SPOR - 20 Ocak 2026 Salı 15:24

Antrenörü Akgün, Antalya kampını değerlendirdi

A
A
A
Antrenörü Akgün, Antalya kampını değerlendirdi

Bölgesel Amatör Lig (BAL) temsilcisi Söğütspor Antrenörü Savaş Akgün, Antalya kampını değerlendirerek, "Buradaki amacımız takımımızı fiziki olarak daha iyi duruma getirmek, güçlenmek, birlikte daha iyi hareket etmek, kaynaşmak. Bununla birlikte bu çalışmaları tamamlayıp ikinci etap kampımızda daha çok saha çalışmaları ve hazırlık maçlarıyla ikinci yarıya en iyi şekilde hazırlanmak oldu" dedi.


Bölgesel Amatör Lig (BAL) 5. Grup’ta mücadele eden Bilecik temsilcisi Söğütspor, ligin ikinci yarı hazırlıkları için Antalya’da kampa girdi. Ligin ilk yarısını 19 puanla 6. sırada tamamlayan Söğütspor, son 6 haftada 4 galibiyet, 1 beraberlik alarak çıkış yakalamıştı. Ligin ikinci yarı hazırlıklarını Antalya’da hazırlanan takımın Antrenör Savaş Akgün, kampın çok verimli geçtiğini söyledi. Akgün, "İlk yarıyı tamamladıktan sonra takımımıza bir haftalık izin verdik. Dinlenmeleri ve toparlanmaları için verilen iznin ardından pazar günü Söğüt’te tekrar toplandık. Daha çok hazırlık maçları yapmak için kampımızı Antalya’da devam etme karartı aldık. Buradaki ilk amacımız takımımızı fiziki olarak daha iyi duruma getirmek, güçlenmek, birlikte daha iyi hareket etmek, kaynaşmak ve bununla birlikte bu çalışmaları tamamlayıp ikinci etap kampımızda daha çok saha çalışmaları ve hazırlık maçlarıyla ikinci yarıya en iyi şekilde hazırlanmak oldu" dedi.



"Pazartesi günü takımımıza izin verip ondan sonra maç haftasına gireceğiz"


Antrenör Savaş Akgün, açıklamasının devamında, "Takımımız belli bir seviyeye geldi ve bunun ardından da oradaki kamp çalışmalarımızı tamamlayıp hep beraber ikinci etap için Antalya’ya hareket ettik. Antalya kampımızın ilk gününde ilk antrenmanımızı gerçekleştirdik. Bugün içinde yine takımımızın iki antrenmanı vardı. Şimdi akşam antrenmanına en iyi şekilde hazırlanıp, dediğimiz gibi hazırlık maçları planlamamız olacaktı. Çarşamba günü tekrar bir hazırlık maçımız olacak. Sonra perşembe günü yine çalışmalarımızı tamamlayıp, buradaki kamp sürecini bitirmiş olacağız. Söğüt’te çalışmalarımız yine devam edecek. Pazartesi günü takımımıza izin verip ondan sonra maç haftasına gireceğiz ve sonraki maç temposuna, maç programına başlayacağız.İnşallah bu ilk etap çalışmalarımızı en güzel şekilde geçirip takımımızı ikinci yarıya en hazır şekilde sokacağız" dedi.



"Söğüt halkı, futbolu çok seven bir halk; futbolla yatıp futbolla kalkan bir halk"


Antrenör Savaş Akgün, "Şu anda her şey güzel geçiyor. Ortam güzel, arkadaşlık iyi, çalışmalarımız iyi geçiyor. Buradaki iklim şartları şu anda saha çalışmalarımızı engellemiyor. Onun için inşallah buradaki kaldığımız süre boyunca bu çalışmaları en güzel şekilde bitirip, dediğim gibi ikinci yarıya daha diri, daha tempolu, daha güçlü bir Söğütspor olarak inşallah seyircimizin karşısına çıkacağız. Söğüt halkı, futbolu çok seven bir halk; futbolla yatıp futbolla kalkan bir halk. Taraftarlarımız da öyle, bizi içeride dışarıda hiç yalnız bırakmadılar, desteklediler. Biz de onların bu desteklerine inşallah karşılık verip Söğütspor’u hak ettiği yere getirmeye çalışacağız. Bu bir süreçtir. Burada bütün camia bir arada olmalı, bütün dinamikler hep beraber aynı şeyi düşünmeli. Tek şey Söğütspor’un başarısıdır. Burada dediğimiz gibi taraftar, halk, üretim, basın, teknik ekip, futbolcular; bütün dinamikler aynı şeyi düşündüğü sürece Söğütspor inşallah hak ettiği yere gelecektir. Benim bundan hiçbir şüphem yok" dedi.



"Burada da eksik yerlerimizi görüp buna göre transferler gerçekleştirdik"


Antrenör Savaş Akgün son olarak transfer dönemini değerlendirerek, "Ara transfer dönemi, tabii ki her takımda olduğu gibi bizim de bir planlamamız muhakkak oldu. Buna istinaden birkaç tane genç oyuncu takımımıza kattık, birkaç tane de ayrılan oyuncumuz oldu. Burada amaç takımı nasıl yukarıya çıkartabiliriz, nasıl daha iyi seviyeye gelebiliriz; bütün amacımız bu. Burada da eksik yerlerimizi görüp buna göre transferler gerçekleştirdik. Genç oyunculardan oluşan bir oyuncu grubu var şu anda. İnşallah zaman içinde tekrar buradaki performanslarla alakalı değerlendirmeleri yapıp, gerektiği yerlere gerekli takviyeleri yapmayı planlıyoruz" ifadelerine yer verdi.



Antrenörü Akgün, Antalya kampını değerlendirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TSK’nın, Aden Körfezi’ndeki görev süresinin uzatılmasına ilişkin tezkere TBMM’de kabul edildi Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) deniz unsurlarının Aden Körfezi, Somali karasu ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde görev süresinin 1 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasını taşıyan tezkerede, Aden Körfezi, Somali kara suları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde vuku bulan deniz haydutluğu ve silahlı soygun eylemlerine karşı, 2008-2021 yılları arasında Birlemiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararlarının alındığı ifade edildi. Bu kapsamda TBMM’nin 10 Şubat 2009 tarihli kararıyla, TSK unsurlarının söz konusu bölgede görev yapması için bir yıl izin verildiği hatırlatılan tezkerede, bu sürenin son olarak 4 Şubat 2025’te bir yıl daha uzatıldığı hatırlatıldı. Tezkerede, şu ifadelere yer verildi: "TSK deniz unsurları konuşlandırılmak suretiyle, bölgede seyreden Türk bayraklı ve Türkiye bağlantılı ticari gemilerin emniyetinin etkin şekilde muhafaza edilmesi, uluslararası toplumca yürütülen deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle müşterek mücadele harekatlarına aktif katılımda bulunulması, anılan bölgelere yapılan insani yardım faaliyetlerine destek verilmesi, TSK deniz unsurlarının harekat etkinliğinin ve bölgeye ilişkin tecrübesinin artırılması sağlanmış, bu alanda ilgili ülkelerle işbirliğinin sürdürülmesine yönelik milli politikanın desteklenmesi ve BM sistemi içinde, bölgesel ve küresel ölçekte oynadığımız rolün ve görünürlüğümüzün pekiştirilmesi temin edilmiştir." Tezkerede, Türkiye’nin, deniz haydutluğu ve silahlı soygunla mücadelede uluslararası işbirliğinin geliştirilmesine önem verdiği, bu alanda yürütülen çabaları en başından beri desteklediği ve BM, NATO, Avrupa Birliği ile Uluslararası Denizcilik Teşkilatı bünyesindeki çalışmalara aktif olarak katıldığı belirtildi. Türkiye’nin, BM Güvenlik Konseyinin 16 Aralık 2008 tarihli ve 1851 sayılı kararı çerçevesinde kurulan Somali Açıklarında Deniz Haydutluğuyla Mücadele Temas Grubu’nun çalışmalarına kurucu üye olarak katıldığı hatırlatıldı. TSK deniz unsurlarının, 2009-2016 yılları arasında yürütülen NATO’nun Okyanus Kalkanı Harekatı’na ve 2009 yılından bu yana Birleşik Deniz Kuvvetleri bünyesinde oluşturulan Birleşik Görev Kuvveti-151’e (CTF-151) dönemsel olarak firkateyn-korvet ile katıldığı belirtilen tezkerede, Türkiye’nin, 2009-2025 yılları arasında 7 defa CTF-151 Komutanlığı görevini üstlendiği, 24 Temmuz 2024 tarihinde yedinci defa devraldığı söz konusu komutayı 22 Ocak 2025’te devrettiği ifade edildi. Tezkerede, Somali’nin BM Genel Sekreteri’nden talebi üzerine Aden Körfezi Somali kara suları ve açıkları, Arap Denizi ile mücavir bölgelerde deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle mücadeleye ilişkin BM Güvenlik Konseyi tarafından önceki kararların devamı niteliğinde bir kararın 2022 yılı ve sonrasında çıkarılmadığı belirtildi. BM Güvenlik Konseyinin 16 Aralık 2008 tarihli ve 1851 sayılı kararı temelinde uluslararası toplumca yürütülen deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle mücadele harekatlarının Somali kara suları haricindeki bölgede devam ettiği bilgisine yer verilen tezkerede, bu harekatlardan AB’nin Atalanta Harekatı’nın görev süresinin AB Konseyinin 16 Aralık 2024 tarihli kararıyla 28 Şubat 2027’ye kadar uzatıldığı aktarıldı. Tezkerede, Türkiye’nin de iştirak ettiği Birleşik Deniz Kuvvetleri bünyesindeki CTF-151 faaliyetlerine devam ettiği bildirildi. TBMM’nin 4 Şubat 2025 tarihli kararı gereğince TSK deniz unsurlarının Aden Körfezi, Somali kara suları ve açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerdeki görevlendirme süresinin 10 Şubat 2026 tarihinde sona ereceği belirtilen tezkerede, şunlar kaydedildi: "Uluslararası barış ve istikrarı tehlikeye düşüren ve milli menfaatlerimizi de olumsuz etkileyen deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle mücadele yönündeki uluslararası çabalara ülkemiz tarafından etkin bir biçimde destek verilmesi ve bölgede seyrüsefer emniyetinin sağlanmasına katkıda bulunulması, uluslararası ve milli sorumluluklarımızın bir gereği olarak görülmektedir. Bu itibarla, ülkemizin de tarafı olduğu Denizde Seyir Güvenliğine Karşı Yasa Dışı Eylemlerin Önlenmesine Dair Sözleşme başta olmak üzere ilgili milletler arası anlaşmalar ve temayüller çerçevesinde 934 sayılı TBMM kararında belirlenen ilke ve esaslar da dikkate alınarak bahse konu bölgelerde deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle mücadele müşterek operasyonlarına destek verilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir. Bu mülahazalarla, gereği, kapsamı ve zamanı Cumhurbaşkanı’nca takdir ve tayin olunacak şekilde, TSK deniz unsurlarının bölge ülkelerinin kara suları dışında olmak üzere Aden Körfezi, Somali açıkları, Arap Denizi ve mücavir bölgelerde deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemleri ve denizde terörizmle mücadele amacıyla görevlendirilmesi ve bununla ilgili gerekli düzenlemelerin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için Anayasa’nın 92’nci maddesi uyarınca TBMM’nin son olarak 4 Şubat 2025 tarihli ve 1440 sayılı kararıyla verilen izin süresinin 10 Şubat 2026 tarihinden itibaren bir yıl uzatılması hususunda gereğini bilgilerinize sunarım." Tezkere, AK Parti, CHP, MHP, İYİ Parti ve Yeni Yol oyları ile kabul edilirken, DEM Parti ’hayır’ oyu verdi.
Ankara Terör örgütü yandaşlarından Türk bayrağına yönelik saldırıya TBMM’den ortak tepki TBMM Genel Kurulunda partilerin grup başkanvekilleri, Nusaybin-Kamışlı sınır hattında terör örgütü yandaşlarının Türk bayrağına saldırısına tepki gösterdi. TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da Aden Körfezi, Somali Açıkları, Arap Denizi ve Mücavir Bölgelerde görevli Türk Silahlı Kuvvetleri Deniz unsurlarının görev süresinin 1 yıl daha uzatılması ilişkin Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi üzerine görüşmelere geçildi. Grup başkanvekilleri, Nusaybin-Kamışlı sınır hattında terör örgütü yandaşlarınca Türk bayrağına yönelik saldırıya yaptıkları konuşmayla tepki gösterdi. "Dünyanın neresine giderse gitsin bunlar cezalandırılır, cezalandırılacaktır" Meclis Başkanvekili Adan, saldırıya ilişkin, "Mardin Nusaybin sınırında bu milletin birliğine, merhametine, şefkatine ihanet eden terör örgütü Türk bayrağını indirme girişiminde bulunmuştur. Bu indirme iradesi Türk milletinin birliğine, beraberliğine kastetmek isteyenlerin bir provokasyonudur. Dünyanın neresine giderse gitsin bunlar cezalandırılır, cezalandırılacaktır. Biz de Divan olarak kınıyoruz" şeklinde konuştu. "Hak ettikleri cezalara maruz kalacaklarından eminiz" Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Mehmet Emin Ekmen ise, "Türkiye’de Türkiye’nin kutsal ortak değerlerini, bayrağını, vatanını, toprağını, devletini zedeleyecek ve bu sembollere yönelik herhangi bir fiilin kabul edilmesi mümkün değildir. Burada da faillerin adli olarak tespit edilip yargılanacaklarından ve hak ettikleri cezalara maruz kalacaklarından eminiz. Bunun da kabul edilebilir olması mümkün değildir" değerlendirmesinde bulundu. "Kim ki bayrağımıza yönelik bir ihanet içerisinde olursa Türk milletinden karşılık bulacaktır" Saldırının hainlik olduğunu ifade eden İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, "Böylesi alçakça bir saldırıya tevessül edenler, aklından geçirenler, niyetlenenler bilsin ki en sert şekliyle karşılık bulacaklardır. Türk bayrağı hepimizin bayrağıdır; bu aziz vatanın, bu milletin birliğini, bütünlüğünü temsil eden en yüce, en kıymetli bayraktır. Kim ki bayrağımıza yönelik bir ihanet içerisinde olursa en sert şekliyle, en güçlü şekliyle aziz Türk milletinden, onun temsilcilerinden karşılık bulacaktır. Sakın ola, kimse bir daha aklından böyle bir şey geçirmesin. Şiddetle kınıyorum ve devletin ilgili ve yetkili mercilerinden bununla ilgili gereğinin yapılmasını ve Parlamentoya bilgi verilmesini talep ediyorum" dedi. "Gerekenin yapılacağını da biz sabırsızlıkla bekliyoruz" MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç ise Türk bayrağına gerçekleştirilen saldırıya ilişkin, "Biz bayrağa bakınca sadece kırmızı beyaz görmeyiz; Yemen’de susuz kalanları, Sarıkamış’ta donanları, Çanakkale’de bir hilal uğruna batan o gencecik güneşleri görürüz. O kırmızının tonu herhangi bir boya küpünden değil, toprağa, ’Vatan sağ olsun’ diyerek düşen yiğitlerin şah damarından gelir. Bizim davamızın özü de sözü de budur. Milliyetçi Hareket Partisinin, ülkücü hareketin durduğu yer tam da o sancağı gölgesidir diyoruz. Türk Bayrağı’mızın indirilmesini tekrar kınıyoruz. Gerekenin yapılacağını da biz sabırsızlıkla bekliyoruz" diye konuştu. "Yetkililerin görevlerini yapmalarını bekliyoruz" Olayın nasıl gerçekleştiğine yönelik araştırmaların yapılması gerektiğini dile getiren CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, "Bayrağımızın her nasıl olursa olsun böylesine kirli ellerle indirilmeye çalışılmasını asla kabul etmeyiz ve en sert şekilde kınarız. Böyle bir olayın nasıl yapılabildiğine dönük olarak da mutlaka araştırma yapılması gerekir çünkü bayrağımız her bir ferdimizin sahip çıkacağı ve her bir ferdimizin, her bir vatandaşımızın sonuna kadar savunacağı ve cumhuriyetimizin birlik ve beraberliğini temsil eden en değerli varlığımızdır. Bu konuda ilgililerin ve yetkililerin görevlerini yapmalarını bekliyoruz" dedi. "Bayrak bizi birleştiren yegane bir unsurdur" AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin ise soruşturma başlatıldığını belirterek, "Bugün Genel Kurulda da her bir arkadaşımızın, her bir grubun aynı fikirde olmasının da çok ama çok anlamlı olduğunu düşünüyorum. Bayrak bizi birleştiren yegane bir unsurdur. Bugün burada bunu da bu konuşmalarla bir kez daha görmüş olduk. Bu konuya dair yapılan açıklamalar da zaten soruşturma başlatıldı. Bu konuya dair soruşturma başlatıldı ve nerede, nasıl yapıldığına dair bu bilgiler, detaylar ortaya çıktığı zaman muhakkak ki Genel Kurulda da paylaşılacaktır. Bu konuya dair yan yana duruşumuzun da Türkiye için ve Meclisimiz için ayrıca anlamlı olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.