GÜNDEM - 16 Nisan 2026 Perşembe 13:44

Heimlich manevrasıyla öğrenciyi kurtaran market sahibi: "Elimi öpmeye geldi, dua etti"

A
A
A
Heimlich manevrasıyla öğrenciyi kurtaran market sahibi: "Elimi öpmeye geldi, dua etti"

Bolu’da nefes borusuna yiyecek kaçması sonucu boğulma tehlikesi geçiren ortaokul öğrencisini Heimlich manevrasıyla hayata döndüren market işletmecisi Cemil Sevim, o anları anlattı. Sevim, "Çocuğumuzun sağlık durumu iyi. Kendisini dün sabah gördüm. Elimi öpmeye geldi, dua etti. Sağlığı yerinde olduğu için biz de Allah’a dua ediyoruz" dedi.


Olay, geçen cuma günü sabah saatlerinde Sağlık Mahallesi Poyraz Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, okul çıkışında arkadaşlarıyla birlikte sokakta yürürken noodle yiyen ortaokul öğrencisi Mustafa’nın nefes borusuna yiyecek kaçtı. Bir anda nefessiz kalan ve boğulma tehlikesi geçiren öğrencinin durumunu gören arkadaşları büyük panik yaşadı.


Arkadaşlarının müdahalesine rağmen nefes alamayan Mustafa, yol üzerindeki markete girdi. Market sahibi Cemil Sevim, nefes almakta zorlanan öğrenciyi Heimlich manevrası yaparak kurtardı. Müdahalenin ardından rahat nefes almaya başlayan öğrenci, bir süre markette dinlendi. Olay anı iş yerinin güvenlik kamerasına anbean yansıdı.



"Hemen müdahalede bulundum"


Ortaokul öğrencisinin hayatını kurtaran market sahibi Cemil Sevim, yaptığı müdahaleyi anlattı. Sevim, "Rahatsızlanan öğrenci sanırım arkadaşları tarafından dükkanıma getirildi. Ben önce durumun ciddiyetinin farkına varamadım. Çocuk, görüntülerde de gördüğünüz üzere çırpınıyordu. Ben o an hemen müdahalede bulundum. Arkadaşları içecek vermişler ama fayda etmemiş. Şişeyi attım ve hemen çocuğa müdahalede bulundu. Boğazına kaçan cismi çıkarttım. Çocuğumuzun sağlık durumu iyi. Kendisini dün sabah gördüm. Elimi öpmeye geldi, dua etti. Sağlığı yerinde olduğu için biz de Allah’a dua ediyoruz" dedi.



"Kendi oğlumu da böyle kurtarmıştım"


Oğlunun nefes borusuna elma parçası takıldığında da onu aynı yöntemle kurtardığını anlatan Sevim, "Kendi oğlumun nefes borusuna da elma parçası takılmıştı. Onu da aynı şekilde çıkarmıştım. Daha önceden almış olduğum eğitimler sayesinde Heimlich manevrasını biliyordum. O an çocuğumuzu kendi evladımız gibi gördüm. Onların başına da gelebilir. Dışarıda başka birisi görebilir. Sağlık durumu iyi olduğu için Allah’a şükrediyoruz" diye konuştu.


İlk yardımın temel bilgilerini herkesin bilmesi gerektiğini vurgulayan Sevim, "İlk yardımın temel bilgilerini bilmemiz gerekiyor. Bunların da eğitimi okul çağında verilmesi gerekiyor çünkü bu herkesin başına gelebilir. Bir anlık durum" ifadelerini kullandı.



Heimlich manevrasıyla öğrenciyi kurtaran market sahibi: "Elimi öpmeye geldi, dua etti"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de kamyon lastiği şişirirken patladı: O anlar kamerada Mersin’de oto lastik tamirhanesinde şişirildiği sırada kamyon lastiği adeta bomba gibi patladı. O anlar kameraya yansırken, olayda yaralanan olmadı. Olay, geçtiğimiz günlerde Akdeniz ilçesi Yenitaşkent Mahallesi D-400 Karayolu üzerindeki bir oto lastik tamirhanesinde meydana geldi. İddiaya göre, işletmeci Ali Doğan tarafından değişimi yapılan kamyon lastiği, şişirme işlemi sırasında janttan kaynaklanan arıza nedeniyle aniden patladı. Büyük bir gürültüyle patlayan lastik metrelerce havaya savrulurken, olayda herhangi bir yaralanma yaşanmadı. "Tam arkamı dönerken lastik birden janttan ayrıldı" İş yeri sahibi Ali Doğan, lastikte herhangi bir sorun bulunmadığını, patlamanın janttaki arızadan kaynaklandığını ifade ederek, "Lastik müşterinin lastiğiydi. Ağabeyimiz bize yedek lastiğin takılmasını söylemişti. Biz de yedek lastiği jantına montaj yaptık. O sıra lastiğin hiçbir problemi yoktu. Biz lastiği şişirdik. O esnada döndüm iğne denilen malzemeyi almaya, lastiği kapatacaktım, tam arkamı dönerken lastik birden janttan ayrıldı. Lastiğin hiçbir problemi yoktu aslında, jant arızalı olduğundan dolayı bu hale geldi. Çok şükür kimsenin bir yarası beresi olmadı, kimsenin burnu kanamadı. Böyle talihsiz bir olay yaşadık" dedi. Olay anı ise güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde lastiği tamir etmeye çalışan Ali Doğan iğneyi almak için arkasını döndükten kısa süre sonra lastiğin bomba gibi patladığı anlar yer aldı.
Tekirdağ Tekirdağ Valiliği’nden, okul saldırısı paylaşımlarına karşı uyarı Tekirdağ Valiliği, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarının ardından sosyal medyada yayılan asılsız paylaşımlara karşı sanal devriye faaliyetlerinin artırıldığını ve yanıltıcı bilgi yayanlar hakkında yasal işlem başlatıldığını açıkladı. Tekirdağ Valiliği tarafından yapılan açıklamada, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırılar sonrasında bazı sosyal medya platformlarında vatandaşları korku ve paniğe sevk edecek paylaşımların yapıldığının müşahede edildiği belirtildi. Bu kapsamda kolluk birimlerince yürütülen sanal devriye faaliyetlerinin artırıldığı ifade edildi. Açıklamada, il genelinde yürütülen çalışmalar kapsamında halk arasında korku ve panik oluşturabilecek paylaşımlar yaptığı değerlendirilen ve halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaydığı tespit edilen kullanıcıların kimliklerinin belirlenerek haklarında yasal işlem başlatıldığı kaydedildi. Farklı okul isimleri kullanılarak toplumda korku ve panik oluşturmayı amaçlayan asılsız paylaşımların da dikkatle izlendiği belirtilen açıklamada, kamu düzenini bozmayı hedefleyen içerikleri yayan kişi ve hesapların güvenlik birimlerince anlık olarak tespit edildiği ve haklarında gerekli adli işlemlerin ivedilikle başlatıldığı vurgulandı. Açıklamada ayrıca, öğrencilerin güvenliğinin en öncelikli konu olduğu belirtilerek okullarda tüm tedbirlerin en üst seviyede uygulandığı ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin güvenli ve kesintisiz şekilde sürdürüldüğü ifade edildi. Vatandaşların ise resmi kurumların açıklamaları dışında hiçbir kaynağın yönlendirmelerine itibar etmemeleri ve asılsız paylaşımlardan uzak durmaları istendi.
Samsun Tuzdan zengin gıdalarla beslenmek taş hastalığının riskini artıran en önemli faktör Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Suat Bolat, beslenme alışkanlıkları, proteinin fazla tüketilmesi ve tuzdan zengin gıdalarla beslenmenin taş hastalığı riskini artıran en önemli faktörler olduğunu söyledi. Medicana International Samsun Hastanesi doktorlarından Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Suat Bolat, taş hastalığı hakkında bilgilendirmede bulundu. Genetik yatkınlığın yanı sıra beslenme alışkanlıklarının da taş hastalığında etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Mustafa Suat Bolat, "Üriner sistem taş hastalığı ya da böbrek taşı olarak bilinen hastalık, toplumda ve dünyada oldukça sık karşılaşılan bir tablodur. Ortalama görülme oranı dünyada yüzde 11-15 civarındadır. Türkiye’de de benzer oranlara ulaşılmıştır. Sıklıkla Orta Anadolu Bölgesi gibi kurak geçen bölgelerde daha fazla görülmektedir. Çünkü kişinin sıvı alımı az, sıvı kaybı fazla olabilir. Beslenme alışkanlıklarına bağlı olarak üriner sistem taş hastalığı sıklıkla karşımıza gelir. Birçok sebebi vardır üriner sistem taş hastalığının. Başta genetik sebepler gelir. Anne, baba ya da akrabalarında taş hastalığı olan bir kişide bu hastalığın görülme ihtimali yüksektir. Bir kişi taş hastalığına yakalanmışsa, 5 yıl içerisinde yüzde 30 ila 50 oranında tekrar yakalanma ihtimali vardır. Beslenme alışkanlıkları, proteinin fazla tüketilmesi ve tuzdan zengin gıdalarla beslenme taş hastalığının riskini artıran en önemli faktörlerdir" dedi. "Taş hastalığı çok sık karşılaşılan ve önemsenmesi geren bir hastalıktır" Taş hastalığının enfeksiyonlarla birlikte seyredebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Bolat, "Taş, önce küçük kristaller şeklinde üriner sistemin herhangi bir yerine yerleşir. Burada birikir ve giderek üzerine küçük kristaller eklenerek önce kum parçası haline gelir, sonra bir çekirdek oluşturur ve bunun üzerine yine kristallerin çökmesiyle taş halini alır. Bu taş bazen kaz yumurtası büyüklüğüne kadar ulaşabilir, hatta böbreğin neredeyse tamamını doldurabilir. Böbrek taşı, kanalı tıkamadığı sürece ağrı yapmaz. Genellikle hiçbir semptom vermez. Ancak kanalı tıkarsa, idrar yolu tıkandığı için geriye doğru basınç artar ve böbrek kapsülünün gerilmesine bağlı olarak şiddetli ağrı, bulantı, kusma ve eğer kapalı idrar yolu enfeksiyonu da buna eklenirse hayati riskli septik durumlara da yol açar. Dolayısıyla çok ciddi bir hastalıktır ve önemsenmesi gereken bir durumdur. Çünkü böbrekteki fonksiyon kaybı geri döndürülemez ve kaybedilen fonksiyon tekrar kazanılamaz. Bu nedenle zamanında teşhis ve tedavi son derece önemlidir" diye konuştu. "Böbrek taşının en önemli semptomu ağrı" Böbrek taşının en önemli semptomunun ağrı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Bolat, "Böbrek taşının en önemli avantajı, yakalandığı zaman günümüzdeki teknolojik imkanlarla hastayı neredeyse yüzde 100’e yakın oranda hastalıktan kurtarabilmemizdir. Hastalığın seyri kişiden kişiye farklılık gösterir. Taş; böbreğin çıkışında, böbrek içerisinde, böbrekle mesane arasındaki kanalda ya da mesanede bulunabilir. Bazı hastalarda ise idrar yolunun en uç kısmında bulunarak idrar akımının kesilmesine neden olabilir. Hastayı en sık doktora getiren belirti ağrıdır. Bunun dışında idrarda kanama, yüksek ateş, şiddetli ağrıya eşlik eden bulantı ve kusma da görülebilir. Eğer hasta tek böbreğe sahipse ve bu böbreğin kanalı tıkanmışsa, en önemli klinik bulgu idrarın aniden kesilmesidir. Bu durum ürolojik bir acildir ve hastanın hızla bir sağlık kuruluşuna başvurması gerektirir" şeklinde konuştu. "Taş, günümüzde minimal invazif tedavi yöntemi ile yüzde 100’e yakın bir başarı oranı ile tedavi edilebiliyor" Yeni tedavi yöntemlerinin hastalığın giderilmesinde büyük öneme sahip olduğuna değinen Bolat, "Kliniğimizde de dünyadaki birçok merkezde olduğu gibi taş hastalıklarını minimal invazif yöntemlerle tedavi ediyoruz. Bu yöntemlerle başarı oranı neredeyse yüzde 100’e yakındır. Hastaları genellikle bir gün hastanede yatırıyor ve ertesi gün taburcu ediyoruz. Ancak taşın alınmış olması tek başına yeterli değildir. Tekrar oluşumunu engellemek için hastanın yaşam tarzını düzenlemesi gerekir. Hastanın susuz kalmaması çok önemlidir. Özellikle proteinden zengin gıdalar tüketilirken dengeli beslenilmeli, tuz tüketimi azaltılmalı ve susuzluktan kaçınılmalıdır. Bunlar değiştirilebilir faktörlerdir ancak genetik yatkınlık değiştirilemez. Aile öyküsü olan kişilerin düzenli kontrollerini yaptırmaları gerekir. Susuz kalmamak, hareketsiz kalmamak, idrar yolu enfeksiyonlarından korunmak ve tuz tüketimini sınırlamak son derece önemlidir" ifadelerini kullandı.
Mersin Mersin’de kamyon lastiği patladı: O anlar kamerada Mersin’de oto lastik tamirhanesinde şişirme sırasında kamyon lastiği adeta bomba gibi patladı, o anlar kameraya yansırken olayda yaralanan olmadı. Olay, Akdeniz ilçesi Yenitaşkent Mahallesi D-400 Karayolu üzerinde bulunan bir oto lastik tamirhanesinde meydana geldi. İddiaya göre, işletmeci Ali Doğan tarafından değişimi yapılan kamyon lastiği, şişirme işlemi sırasında janttan kaynaklanan arıza nedeniyle aniden patladı. Büyük bir gürültüyle adeta bomba gibi patlayan lastik metrelerce havaya savruldu. "Tam arkamı dönerken lastik birden janttan ayrıldı" Olayda herhangi bir yaralanma yaşanmazken, iş yeri sahibi Ali Doğan, lastikte herhangi bir sorun bulunmadığını, patlamanın janttaki arızadan kaynaklandığını ifade ederek, "Lastik müşterinin lastiğiydi. Abimiz bize yedek lastiğin takılmasını söylemişti. Biz de kalktık yedek lastiği jantına montaj yaptık. O sıra lastiğin hiçbir problemi yoktu. Biz lastiği şişirdik. O esnada döndüm, iğne denilen malzemeyi almaya lastiği kapatacaktım, tam arkamı dönerken lastik birden janttan ayrıldı. Lastiğin hiçbir problemi yoktu aslında, jant arızalı olduğundan dolayı bu hale geldi. Çok şükür kimsenin bir yarası beresi olmadı, kimsenin burnu kanamadı. Böyle talihsiz bir olay yaşadık" dedi. Olay anı kamerada Öte yandan geçtiğimiz günlerde yaşanan olayda, kamyon lastiğinin patlama anı güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde, lastiği tamir etmeye çalışan Ali Doğan’ın iğneyi almak için arkasını döndükten kısa süre sonra araç lastiğin bomba gibi patladığı anlar yer aldı.
Gaziantep Altun’dan TYAB Başkanı Olgun’a ziyaret Gaziantep Araban ilçesi Ziraat Odası ve Sarımsak Üretici Birliği Başkanı Hasan Altun, Tohum Yetiştiricileri Alt Birliği (TYAB) Yönetim Kurulu Başkanı Miktat Olgun’u Ankara’daki makamında ziyaret etti. Ziyarette, AB tescilli Araban sarımsağı ile makarnalık sert buğdayın ata tohumu üretimi için destek talep edildi. Hasan Altun, Araban Ovası’nın verimli topraklarında yetiştirilen ve ünü ülke sınırlarını aşan Araban sarımsağı ile makarnalık sert buğdayın ekim, yetiştirme ve hasat süreçleri hakkında bilgi verdi. Bu ürünlerin hem ülke hem de bölge ekonomisine önemli katkı sunduğunu belirten Altun, bu yıl yaklaşık 30 bin dönüm alanda Araban sarımsağı, 100 bin dönüm civarında alanda ise makarnalık sert buğday ekimi yapıldığını, hasat dönemine ise sayılı günler kaldığını ifade etti. Altun, her iki ürünün de sürdürülebilirliği ve kalitesinin korunması adına ata tohumu üretimi konusunda destek talebinde bulundu. TYAB Yönetim Kurulu Başkanı Miktat Olgun ise Türkiye’nin sertifikalı tohum üretimi konusunda önemli bir gelişim sürecinde olduğunu belirterek, Araban Ovası’nda bilinçli üreticiler tarafından yetiştirilen Araban sarımsağı ile özellikle firik ve Antep baklavası yapımında kullanılan makarnalık sert buğday için ata tohumu çalışmalarına destek vereceklerini söyledi. Ziyarette ayrıca Araban Ovası’nda antepfıstığı, zeytin, üzüm, badem, buğday, arpa, nohut, pamuk, ay çekirdeği, karpuz ve kavun gibi çok sayıda tarım ürününün de yetiştirildiği bilgisi paylaşıldı. Olgun, nazik ziyaretlerinden dolayı Hasan Altun ve beraberindeki heyete teşekkür etti.