SAĞLIK - 17 Mayıs 2021 Pazartesi 12:42

Bingöl’de tam kapanma sonrası yoğunluk, en çok berberler doldu

A
A
A
Bingöl’de tam kapanma sonrası yoğunluk, en çok berberler doldu

Bingöl’de tam kapanma sürecinin bitmesi ve kademeli normalleşme sürecinin başlamasıyla cadde ve sokaklarda yoğunluk oluşurken, 17 gün sonra da birçok esnaf işyeri açtı.

Bingöl’de tam kapanma sürecinin bitmesi ve kademeli normalleşme sürecinin başlamasıyla cadde ve sokaklarda yoğunluk oluşurken, 17 gün sonra da birçok esnaf işyeri açtı.


Ülke genelinde olduğu gibi Bingöl’de de 17 günlük tam kapanma sürecinin ardından kademeli normalleşme süreci başladı.Sabahın erken saatlerinde 17 gün sonra işyerinin kapılarını açan esnaf siftah yaparken, kentin işlek cadde ve sokaklarında da hem araç hem yaya yoğunluğu yaşandı.Tam kapanma sürecinde kapalı olan berberler de yoğunluk yaşanırken, berberler arife günü gibi bir zaman geçirdiklerini aktardı.


17 gün boyunca kapalı olduklarını belirten esnaflardan Hayri Dursun, “17 gün kapalıydı işyerlerimiz. Sıkıntılar çektik bu süreçte. İnşallah bu sıkıntılar çektiğimiz son kapanışımız olur. Bu hastalığın bitmesini umuyoruz. Bugün işyerlerimizi açtık siftah ettik. Tabi ister istemez müşterilerimiz bayağı bir çoğaldı. Arife günü gibi bir yoğunluk yaşıyoruz. Gerek vatandaşlarımız olsun gerekse esnaf olsun maske, mesafe ve hijyen kurallarına uyarak bu hastalığı tez zamanda bitiririz el birliğiyle” dedi.


İşyeri olarak maske ve mesafeye dikkat ettiklerini söyleyen Mehmet Tezel de “Bugün itibariyle işyerlerimizi açtık. İnşallah bundan sonra da maske, mesafe ve hijyene dikkat edeceğiz. Vatandaşlarımız da bunlara dikkat ederse inşallah kısa zamanda bu hastalık biter” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Uçurumun ucundaki türbenin kayalıklarında ıslah çalışmaları sürüyor Sivas’ta inanç turizminin önemli merkezlerinden biri olan Yukarı Tekke’de bulunan Abdülvahabi Gazi Türbesi’nin üzerindeki kayalık alanda başlatılan kaya ıslah çalışmaları devam ediyor. Valilik koordinesinde yürütülen 76 milyon liralık proje kapsamında, profesyonel dağcılar eşliğinde riskli kayalar kontrollü şekilde düşürülürken, çelik ağ ve ankraj sistemiyle bölgedeki kaya düşme tehlikesinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Sivas’ta inanç turizmi açısından önemli ziyaret noktalarından biri olan Yukarı Tekke’de bulunan Abdülvahabi Gazi Türbesi çevresinde başlatılan kaya ıslah çalışmaları devam ediyor. Türbenin üzerinde bulunan kayalık alanda oluşabilecek kaya düşmesi riskine karşı Valilik koordinesinde, İl Özel İdaresi iş birliği ve AFAD Başkanlığı’nın destekleriyle çalışma yürütülüyor. Proje kapsamında tehlike oluşturduğu değerlendirilen gevşek kayalıkların temizlenmesi ve çelik ağ sistemleriyle kaya düşmelerinin önlenmesi amaçlanıyor. Çalışmalar kapsamında ise profesyonel dağcılar eşliğinde riskli ve boşta bulunan kayalar kontrollü şekilde düşürülüyor. Ayrıca dağ yüzeyinde çelik halatlarla örtüleme işlemi yapılırken, risk azaltma çalışmaları çerçevesinde 2 metre aralıklarla 4 metre uzunluğunda ankraj uygulaması gerçekleştiriliyor. Riskli alanlarda güvenli olmadığı değerlendirilen taşların kontrollü olarak temizlendiği bölgede, muhtemel kaya düşmelerinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Yukarı Tekke’nin şehir açısından önemli bir ziyaret noktası olduğunu ve Ocak 2026 tarihinde yer teslimi yapılarak başlanan projenin 300 gün içerisinde tamamlanmasının planlandığını belirterek, "Bununla da hedefimiz, bu türbeyi ziyarete gelen, inanç turizmi nedeniyle şehrimizi ziyaret eden ziyaretçilerimizi daha iyi şartlarda ağırlamak, burada daha hoş vakit geçirmelerini sağlamaya yönelik olacaktır" dedi. "Çalışma başlattık" Vali Yılmaz Şimşek, yürütülen proje kapsamında çevrede oluşabilecek riskleri azaltmayı hedeflediklerini belirterek, "Yukarı Tekke bilindiği üzere manevi açıdan şehrimizin önemli mekânlarından birisi. İnanç turizmi açısından önem arz eden bir yer. Çünkü burada çok önemli bir manevi şahsiyet var. Peygamberimizin sancaktarı olarak bilinen ve İslam tarihinin önemli şahsiyetlerinden biri olarak kabul edilen Abdülvahabi Gazi Türbesi burada. Türbe, hem tarihî kimliği hem de taşıdığı manevi atmosferle şehrimizin en önemli ziyaretçi noktalarından birisi ve bu mübarek mekân asırlardır il içinden, il dışından birçok ziyaretçiyi ağırlıyor. Ancak bu türbenin üzerinde bulunan kayalık, malumunuz risk arz ediyordu. Bu anlamda Valiliğimiz koordinesinde, İl Özel İdaremiz iş birliği ve AFAD Başkanlığımızın destekleriyle bir çalışma başlattık. Yürütülen proje kapsamında kaya düşmesi tehlikesine karşı çevrede oluşabilecek riskleri ortadan kaldırarak kapsamlı bir risk azaltmayı hedefliyoruz. Böylece tarihî ve manevi değeri yüksek olan bu bölgede hem ziyaretçilerimizin güvenliğini sağlamayı hem de tarihî ve manevi mirasımızı daha güvenli bir çevreye kavuşturmayı hedefliyoruz. Proje kapsamında tehlike oluşturan gevşek kayalıkların temizlenmesi ve modern çelik ağ sistemleri kullanılarak kaya düşmelerinin önlenmesi hedefleniyor" dedi. "Çalışmalar titizlikle sürdürülüyor" Şimşek, ziyaretçilerin daha hoş bir vakit geçirmesini hedeflediklerini söyleyerek, "Bu doğrultuda çalışmalar, bilimsel yöntemler ve teknik kriterler esas alınarak titizlikle sürdürülmektedir. Ocak 2026 tarihinde yer teslimi yapılarak başlanan projenin süresi 300 gün olarak planlanmıştır. Toplam sözleşme bedeli 76 milyon lira olan projede çalışmalar aralıksız şu anda devam ediyor. İhale kapsamındaki işlerin yaklaşık yüzde 20 ile yüzde 25’lik kısmı da tamamlanmış durumda. Bu önemli onarım projesinin başlamasından dolayı başta AFAD Başkanlığımıza, İl Özel İdaremize ve emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum. Projenin hem şehrimize hem ülkemize hayırlı uğurlu olmasını şimdiden diliyorum. Biz bu projeyle sadece burada kaya düşmelerini önlemekle kalmıyoruz. Bu projemiz bitince hemen üst mekânda da bir çevre düzenlemesi ve sağlıklaştırmasını hedefliyoruz ve bu projeyi başlatacağız inşallah. Bununla da hedefimiz, bu türbeyi ziyarete gelen, inanç turizmi nedeniyle şehrimizi ziyaret eden ziyaretçilerimizi daha iyi şartlarda ağırlamak, burada daha hoş vakit geçirmelerini sağlamaya yönelik olacaktır" diye konuştu.
Ankara Eğitim-Bir-Sen, rekor üye sayısıyla Türkiye’nin en büyük sendikası oldu Eğitim-Bir-Sen, 15 Mayıs mutabakat sürecinde üye sayısını geçen yıla göre yaklaşık 16 bin artırarak 444 bin 454’e yükseltti. Ulaştığı bu rakamla "Türkiye’nin en büyük sendikası" unvanını pekiştiren Eğitim-Bir-Sen, "eğitim ve bilim hizmetleri" kolunda genel yetkili sendika unvanını üst üste 16. kez elde etti. Her yıl 15 Mayıs’ta ilgili tarafların ortak yürüttüğü süreç kapsamında Türkiye’deki sendikalı çalışanların ve sendikaların üye sayılarının tespitine yönelik çalışmalar tamamlandı. Milli Eğitim Bakanlığı ve devlet üniversitelerindeki sendika üyesi kamu görevlilerinin sayısının belirlenmesi için yapılan toplantılar sona erdi ve mutabakat metinleri imzalandı. Geçtiğimiz yıl üye sayısını 7 bin artışla 428 bin 618’e çıkaran Eğitim-Bir-Sen, bu yıl yaklaşık 16 bin yeni üyelikle üye sayısını artırdı. Buna göre sendikanın Milli Eğitim Bakanlığı’nda 394 bin 705, yükseköğretim kurumlarında ise 49 bin 749 üyesi olduğu ve toplam üye sayısının 444 bin 454’e ulaştığı bildirildi. Eğitim çalışanlarının haklarının korunması ve geliştirilmesi, çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve özgürlük alanlarının genişletilmesi amacıyla faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Eğitim-Bir-Sen, elde edilen bu sonucun eğitim çalışanları nezdinde sendikaya duyulan güveni ve liderliği bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Açıklamada ayrıca 444 bin 454 üye adına sorumluluğun bilinciyle hareket edildiği, eğitim çalışanlarının sorunlarına çözüm üretmek, emeğin değerini yükseltmek ve yeni kazanımlar elde etmek için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı. Eğitim-Bir-Sen, başarıda emeği geçen teşkilat mensuplarına ve üyelerine teşekkür ederek, 444 bin 454 üyeye şükranlarını sundu.
Siirt Eti Bakır "Çevre Müfettişleri Projesi"yle bu yıl 5 bin 130 öğrenciye ulaşacak Çevresel ve toplumsal faydayı üretim süreçlerine entegre eden Cengiz Holding’in grup şirketi Eti Bakır, sürdürülebilirliğin gelecek nesillere aktarılabilmesi için başlattığı ‘Çevre Müfettişleri Projesi’yle bu yıl 8 ilde 5 bin 130 öğrenciye ulaşacak. Şirket, çevre bilincinden geri dönüşüme kadar 11 başlıktan oluşan eğitimlerle gelecek kuşakların daha yaşanılabilir bir dünya hedefine katkıda bulunmalarını hedefliyor. Cengiz Holding’in grup şirketi Eti Bakır tarafından 2021 yılında başlatılan "Çevre Müfettişleri Projesi", sürdürülebilir gelecek için eğitimlere bu yıl da devam ediyor. Çevre bilinci, geri dönüşüm, doğanın korunması gibi 11 başlıktan oluşan eğitimlerle faaliyet gösterdiği 9 işletmesinde toplam 5 bin 130 öğrenciye ulaşmayı amaçlayan Eti Bakır, öğrencilerin çevreye duyarlı bireyler olarak yetişmesine katkı sağlamaya devam edecek. "Amaç çevre bilincine sahip gençler yetiştirmek" Sürdürülebilir bir geleceğin, çevre bilinci yüksek nesillerle mümkün olacağına dikkat çeken Eti Bakır Siirt İşletmesi Çevre Mühendisi Veysel Kaya, "Eti Bakır olarak sürdürülebilirlik çalışmalarımız kapsamında 2021 yılında başlattığımız Çevre Müfettişleri Projesini uygulamaktayız. Bu proje ile okullarda özellikle ilkokul, ortaokullarda çevre bilinci ve atık yönetimi, doğaya yeniden kazandırma gibi eğitimler veriyoruz. Bunları her yıl düzenli olarak uygulamaktayız. Çocuklara çevre bilincini küçük yaşlardan itibaren aşılamaya çalışıyoruz. Proje kapsamında eğitimlerin yanı sıra çocuklara vermiş olduğumuz hediyelerimiz, geri dönüşümü sağlayacak şekilde tasarlandı. Okullara gittiğimiz zaman eğitimleri öğretmenlerimizle beraber veriyoruz. Çocuklar bu bilinçle eve gittikleri zaman bu öğrendikleri yeni konuyla ilgili olarak uygulama sürecine girmeye çalışıyorlar. Örneğin evde sabit bir çöp kovası kullanılırken, bu eğitimi aldıktan sonra pillerini, plastiklerini, kağıtlarını, metallerini ayrı olarak atmak istiyor ve ailelere bu konuda talepleri oluyor. Bunlarla ilgili geri dönüşler alıyoruz ve projemizin faydalı olduğunu bu şekilde görüyoruz. Dağıttığımız hediyelerin içinde tohumlu kalemlerimiz oluyor, eğitimlerin sonunda bu biz bu kalemi çocuklara ödev gibi veriyoruz. Bir sonraki seneye bunları kontrol edeceğiz diye veriyoruz, çocuklar buna güzel bir şekilde bakıp güzel bir şekilde fidan yetiştirmeye gayret ediyorlar. Bu şekilde de doğaya katkıda bulunmuş oluyoruz. Eğitimlerimizin içeriğinde de geri dönüşüm, doğanın korunması, sıfır atık, atık yönetimi, enerji tasarrufu, israfların önüne geçmek anlatılmaktadır. Biz bu projeye 2021 yılında başladık. Mazıdağı işletmemizde başladığımız bu projeyi 4 yılda 8 ile yaydık. Bugüne kadar 164 okulda eğitim verdik. Yaklaşık 7 bin 164 öğrenciye ulaştık. Buna her sene devam etmekteyiz. Sayımızı her yıl daha da arttırmaktayız. Adıyaman, Cerattepe ve Murgul tesisleriyle Artvin, Elazığ, İzmir, Kastamonu, Siirt, Samsun ve Mardin illerinde toplam 5 bin 130 öğrenciye ulaşmayı hedefliyoruz bu sene için. Projedeki ana hedefimiz 81 ile yayılarak çocuklarımızı eğitim hayatının başında çevre müfettişleri ile tanıştırarak doğamıza saygılı biriyle yetiştirmeyi hedeflemekteyiz’’ dedi. 164 okulda 7 bin 164 öğrenciye eğitim verildi Çevre Müfettişleri Projesi ile 2021 yılından günümüze kadar 164 okulda toplam 7 bin 164 öğrenciye sürdürülebilirlik eğitimleri veren Eti Bakır, bu yıl da 5 bin 130 öğrenciye ulaşmayı hedefliyor. Adıyaman, Cerattepe ve Murgul tesisleriyle Artvin, Elazığ, İzmir, Kastamonu, Siirt, Samsun ve Mardin’de öğrencilerle buluşan Eti Bakır’ın çevre mühendisleri, erken yaşta çevre bilincinin önemine dikkat çekmeyi amaçlıyor. Proje kapsamında 2024-2025 eğitim-öğretim döneminde Adıyaman’da 6 okulda 335, Cerattepe ve Murgul tesisleriyle Artvin’de 8 okulda 853, İzmir’de 11 okulda bin, Kastamonu’da 6 okulda 400 ve Siirt’te 3 okulda 550 öğrenciye ulaşan Eti Bakır, geri dönüşüm, çevre, enerji tasarrufu ve sıfır atık gibi konularla öğrencileri bilinçlendirerek, bu bilinci gelecek nesillere aktarıyor.