KÜLTÜR SANAT - 22 Ağustos 2023 Salı 11:45

Van Gölü’nde sular çekildi, asırlık toplu mezar alanı ortaya çıktı

A
A
A
Van Gölü’nde sular çekildi, asırlık toplu mezar alanı ortaya çıktı

Van Gölü’nde suların çekilmesiyle Bitlis’in Tatvan ilçesi kıyılarında yüzlerce yıllık olduğu öngörülen tarihi toplu mezar alanı ortaya çıktı.


Van Gölü, son yıllarda yeni keşiflerle gündeme gelmeye başladı. Bir süredir Bitlis ve ilçelerinde tanıtım ve keşif maksatlı su altı dalışları gerçekleştiren Venuma Dağcılık ve Su Altı Sporları Topluluğu, Tatvan’da tarihi bir keşfe imza attı. Son yılların en fazla su çekilmesinin yaşandığı Van Gölü’nde keşfe çıkan topluluk üyeleri, Tatvan ilçesinin Adabağ köyü mevkiinde göl içinde büyük bir mezarlık alanı tespit etti. Adabağ köyünün alt kısımlarında bulunan ve Van Gölü’ndeki su çekilmesi sonrası ortaya çıkan mezarlık alanının yüzlerce yıllık tarihi geçmişi olan bir alan olduğu ön görülüyor. Havadan da görüntülenen alanda, göl içinde kalmış onlarca mezarlık olduğu tespit edildi. Mezarlık alanında yer alan mezar taşlarının bazılarında haç işaretleri yer alırken, büyük kısmında ise Ahlat ilçesinde bulunan Selçuklu Mezarlığındaki mezar taşları üzerinde yer alan motiflere benzer motiflerin yer aldığı görüldü. Mezarlık alanının kaç yıllık olduğu ve hangi döneme ait olduğu konusunda kati bilgilere ulaşılması için Venuma Dağcılık ve Su Altı Sporları Topluluğu üyeleri tarafından çalışma başlatılırken, göl içinde yıllarca sağlam şekilde kalan tarihi alanın Bitlis tarihi için önemli bir destinasyon olarak kayda geçmesi hedefleniyor.



“Göl içinde onlarca mezar var, mezar taşları üzerinde farklı motifler yer alıyor”


Venuma Dağcılık ve Su Altı Sporları Topluluğu olarak bir süredir Van Gölü ve bölgede bulunan diğer göllerde tanıtım ve keşif maksatlı su altı dalışları gerçekleştirdiklerini belirten topluluk yöneticisi Emrullah Tüzün, son keşif etkinliklerinde Van Gölü içinde tarihi toplu mezarlık alanı tespit ettiklerini söyledi. Van Gölü’ndeki suların çekilmeye başlamasıyla birlikte yerleşim yerlerine yakın bölgelerdeki eski yerleşim alanlarının da gözle görülür şekilde ortaya çıkmaya başladığını belirten Emrullah Tüzün, “Venuma Dağcılık ve Su Altı Sporları Topluluğu olarak bir süredir bölgede tanıtım ve keşif maksatlı etkinlikler yapıyoruz. Bu anlamda da her hafta farklı bir alanda bu etkinliklerimizi gerçekleştiriyoruz. Bu hafta yine rotamız Van Gölü oldu. Gölün Tatvan ilçesine bağlı Adabağ köyü sahilinde yaptığımız çalışma neticesinde göl içinde toplu bir mezarlık alanı tespit ettik. Mezar taşlarını incelediğimizde bazılarının üzerinde haç ve değişik motiflerin yer aldığını gördük. Motiflerden bazıları Ahlat ilçesinde bulunan Selçuklu Mezarlığındaki mezar taşları üzerinde yer alan motiflere çok benziyor. Üzerindeki motifler ve mezarlık alanının göl içinde kalma sürecini göz önünde bulundurduğumuzda bu alanın yüzlerce yıllık tarihi bir mezarlık alanı olduğunu ön görüyoruz. Göl içinde yan yana benzer onlarca mezar taşı var. Burayı havadan da görüntülediğimizde alanın büyük bir mezarlık alanı olduğunu gördük, hemen ilerisinde bir yerleşim alanı olabileceğini düşünüyoruz. Tabi bizler şehrimizin tanıtımına katkı sunmak amacıyla bu ve benzeri etkinliklerimizi sürdüreceğiz. Bu alanla ilgilide yetkilileri bilgilendirip alanın gerçek tarihinin tespiti noktasında gerekli çalışmaların başlatılmasına katkı sunacağız” diye konuştu.



“Göl içinde kalmış bir yerleşim yeri ve mezarlık alanı, Bitlis tarihi için yeni bir keşif olabilir”


Venuma Dağcılık ve Su Altı Sporları Topluluğu üyelerinin alanda çekmiş olduğu video ve fotoğrafları inceleyen Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Demirtaş ise söz konusu alanın göl içinde kalmış bir yerleşim yeri ve mezarlık alanı olduğu belirterek, Bitlis tarihi için yeni bir keşif olabileceğine dikkat çekti. Daha çok bilgiye ulaşmak için alanın araştırılması gerektiğini ifade eden Demirtaş, “Yapılan çekimleri incelediğimizde söz konusu alanda bir yerleşim yeri olduğu anlaşılıyor. Ama yerleşim yerinden de daha önemlisi bir mezarlığa benziyor. Muhtemelen köyün ya da şehrin mezarlığıdır. Zaman içerisinde göl suları yükseldikçe o yerleşim yeri sular altında kalmış. Şimdi ise Van Gölü’nde su seviyesinin azalması neticesinde söz konusu yerleşim yeri ve mezarlık ortaya çıkmış durumdadır. Dönemine dair şu an için net bir şey söylemek mümkün değil. Bunun daha iyi anlaşılabilmesi için orada özellikle arkeolog ve sanat tarihçilerinin bir araştırma yapması gerekiyor. Taşların üzerinde çeşitli motifler var. Şu aşamada bu motiflerde tarih ve döneme ilişkin çok net bir sonuç vermiyor. Bu mezar taşlarının üzerinde İslami motifleri andıran şekillerde var. Bunun yanı sıra bir taşın üzerinde haçı andıran bir şekilde görünüyor. Dolayısıyla bunun döneminin tespiti ve ne zamana ait olduğu önem arz ediyor. Bu araştırmalar yapıldıktan sonra net bir şeyler söylemek ancak mümkün olabilir. Şu anki haliyle değerlendirdiğimiz söz konusu alanda bir yerleşim yeri ve mezarlık alanı olduğunu söylemek mümkün. Dönemi, tarihi ve diğer nitelikleri için ciddi bir araştırmaya ihtiyaç var. Tabi bu aynı zamanda ilk defa gün yüzüne çıkmış bir şeydir. Bitlis tarihi için yeni bir keşif de olabilir. Yetkililerin buna kayıtsız kalmayacaklarını, gerekli araştırmaların başlatılması için çalışma yapacaklarını düşünüyorum. Yapılacak detaylı araştırma ile bu alanın gerçek tarihi de ortaya çıkmış olacak” şeklinde konuştu.



Van Gölü’nde sular çekildi, asırlık toplu mezar alanı ortaya çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.