ASAYİŞ - 20 Mart 2025 Perşembe 13:48

Taksitli alışveriş mağdurlarında sayı artıyor: "Bize komplo senet imzalatmış bunlar"

A
A
A
Taksitli alışveriş mağdurlarında sayı artıyor: "Bize komplo senet imzalatmış bunlar"

Bolu’da bir satış firmasının dar gelirli ailelere kolaylık sağlamak amacıyla duyurduğu 36 ay taksitli motosiklet satışında mağdurların sayısı artıyor. Onlarca kişi savcılığa suç duyurusunda bulundu.


Bolu’nun İhsaniye Mahallesi’nde satış yapan bir firma dar gelirli ailelere ödeme kolaylığı sağlamak amacıyla 36 ay taksitli kampanya başlattı. Başlatılan kampanya sosyal medyadan duyuruldu. Motosiklet, ev eşyası gibi ürünleri vatandaşlar, 3 ay sonra ödemeli olarak almaya başladı. Bunun karşılığında ise vatandaşlara firma tarafından senet imzalatıldı. Dekont, fatura olmadan yalnızca firma tarafından verilen taksit kartlarıyla vatandaşlar ödemelerini yaptı. Düzenli ödeme yapan, bazı sebeplerden dolayı ödemelerinde bir gün, bir hafta gibi gecikme yaşayan vatandaşlar, icra şokuyla karşılaştı. Vatandaşların taksitli fiyatı 100 bin lira olarak aldığı motosiklet, icra sonrasında avukat tarafından talep edilen para ile birlikte 300 bin liralara kadar çıktı.



Mağdur sayısı 20’yi geçti


Geçtiğimiz gün İhlas Haber Ajansı’na konuşan mağdurların haberinden sonra yeni mağdurlar da bir araya geldi. Mağdur olan 20’den fazla vatandaş farklı zamanlarda savcılığa suç duyurusunda bulundu. Adliye önünde çözüm arayan mağdurlar açıklama yaptı. Haklarını aramak için firmanın Düzce’deki ikinci şubesine giden mağdurlar, silahla tehdit edildiklerini, firmanın sahte evrak düzenlediğini iddia etti. Sosyal medya üzerinden birbirleriyle haberleşen mağdurlar, Düzce’de de mağdur sayısının fazla olduğunu dile getirdi.



"‘Ne yapıyorsun? Silah mı çekeceksin bana’ dedim"


Düzce’deki diğer şubeye giderek hakkını aradığını ve orada kendisini silahla tehdit edildiğini iddia eden Buse Yurt, "Oradan motosiklet almış bulunduk. Ödediğimize rağmen bize sadece ödendiğine dair küçük bir kağıt veriyorlar. IBAN’dan attığımızda kesinlikle açıklama yaptırmıyorlar, kızıyorlar. ‘Niye açıklama yapıyorsunuz? Firma kabul etmiyor’ diyorlar. 80 bin lira kadar falan ödedik. 180 bin liraydı borcumuz. Sonrasında bu 300 bin 500 bin oluyor. Sonra bir ara bulucusuna falan gidiyoruz. Hatta benim motorumun evrağı 3 ay sonra geldi. Ve ben buna istinaden Düzce’deki şubesine gittim. Şahısların ismini hiç bilmiyoruz, kimseye ismini de söylemiyorlar. Anahtar parası 500 lira zorla aldılar. Düzce’ye mağazaya gittik konuşmak için. Benden evrak parasını zorla istediler, 14 bin 800 lira ayrıca evrak parası istediler. Allah’tan eşim gelmemişti, bir IBAN’dan yollamıştı. O yüzden haklı çıktım o durumda. Bayağı bir münakaşa oldu orada. Adam hatta çekmecesine yeltendi. Ve benim çocuklarım arabanın içindeydi. Kardeşim koşa koşa geldi. O Düzce’de ikamet ettiği için, silah mıdır nedir, bir şey almak için uzandı direkt. Ben, ‘Ne yapıyorsun? Silah mı çekeceksin bana?’ dedim. Ondan sonra, ‘Polisi ararım, bak arabada çocuklarım var. Ben mağdurum şu an, benim evrağımı teslim etmediniz’ dedim. Düzce’deki şubede tutuyorlar bilerek, isteyerek. Kendileri farkında hepsinin. Ondan sonra, ‘Ben polisi arayacağım’ dediğim anda geri çekildi. Ve böylelikle biz ödediğimiz halde ödemedi gösterdiler. Kefili olanı da borçlu gösteriyorlar" diye konuştu.



"Bize komplo senet imzalatmış bunlar"


180 bin liralık borcunun faiziyle birlikte 990 bin liraya kadar çıktığını söyleyen Buse Yurt, "Benim borcum 180 bin lira. Aylık 5 bin taksit yaptılar. Ne kadarını ödedim? 80 bin lirasını falan ödemiştim. Geri kalanını ödeyememiştim 3 ay. Ben de durumumu arz ettim, ‘Şu an durumum yok, nasıl yaparız?’ dedim. ‘Erteleriz, sıkıntı yok’ diyerek sürekli böyle yaptılar. Ondan sonra 180 bin lira borç oldu 500 bin lira. Biz oraya gittik, "Faiziyle birlikte 990 bin lira’ dediler. Meğer bize komplo senet imzalatmış bunlar. Ve sadece ben değilim, buradaki herkes var ve daha fazlası. Kesinlikle çok mağduruz. Bu mağduriyetimiz nasıl giderilir, ne olur bilmiyorum. Ayrıca dediğim gibi avukat tuttum, dava sürecini bekliyorum ama kesinlikle mağduriyetimizin giderilmesini istiyorum" dedi.



"Yanında çalışan çaycısının ‘IBAN’ına para atmadın’ diye beni icraya verdi"


Firmada çalışan bir kadının İBAN’ına ödeme yapmak istemediği gerekçesiyle icraya verildiğini dile getiren Fatih Duran, "Bolu’da İhsaniye Mahallesi’nde bulunan bir firmadan 7 Aralık’ta motosiklet aldık. Bize 88 bin lira dendi, 148 bin lira vadeli dendi. Sonra 240 bin liraya çıktı. Neyse, senedi imzaladık. Biz resmi evrak istedik. 9 Aralık’ta motosikleti geri vermeye gittik, iade etmeye gittik. Yetkili kimseyi bulamadık. Bize, ‘Yetkili Düzce’de’ dediler. M. Ç.’nin telefon numarasını aradık, bulamadık. Sonra ödeme günümüz geldi. 10 Şubat’ta, geçen ayın 10’unda, M.Ç.’den resmi IBAN istedim. Makbuz ya da IBAN istedim. Bana IBAN göndermedi, beni dükkana gönderdi. Buradaki şubeye gittim. Oradaki çalışan kadın da bana, ‘Ben makbuzu veremem size’ dedi. ‘Ödeme karşılığında bana makbuz ver’ dedim, vermedi. Ondan sonra, yanında çalışan çaycısının ‘IBAN’ına para atmadın’ diye beni icraya verdi" ifadelerini kullandı.



"Seni silahla tehdit ediyorlar"


Firma tarafından sahte evraklar düzenlendiğini iddia eden Fatih Duran, "Borcumuzu 240 bin lira çıkardılar. Yani sahte evrak düzenliyorlar. Evrağı alıyorlar, kasasına atıyor kadın ve ondan sonra hiçbir şekilde evrakı göremiyorsun, senedi göremiyorsun. Sözleşme yapılıyor, sözleşmenin bir nüshasını vermiyorlar. Evrak istediğinde, gittiğinde, ben gittim Düzce’deki bayisine, ‘Abiciğim, bu motor kaç para?’ dedim. ‘88 bin lira’ dedi. Ben CİMER’e şikayette bulundum. Adalet Bakanlığı’na, Maliye Bakanlığı’na, Düzce Maliyesi’ne gidip incelemede bulundular ama hiçbir şekilde bir şey çıkmadı. Ondan sonra da bizi E.D. isimli çalışanının İBAN’ına para atmadık diye icraya verdiler. Yaklaşık burada şu an 12-13 kişi ve Düzce’de binlerce kişi vardır. Daha fazlası da vardır. Ve senetle gayri resmi tefecilik yapıyorlar. Devletimizden bu dolandırıcılara karşı çözüm istiyorum. Bunlar gayri resmi tefeciler. Gidiyorsun, çözüm bulamıyorsun ve seni silahla tehdit ediyorlar. Üstü kapalı tehdit ediyorlar" diye konuştu.



Taksitli alışveriş mağdurlarında sayı artıyor: "Bize komplo senet imzalatmış bunlar"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.