POLİTİKA - 22 Nisan 2018 Pazar 00:37

Milli Eğitim Bakanı Yılmaz: “Millet Hükümet Sisteminde inşallah bir daha zaman kaybına uğrayamayacağız”

A
A
A
Milli Eğitim Bakanı Yılmaz: “Millet Hükümet Sisteminde inşallah bir daha zaman kaybına uğrayamayacağız”

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Burdur’un Bucak ilçesinde ‘Millet Hükümet Sistemi’ olarak tanımladığı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi hakkında açıklamalarda bulunarak, “Yeni sistemde, Millet Hükümet Sisteminde inşallah bir daha zaman kaybına uğrayamayacağız.

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Burdur’un Bucak ilçesinde ‘Millet Hükümet Sistemi’ olarak tanımladığı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi hakkında açıklamalarda bulunarak, “Yeni sistemde, Millet Hükümet Sisteminde inşallah bir daha zaman kaybına uğrayamayacağız. Ülkemizin kaynaklarını boşuna harcamayacağız. 5 yıllık süre vereceksiniz, size verdiği vaatlerin arkasında durursa, millete hizmet ederse 5 yıl sonra yeniden önünüze gelecek, bu millet en doğru kararı verecek” dedi.


Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, bir dizi açılış ve ziyaretlere katılmak üzere geldiği Burdur’un Bucak ilçesinde, AK Parti İlçe Başkanlığını ziyaret ederek, 24 Haziran seçim startını vererek, yeni sistem hakkında bilgilendirme yaptı. Bakan Yılmaz’ın AK Parti Bucak İlçe Başkanlığı ziyaretinde Burdur Milletvekilleri Reşat Petek ve Bayram Özçelik, Burdur İl Başkanı Volkan Mengi, Bucak İlçe Başkanı Adem Şengül ve partililer yer aldı.


Başkan Şengül: “Bucak’tan 24 Haziran’da yüzde 70 bekliyoruz”


AK Parti Bucak İlçe Başkanı Adem Şengül, yaptığı konuşmasında “2017 yılı Temmuz ayında göreve geldik, Ekim ayında ilçe kongremizi gerçekleştirdik. Gençlik Kolları ve Kadın Kolları kongrelerimizi gerçekleştirdik. Bu sürede köy köy, mahalle mahalle, ev ev müthiş bir çalışmanın içerisindeyiz. Sürekli sosyal etkinlik ve ziyaretlere katılıyoruz. Örneğin geçen hafta 11-12 civarında düğün, 3-4 sosyal etkinlik ve cenazelere katıldık. İnşallah 24 Haziran’daki seçimlerde de Bucak’taki hedefimiz yüzde 70’lerde oydur. Bunu da hep birlikte yakalayacağımıza inanıyorum” dedi.


Başkan Mengi: “Bizim çalışma aşkımız bugün daha da arttı”


AK Parti Burdur İl Başkanı Volkan Mengi, 24 Haziran seçimleri için gece - gündüz çalışarak seçimleri kazanacaklarını belirterek “İl Teşkilatımız olarak gece - gündüz çalışarak bu zaferi hep birlikte kutlayacağız Sayın Bakanım. Sizler de Burdur’umuzu ve Bucak’ımızı ziyaret ederek bizleri onurlandırdınız ve aşkımıza aşk kattınız. Bizim çalışma aşkımız bugün daha da arttı. Bize getirdiğiniz müjdeler, bilgiler Bucak’ımızı gerçekten mutlu etti. İnşallah 2019, 2023 hedeflerimizde de bunları bir adım daha ileriye taşıyacağız Burdur’umuzda. Bizleri bugün onurlandırdığınız için teşkilatım adına çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.


Milletvekili Petek: “Başarılarımızın devamını diliyorum”


AK Parti Burdur Milletvekili Reşat Petek, gereken gayretin gösterilmesi gerektiğini hatırlatarak, “Bugüne kadar çalışan ve bundan sonra aşkla - şevkle çalışacak olan tüm dava arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Hepsini gözlerinden öpüyorum, başarılarımızın devamını diliyorum” ifadelerini kullandı.


Bakan Yılmaz: “Millet Hükümet Sisteminde inşallah bir daha zaman kaybına uğrayamayacağız”


“Bizler bir aileyiz, AK Parti ailesinin mensuplarıyız” diyerek sözlerine başlayan Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, “Gerçekten tüm Burdur’un genelinde yüzde 51 başarılı bir oy. Başarının çıtası yarıdan fazla olması demektir. Burdur’da bu başarıyı yakaladık. Bucak’ta yüzde 60’tan fazla, kat kat yakaladık. Yüzde 50 kriteri, şu anda önümüzde yeni bir dönem başlıyor. Yeni dönemin adı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ama ben ise buna ne isim verilirse verilsin, ‘Millet Hükümet Dönemi’ diyorum. Şimdiki dönemin adı neydi, Parlamenter Hükümet Sistemiydi. Hükümeti parlamenterler kurarsa, parlamenter hükümet olur. Bazı ülkelerde krallık var. Hükümeti o atarsa, majestelerinin hükümet sistemi denir. Ama yeni dönemde hükümeti halk ve millet kuracak. Yetkiyi o verecek, yani yetki vermezse kuramayacak. Hükümeti millet kuracak, sabah gidip oyunu kullanacak, akşam sandıkları açıldığında hükümeti kimin kurduğunu bilecek. Eskiden siz Ankara’ya vekillerinizi gönderiyordunuz. Ama Haziran’da bakın, hükümet kuramadık, değil mi? Haziran’da bakın, kim kiminle olur. MHP ile mi olur CHP ile mi olur, millet zaman kaybetti, değil mi? Dolayısıyla Türkiye çok zaman kaybetti şimdiye kadar. Cumhuriyet kuruldu, 95 yıl geçildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi kuruldu, 98 yıl geçti. Binali Yıldırım’ın hükümeti 65. Hükümet. Her hükümete 2 yıl düşse, 130 yıl olurdu ama her hükümete 2 yıl düşmüyor. Nitekim, bir buçuk yıllık dönemlerle. Bir buçuk yıllık hükümetlerle proje mi yapabilirsiniz? Belediye Başkanlarımız burada. Proje mi yaparsın, ihaleye mi çıkarsın? İhaleye çıktığın şeyi tamamlayabilir misin? Türkiye zaman israf ederdi, kaynak israf ederdi, bu zamana kadar da çok yaptı. Yeni sistemde, Millet Hükümet Sisteminde inşallah bir daha zaman kaybına uğrayamayacağız. Ülkemizin kaynaklarını boşuna harcamayacağız. 5 yıllık süre vereceksiniz, size verdiği vaatlerin arkasında durursa, millete hizmet ederse 5 yıl sonra yeniden önünüze gelecek, bu millet en doğru kararı verecek. Azerbaycanlı kardeşlerimizin güzel bir sözü var, ‘Halkın gözü terazidir’ diye. Millet bakar, ne, neyi, nasıl, niçin yaptı ve söyledi bilir. Bu zamana kadar bu milletin terazisinin şaştığı hiç görülmemiştir. Millet hiç kimsenin karakaşına, kara gözüne bakarak destek olmaz, yatırımlarına bakar. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. İnşallah biz, AK Parti ailesi ve kadrosu olarak, bu millete çok büyük hizmetler götürdük her alanda, vatandaşımız zaten görüyor bunu. Bazen hatırlatmak lazım ama yine de bugün meydanların sözü var ya: Cancağzım, dünle ilgili ne var hepsi gitti, bugün yeni şeyler söylemek lazım” ifadelerini kullandı.


Bakan Yılmaz’ın konuşması sonrasında, partililerle bir süre basına kapalı şekilde görüşme gerçekleştirildi.


Görüşmenin ardından Bucak Öğretmenevi’nde Bakan Yılmaz’ın da katılımıyla, basına kapalı olarak Burdur İli Değerlendirme Toplantısı yapıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Emekli profesör, baba mirası dönerci dükkanına sahip çıkıyor Sakarya Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden mezun olduktan sonra yaklaşık 40 yıl boyunca akademisyenlik yapan Prof. Dr. Ahmet Oğur, emekliliğinin ardından 100 yaşındaki babasının dönerci dükkanının başına geçti. Eğitim hayatının ardından İstanbul Teknik Üniversitesinde asistan olarak göreve başlayan ve profesörlüğe kadar yükselen 67 yaşındaki Ahmet Oğur, yoğun mesaisine rağmen memleketi Sakarya’daki baba mesleğinden hiç kopmadı. Şehir dışında görev yaptığı dönemlerde dahi hafta sonları dükkana gelerek ailesine yardım eden Prof. Dr. Oğur, akademisyenlik kariyerini 2024’de noktaladıktan sonra tamamen tezgahın arkasına geçti. "Hem akademisyenlik hem lokantacılık işini birlikte yürüttüm" Çocukluğundan bu yana mesleğin her alanında yetiştiğini anlatan Oğur, üniversite eğitimi sonrası başlayan çalışma hayatı boyunca baba ocağına hep destek verdiğini söyledi. Oğur, "Üniversiteden makine mühendisi olarak mezun olduktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi’ne asistan olarak işe başladım ama yine de hafta sonları geldiğim zaman cumartesi, pazar akşamları babama yardımcı oluyordum. Ondan bir şeyler kapmaya, öğrenmeye çalışıyordum. Daha sonra 1990 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doçent olana kadar İstanbul’a gidip geldim. Ben küçüklüğümden beri babamın yanında bu mesleği öğrendim. Akademisyenliğin yanı sıra, edindiğim tecrübemi bu dükkana aktarmaya çalıştım. Dolayısıyla hem akademisyenlik hem lokantacılık veya kebapçılık işini birlikte yürüttüm" dedi. "Eleman olmadığı zaman boşluğu doldurmak adına hep çalıştım" Akademisyenlik ile esnaflığın benzer yönleri bulunduğuna işaret eden Oğur, her ikisinde de belli bir çaba ve uzmanlık doğrultusunda ilerlendiğini vurguladı. Esnaf olmanın zorluklarını yaşayarak öğrendiğini dile getiren Oğur, "Akademisyenlik belli bir konuda uzmanlaşmak. Aynı şeyi lokantacılar, kebapçılar düşünürse o da çıraklıktan kalfalığa bir eğitim gerektiriyor. Dolayısıyla ikisi de emeğin, çabanın karşılığı olarak neticeleniyor. Baba mesleği olduğu için bulaşıkhanesinden garsonluğuna, tezgahta köfteciliğe kadar her türlü işi yaptım. Eleman olmadığı zaman boşluğu doldurmak adına hep çalıştım, o yüzden bana hiç zor gelmedi. Gerçekten esnaf olmanın çok zor bir şey olduğunu yaşaya yaşaya gördüm. Bu tecrübemi ve birikimimi akademik hayattan sonra da hayata geçirmek istedim. Babam işine sadık ve çok seven birisi, bizde aynı yoldan gitmek istiyoruz. Onun adını devam ettirmek istiyoruz" diye konuştu.
Antalya Antalya sahillerinde bayram yoğunluğu ikinci günde artarak devam etti Antalya’nın dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili Kurban Bayramı’nın ikinci gününde yerli ve yabancı tatilcilerle doldu. Hava sıcaklığının 27, deniz suyu sıcaklığının ise 25 derece ölçüldüğü kentte, rüzgara rağmen tatilciler denize girip güneşlendi. İstanbul’dan tatile gelen Efe Kaya, "İstanbul’a yaz gelmemiş, Antalya’ya gelmiş. Gideceğimiz için o kadar üzgünüz ki yemin ederim iş bulsak gitmeyeceğiz İstanbul’a" dedi. Kurban Bayramı’nın 9 günlük tatille birleşmesiyle turizmin başkenti Antalya’da sahillerde yaşanan yoğunluk bayramın ikinci gününde de devam etti. Kentte hava sıcaklığı 27, deniz suyu sıcaklığı ise 25 derece ölçülürken, nem oranıysa yüzde 74 olarak kayıtlara geçti. Hafif rüzgarın zaman zaman etkili olduğu Konyaaltı Sahili’nde yerli ve yabancı tatilciler, sabah saatlerinden itibaren sahile gelerek denizin ve güneşin keyfini çıkardı. Sahile gelen vatandaşların bazıları denize girerek serinlerken, bazıları kumsalda güneşlenmeyi, bazıları ise çimlerin üzerinde piknik yapmayı tercih etti. Su sporları ve yamaç paraşütü renkli görüntüler oluşturdu Konyaaltı Sahili’nde denize girenlerin yanı sıra su sporları yapan tatilciler de dikkat çekti. Bazı tatilciler SUP olarak bilinen ayakta kürek sörfü yaparak denizin keyfini çıkarırken, gökyüzünde yamaç paraşütü yapanlar da görüntülendi. "Yaz buraya gelmiş" İstanbul’dan Antalya’ya tatile gelen 18 yaşındaki Yusuf Eroğlu, kentteki havayı ve denizi çok beğendiklerini söyledi. Eroğlu, "İstanbul’dan tatile geldik. Havalar ısınıyor dediler. İstanbul’da biz hırka giyiyorduk. Orada da sıcaktı ama buraya geldik, yaz buraya gelmiş, daha İstanbul’a gelmemiş. Deniz suyu on numara, denizi de tertemiz. Beğendik buraları. Arkadaşlar ‘hayatı yaşıyorsun’ diyorlar" ifadelerini kullandı. "Gideceğimiz için o kadar üzgünüz ki" Tatil için Antalya’ya gelen 18 yaşındaki Efe Kaya ise 5 gündür kentte olduklarını belirterek, Antalya’daki ortamdan memnun kaldıklarını söyledi. Kaya, "Biz 5 gündür buradayız. Geziyoruz, insanlar kendi halinde. Kimse kimseye bulaşmıyor. Herkes kendi keyfinde, neşesinde. Huzur var, insanların içi rahat. İstanbul’da şu telefonu buraya koyarken bile insan tedirgin oluyor ama burada hiçbir şey yok. Herkes iyi davranıyor, tanısan da tanımasan da kız olsun erkek olsun herkes çok iyi" dedi. Antalya’nın denizini, sahil düzenini ve fiyatlarını da beğendiklerini söyleyen Kaya, "Denizi temiz, yolları temiz. Sahilin her yerinde tuvaletler var. Fiyatları çok ucuz. İstanbul’a göre burası cennet, 2 günümüz kaldı. Gideceğimiz için o kadar üzgünüz ki; yemin ederim iş bulsak gitmeyeceğiz İstanbul’a. O kadar fark var" diye konuştu.