ÇEVRE - 02 Temmuz 2024 Salı 14:20

Devlet korumasındaki deniz çayırlarını söktüler

A
A
A
Devlet korumasındaki deniz çayırlarını söktüler

Balıkesir’in Erdek ilçesinde yapılan plaj temizliği sırasında koruma altındaki deniz çayırları kepçelerle sökülerek kıyıya yığıldı. Prof. Dr. Mustafa Sarı, “Marmara Denizi oksijen krizine doğru ilerliyor. Bunun önüne geçecek olan en önemli tür topluluklarından birisi deniz çayırlarıdır. Bir taraftan müsilaj yüzünden denizlerimizin oksijeni azalıyor, bir taraftan biz bu oksijeni sağlayacak olan türlere zarar vermeye başladık” dedi.



Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, yaşanan olaya tepki göstererek, sorumluların derhal tespit edilmesini ve haklarında gerekli yasal işlemin yapılmasını istedi.


Erdek’e bağlı Narlı Mahallesi’nde yapılan plaj temizliği sırasında, koruma altındaki önemli türler arasında bulunan deniz çayırlarının kepçelerle sökülerek kıyıya yığıldığı ortaya çıktı.


Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, binlerce kök deniz çayırının yanı sıra koruma altındaki pinalar da dahil deniz canlılarının zarar gördüğünü belirtti. Marmara Denizi’nde hayati öneme sahip olan deniz çayırlarının korunması gerektiğini vurgulayan Sarı, yetkililerin olayı inceleyip sorumluları tespit ederek gerekli yasal işlemleri başlatmasını talep etti.


Prof. Dr. Mustafa Sarı, deniz çayırlarının Akdeniz havzasında özellikle 50 milyon yıldır deniz ekosisteminin bir parçası olduğunun altını çizerek, “Oksijen üreten, denizin akciğerleridir. Bir metrekarelik deniz çayırı alanı yaklaşık olarak 10 litre oksijen üretiyor. Onun dışında iklim değişikliği ile ilgili yaşadığımız son yıllardaki krizle bağlantılı olarak karbon yataklarıdır. Yani bizim karbon emisyonunu azaltmak için bütün yaptığımız çabalara en büyük destek deniz çayırlarından gelir. Diğer taraftan kıyıda yaşayan balıklar ve deniz organizmalarının tamamı için üreme, beslenme, barınma, saklanma alanıdır. Dolayısıyla deniz çayırının denizden çıkardığınız anda adeta bir canlının akciğerlerini sökmüş gibi olursunuz. Bu yüzden çok önemlidir” dedi.


“Deniz ekosistemini için faydaları saymakla bitmez”


Deniz çayırlarının kıyıda erozyonu önlediğini anlatan Sarı, “Güzel plajlarımız olsun istiyoruz ya, bunlar dalga erozyonunu önlüyor. Suyun içindeki partikülleri tutar. Böylece suyun berrak olmasını sağlar. Deniz ekosistemi için faydalarını saymakla bitiremeyeceğiz, çok kıymetli bitkisel organizmalardır. Özellikle son yıllarda nüfus ve sanayinin artması ile beraber denizel alan üstündeki kıyısal alan üstündeki baskıların artmasıyla beraber deniz çayırlarının zayıfladığını, zarar gördüğü fark ediyoruz. Bu yüzden bütün dünyada koruma altında olan türler arasında sayılır. Ülkemizde hem ulusal yasalar gereği hem taraf olduğumuz uluslar arası sözleşmeler çerçevesinde deniz çayırlarını korumak için çaba sarf etmektedir” diye konuştu.


“Marmara Deniz’i oksijen krizine doğru ilerliyor”


Marmara Deniz’inde dört tür deniz çayırı olduğunu belirten Sarı, “Akdeniz de olan tür, Marmara Deniz’inde az görülüyor. Şimdiki bilinen alanlar Paşalimanı Adası’nın sınırlı bir bölgesindedir. Birisi de Erdek Narlı’da çok sınırlı bir bölgedir. Marmara Deniz’i için deniz çayırlarının önemi, diğer denizlerden biraz daha kritiktir. Sebebi de 2021 yılında korkunç bir müsilaj felaketi yaşadık. Bu müsilaj felaketinden sonra Marmara Deniz’i derinliklerinde oksijen azalmaya başladı. Oksijen kritik seviyenin altına düşmeye başladı. Marmara Deniz’i oksijen krizine doğru ilerliyor. Bunun önüne geçecek olan en önemli tür topluluklarından birisi deniz çayırlarıdır. Bir taraftan müsilaj yüzünden denizlerimizin oksijeni azalıyor, bir taraftan biz bu oksijeni sağlayacak olan türlere zarar vermeye başladık. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ‘Marçayır’ adında Marmara Deniz’i çayır alanlarının belirlenmesi projesini desteklemeye başladı. Bizde üniversite olarak, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ile yaptığımız protokolde bütün Marmara Denizi kıyılarındaki deniz çayırlarını tespit etmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.


Plaj temizliği adı altında deniz çayırlarını söktüler


Devletin şuan da deniz çayırlarının belirlemek ve korumak için destek olduğunu, para harcadığını sözlerine ekleyen Prof. Dr. Mustafa Sarı, “Gel gör ki, 29-30 Haziran tarihlerinde tam hafta sonuna denk getiriyorlar. Narlı’da şuursuz bir grup çıkıyorlar kendi aralarında para topluyor, sanki babalarının tarlasında kazı yaptırır gibi ‘plajı temizliyoruz’ diye deniz çayırlarını söktürüyorlar. Plaj temizliği dertleri yok. Onların derdi ayaklarına yosun değmesin. Deniz çayırları umurlarında bile değil. Çok üzücü bir olayla karşı karşıyayız. Burası özel çevre koruma bölgesidir. Özel çevre koruma bölgesinde çivi bile çakacaksanız bakanlıktan izin almak zorundasınız. Hiçbir resmi kuruma haber vermeden, izin almadan kepçeyi nasıl sokarsınız? Hiç mi vicdanınız yok. Deniz çayırlarının içinde yaşayan, koruma altında olan pinalar, balık yavrular, istiridyeler, midyeler, taraklar ve sayamadığım onlarca tür öldü. Yukarıdan çekilen görüntülerde görüyoruz, 3-5 metre değil, oldukça uzun sahili kendi kafalarına göre deniz çayırlarını söktürmüşler. Bunlar hakkında gerekli yasal işlemin yapılmasını talep etmiştik. Bunun yapıldığına dair bilgi verildi, bizler memnun olduk. Bunu tüm birimlerimize, kurumlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Ceza kesmek yeterli değil. Bunu bizim duyurmamız lazım. İnsanlara deniz çayırlarının önemini daha çok anlatmalıyız. Okullarımızda, plajda afişler olmalı. Deniz çayırlarına zarar verilmemesi için panolar olmalıdır” dedi.


(SD-İHS)

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.