KÜLTÜR SANAT - 23 Şubat 2026 Pazartesi 09:40

Başkan Ahmet Akın, Kepsutlularla iftar yaptı

A
A
A
Başkan Ahmet Akın, Kepsutlularla iftar yaptı

Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Kepsut’ta binlerce kişiyle orucunu açtı. İftar ve sahurda hemşerileriyle bir araya geldiğini söyleyen Akın, "Ben, Balıkesir’i ailem olarak kabul ediyorum. "Balıkesir Benim Ailem" bunu gönülden inanarak söylüyorum. Aile içinde birlik ve beraberlik vardır. Rabbim birliğimizi daim, sofralarımızı bereketli kılsın" dedi.


Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Büyükşehir Belediyesinin her gün farklı bir ilçede kurduğu iftar sofralarında hemşehrileriyle birlikte orucunu açıyor. Ramazan ayının maneviyatını ve bereketini vatandaşlarla paylaşan Akın, Büyükşehir Belediyesinin Kepsut’ta düzenlediği iftar programında binlerce kişiyle iftar yaptı. Mehmet Karabey Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Başkan Akın’ın yanı sıra Kepsut Belediye Başkanı İsmail Cankul, Zafer Partisi Balıkesir İl Başkanı Erhan Ötegen, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. Göreve geldiği günden bu yana halkla iç içe olan Akın, Ramazan ayında da geleneğini bozmuyor. Hemşehrileriyle aynı ekmeği bölüşmekten mutluluk duyduğunu dile getiren Akın, iftardan sahura kadar hemşerileriyle buluşuyor. Ramazan ayının birlik ve beraberlik duygularının pekiştiği bir ay olduğunu ifade eden Akın, "Ben, Balıkesir’i ailem olarak kabul ediyorum. "Balıkesir Benim Ailem" bunu gönülden inanarak söylüyorum. Aile içinde birlik ve beraberlik vardır. Rabbim birliğimizi daim, sofralarımızı bereketli kılsın" dedi.


"Hergün farklı bir ilçedeyim"


Her gün farklı bir ilçede orucunu açtığını ve hemşeriyleriyle bir araya geldiğini belirten Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Her gün bir ilçemizdeyim. Hem iftarlarda hem sahurlar da hemşehrilerimle bir araya geliyorum. Bizim için belediyecilik sadece hizmet anlamında değil aynı zamanda bir vicdan meselesidir. Bu sofralar sadece bir araya gelmek için değil birbirimizi duymak içinde kurulur. Ramazan’da kurulan her masa yıl boyunca kurduğumuz dayanışmanın da bir aynasıdır. Ramazan ayımızı geçen yıl olduğu gibi yine bu yılda Kuvayımilliye ruhuna yakışır bir şekilde birlik ve beraberlik içerisinde geçireceğiz. Bu sene 400 bin hemşehrimle birlikte iftarımızı yapıyoruz. Balıkesir genelinde 16:00-18:00 arasında iftar araçlarımızla sıcak yemek dağıtımı yapıyoruz. Çölyak hastaları olan vatandaşlarımız için iftarlar düzenliyoruz. Yakın Kart sahiplerine yönelik yardımlarımızı kartlarına yüklüyoruz hem de ayrıca tek kullanımlık kartlarımızla hemşehrilerimize desteklerimizi sürdürüyoruz. Ben, Balıkesir’i ailem olarak kabul ediyorum. "Balıkesir Benim Ailem" bunu gönülden inanarak söylüyorum. Aile içinde birlik ve beraberlik vardır. Rabbim birliğimizi daim, sofralarımızı bereketli kılsın. Kardeşliğimizi bozmasın" diye konuştu.


Kepsut Belediye Başkanı İsmail Cankul, iftara katılanların Ramazan ayını kutlarken şunları söyledi: "Güzel bir akşamda bizleri bir araya getiren Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve çok değerli çalışma ekibine teşekkür ediyorum. Birlik ve beraberlik içerisinde iftarımızı yaptık." dedi.


Akın, İftar sonrası mahalle ziyaretleri yaptı


Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, iftar programının ardından Kepsut İtfaiye Grup Amirliğini ziyaret etti. İtfaiyecilerin zorlu ve kutsal bir görev yaptığını söyleyen Akın, telsizin başına geçti. İtfaiye merkezinden tüm personel seslenen Akın, itfaiye erlerinin Ramazan ayını kutladı. Akın, ardından Kepsut’un Osmaniye, Mahmudiye ve Hotaşlar Mahallerini ziyaret etti. Hemşerileriyle dertleşen ve sohbet eden Akın, ilçelerin sorunlarını da yerinde dinliyor. Vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşan Akın, Kezban-Bayram Zeybek çiftinin evine misafir oldu. Aile üyeleriyle çay içip sohbet eden Akın, çocuklarla da yakından ilgilendi. Kimseyi yalnız bırakmayacağını ifade eden Akın, Ramazan’ı Kuvayımilliye ruhuna yakışır bir şekilde birlik ve beraberlik içerisinde geçireceklerini söyledi.



Başkan Ahmet Akın, Kepsutlularla iftar yaptı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aksaray Aksaray’da korkutan obruk tehlikesi: 9’u büyük 86 obruk var Son yıllarda İç Anadolu Bölgesi’nde Konya Ovası başta olmak üzere Aksaray’da da oluşmaya başlayan obruklar bölgede tedirginliğe neden olurken, yapılan incelemelerde Aksaray genelinde 9’u büyük toplam 86 obruk tespit edildi. Uzmanlar, yeraltı sularının çekilmeye devam etmesiyle birlikte obrukların yerleşim yerlerine kadar gelebileceğini belirtiyor. Nüfusunun yüzde 80’inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı Aksaray’da son yıllarda yağışların azalmasıyla birlikte kuraklık artarken, obruk tehlikesi de tedirgin ediyor. Tarımsal üretimde Türkiye’de birçok üründe ilk 10’a giren Aksaray’da 5 bini ruhsatlı 15 bini kaçak toplam 20 bin civarında su kuyusu bulunuyor. Eskiden yüzeye çok yakın seviyelerden çıkan yeraltı suyu ise her geçen gün daha derine iniyor. "Obruklar yerleşim yerlerine kadar gelir" Konuyla ilgili açıklama yapan Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Jeoloji Mühendisi Tayfun Aydın, kuraklıkla birlikte yeraltı su kaynaklarının tam anlamıyla beslenemediğini belirtti. Su çekilmeleriyle birlikte obruk oluşumlarının bitirilemeyeceğine vurgu yapan Aydın, alınacak önlemlerle obrukları durdurma şansı olduğunu ifade ederek, "Obruk oluşumu Sultanhanı ve Eskil gibi arazilerde yeraltı su seviyesinin çekilmesiyle birlikte örtü tabakanın düşmesi sonucunda oluşan çukurlardır. Bölgemizde 5 bini ruhsatlı 15 bini kaçak 20 bin civarında su kuyusu var. Yeraltı suları çekiliyor ve dolayısıyla obruklar oluşuyor. Aksaray yöresinde 86 civarında obruk oluşumu tespit edildi. Bunun 8 veya 9 tanesi çok büyük obruklar. Eğer ki bu şekilde su çekilmeye devam ederse obruk oluşumları çoğalacak ve yerleşim yerlerine doğru gelecektir, çok büyük tehlike arz etmektedir. Bu kuraklık ve iklim değişikliğine bağlı olarak zaten yağmurlar da az olduğu için su kullanımı denetim altına alınarak bir önlem getirilmelidir. Yoksa obrukların oluşması devam edecek, bu obruk oluşumlarını bitiremeyiz ancak durdurma şansımız var. Allah korusun yerleşim yerlerine girerse can kayıpları olur. Onun için yetkililer şu anda bunu gözlemliyor, denetim altında" dedi.
Bursa Osmangazi’de çocuklara doğayı sevdiren oyun Osmangazi Belediyesi’nin çocuklara doğa sevgisi ve çevre bilinci kazandırmak amacıyla düzenlediği ‘Toprak Ana’ tiyatro oyunu, Selamet Mahallesi çocukları için sahnelendi. Miniklerin doğayı severek korumasını sağlamak amacıyla sahneye taşınan oyun, çocukları hem eğlendirdi hem de bilinçlendirdi. Tiyatro Sanatçısı Gözde Akın tarafından yazılıp yönetilen ‘Toprak Ana’ adlı oyun, Selamet Mahallesi Muhtarlık Binası’nda Osmangazili çocuklarla buluştu. Yoğun katılımın olduğu etkinlikte çocuklar, sahnede anlatılan hikaye aracılığıyla toprağın, ağaçların ve doğal yaşamın insan hayatındaki vazgeçilmez yerini eğlenceli bir anlatımla öğrenme fırsatı buldu. Oyun boyunca doğayla kurulan bağın önemi vurgulanırken, çocuklara küçük yaşta kazanılan çevre bilincinin gelecekte daha yaşanabilir bir dünya oluşturmadaki rolü anlatıldı. Oyunu büyük bir ilgiyle takip eden çocuklar, etkinlik sonunda doğayı korumanın kendi yaşam alanlarını daha sağlıklı ve güzel kılacağını öğrenmiş oldu. "Çocuklara tabiatın önemi anlatıyorum" Doğa sevgisini küçük yaşta aşılamanın önemine dikkat çeken Tiyatro Sanatçısı Gözde Akın, "Küçük yaşlarda kazanılan doğa bilincinin, geleceğimiz için çok kıymetli olduğuna inanıyoruz. Oyunla toprağın kokusunu, ağacın değerini, tabiatın önemini anlatıyoruz. ‘Toprak Ana’ ile çocuklara hem bu değerleri hatırlatıyor hem de doğayla yeniden bağ kurmalarını sağlıyoruz. Bu oyunda çocuklar sadece izleyici değil, aynı zamanda hikayenin bir parçası oluyorlar. Onların yönlendirmeleriyle oyun şekilleniyor; sorularına, fikirlerine ve hayal güçlerine göre ben de sahnede yön alıyorum. Amacım, çocuklara doğayı sevmenin ve onun sevgisine sahip çıkmanın ne kadar önemli olduğunu hissettirmek" şeklinde konuştu. ‘Toprak Ana’ oyununu ilgiyle izleyen Selamet Mahallesi sakini çocuklar ise, "Bu oyun sayesinde ağacın değerini, tabiatın önemini anlayarak doğayı daha çok sevmemiz gerektiğini öğrendik. Bu oyunu mahallemizde izlememizi sağlayan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı.
İstanbul Engin Fırat’ın Nejmeh tercihinde ‘dostluk’ etkisi Lübnan Premier Lig ekibi Nejmeh’in teknik direktörü Engin Fırat, eski dostu ve Nejmeh Kulübü Başkanı Rami Bitar’ın kendisini araması sonucu takımın başına geçmeye karar verdiğini söyleyerek, "Dostluk zor zamanda belli olur. Rami eski bir dostum. Bana güvenip aradıysa, benim de karakterimle cevap vermem gerekiyordu" dedi. Lübnan Premier Ligi takımlarından Nejmeh’in Türk teknik direktörü Engin Fırat, Beyrut temsilcisindeki görevine başlayış sürecinden hedeflerine dair birçok konu hakkında İHA’ya açıklamalarda bulundu. "Takımın netliğe, lidere ve enerjiye ihtiyacı vardı" Doha’da bulunduğu esnada Nejmeh Kulübü Başkanı Rami Bitar’dan telefon aldığını dile getiren Fırat, "Bir Katar kulübüyle görüşmeler yapıyordum, aynı zamanda bir Afrika milli takımıyla ilgili bir proje üzerinde de temas halindeydim. Sonra telefonum çaldı. Üstelik sıradan bir arama değildi. Arayan kişi, eski dostum ve Nejmeh Kulübü Başkanı Rami Bitar’dı. Uzun yıllardır tanıdığınız biri aradığında ilk cümleden anlarsınız. Bu ‘Nasılsın?’ konuşması değil, ‘Gel, yardım et’ konuşmasıdır. Takım iyi gitmiyordu. Ligde liderin 10 puan gerisindeydiler ve 3. sıradaydılar. Nejmeh gibi büyük bir kulüpte bu sadece bir tablo meselesi değildir. Şehirde hissedersiniz, tribünde hissedersiniz, antrenman sahasında hissedersiniz. Takımın netliğe, lidere ve enerjiye ihtiyacı vardı" ifadelerini kullandı. "Bazı kararlar sadece kariyer hesabıyla verilmez" Engin Fırat, dostluğa gerçekten inandığını ve karar sürecinde bunun da etkili olduğunu belirterek, "Dostluk zor zamanda belli olur. Rami eski bir dostum. Bana güvenip aradıysa, benim de karakterimle cevap vermem gerekiyordu. Bazı kararlar sadece kariyer hesabıyla verilmez; vicdan ve sadakatle de verilir. Sonunda tamam dedim çünkü iki şeye inandım. Birincisi, yardım edebileceğime. İkincisi de Nejmeh’in sıradan bir kulüp olmadığına. Bu kulüp tarih, kimlik ve sorumluluktur" şeklinde konuştu "İlk işimiz; düzen, netlik, tempo ve detaylara odaklanmaktı" Sezon ortasında bir takımın başına geçmenin zor olduğuna değinen 55 yaşındaki teknik adam, "Sonuçlar kötü olunca herkes bir şeyler değişsin ister. Futbolda alışkanlık var. Bizim ilk işimiz; düzen, netlik, tempo ve detaylara odaklanmaktı. Dramayla değil, disiplinle. Kısa sürede futbolu baştan icat edemezsiniz. Ama bir takımı kısa sürede toparlayabilirsiniz, organizasyonu güçlendirirsiniz, belirsizliği ortadan kaldırırsınız, mentaliteyi doğru yöne çevirirsiniz. Büyük kulüplerde sorun çoğu zaman yetenek değil; istikrar ve inançtır" cümlelerine yer verdi. "Oyuncular bu meydan okumayı kabul etti" Fırat, kısa sürede iyi sonuçlar almaya başladıklarını aktararak, "Çünkü oyuncular bu meydan okumayı kabul etti. Geldiğimiz günden bu yana şu ana kadar tüm maçlarımızı kazandık, kupa finaline çıktık ve ligde 2. sıraya yükseldik. Bu işler sadece konuşmayla olmaz. Her gün yapılan çalışma, disiplin ve birliktelikle olur" diye konuştu. "İki kupayı birden hala kazanabilecek tek takımız" İki kupayı da alma ihtimalinden bahseden tecrübeli teknik direktör, "Biz şu anda iki kupayı birden hala kazanabilecek tek takımız. Bu bir slogan değil, gerçek. Ama şunu da net söyleyeyim; yapabilir olmak, kolay olacak anlamına gelmez. Tam tersine baskı artar, hata payı azalır. Her maçı yeniden kazanmak zorundasınız. Bunu mümkün kılan çalışmak ve inanmak. İnsanlar ‘momentum’ der, ‘hava yakaladık’ der. Güzel ama rahatladığın an o hava biter. Biz her hafta yeniden hak etmek zorundayız; konsantrasyonu, açlığı, birlikteliği. Zor, evet. Ama mümkün. Mümkünse, benim işim bu ihtimali gerçeğe çevirmek için takımı sınırına kadar zorlamak" dedi. "Nejmeh, insanıyla yaşayan bir kulüp" Nejmeh’in büyük bir taraftar topluluğu olduğuna dikkat çeken Engin Fırat, "Daha ilk günden hissediyorsunuz. Bu kulüp insanlar için sadece futbol değil. Bu yüzden biz de daha sorumlu olmak zorundayız. Taraftar bu kadar bağlıysa, mazeret istemez. Sahada savaşan, kulübü gururla temsil eden bir takım ister. Benim görevim, bunu her gün inşa etmek. Bu baskı da oluşturuyor elbette. Ama baskı düşman değildir; baskı bir ayrıcalıktır. Kimse umursamıyorsa baskı da olmaz. Nejmeh’te herkes umursuyor. Hem de çok" açıklamasını yaptı. "Beyrut güzel bir şehir" Fırat, Beyrut’un güzel bir şehir olduğunu da söyledi. Engin Fırat, "Kolay bir şehir değil belki ama kültürü, duygusu var. Futbol burada ürün gibi değil, gerçek bir yaşam parçası. Sokakta yürürken bile insanların kulüplerini neden bu kadar sevdiğini anlıyorsunuz. Beyrut’un tarihi var. Nejmeh de bu tarihin bir parçası" değerlendirmesinde bulundu. "Mücadelenin tam ortasındayız" Nejmeh Teknik Direktörü Engin Fırat, disiplinli bir çalışmayla yarışmacı bir takım kimliğine bürüneceklerinden söz ederek, "Dostluk arayınca telefonu açarsınız. Sonra da yarın yokmuş gibi çalışırsınız. Biz buraya konuşmaya gelmedik. İnşa etmeye, yarışmaya ve kupaları kovalamaya geldik, disiplinle ve cesaretle. Henüz bitmedi. Mücadelenin tam ortasındayız. Ama şunu garanti edebilirim; ben burada olduğum sürece bu takım çalışacak, inanacak ve her santim için savaşacak. Çünkü Nejmeh gibi bir kulüpte minimum şart budur" diyerek sözlerini noktaladı.
Konya Beyşehir Gölü hafif canlandı, oltalar yeniden tatlı sulara bırakıldı Konya’nın Beyşehir ilçesinde kuraklık nedeniyle kıyıdan yüzlerce metre çekilen göl suları, son yağışların ardından yeniden yükselmeye başladı. Beyşehir Gölü kıyısındaki yeni köprü mevkisinde suların geri dönüşü ve üzerinde yüzmeye başlayan su kuşlarının görülmesi ilçe halkını sevindirirken, en büyük mutluluğu ise uzun süredir olta atamayan balıkçılar yaşadı. Özellikle Eşrefoğlu Köprüsü çevresinde suların yeniden kıyıyla buluşmasıyla birlikte yediden yetmişe çok sayıda olta meraklısı sahile akın etti. Kimi kıyıdan oltasını tatlı sulara bırakırken, kimi de balıkçı tekneleri ve yatlardan avlanmayı tercih etti. Emekli olta tutkunu Mehmet Kırgın, geçen yıldan bu yana aynı noktalarda su olmadığı için av yapamadıklarını belirterek, yağışlarla birlikte sezonu yeniden açtıklarını söyledi. "Olta avcılığı bir tutku. Suyu yeniden görmek hepimizi mutlu etti. Şimdi herkes siftah peşinde" diyen Kırgın, Çin çapağı başta olmak üzere farklı türlerin yakalanmaya başladığını ifade etti. Beyşehir Gölü kıyılarında suyun yeniden yükselmesinin umut verdiğini belirten Kırgın, kalıcı bir toparlanma için kar yağışının önemine dikkat çekti. Kırgın, "Kar şart. Yavaş yavaş eriyip suyunu bırakmalı. Kar yağışları bu yıl da buralarda çok yeterli değil ama yine de şükrediyoruz" diye konuştu. Göl kıyısındaki hareketlilik, hem doğaseverlere hem de balıkçılara yeniden umut oldu.