KÜLTÜR SANAT - 12 Mart 2026 Perşembe 15:22

Burhaniye’de İstiklal Marşının kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u anma programı düzenlendi

A
A
A
Burhaniye’de İstiklal Marşının kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u anma programı düzenlendi

Burhaniye ilçesinde, İstiklal Marşının kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u anma programı düzenlendi. Reha Yurdakul Kültür Merkezinde düzenlenen programa, Kaymakam Cumali Atilla, Garnizon Komutanı Topçu Binbaşı Yusuf Kaya, Belediye Başkan Vekili Tarık Erdil, İlçe Milli Eğitim Müdürü Bora Zihni, tüm kurum-daire amirleri ve öğrenciler katıldı.


İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden yapılan açıklamada, "12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma’’ Programı Reha Yurdakul Kültür Merkezi’nde İlçe Kaymakamı Cumali Atilla, Garnizon Komutanı Topçu Binbaşı Yusuf Kaya, Belediye Başkan Vekili Tarık Erdil, İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Bora Zihni, tüm kurum-daire amirleri ve öğrencilerimizin katılımı ile gerçekleşti. Törene, Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı ile başlandı. Günün anlam ve önemini belirten konuşmasını yapan Ayşe Akpınar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Okul Müdürü Özgür Yenigökçe’nin ardından İstiklal Marşı’nı Güzel Okuma ve Korkma! Gençliğin Ruhu Burada konulu yarışmalarda dereceye giren öğrencilerimizin ödül töreni gerçekleşti. Programa Mehmet Akif Ersoy konulu sinevizyon gösterimi ile devam edildi. Halkın Sesi Mehmet Akif Oratoryosu ile program sona erdi.



Burhaniye’de İstiklal Marşının kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u anma programı düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya ALKÜ’de PDRM kuruldu Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) bünyesinde faaliyet gösterecek Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi 11 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak resmen kuruldu. Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) her geçen gün gelişmeye devam ederken yeni merkez ve birimlerin açılması sürüyor. 22 araştırma merkezi olan ALKÜ’de Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi (ALKÜ-PDRM) kuruldu. ALKÜ bünyesinde kurulan Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi’ne (ALKÜ-PDRM) ilişkin yönetmelik, 11 Mart 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni yönetmelik kapsamında kurulan Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi, üniversite öğrencilerinin eğitsel, mesleki ve kişisel-sosyal gelişimlerini desteklemeyi, karşılaştıkları sorunlarla başa çıkma becerilerini güçlendirmeyi ve psikolojik iyi oluşlarını artırmaya yönelik çalışmalar yürütmeyi hedefliyor. Merkez aynı zamanda öğrencilerin sosyal, duygusal yönden sağlıklı gelişimlerini destekleyen programlar geliştirmeyi amaçlıyor. Öğrenciler için çalışmalara imza atılacak Merkez, öğrencilerin öğrenim süreçlerinde karşılaşabilecekleri sorunlara yönelik önleyici ve gelişimsel psikolojik danışma hizmetleri sunmanın yanı sıra bireysel ve grupla danışma, psiko-eğitsel programlar ve rehberlik faaliyetleri gerçekleştirecek. Ayrıca kriz, travma ve acil durumlarda psikolojik destek sağlanması, riskli davranışlara karşı önleyici programların geliştirilmesi ve üniversiteye yeni başlayan öğrenciler için uyum ve oryantasyon çalışmalarının yürütülmesi de merkezin faaliyetleri arasında yer alacak. Yönetmelik doğrultusunda merkez; bilimsel araştırmalar yürütmek, ihtiyaç analizleri yapmak, akademik ve idari birimlere danışmanlık hizmeti sunmak ve psikolojik danışma alanında eğitim faaliyetleri düzenlemek gibi akademik çalışmalar da gerçekleştirecek. Bunun yanında üniversitenin toplumsal katkı misyonu çerçevesinde toplumun ruh sağlığını destekleyen seminerler, eğitimler ve sosyal sorumluluk projeleri de hayata geçirilecek. Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelikle birlikte ALKÜ, öğrencilerin psikolojik iyi oluşunu destekleyen hizmetleri kurumsal bir çatı altında güçlendirirken; aynı zamanda bilimsel araştırma, eğitim ve toplumsal katkı alanlarında da önemli bir adım atmış oldu. Rektör Türkdoğan: "ALKÜ büyümesine devam edecek" ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan yaptığı açıklamada, "Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezinin (ALKÜ-PDRM) kurulmasıyla birlikte üniversitemizin çalışma alanı daha genişlemiş olacak. Öğrencilerimizin akademik başarılarının yanında psikolojik iyi oluşlarının da son derece önemli olduğuna inanıyoruz. Bu merkez sayesinde öğrencilerimizin eğitsel, mesleki ve kişisel gelişimlerini destekleyecek önemli çalışmalar hayata geçirilecek" dedi. ALKÜ’nün her geçen gün büyüyen ve gelişen bir üniversite olduğunu vurgulayan Türkdoğan, merkezin aynı zamanda bilimsel araştırmaların yürütülmesine, akademik çalışmaların geliştirilmesine ve toplumsal katkı faaliyetlerinin artırılmasına da önemli katkı sağlayacağını ifade etti.
Ankara Bakan Tekin: "12 Mart 1921, tarihin sinesine nakşedildiği mümtaz bir dönemdir" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ile ilgili yayınladığı mesajda, "12 Mart 1921, necip bir milletin kendi istikbali ve istiklali hakkında verdiği hükmün, tarihin sinesine nakşedildiği mümtaz bir dönemdir" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, bakanlığa ait ’MEB Şura Salonu’nda Ortaöğretim Genel Müdürlüğü ve Ankara Çankaya Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri tarafından düzenlenen ’Korkma Gençliğin Ruhu Burada’ isimli İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Programı’na katıldı. Açılış konuşması öncesi çeşitli gösteriler düzenlendi ve günün anlamına ithafen videolar izletildi. Programda konuşan Bakan Tekin, gençlerin milli ve manevi değerlerle yetişmesinin önemine dikkat çekerek, Mehmet Akif Ersoy’un ortaya koyduğu mücadelenin ve İstiklal Marşı’nın taşıdığı ruhun yeni nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Bakan Tekin ayrıca, Milli Şair Mehmet Akif Ersoy’un Milli Mücadele’de gösterdiği emeğin çok büyük bir sorumluluk gerektirdiğini de ifade etti. "12 Mart 1921, tarihin sinesine nakşedildiği mümtaz bir dönemdir" İstiklal Marşı’nın, Kurtuluş Savaşı’nda türlü zorluklarla kaleme alındığını ve Türk milletinin sarsılmaz duruşunu ele aldığını belirten Bakan Tekin, "12 Mart 1921, necip bir milletin kendi istikbali ve istiklali hakkında verdiği hükmün, tarihin sinesine nakşedildiği mümtaz bir dönemdir. O gün kabul edilen İstiklal Marşımız, ateş hattında kaleme alınmış bir şiir olarak doğmuş; kısa sürede bu tanımın çok ötesinde bir anlam kazanmıştır. Öyle ki İstiklal Marşı, milletimizin en zor şartlarda dahi varlığını hangi değerler üzerine kuracağını, kendini nasıl tanımladığını ve geleceğe hangi sarsılmaz inançla yürüyeceğini ortaya koyan güçlü bir irade beyanıdır. Bu yönüyle kolektif hafızamızın, milletimizin iradesinin ve bağımsızlığımızın timsali olarak yaşamaya devam etmektedir. Milletler; tarihlerini yaşadıkları hadiselerle beraber, o kritik hadiselerin ortasında kendileri hakkında söyledikleri edebi metinlerle tarihe nakşederler. İstiklal Marşı işte böyle esaslı ve kurucu bir manzumedir. Umudun daraldığı, belirsizliğin kol gezdiği bir vasatta kaleme alınmış, istikamet gösteren derin bir metindir. Korkunun değil cesaretin, tavizin değil kararlılığın; teslimiyetin değil iradenin, tereddütün değil imanın en gür sesidir" diye konuştu. "Duruş sahibi bir Müslümandır Akif" Mehmet Akif Ersoy’un, Türk milletinin karakterini ve güçlü iradesini zorlu şartlar altında ortaya koyduğunu vurgulayan Bakan Tekin, "Bu yönüyle milletimizin karakterini, sarsılmaz iradesini, ahlaki derinliğini ve nihayetinde dünyaya sunduğu medeniyet iddiasını kayıt altına almış bir metindir. Zaman değişir, şartlar değişir; fakat insanın temel sınavları asla değişmez, değişmemelidir. İstiklal Marşı’nın kalıcı bir tesire sahip oluşu, bu hakikatten beslenmiş olmasındandır. Bu noktada Akif’i doğru bir zaviyeden idrak etmek ve değerlendirmek durumundayız. Kuşkusuz Akif, büyük bir şairdir. Fakat onu anarken hatırlamamız gereken başka vasıfları da olan bir sanatkardır. Öncelikle bilgisinin ve aldığı aksiyonun bedelini kanıyla ve canıyla ödemeye hazır idealist bir düşünce adamıdır Akif. Duruş sahibi bir Müslümandır Akif. Kur’an tefsiri yapacak çapta din alimidir Akif. Evet, Müslüman bir düşünür ve sanatkar; yaşadığı çağın meselelerini ciddiye alır, kolay cevaplarla yetinmez ve olup biteni sorgulayan bir dikkatle değerlendirir. O, bu yönleriyle vefatının üzerinden geçen 90 yıl sonra da bizler için hala bir rol modeldir" şeklinde konuştu. "Onun şahsiyeti, yazdıklarıyla hayatı arasında kurduğu sarsılmaz bütünlükte kendini gösterir" Mehmet Akif Ersoy’u anlamanın büyük bir sorumluluk getirdiğini ve Akif’in Milli Mücadele’nin en belirgin insanlarından birisi olduğunu dile getiren Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Onun şahsiyeti, yazdıklarıyla hayatı arasında kurduğu sarsılmaz bütünlükte kendini gösterir. Hayatı, yazdıklarıyla tam bir uyum içinde şekillenir. İmkan karşısında müstağni, güç karşısında mesafeli, değerleri söz konusu olduğunda ise tavizsiz bir şahsiyet sergilemiştir. Onu müstesna kılan, mısralarındaki ahenk kadar hayatındaki bu eğilmez vakardır. Mehmet Akif’i anlamak, estetik bir metni çözümlemekten ibaret görülemez. Asıl mesele; söz ile hayat, bilgi ile eylem arasındaki o kopmaz bağı fark edebilmektir. O, Milli Mücadele boyunca da şu soruları sorar: ’Zor zamanlarda insan nasıl bir duruş sergilemelidir? Bağımsızlık ne anlama gelir? Bir toplum kendi onurunu hangi değerlerle koruyabilir?’ Mehmet Akif bu soruların cevabını aramış; bağımsızlığı sınırların korunmasından ibaret bir mesele olarak görmemiştir. İstiklal, onun nazarında her şeyden önce insanın kendi onurunu muhafaza edebilme davasıdır. İstiklal Marşı da işte böyle bir zihnin, böyle bir ahlaki arayışın mahsulüdür." ’Korkma! Gençliğin Ruhu Burada’ teması kapsamında gerçekleştirilen öğretmenler arası beste yarışmasında ilk üç dereceye giren eseri sahnede yer aldı. Program, hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.