POLİTİKA - 22 Ağustos 2024 Perşembe 17:29

Erbakan: "Milli kaynaklar canavarlara gidiyor"

A
A
A
Erbakan: "Milli kaynaklar canavarlara gidiyor"

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Balıkesir’in Kepsut ilçesinde vatandaşlarla bir araya geldi. Gündemi değerlendiren Erbakan, milli kaynakların canavarlara gittiğini söyleyerek eleştiride bulundu.


Balıkesir’in Kepsut ilçesinde esnaf ziyaretinde bulunan ve partililerle buluşan Erbakan, panayırda vatandaşlarla bir araya geldi. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, ziyaretleri sırasında gazetecilere yaptığı açıklamada, ülke ekonomisiyle ilgili değerlendirmede bulunarak sistemin değiştirilmesi gerektiğini savundu. Dar gelirlilerin öncelenmesi gerektiğini ifade eden Erbakan, şöyle konuştu: "Bu iş yeri kiraları ile bu faizler ile bu döviz kurları ile elektrik ve doğalgaz için de geçerli, alım gücünün neredeyse sıfıra düştüğü bu piyasada küçük esnaf ayakta kalamıyor. Bu nedenle Türkiye’de 85 milyon borca batıyor. Vatandaşın bankalara borcu 2002’de 6.6 milyar lira idi. Bugün 3 buçuk trilyon liraya gelmiş. KOBİ’lerin 3.6 trilyon liraya ulaşmış. Çiftçinin borcu 2 buçuk milyar liradan 750 milyar liranın üzerine çıkmış. Vatandaşın borcu 500 misli, çiftçinin borcu 300 misli artmış. Bu fiyatlarla çiftçinin de emeklinin de asgari ücretlinin de ayakta kalması mümkün değil. Paramız yok mu? Paramız var. Paramız işçiye, çiftçiye, esnafa gideceğine imtiyazlı holdinglere gidiyor. Bu firmalara vergi muafiyeti çıkartılıyor. Bu 5 imtiyazlı holdinge 128 kez vergi muafiyeti getirildi. Kaynaklar faize gidiyor. Her ay 100 milyar lira devlet faiz ödüyor. Bu para da dar gelirliden, 85 milyondan toplanıyor. Kamudaki israf, makam araçları millete para kalmıyor. Bu adaletsiz sistemin kaldırılması lazım. Önce millet, önce dar gelirliler anlayışı ile bir iktidarın iş başında olması lazım. İmkan var, kaynak var ama canavarlara gidiyor. Canavarlar, faiz, holdingler, rantiye ve kamudaki israf. Buna milli kaynak paketleri ile kaynak üreterek imkan sağlayan bir iktidar ile adımlar atılması gerekir."


"Paylaşımda adaleti sağlayan, adil bir yönetimin mutlaka iş başında olması lazım" diyen Erbakan, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Bunun örneğini Milli Görüş, Erbakan Hocamızın başbakan olduğu dönemde verdi. Fındığa, çaya, şeker pancarına, buğdaya yüzde 200-300 artışlar sağladı. İşçiye, memura, emekliye yüzde 100-200, Bağ-Kur emeklisine yüzde 320 maaş zammı verdi. Bugün yüzde 320 maaş zammı yapsanız, 12 bin 500 lira alan emeklinin maaşı bir ay sonra 50 bin lira olacak. Bu olay Türkiye’de 1997’de yaşandı. Nasıl yaşandı? Rantiyenin hortumları kesildi, israf önlendi, havuz sistemiyle denk bütçeyle faiz canavarına giden paralar kurtarıldı ve milli kaynak paketleriyle kaynak üretildi. Borç, zam, vergi yerine milli kaynak paketleriyle kaynak üretildi. Biz aynı ruhun temsilcisi olarak Milli Görüş’ün ekonomi modelini uygulamak ve milletimizi bu sıkıntıdan kurtarmak üzere çalışmalarımızı yapıyoruz. Milletimiz de büyük bir teveccüh gösteriyor, oylarımızı her seçimde yüzde 100 artırarak devam ediyoruz. 14 Mayıs’ta 1,5 milyon oy aldık, 31 Mart’ta 3 milyonun üzerinde oy aldık. Şimdi inşallah bu ivmeyi daha da artıracağız ve Yeniden Refah Partimizi hem milletimizin teveccühüyle hem de teşkilatlarımızın bu gayretiyle yapılacak olan ilk seçimde iktidara taşıyacağız."


Fatih Erbakan’a, Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Sezgin, Balıkesir İl Başkanı Fatih İnceboy, Karesi İlçe Başkanı Fatih Kavuş, Altıeylül İlçe Başkanı Ramazan Yalım, Kepsut İlçe Başkanı Hüseyin Çetinkaya ile partililer eşlik etti.



Erbakan: "Milli kaynaklar canavarlara gidiyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize ‘Miray kuş’ imza gününde Rizeli 13 yaşındaki doğuştan engelli Miray, 3 eseriyle kitap fuarında imza dağıttı. Rize Kitap Fuarı, bu yıl da birbirinden değerli yazarları ve kitapseverleri bir araya getirirken, fuarın en dikkat çeken isimlerinden biri kendi hayallerinden yola çıkarak ‘Miray kuş’ adı altında 3 kitap yazan 13 yaşındaki minik yazar Miray Özcan oldu. Doğuştan serebral palsi (SP) hastası olan Miray Özcan, kaleme aldığı 3 kitabıyla fuar alanında Rize İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kurulan ‘Genç Yazarlar ve Şairler’ isimli stantta yerini aldı. Küçük yaşına rağmen gösterdiği azim ve üretkenlikle ziyaretçilerin büyük ilgisini çeken Özcan, gün boyunca okuyucularıyla bir araya gelerek kitaplarını imzaladı. Fuarı ziyaret eden çok sayıda vatandaş, minik yazardan imza alabilmek için standı önünde yoğunluk oluşturdu. Rize Valiliği ile Rize Belediyesi iş birliğinde düzenlenen fuarda Miray Özcan’ın standı, özellikle çocuklar ve gençler başta olmak üzere her yaştan ziyaretçinin uğrak noktalarından biri haline geldi. Özcan’ın yazarlık yolculuğu ve azmi, fuara katılanlar tarafından takdirle karşılandı. Minik yazarın standını ziyaret eden Rahmi Metin de Miray Özcan ile yakından ilgilendi. Özcan’ın kitaplarından satın alan Metin, kitapları genç yazara imzalatarak destek verdi. Ziyaret sırasında kısa bir sohbet gerçekleştiren Metin, Miray’ın başarısından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
İstanbul Bilim diplomasisi için ortak çağrı İlim Yayma Ödülleri İstişare Kampı kapsamında Silivri’de düzenlenen basın toplantısında, akademisyenlerin imzasını taşıyan "Bölgesel İstikrar İçin Bilim Diplomasisi" bildirgesi kamuoyuna açıklandı. Silivri’de 1-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen 2. İlim Yayma Ödülleri İstişare Kampı, bilim dünyasını ve karar vericileri ilgilendiren önemli bir bildirgeyle gündeme geldi. Kamp kapsamında düzenlenen basın toplantısında, farklı disiplinlerden ödül sahibi akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan "Bölgesel İstikrar İçin Bilim Diplomasisi" başlıklı metin kamuoyuyla paylaşıldı. Programda İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan’ın yanı sıra akademisyenler, üniversite temsilcileri ve çok sayıda basın mensubu yer aldı. Akademik birikim politika önerisine dönüştü Toplantıda yapılan konuşmalarda, İlim Yayma Ödülleri’nin yalnızca bireysel başarıları ödüllendiren bir organizasyon olmadığı, aynı zamanda akademik bilgi üretimini toplumsal ve siyasal karar süreçlerine entegre etmeyi hedeflediği vurgulandı. Necmettin Bilal Erdoğan, ödül sahibi akademisyenlerin her yıl istişare kamplarında bir araya gelerek ortak akıl geliştirdiğini ve bu sürecin somut çıktılarının bildirgeler aracılığıyla kamuoyuna sunulduğunu ifade etti. Geçtiğimiz yıl yayımlanan "Sağlıkta Teknolojik İstiklal" bildirgesinin kamu kurumları nezdinde karşılık bulduğunu hatırlatan Erdoğan, bu yıl hazırlanan bildirgenin ise çok daha geniş bir çerçevede, bölgesel istikrar ve uluslararası iş birliği ekseninde şekillendiğini belirtti. "Bölgesel istikrar dışa bağımlı olamaz" Akademisyenler tarafından kaleme alınan bildirgede, özellikle Orta Doğu ve çevresinde yaşanan çatışmalar, enerji hatları üzerindeki jeopolitik baskılar ve uluslararası sistemdeki belirsizlikler detaylı şekilde ele alındı. Bu gelişmelerin, bölgesel barış ve güvenliğin yalnızca dış merkezli yapılarla sürdürülemeyeceğini ortaya koyduğu vurgulandı. Metinde, bölge ülkelerinin kendi tarihsel, kültürel ve bilimsel birikimlerinden hareketle yeni bir iş birliği zemini oluşturması gerektiği ifade edilirken, bu zeminin askeri ittifaklar ya da geçici siyasi uzlaşılarla değil; bilimsel üretim, eğitim, teknoloji ve ortak değerler üzerine inşa edilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Bilim diplomasisi stratejik araç olarak konumlandırıldı Bildirgede bilim diplomasisi; yalnızca akademik bir faaliyet alanı değil, aynı zamanda krizleri önleyen, güven inşa eden ve uzun vadeli istikrarı destekleyen stratejik bir araç olarak tanımlandı. Ortak akademik ağlar, veri paylaşım sistemleri, öğrenci ve akademisyen hareketliliği gibi unsurların bölgesel iş birliğinin temel yapı taşları olduğu belirtildi. Türkiye’nin sahip olduğu yükseköğretim kapasitesi, savunma sanayiindeki gelişimi, diplomatik tecrübesi ve tarihsel bağları sayesinde bu süreçte öncü bir aktör olabileceği vurgulandı. Sekiz maddelik yol haritası açıklandı Toplantıda kamuoyuna duyurulan bildirgede, bölgesel istikrarın sağlanmasına yönelik somut öneriler de yer aldı. Bu kapsamda; ülkeler arası ortak politika üretimini sağlayacak daimi ilmi komisyonların kurulması, büyükelçilikler bünyesinde bilim ateşeliklerinin oluşturulması ve araştırma kurumları arasında ortak fon mekanizmalarının geliştirilmesi önerildi. Ayrıca üniversiteler arası iş birliklerinin güçlendirilmesi, ortak veri havuzlarının kurulması, öğrenci değişim programlarının daha etkin hale getirilmesi ve deprem, iklim, enerji gibi alanlarda bölgesel bilimsel çalışma gruplarının oluşturulması gerektiği ifade edildi. Savunma ve güvenlik teknolojilerinde ortak AR-GE ağlarının kurulması da bildirgenin dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Uluslararası öğrenci ve akademisyen vurgusu Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’nin uluslararası öğrenci ve akademisyenler açısından önemli bir cazibe merkezi olduğu da vurgulandı. Bu potansiyelin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda diplomatik ve kültürel etkiler oluşturduğuna dikkat çekildi. Uluslararası öğrencilerin mezuniyet sonrasında ülkelerinde üst düzey görevlere gelerek Türkiye ile güçlü bağlar kurduğu ifade edilirken, bu durumun Türkiye’nin küresel etkisini artıran önemli bir unsur olduğu kaydedildi.