KÜLTÜR SANAT - 29 Mayıs 2024 Çarşamba 07:45

Dede Korkut Hikâyeleri temalı yılsonu sergisi açıldı

A
A
A
Dede Korkut Hikâyeleri temalı yılsonu sergisi açıldı

Resim Bölümü öğrencileri, Dede Korkut Hikâyeleri temalı yılsonu sergisini Kültür Merkezinde açtılar.


Sanat ve Tasarım Fakültesi Resim Bölümü 1. sınıf öğrencileri, Dr. Öğr. Üyesi Adem Öcal danışmanlığında Kültür Merkezinde açtıkları “Dede Korkut Hikayeleri” temalı yıl sonu sergisinde, birçok hikayedeki mitolojik kahramanları ve bu kahramanlar arasındaki ilişkileri, asıllarına sadık kalarak resmettiler.


Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mahir Kadakal’ın katılımlarıyla açılan sergi için dönem içerisinde Dede Korkut hikayelerini okuyarak resim kompozisyonlarını belirleyen öğrenciler, Dr. Öğr. Üyesi Adem Öcal danışmanlığında eserlerine son hallerini vererek sergiye hazır hale sundular. Her öğrencinin eseriyle yer aldığı sergide bazı eserler karakterlere odaklanırken, bazıları ise olay öykülerine ve aforizmaların canlandırılmasına odaklandı. Tuval kompozisyonlarının karakalem çalışmaları ve kütük boyama performansları da sergilendi. Sergide, Resim bölümü öğretim üyeleri Doç. Dr. Mahir Bayramoğlu, Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Tümer Çelik, Dr. Öğr. Üyesi Murat Gürbüz ve Arş. Gör. İlknur Emir de açılışa eşlik ettiler. Serginin konsept tasarımı hakkında bir açıklamada bulunan Dr. Öğr. Üyesi Adem Öcal, “Dede Korkut’un yaşadığına ve eserlerinde değindiğine inanılan Bayburt’un en önemli kültürel zenginlikleri ve değer mirasları arasında gösterebileceğimiz bu hikayeleri, çağdaş ve yeni yorumlarla zamanın ruhuna hitap eder hale getirmeyi ilke ediniyoruz. Dede Korkut’un insanlığa verdiği mesajın sanat yönüne baktığımızda, çağlar ötesi bir anlamla karşılaşıyor ve her bir insanın zihin dünyasında farklı kendine özgü derinlikler oluşturan bir üsluba rastlıyoruz. Bu üslup ve anlam, genç sanatçılarımızın zihin dünyalarında yeniden yorumlandığında, Dede Korkut’un hedeflediği nesiller arası bağ ve aktarım ilişkisi de kurulmuş oluyor. Bugün, Dede Korkut’un sanat geleneğini kendilerine has üsluplarıyla yorumlayan gençlerin, anlatıyı evrenselleştirme ve çağdaşlaştırma emeklerine tanıklık ediyoruz.” dedi.



Dede Korkut Hikâyeleri temalı yılsonu sergisi açıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Uzmanı açıkladı: Kurban Bayramı’nı hem sağlıklı hem de lezzetli bir şekilde geçirmek mümkün Kurban Bayramı, geleneksel yemeklerin ve özellikle kırmızı et tüketiminin yoğun olduğu özel bir dönemdir. Bu dönemde sağlıklı kalmak için beslenme alışkanlıklarına ufak müdahalelerde bulunmak gerekebilir. Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Merve Bayram, “Dengeli beslenmeye dikkat ederek, Kurban Bayramı’nı hem lezzetli hem de sağlıklı bir şekilde geçirebilirsiniz” dedi. İstanbul Gelişim Üniversitesi (İGÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi (SBF) Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Merve Bayram, dengeli beslenerek bayramı sağlıklı bir şekilde geçirmek için neler yapılması gerektiğini 11 maddede sıraladı: "1.Et tüketiminde ölçülü olun: Kurban Bayramı’nda kırmızı et tüketimi artar. Ancak aşırı et tüketimi sindirim problemlerine ve kolesterol seviyelerinin yükselmesine neden olabilir. Günlük et tüketiminizi 150-200 gram ile sınırlamaya çalışın. 2.Sağlıklı bir kahvaltı ile güne başlayın: Enerji seviyesini yüksek tutmak ve daha sonra aşırı yemek yemeyi önlemek için güne besleyici bir kahvaltıyla başlanmalı, tam tahıllar, meyveler ve protein açısından zengin besinler burada tercih edilebilir. 3.Porsiyon kontrolü yapın: Çok çeşitli yemekler mevcut olduğundan, aşırı yemek kolaylaşır. Daha küçük tabaklar kullanarak, ölçülü porsiyonlar alınmalı ve vücudun açlık işaretleri dinlenmeli. 4.Tabağınızı dengeleyin: Yağsız proteinler, sebzeler, tam tahıllar ve sağlıklı yağlardan oluşan dengeli bir tabak tüketmek iyi bir besin dengesi sağlar ve tatmin hissine yardımcı olur. 5.Susuz kalmayın: Özellikle hava sıcaklıklarının arttığı bu günlere denk gelen bayramda, et ve tatlı tüketiminin artmasıyla birlikte susuz kalmamak için gün boyunca bol su içilmeli. Günde en az 2-2.5 litre su içmeye özen gösterilmeli. Şekerli içecekler sınırlanmalı ve su, bitki çayları ve taze meyve suları tercih edilmeli. 6.Yavaş ve dikkatli tüketim: Yemeklerinizi yavaş ve iyi çiğneyerek tüketin. Hızlı yemek sindirim sorunlarına yol açabilir ve aşırı yemenize neden olabilir. Yavaş yemek, doyma hissinin fark edilmesine ve aşırı yemeyi önlemeye yardımcı olabilir. 7.Sebze ve meyve tüketimini ihmal etmeyin: Etin yanında bol miktarda sebze ve meyve tüketerek vitamin, mineral ve lif alımınızı artırın. Sebzelerden yapılmış salatalar ve meyveler, sindirim sisteminizi rahatlatmaya yardımcı olur. 8.Tatlı tüketimine dikkat: Kurban Bayramı boyunca tüketilen tatlıların tadını ölçülü bir şekilde çıkararak, mümkün olduğunca hafif sütlü tatlılar ya da meyve bazlı tatlılar gibi daha az şekerle yapılan, sağlıklı alternatifler seçmeye özen gösterilmeli. 9.Sağlıklı atıştırmalıklar tercih edin: Ana öğünler dışında sağlıklı atıştırmalıklar tüketmeye özen gösterin. Kuruyemişler, yoğurt, taze sebzeler ve meyveler iyi seçeneklerdir. 10.Sağlıklı pişirme yöntemleri: Etleri pişirmeden önce iyice yıkayın. Kullanılan kesim araçları ve yüzeylerin hijyenine özen gösterin. Çiğ etle temas eden tüm malzemeleri iyice temizleyin. Kurban etini ızgara, haşlama, fırınlama veya buharda pişirme gibi sağlıklı yöntemlerle hazırlayın. Bu yöntemler, etin besin değerini korurken, aşırı yağ kullanımını engeller. Etlerin iç sıcaklığının en az 75C’ye ulaşması, zararlı mikroorganizmaların yok edilmesi için önemlidir. Gıda termometresi kullanarak etin iyi piştiğinden emin olun. Kurban etini marinasyon işlemiyle pişirmeden önce hazırlamak, lezzetini artırır ve yumuşak kalmasını sağlar. Marinasyon için asidik malzemeler (limon suyu veya sirke) ve zeytinyağı kullanabilirsiniz. Pişirme sırasında fazla yağ kullanımından kaçının ve mümkünse eti kendi yağında pişirin. Izgara yaparken, etin doğrudan ateşe maruz kalmamasına dikkat edin. Pişirme sonrası etleri birkaç dakika dinlendirmek, içindeki suların dağılmasını ve daha lezzetli olmasını sağlar. 11.Aktif kalın: Bayram süresince fiziksel aktiviteyi artırmaya yönelik girişimlerde bulunulmalı. Örneğin, aile ile yapılan bir yürüyüş ya da eğlenceli bir oyun, bayram yemekleri sırasında tüketilen ekstra kalorileri dengelemeye yardımcı olabilir".
Gümüşhane Altınpınar Limni Gölü el değmemiş doğasıyla hayran bırakıyor Gümüşhane’nin Torul ilçesindeki Altınpınar köyünde bulunan Altınpınar Limni Gölü el değmemiş doğası, etrafındaki ormanları, civarındaki otantik yaylaları ve doğal güzellikleriyle görenleri büyülüyor. Gümüşhane’nin turizmdeki parlayan yıldızı Torul ilçesindeki Altınpınar köyünde bulunan ve Zigana dağının eteklerindeki Limni Gölü Tabiat Parkı ile aynı isimli Altınpınar Limni Gölü el değmemiş doğası, etrafındaki ormanları, civarındaki otantik yaylaları ve doğal güzellikleriyle görenleri büyülüyor. Denizden bin 880 metre yükseklikte, Gümüşhane’ye 37, Torul ilçesine ise 15 kilometre uzaklıktaki gölün el değmemiş doğası ve kamp alanları ziyaretçileri kendisine adeta hayran bırakıyor. “Çadırları göl kenarına kurup, göl manzarasıyla uyanıyorsunuz” Ankara’dan gölü ziyaret etmek için gelen İpek Ereli, “Ben burayı çok güzel buldum doğayla iç içe. Herhangi bir tesis kurulmamış ve bunun böyle olması bence daha güzel çünkü doğallığı bozmuyor. Çadırları direk göl kenarına kurarak kamp yapabiliyorsun, uyandığında göl manzarasıyla uyanıyorsun. Doğayla iç içe olmaması ve insanların yığılmamış olması burayı daha güzel yapıyor” diye konuştu. “Altınpınar Limni Gölü’nün el değmemiş doğasının bozulmaması gerekiyor” Kamp yapmak için Altınpınar Limni Gölü’nü tercih eden Ali Çetinel, “Doğal güzellikleri ve tabiatıyla bence herkesin gelip görmesi gereken harika bir yer. Buranın kesinlikle bozulmaması gerektiğini düşünüyorum” dedi.
Giresun Giresunlu taraftar, Galatasaray sevdasıyla binasını sarı-kırmızıya boyadı Giresun’da yaşayan ve çocukluktan beri Galatasaray taraftarı olan Mustafa Bayraktar (45), Galatasaray’ın Süper Lig’de 24. kez şampiyon olmasının ardından oturduğu binayı sarı ve kırmızı renklere boyattı. Mahalle sakinlerinin ve sokaktan geçenlerin ilgisini çeken evin önünde bazı taraftarlar da önünde hatıra fotoğrafı çektiriyor. Giresun Yenimahalle’de yaşayan Mustafa Bayraktar, Galatasaray’ın Süper Lig’de 24. kez şampiyon olması ve takımına olan sevgisi nedeniyle 5 katlı binayı 60 kilo boya kullanarak sarı ve kırmızı renklere boyattı. Bayraktar, ayrıca binanın duvarlarına Galatasaray logosunu ve 4 yıldızını da yapmayı ihmal etmedi. "Binada oturanların hepsi Galatasaraylı" Galatasaray şampiyon olduğu için evini sarı-kırmızıya boyattığını belirten Bayraktar, "Galatasaray sevdam kendimi bildim bileli var. Bu nedenle oturduğum binayı tutkunu olduğum sarı ve kırmızı renklere boyattım. Sarı ve kırmızı renk artık kanıma işlemiş. Bina bir aile apartmanı olunca boyatmakta bir sorun yaşamadım. Binada oturanların hepsi de Galatasaraylı. Galatasaray’ın maçı olunca hepsi benim eve gelirler. Ama hiç biri benim kadar fanatik değil. Bu yüzden binayı kendi imkanlarımla kendi emeğimle tek başıma boyadım. Aslında daha önce de boyamışlığım var, bu kadar değil. Yalnız zamanla kaybolmuştu. Yeniden boyamak için Galatasaray’ın şampiyon olmasını bekliyordum. Yavaş yavaş tam şampiyonluğa denk getirdim ve şampiyon olduğu anda son fırçayı vurdum. Binanın tamamına sarı-kırmızı 60 kilo boya harcadım” dedi. Oğlunun adını Hagi koydu Galatasaray sevdasını çocuklarına da taşıdığını anlatan Bayraktar, “Çocuğum olursa Galatasaray’da oynamış iz bırakan futbolcuların isimlerini vermeyi düşünüyordum ama uzun yıllar çocuğum olmadı. Evlendikten 10 yıl sonra biri erkek, ikisi kız üçüzlerim oldu. Ben de oğlumun adını Galatasaray’ın unutulmaz oyuncusu Hagi’nin adını verdim ama nüfusa Hacı olarak kaydedildi biz yine de Hagi olarak çağırıyoruz” diye konuştu. Formasını giymeyi hayal ettiği Galatasaray’dan imzalı forma istedi Galatasaray’ın son yıllardaki bütün kadrosunu ezbere bilen Hacı ise, “Ben de doğuştan Galatasaray taraftarıyım. Son yıllardaki bütün kadrolarını ezbere biliyorum. Kendim de iyi bir futbolcu olmak istiyorum ve bunun için futbol okuluna gideceğim. Sol ayağımı iyi kullanıyorum. Santrfor veya sol kanatta iyi oynayan biriyim. Gelecekte bir Galatasaray forması giymek hayalimdir. Buradan hemşerimiz olan Galatasaray Başkanı’ndan ben ve kardeşlerim için imzalı forma istiyorum. Bu beni ve ailemi çok mutlu edecektir” dedi.