KÜLTÜR SANAT - 31 Temmuz 2023 Pazartesi 12:13

Ahlat’ta ulusal fotoğraf yarışması düzenlenecek

A
A
A
Ahlat’ta ulusal fotoğraf yarışması düzenlenecek

Bünyesinde barındırdığı tarihi mekanlarla açık hava müzesi konumundaki Bitlis’in Ahlat ilçesinde ulusal fotoğraf yarışması düzenlenecek.


Ahlat Kültür ve Eğitim Vakfı (AKEV) tarafından düzenlenen ve Ahlat Fotoğrafçılar Derneği (AHFOD) işbirliği yürütülen “Her Yönüyle Ahlat” konulu fotoğraf yarışmasının son başvuru tarihi 20 Ağustos 2023 olarak belirlendi. İslam tarihinin en önemli miraslarından Anadolu’nun Orhun Abideleri olarak da bilinen ve dünyanın en büyük Türk-İslam Mezarlığı olan Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı; tarihi kümbetler, mağara evler, hamamlar, kaleler, köprüler gibi birçok tarihi ve doğal güzellikleri içinde barındıran Ahlat ilçesinde ilk defa düzenlenecek ulusal fotoğraf yarışmasında amacının ilçenin tanıtımına katkı sunmak olduğu belirtildi.


Konuyla ilgili açıklamada bulunan Ahlat Kültür ve Eğitim Vakfı (AKEV) Başkanı Sadık Şerefoğlu, “Bir şehir; doğası, insanı, sanatı, kültürü ile fotoğraflandığında geçmişini korumuş ve geleceğe taşınmış olur. Fotoğraf sanatı aracılığı ile Anadolu Türk tarihinde çok önemli bir yere sahip ‘Türklerin Anadolu’ya girişinin kapısı’ ile ‘Anadolu’nun tapusu’ olarak nitelendirilen ve ‘Sakin Şehir’ unvanına sahip Bitlis’in Van Gölü kenarındaki Ahlat ilçesi, sınırları içerisindeki doğal ve tarihi güzelliklerin yanı sıra yaşamı ve kültürünü de yurt içi ve yurt dışında tanıtmak ve kente ait bir görsel hafıza oluşturmak bu yarışmanın amacıdır” dedi.


18 yaşından büyük tüm profesyonel ve amatör fotoğrafçıların katılımına açık olan yarışmanın konusunun ‘Her Yönüyle Ahlat’ olarak belirlendiğini ifade eden Ahlat Fotoğrafçılar Derneği (AHFOD) Başkanı Özkan Olcay ise “İlçemizde bulunan tarihi yapıları (mezarlıklar, kümbetler, köprüler, camiler, kiliseler, kaleler ve mağaralar ile ilçenin öne çıkan diğer tarihi mirasları), doğal güzellikleri (dağlar, yaylalar, göller, sahiller, şelaleler, mağaralar vb.), bölgeye ait kültürel öğeleri (yöresel yemekler, tarım, hayvancılık, balıkçılık faaliyetleri, gelenekler, halk oyunları, düğünler, kına geceleri, el sanatları, baston yapımı, taş işçiliği vb.), bitkileri, Ahlat’a özgü yaşam faaliyetleri ve mahallelerdeki sosyal hayatı anlatan belgesel nitelikteki fotoğraflar bu yarışmanın konusudur” diye konuştu.



Yarışma detayları


Yarışmada birinci olan esere 10 bin, ikinci olan esere 7 bin 500 ve üçüncü olan esere 5 bin lira ödül verilecek. Mansiyon ödülü kazanan 3 yarışmacıya ise kişi başı bin 500 lira ve sergilemeye değer görülen 30 fotoğraf sahibine ise kişi başı 500 lira ödül verilecek. Cep telefonu ve fotoğraf makinesiyle çekilen fotoğrafların kabul edileceği yarışmaya katılmak isteyen profesyonel ve amatör fotoğrafçıların fotoğraflarını ahlatvakfiyarisma@gmail.com mail adresi üzerinden gönderim yapılabileceği ve yarışma son katılım tarihinin 20 Ağustos olarak belirlendiği belirtildi. Yarışma sonunda 23 Ağustos tarihinde düzenlenecek ödül töreni ile dereceye giren eser sahiplerine ödülleri verilecek.


Ahlat’ta ulusal fotoğraf yarışması düzenlenecek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yaşlı bakım merkezinde hastaya şiddet iddiasına 4 gözaltı Beylikdüzü’nde bir yaşlı bakım merkezinde şiddet uygulandığı iddiaları üzerine 4 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi. Konuya ilişkin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada ise, "İlgili personelin iş akdi derhal feshedilmiş ve hakkında adli süreç başlatılmıştır. Olaydan etkilenen engelli bireyin hastaneye sevki sağlanmış, gerekli tıbbi müdahalesi gerçekleştirilmiş olup tedavi ve takip süreci titizlikle sürdürülmektedir" denildi. Öte yandan iddialara ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde kafası sarılı olan yaşlı vatandaşın yakınlarının ağladıkları ve çalışanlara tepki gösterdikleri görülüyor. Beylikdüzü’nde bulunan Huzur Vadisi Bakım Merkezi’nde görüntülerdeki hastalara şiddet uygulandığı ortaya çıktı. Güvenlik kamerası ve cep telefonu görüntülerinde bakım merkezi çalışanlarının yaşlı hastalara şiddet uyguladığı ve bir hastanın yüzüne tükürdüğü anlar yer aldı. İddialara göre kurumda benzer olayların daha önce de yaşandığı öne sürüldü. Olayın ortaya çıkmasının ardından videoya çekenlerin, kurumun mesul müdürünün ve 2 çalışanın gözaltına alındığı öğrenildi. Ayrıca konuyla ilgili Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan açıklama yapıldı. Öte yandan bu iddialara ilişkin yeni görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde kafası sarılı olan yaşlı vatandaşın yakınlarının ağladığı ve "müdür nerde" diye sorduğu görülüyor. Öte yandan kurum yetkililerinin, olaydan sorumlu olan kişilerin işine son verildiği yönünde açıklama yaptığı öğrenildi. "İlgili personelin iş akdi derhal feshedilmiş ve hakkında adli süreç başlatılmıştır" Konuya ilişkin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, "Bazı sosyal mecralarda yer alan, İstanbul’da bir özel bakımevindeki görüntülere ilişkin aşağıdaki açıklamanın yapılması gereği duyulmuştur. 27 Nisan 2026 tarihinde meydana gelen olayın Bakanlığımıza intikal etmesiyle birlikte ivedilikle teftiş başlatılmıştır. Yapılan ilk tespitte olayın, İstanbul Beylikdüzü Kavaklı bölgesinde faaliyet gösteren Özel Huzur Vadisi Bakım Merkezi’nde meydana geldiği belirlenmiştir. Görüntülerde yer alan kişinin kimlik tespitleri yapılmış; ilgili personelin iş akdi derhal feshedilmiş ve hakkında adli süreç başlatılmıştır. Olaydan etkilenen engelli bireyin hastaneye sevki sağlanmış, gerekli tıbbi müdahalesi gerçekleştirilmiş olup tedavi ve takip süreci titizlikle sürdürülmektedir. Bakanlığımız tarafından söz konusu kuruluşa yönelik teftiş süreci başlatılmıştır. İncelemeler tüm yönleriyle devam etmekte olup, engelli bireylerimize yönelik her türlü kötü muameleye karşı sıfır tolerans ilkesiyle hareket edilmektedir. Sürecin tüm aşamaları Bakanlığımız tarafından yakından takip edilmektedir" ifadelerine yer verildi.
Antalya Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer: "İnme yalnızca tedavi edilen değil, önlenebilen bir sağlık sorunudur" Girişimsel Nöroloji Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, 10 Mayıs İnme Farkındalık Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, inmenin yalnızca tedavi edilmesi gereken değil, aynı zamanda büyük ölçüde önlenebilen bir sağlık sorunu olduğunu vurguladı. Antalya’da inme hastalığına dikkat çekmek amacıyla açıklamalarda bulunan Memorial Antalya Hastanesi Girişimsel Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, inmenin nedenleri, risk faktörleri ve erken müdahalenin önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İnme riskini azaltmak büyük ölçüde kişinin elinde İnmenin çoğu zaman aniden geliştiğini ancak altta yatan risk faktörlerinin büyük bölümünün kontrol altına alınabileceğinin mümkün olduğunu belirten Uzm. Dr. Elif Sarıönder Gencer, "Özellikle kontrolsüz yüksek tansiyon ve sigara kullanımı ülkemizde en sık görülen nedenler arasında yer almaktadır. Diyabet, yüksek kolesterol, obezite, hareketsiz yaşam, aşırı alkol tüketimi, düzensiz beslenme ve kalp ritim bozuklukları da inme riskini artıran önemli faktörler arasında bulunmaktadır. İnme çoğu zaman öncesinde sessiz ilerleyen damar risklerinin sonucudur. Düzenli sağlık kontrolleri, tansiyon, şeker ve kolesterol takibi, sigaranın bırakılması, sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivitenin artırılması ile inme riski belirgin şekilde azaltılabilir. Birden fazla risk faktörü bir araya geldiğinde risk katlanarak artar. Bu nedenle korunmada en etkili yaklaşım, tüm riskleri birlikte ele almaktır" dedi. Yaş ve genetik değiştirilemese de farkındalık hayat kurtarır İnmede ileri yaş, erkek cinsiyet, aile öyküsü ve daha önce geçirilmiş geçici iskemik atak gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin de önemli olduğunun altını çizen Gencer, "Bu kişilerin daha yakından izlenmesi gerekir. Kalp hastalıkları, boyun damarlarında darlık, pıhtılaşma bozuklukları, hormonal etkenler, kronik stres ve bazı enfeksiyonlar da inme riskini artırabilir" şeklinde konuştu. İnmede en kritik mesaj: Belirtileri tanıyın, zaman kaybetmeyin "İnme belirtileri genellikle aniden başlar" diyen Gencer, "Erken fark edilen her dakikanın tedavi açısından büyük önem taşır. İnmede zaman beyindir. Müdahalede geçen her dakika, beyin hücrelerinde geri dönüşü olmayan kayıplara yol açabilir. Bu nedenle belirtiler başladığında beklemek, şikayetlerin geçmesini umut etmek ya da zaman kaybetmek çok ciddi sonuçlara neden olabilir" ifadelerini kullandı. İnmenin en sık görülen belirtileri İnmenin en sık görülen belirtilerini; yüzde ani kayma veya asimetri, kol ya da bacakta ani güçsüzlük ve uyuşma, konuşmada bozulma, peltekleşme ya da konuşulanı anlayamama, ani görme kaybı, denge kaybı veya yürüme bozukluğu ile ani başlayan şiddetli baş ağrısı olarak sıralayan Gencer, "Bu belirtilerden biri bile görüldüğünde vakit kaybetmeden 112 Acil aranmalıdır. Çünkü hızlı başvuru, tedavi şansını belirleyen en önemli unsurdur" dedi. Erken müdahale kalıcı sakatlık riskini azaltıyor Girişimsel nöroloji alanındaki gelişmeler sayesinde, özellikle damar tıkanıklığına bağlı inme tablolarında uygun hastalara zamanında müdahale edilebildiğini belirten Gencer, "Erken tanı ve doğru tedaviyle inme sonrası gelişebilecek kalıcı kayıplar azaltılabilir. İnme sonrası sakatlık ani, beklenmedik ve kalıcı olabilir. Ancak bu tablo her zaman kaçınılmaz değildir. Hastanın doğru zamanda, doğru merkezde, uygun tedaviye ulaşması; yaşamını, hareket kabiliyetini ve konuşmasını koruma açısından belirleyici olabilir. İnme artık yalnızca sonucu kabullenilen bir hastalık değildir; erken müdahaleyle seyri değiştirilebilen bir acildir" dedi. İlk saatler hayati önem taşıyor "Belirtilerin başlamasından sonraki ilk saatler kritiktir" diyen Gencer, "Özellikle ilk 4,5 saat çok önemlidir. Ancak bazı hastalarda ileri değerlendirmelerle daha geç dönemde de uygun tedavi seçenekleri vardır. Bu nedenle "geç kaldım" düşüncesiyle beklenmemesi, her inme şüphesinde mutlaka en kısa sürede hastaneye başvurulması gerekir" diye konuştu. Toplumsal farkındalık tedavinin ilk adımıdır İnmenin yalnızca ileri yaş hastalığı olmadığını açıklayan Gencer, şöyle dedi: "On yıllarda daha genç yaş gruplarında da daha sık görülmektedir. Toplumun her kesiminin inme belirtilerini bilmesi gerekmektedir. İnme tedavisinde başarı yalnızca hastanedeki müdahaleye değil, hastanın yakın çevresinin farkındalığına da bağlıdır. İnmeden korunmak da, inme geçirildiğinde kalıcı sakatlığı önlemek de mümkündür. Bunun için risk faktörlerini ciddiye almak, belirtileri tanımak ve zaman kaybetmeden doğru merkeze başvurmak gerekir. İnmede hızlı davranmak, hastanın geleceğini değiştirebilir."