ÇEVRE - 03 Nisan 2025 Perşembe 09:03

Türkiye’nin en hızlı akan Çoruh Nehri’nin su seviyesi karların erimesiyle 2 katına çıktı

A
A
A
Türkiye’nin en hızlı akan Çoruh Nehri’nin su seviyesi karların erimesiyle 2 katına çıktı

Bayburt’un simgesi haline gelen, kent merkezinin ortasından geçen ve Türkiye’nin en hızlı akan nehri olarak bilinen Çoruh Nehri’nin su seviyesi, karların erimesiyle ve etkili olan yağmurlar nedeniyle arttı.


Mescit Dağları’nın yamaçlarından doğarak, Batum’dan Karadeniz’e dökülen, dünyanın en hızlı akan nehirlerinden biri olan ve aynı zamanda en derini unvanına sahip Çoruh Nehri’nin su seviyesi yükselerek, debisi arttı. Kış aylarında yüzeyi buzla kaplanan, bahar aylarında kar sularıyla beslenen Çoruh Nehri’nin günden güne yükselen su miktarı korkutmaya başladı. Birçok yaya köprüsünün altından geçen, şehrin farklı noktalarında kolları bulunan nehir kenarında kimi vatandaşlar yürüyüş yapıyor, kimi vatandaşlar ise, nehrin coşkun halini cep telefonu kameralarıyla kaydederek video, fotoğraf çekiyor. Fahmettin Kalacoş isimli doğa sever, Çoruh Nehri’nin korkulukları üzerine çıkarak, bol bol fotoğraf, video çektiğini söyledi. Çıktığı tümseğin çocuklar açısından son derece tehlikeli olduğunu belirten Kalacoş, "Biz büyükler olarak kendimizi koruyabiliriz ama çocuklar kendilerini koruyamaz, ailelerin dikkat etmesi lazım" diyerek, ailelere dikkatli olunması çağrısında bulundu.



"Bu şu düşeni götürür, hiç acımaz"


Bu sene kar yağışlarının bir hayli fazla olduğunu belirten Ozan Aydoğdu, yağan yağmurlarla birlikte Çoruh’un su seviyesinin arttığını söyledi. Su seviyesinin yükselmesiyle debisinin de arttığını kaydeden Aydoğdu, Çoruh’un önüne geleni götürdüğünü vurgulayarak, "Yağmurla beraber eriyen kar, Çoruh’un debisini artırdı. Su seviyesi 15 günde bir insan boyunu geçti. Şimdi bu su, düşeni götürür, hiç acımaz. Biliyorsunuz, Çoruh Nehri dünyanın en hızlı akan ikinci nehri, önüne geleni götürür" şeklinde konuştu.



"Karlar tamamen eriyince su seviyesi daha da artacak"


Çoruh Nehri’nin bu aylarda coştuğunu ifade eden Yusuf Kaymak isimli vatandaş, karların tamamen erimediğini, bu su seviyesinin giderek artacağını hatırlattı. Özellikle Kop Dağı taraflarında biriken karların erimesiyle Çoruh’ta ciddi bir artışın yaşanacağını kaydeden Kaymak, "Çoruh Nehri bu aylarda coşar, henüz yukarılarda biriken karların erimesi başlamadı ama yine de günlük artış var. Kop Dağı taraflarındaki karların da erimesiyle bu seviyesinin yükseleceğini tahmin ediyorum. Dikkatli olmak lazım" dedi.



"Mayıs ayının ortalarına doğru taşkınlar olur"


Mayıs ayının ortalarına doğru su taşkınlarının yaşanabileceğine dikkat çeken bir diğer vatandaş Sebahattin Keleş ise, "Nisan yağmurlarıyla beraber su seviyesinde artış başlar, Mayıs’ın ortalarına doğru ise taşkın yaşanır. Eski kışlar da yok artık, eskiden bir buçuk metre kar yağardı, cadde sulardan geçilmezdi. Şimdi biraz taşar, köprünün ayaklarına vurur, geçer. Ondan sonra da kurumaya, akmamaya başlar" şeklinde konuştu. Öte yandan, balıkçılgiller familyasının bir türü olan nehirlerin, göletlerin, bataklıkların ve deniz kıyılarının çevresinde yaşayan gri balıkçıl, Çoruh Nehri etrafında görüldü. Çoruh’un yanında belli bir süre hareketsiz duran gri balıkçıl, daha sonra uçarak gözden kayboldu.



Türkiye’nin en hızlı akan Çoruh Nehri’nin su seviyesi karların erimesiyle 2 katına çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Tekirdağ’da "Deprem Güvenliği ve Toplum Odaklı Çözümler Çalıştayı" Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından "Deprem Güvenliği ve Toplum Odaklı Çözümler Çalıştayı" düzenlendi. Çalıştayda konuşan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, deprem gerçeğiyle yaşayan kentlerde sorumluluğun yalnızca bireylere değil, yerel ve merkezi yöneticilerden uzmanlara kadar herkese ait olduğunu vurguladı. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası bölgede görev yaptığını hatırlatan Yüceer, yaşanan yıkımın ve acıların asla unutulmaması gerektiğini ifade etti. Depremlerin ardından gerekli derslerin çıkarılması gerektiğine dikkat çeken Yüceer, "Kararlar, raporlar çok kıymetli. Ancak asıl önemli olan bunların hayata geçirilmesi. En zor olan da bu. Gerçek çözüm, sahada ve uygulamada karşılık bulduğunda anlam kazanır" dedi. Tekirdağ’ın Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde yer aldığına dikkat çeken Yüceer, Marmara Bölgesi’nin sanayi, nüfus yoğunluğu ve yoğun göç hareketleri nedeniyle yüksek risk barındırdığını söyledi. Kentin en önemli sorunlarının başında depremin geldiğini, iklim değişikliğiyle birlikte yaşanan kuraklık ve su problemlerinin de ciddi tehdit oluşturduğunu belirtti. Tekirdağ genelinde Coğrafi Bilgi Sistemi’ne kayıtlı yaklaşık 219 bin bina bulunduğunu açıklayan Yüceer, bu yapıların yaklaşık 111 bininin 1999 deprem yönetmeliği öncesinde inşa edildiğini ifade etti. İlk etapta 5 bin ila 6 bin binanın deprem risk sınıflandırmasının yapıldığını belirten Yüceer, kent genelinde tarama çalışmalarının aralıksız sürdüğünü kaydetti. Geçici barınma alanlarına yönelik çalışmalara da değinen Yüceer, il genelinde 14 geçici barınma alanının belirlendiğini, bu alanların büyük bölümünde altyapı çalışmalarının tamamlandığını söyledi. Afetlere hazırlık kapsamında yürütülen bu çalışmaların Altın Karınca Ödülü ile taçlandırıldığını ifade eden Yüceer, "Deprem riskinin azaltılması ancak bilim, ortak akıl ve dayanışma ile mümkündür. Bu sorumluluğu unutmadan, kararlılıkla yolumuza devam etmeliyiz" diye konuştu. Yüceer, ilçeye dron dağıtıldığını, tsunami riskine karşı Süleymanpaşa’da pilot olarak başlatılan projenin Marmaraereğlisi ve Şarköy ilçelerine yaygınlaştırılacağını ifade etti. Çalıştayın sonunda, afetlere karşı mücadelenin ancak ortak akıl ve dayanışma ile mümkün olabileceği vurgulanarak, yerel yönetimler, merkezi idare, akademisyenler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içerisinde Tekirdağ’ı afetlere dayanıklı bir kent haline getirmek için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.
Tekirdağ Tekirdağ AFAD’da Trakya belediyeleriyle afet riskleri değerlendirmesi Tekirdağ AFAD İl Müdürlüğü ev sahipliğinde, Marmara Afet Risklerini Azaltma Daire Başkanı Gökhan Yılmaz başkanlığında, Trakya bölgesinde yer alan belediyelerin ilgili birim yöneticilerinin katılımıyla kapsamlı bir değerlendirme ve koordinasyon toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, Trakya genelinde afet risklerinin azaltılmasına yönelik yürütülen çalışmaların mevcut durumu ayrıntılı şekilde ele alındı. Deprem, sel, taşkın, heyelan ve diğer doğal afetlere karşı alınan önlemler, hazırlık çalışmaları, risk analizleri ve saha uygulamaları katılımcılarla paylaşıldı. Ayrıca, belediyeler tarafından hayata geçirilen başarılı uygulama örnekleri sunumlarla aktarılarak, iyi uygulamaların yaygınlaştırılması hedeflendi. Programda; yerel yönetimlerin afetlere hazırlık süreçlerinde üstlendiği sorumluluklar, afet öncesi risk azaltma faaliyetleri, afet anı müdahale kapasitesi ile afet sonrası iyileştirme ve rehabilitasyon çalışmaları detaylı biçimde değerlendirildi. Kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi, veri paylaşımının artırılması ve ortak projelerin geliştirilmesi konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Marmara Afet Risklerini Azaltma Daire Başkanı Gökhan Yılmaz, toplantıda yaptığı değerlendirmede, Marmara Bölgesi’nin yüksek afet riski taşıdığına dikkat çekerek, Trakya genelinde yürütülen çalışmaların büyük önem arz ettiğini vurguladı. Yılmaz, yerel yönetimlerle iş birliği içerisinde sürdürülen planlı ve bütüncül çalışmalar sayesinde afet risklerinin en aza indirilmesinin hedeflendiğini belirtti. Toplantının sonunda, belediyelerin mevcut kapasitesinin artırılmasına yönelik eğitim programları, tatbikatlar ve teknik destek faaliyetlerinin planlanması konusunda mutabakata varıldı. Ayrıca, bölgesel ölçekte ortak hareket edilerek, sürdürülebilir ve etkin bir afet yönetim modeli oluşturulmasının önemi vurgulandı.