi Burçin Şahin’i silahla başından vurarak öldürmüştü. ’Uyuşturucu madde ticareti’ suçundan kesinleşmiş 6 yıl 8 ay hapis cezası bulunan Menekşe K. çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Şişli Asayiş Büro Amirliği ekipleri yaptığı çalışmada, Şahin’in 2 çocuğunun olaydan bir süre önce görümceleri Ceylan S. ve Nehir K. tarafından evden çıkarıldığı öğrenildi. Çocukları bir eve bırakan görümcelerin sonrasında emlakçıya gittiği, burada bir süre beklediği ve cinayetin ardından paniğe kapılarak emlakçıdan çıktıkları anların görüntüleri de ortaya çıktı. Olayla ilgili kardeşlerden Ceylan S. polis tarafından gözaltına alınırken, Nehir K.’yı yakalama çalışmaları sürüyor. Geçtiğimiz 2 Mayıs’ta Cumartesi günü saat 13.15 sıralarında Şişli ilçesi Eskişehir Mahallesi’nde meydana gelen olayda, Haydarcan K.’nin ’Hırsızlık’ suçundan cezaevinde olduğu, dini nikahlı eşi Burçin Şahin’in ise kayınvalidesi Menekşe K. ile aynı evde yaşadığı öğrenildi. İddiaya göre kayınvalide ile gelin arasında evde henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıkmış, kayınvalide Menekşe K., kendisine ait ruhsatsız silahla Burçin Şahin’in başına 2 kez ateş etmiş, olay sonrası Burçin Şahin hayatını kaybetmişti. Olayın ardından polis ekipleri tarafından yapılan incelemelerde dışarıda 2 adet, evde ise 4 boş kovan buldu. Ölen Şahin’in 2 de çocuğu olduğu öğrenildi. Cinayet şüphelisi kayınvalidenin cinayetin ardından pencereye çıkarak ’Gelinimi öldürdüm, namusumu temizledim’ dediği ve camda bir süre sigara içtiği öğrenildi. Kayınvalide, gelininin oğlunu aldattığını düşünerek cinayeti işlemiş Polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alınan Menekşe K.’nin burada verdiği ilk ifadesinde, olayın ’Namus meselesi’ olduğunu söylediği, ifadesinin devamında oğlunun 6 yıldır cezaevinde olduğu, Burçin Şahin’in oğlunu aldattığından şüphelendiğini, olay günü telefonunda mesajlaşmalarını görmesi üzerine şüphelerinin arttığını, bunun üzerine sinirlenerek evde bulunan silahla başına 2 el ateş edip cinayeti işlediğini söylediği öğrenildi. Kayınvalide Menekşe K., tutuklandı İşlemleri için polis merkezine getirilen Menekşe K.’nin burada yapılan sorgusunda ’Uyuşturucu madde ticareti’ suçundan kesinleşmiş 6 yıl 8 ay hapis cezası bulunduğu da öğrenildi. Emniyette işlemleri tamamlanan Menekşe K. adliyeye sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüpheli ’Kasten öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Menekşe K.’nin eşi Selahattin K.‘nin ise 24 yıl önce yüksek doz uyuşturucu nedeniyle hayatını kaybettiği ortaya çıktı. 2 çocuğu evden çıkarıp emlakçıya gitmişler Olayla ilgili çalışmalarını derinlemesine sürdüren Şişli Asayiş Büro Amirliği ekipleri, olaydan önce evde Menekşe K.‘nin kızları Ceylan S. (40) ve Nehir K.‘nin (32) de olduğunu tespit etti. Burçin Şahin ile aralarında tartışma çıktığı iddia edilen Ceylan S.‘nin, kardeşi Nehir K. ile birlikte 2 yeğenini de alarak evden çıktığı belirlendi. Ceylan S. ve Nehir K.‘nin daha sonra çocukları bir evde bıraktıkları, caddede bulunan bir emlakçıya girdikleri ve burada bir süre oturdukları belirlendi. Olayın yaşanması üzerine iki kız kardeşin emlakçıdan çıkarak eve doğru koştukları belirlendi. Emlakçıda yaşananlar güvenlik kamerasına yansıdı. Görümcelerden biri gözaltına alındı diğerini arama çalışmaları sürüyor Olaydan önce evde bulunduğu öğrenilen Ceylan S., polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Emniyette ifadesi alınan Ceylan S., sabah saatlerinde annesi Menekşe K.’nin evine kahvaltıya gittiklerini, kardeşi Nehir K.’nin Burcu Şahin’in telefonunda uygunsuz fotoğraflarını ve konuşmalarını gördüğünü, bunun üzerinde aralarında tartışma çıktığını söylediği öğrenildi. Ceylan S. ifadesinin devamında Nehir K.‘nin gelinleri Burcu Şahin’e, ’Sen kardeşime bunu nasıl yaparsın, benim kardeşim hapiste, çocuklarından utanmıyor musun’ dediği, aralarında kavga çıktığını söylediği öğrenildi. Görümce Ceylan S.’nin ayrıca gelinleri Şahin’in çocuklarını ve cep telefonunu alarak evden çıktıklarını söylediği de öğrenildi. Emniyette işlemlerinin tamamlanmasının ardından mahkemeye çıkarılan Ceylan S., adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Diğer görümce Nehir K.’yi yakalama çalışmalarının ise sürdüğü öğrenildi.