ÇEVRE - 04 Ocak 2024 Perşembe 13:04

Marmara’da yeni müsilaj savaşçıları doğuyor

A
A
A
Marmara’da yeni müsilaj savaşçıları doğuyor

Denizde doğal filtre görevi görmesiyle bilinen ve bu yönüyle müsilaj savaşçısı olarak adlandırılan pinalar, Marmara Denizi’nin umudu olarak görülüyor. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof Dr. Mustafa Sarı, konu ile ilgili yeni gelişmeleri paylaşarak yaptığı son dalışta deniz tabanında yavru pinaları gözlemlediğini söyledi.


Geçtiğimiz aylarda Marmara Bölgesi’ni etkisi altına alan fırtınanın sonrasında, Marmara Denizi’nin kurtuluş umudu olarak görülen pinalar toplu halde Erdek, Düzler mevkiinde sahile vurmuştu. Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof Dr. Mustafa Sarı söz konusu olaya bir açıklama getirmiş, deniz çayırı gibi alanların korumasından mahrum kalmış olan pinaların, fırtına nedeniyle sökülüp kıyıya doğru atıldığını dile getirerek, “Fırtına sonucu kıyıya daha çok pina vursun istemiyorsak, deniz çayırlarını korumalıyız” diye uyarmıştı.


Pinalarla ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Prof Dr. Mustafa Sarı, aynı bölgede gerçekleştirdiği son dalışta, deniz tabanında yavru pinaların varlığını gözlemlediğini belirtti. Bu durumun Marmara Denizi’nin geleceği adına umut verici olduğunu ifade eden Prof Dr. Mustafa Sarı, “Yaptığımız 40 dakikalık dalış esnasında 50’den fazla yavru pinanın, deniz tabanına tutunduğunu ve yaşadığını gördük” ifadesinde bulundu.


Prof Dr. Mustafa Sarı, açıklamasında, “Pina, dünyada sadece canlı popülasyon olarak Marmara’da kalmış olan endemik bir türdür. 2016-2019 yılları arasında iklim değişikliğine bağlı olarak ortaya çıkan bir hastalıkla, Çanakkale Boğazı’ndan Cebelitarık Boğazı’na kadar bütün binalar neredeyse öldü. Marmara’nın özel yapısı pinalar için bir kurtarıcı oldu ve Marmara’daki Pina popülasyonunu sağlıklı bir şekilde yaşıyor. Biz de geçen yıl, Marmara’nın Pina” adında bir proje başlatmıştık. Bu proje ile hem pinaları sayıyoruz hem de sürekli olarak yeni dalışlar yaparak yeni pinaların oluşumunu takip etmeye çalışıyoruz. 2024 yılının ilk gününde, Erdek Körfezi’nde daha önce toplu ölümler gördüğümüz bir bölgede dalış yaparak pinarların son durumunu tespit etmek için çalışma yaptık. Yaptığımız 40 dakikalık bu dalış esnasında 50’den fazla yavru pinanın, bölgede deniz tabanına tutunduğunu ve yaşadığını gördük. Sayımımızı yaptık ve pinaların o bölgede gayet sağlıklı bir şekilde yaşadıklarını tespit etmiş olduk. Bu bizi çok mutlu etti. Çünkü bir pina, 1 saatte 6 litre deniz suyunu filtre ediyor.


Biliyorsunuz ki 2021 yılında biz korkunç bir müsilaj felaketi yaşadık. Bu müsilaj felaketinden sonra bütün Marmara Denizi’nin çevresindeki arıtma tesislerinin ileri biyolojik arıtmaya dönüştürülmesi hedeflendi. Ancak 50 yılda yapmadıklarımızı, 2-3 yıl içerisinde yapmamız mümkün değil. Marmara Denizi’ne halen evsel, endüstriyel, tarımsal ve diğer atıkları doğru düzgün arıtmadan göndermeye devam ediyoruz. İşte pinalar, bizim arıtmadan denize gönderdiğimiz suları temizleyecek ve müsilaj oluşumunu engelleyecek, yani müsilaj oluşma riskini en aza indirecek olan organizmalardır. Biz bir taraftan bütün dünyada popülasyonu tehlikeye girmiş olan ve topluca ölen pineler için Marmara Denizi’nin son sığınak olarak korurken, bir taraftan da müsilaja karşı son umut olarak pinaya tutunmak lazım geldiğini düşünüyoruz.


Pina, bu bölgedeki kıyısal alanlarda kıyıdan 60 metre derinliğe kadar olan bölgelerde yaşıyor ama en yaygın olarak deniz çayırlarının olduğu bölgelerde tutunabiliyorlar. Bizim deniz çayırlarını korumamız lazım. Kıyıları kirletirsek, rastgele kıyı dolgusu yaparsak, buralarda dibi kazıyan balık avcılığı tekniklerini kullanırsak ve turizm amacıyla deniz çayırlarını kıyısal alanlarda tahrip edersek popülasyonlarına zarar vermiş oluruz. Pinanın azalması demek, müsilaj riskinin artması demek.


Bu dalış esnasında yine üzülerek gördü ki deniz suyu sıcaklığı olağanın üstünde seyrediyor. 2022 yılının 1 Ocak günü de dalış yapmıştım ve o zaman deniz suyu sıcaklığı Erdek Körfezi’nde 8,5 ila 9 dereceydi. Erdek Körfezi’ndeki deniz suyu sıcaklığı şu anda 12 derece, yani geçmiş yıllarla karşılaştırdığımızda bu çok üstünde bir rakam. Denizin bu kadar ısınıyor olması iyiye işaret değil. Deniz suyu sıcaklıklarının artması, sürekli olarak karşılaştığımız bir takım meteorolojik afetlerin daha sık ortaya çıkmasını tetikleyebilir. Diğer taraftan da deniz suyu sıcaklıkları, bizim de denize arıtmadan gönderdiğimiz kirlilik yükü bağlamında da artıyor. Bu ekosistemin daha çok etkilenmesine, denizdeki bütün yaşamın etkilenmesine neden olabilir. Bunu da dikkatle takip etmemiz gerekiyor” dedi.



Marmara’da yeni müsilaj savaşçıları doğuyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Yeşilyurt Belediyesi’nden Kurban Bayramı öncesi yoğun denetim Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde vatandaşların sağlıklı, güvenilir ve huzurlu bir alışveriş ortamında bayram hazırlıklarını yapabilmeleri amacıyla Yeşilyurt Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ile Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri kapsamlı denetimler gerçekleştirildi. Yeşilyurt İlçesinde yaklaşan Kurban Bayramı öncesi yoğunlaşan alışveriş hareketliliği dolayısıyla denetimlerini yoğunlaştıran Yeşilyurt Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ile Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, vatandaşların mağduriyet yaşamaması için birçok konuda titiz incelemelerde bulundu. Yeşilyurt’un farklı bölgelerinde eş zamanlı sürdürülen denetimlerde özellikle ürünlerin son kullanma tarihleri, hijyen şartları, fiyat etiketi ile kasa fiyatı arasındaki uyum, gramaj kontrolleri, iş yeri ruhsatları ve ürünlerin muhafaza şartları detaylı şekilde incelendi. Kasaplarda gerçekleştirilen denetimlerde et ve et ürünlerinin saklama şartları, hijyen standartları ve satışa sunulan ürünlerin sağlık kriterlerine uygunluğu kontrol edilirken, pastane ve unlu mamul üretimi yapan işletmelerde ise üretim alanlarının temizliği, çalışan personelin hijyen kurallarına uygunluğu ve ürünlerin sağlıklı ortamlarda hazırlanıp hazırlanmadığı denetlendi. Marketlerde yapılan incelemelerde ise raf ve kasa fiyatları karşılaştırılarak tüketicinin yanıltılmasının önüne geçilmesi hedeflendi. Denetimler sırasında kurallara aykırı hareket ettiği tespit edilen işletmelere gerekli uyarılar yapılırken, mevzuata aykırı durumlarla ilgili yasal işlemler başlatıldı. Vatandaş sağlığını tehdit eden hiçbir uygulamaya müsamaha gösterilmeyeceğini belirten ekipler, bayram süresince de denetimlerin aralıksız devam edeceğini ifade etti. Denetimler hakkında bilgiler paylaşan Yeşilyurt Belediyesi Zabıta Müdürü Mehmet Bayer, vatandaşların huzurlu ve güvenli bir bayram geçirmesi için belediye ekiplerinin sahada yoğun mesai yürüttüğünü belirterek, "Hemşehrilerimizin sağlığını korumak ve güvenilir alışveriş yapmalarını sağlamak adına Ticaret İl Müdürlüğü ekipleriyle birlikte denetimlerimizi aralıksız sürdürüyoruz. Özellikle bayram öncesinde oluşan yoğunluk nedeniyle vatandaşlarımızın gönül rahatlığıyla alışveriş yapabilmeleri için çalışmalarımıza devam ediyoruz" dedi. Zabıta Müdürü Mehmet Bayer ayrıca vatandaşlara, karşılaştıkları olumsuz durumları belediyeye ve ilgili kurumlara bildirmeleri çağrısında bulunarak, toplum sağlığını koruma noktasında herkesin duyarlı davranmasının önemine dikkat çekti.
Ankara Kurban Bayramı öncesi uzmanından uyarı: "Etler yakılmadan, kontrollü ısıda pişirilmeli" Kurban Bayramı döneminde sağlıklı beslenme konusunda uyarılarda bulunan Güven Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzm. Dyt. Serap Güzel, "Etler yakmadan, kontrollü ısıda pişirilmeli. Özellikle kömürleşmiş bölgelerin tüketilmemesi önemli" dedi. Kurban Bayramı yaklaşırken sofralarda artan et tüketimiyle birlikte uzmanlar da sağlıklı beslenme konusunda uyarılarda bulunuyor. Özellikle kurban etinin saklanması, pişirilmesi ve tüketim miktarına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Güven Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzm. Dyt. Serap Güzel, bayram döneminde yapılan yanlışların sindirim problemlerinden gıda zehirlenmelerine kadar birçok sağlık sorununa yol açabileceğini söyledi. Kesilen et hemen tüketilmemeli Kurban etinin kesim sonrası hemen tüketilmesinin sindirim sistemi açısından zorlayıcı olabileceğine söyleyen Uzm. Dyt. Serap Güzel, "Yeni kesilmiş et sert yapıda olduğu için hem pişirme hem de sindirim açısından zorluk oluşturabilir. Etlerin buzdolabında en az 12-24 saat dinlendirilerek tüketilmesi daha sağlıklı olacaktır" diye konuştu. Etler küçük porsiyonlarla saklanmalı Bayram döneminde en sık yapılan hatalardan birinin büyük miktarda etin yanlış şartlarda muhafaza edilmesi olduğunu ifade eden Serap Güzel, özellikle sıcak havalarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti. Etlerin oda sıcaklığında uzun süre bekletilmemesi gerektiğini vurgulayan Güzel, "Kurban etleri küçük porsiyonlara ayrılarak buzdolabı poşeti ya da saklama kaplarında muhafaza edilmeli. Derin dondurucuda saklanacak etlerin çözdürüldükten sonra tekrar dondurulmaması gerekir" ifadelerini kullandı. "Etler yakmadan, kontrollü ısıda pişirilmeli" Bayram sofralarının vazgeçilmezi olan mangal tüketimine de dikkat çeken Güzel, yüksek ateşte pişirilen etlerin sağlık açısından risk oluşturabileceğini belirtti. Etlerin ateşe çok yakın pişirilmesinin zararlı bileşiklerin oluşumuna neden olabileceğini aktaran Güzel, "Etler yakmadan, kontrollü ısıda pişirilmeli. Özellikle kömürleşmiş bölgelerin tüketilmemesi önemli" şeklinde konuştu. Bayramda porsiyon kontrolü göz ardı edilmemeli Bayram ziyaretleriyle birlikte gün içinde farkında olmadan fazla miktarda et, tatlı ve hamur işi tüketilebildiğini söyleyen Güzel, "Gün içerisinde yalnızca et tüketmek yerine sebze, salata, yoğurt ve tam tahıllı besinlerle öğünlerin dengelenmesi gerekir. Tatlı tercihlerinde ise şerbetli seçenekler yerine sütlü tatlılar veya meyve tercih edilebilir" açıklamasında bulundu. "Etleri tüketmeden önce mutlaka dinlendirin." Bayram süresince su tüketiminin azalmasının ve fiziksel aktivitenin düşmesinin sindirim problemlerini artırabileceğini belirten Güzel, günlük su tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini aktardı. Özellikle hipertansiyon, diyabet, kalp-damar hastalıkları ve böbrek rahatsızlığı bulunan bireylerin bayram beslenmesinde daha kontrollü davranması gerektiğini vurgulayan Güzel, ağır ve aşırı yağlı öğünlerden kaçınılmasının önem taşıdığını belirterek şu ifadelere yer verdi: "Etleri tüketmeden önce mutlaka dinlendirin. Oda sıcaklığında uzun süre bekletmeyin. Kızartma yerine haşlama, fırın veya ızgara yöntemlerini tercih edin. Gün boyu yalnızca et ağırlıklı beslenmeyin. Bol su tüketin ve kısa yürüyüşlerle hareketi artırın"