GENEL - 12 Mayıs 2019 Pazar 14:46

Engellileri anlamak için empati kurdular

A
A
A
Engellileri anlamak için empati kurdular

Burdur’da üniversite öğrencileri, Engelliler Haftası Dolayısıyla engellilerin yaşadıkları zorlukları anlamak için Cumhuriyet Parkında ‘Empati Parkuru “ kurdular.

Burdur’da üniversite öğrencileri, Engelliler Haftası Dolayısıyla engellilerin yaşadıkları zorlukları anlamak için Cumhuriyet Parkında ‘Empati Parkuru “ kurdular.


Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, eflatun öğrenci topluluğu engellilerin günlük hayatta yaşadıkları zorlukları anlamak ve yaşamlarındaki engelleri kaldırmaya dikkati çekmek amacıyla Cumhuriyet Parkında Empati Parkuru etkinliği düzenledi. Öğrenciler ve vatandaşlar bu kapsamda, ’empati parkuru’nda yürüdü. Parkurda görme ve bedensel engelli öğrencileri ve vatandaşları daha iyi anlamak için tekerlekli sandalye, koltuk değneği, görme engellilerin yaşadıkları zorlukları anlamak için ise gözleri bağlı bir şekilde parkurda yürümeye çalıştılar. Parkuru tamamlayanlar yaşadıkları zorlukları deftere yazdı.


MAKÜ Eflatun Topluluğu Başkanı Abdullah Edip Çoşkun, “Yaşadığımız toplumda Engelliler daha iyi anlaya bilmek için Empati parkuru hazırladık. Burada engellileri daha iyi anlaya bilmek ve yaşadıkları zorlukları bizzat yaşadık. MAKÜ Eflatun Topluluğu olarak değişik etkinliklere imza atmaya başladık” dedi.


Empati Parkuru’nu tamamlayan öğrenciler ve vatandaşlar ise duygu ve düşüncelerini dile getirip engellilerin yaşadıkları zorlukları bu parkurda daha iyi anladıklarını ifade ettiler.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla’da gençlerin tarih, sanat ve doğa yolculuğu Menteşe Uluslararası Gençlik Merkezi gönüllüleri, "Muğla Gençlik Yılı" kapsamında düzenlenen özel programla Tlos, Kayaköy ve Saklıkent’i keşfetti, seramik atölyesinde sanatsal hünerlerini sergiledi. Menteşe Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Uluslararası Gençlik Merkezi gönüllü gençleri, Muğla Gençlik Yılı kapsamında düzenlenen "Genç Dokunuş Kadim İzler" programında tarih, kültür, sanat ve doğayı bir arada deneyimledi. Seydikemer ve Fethiye ilçelerinde gerçekleştirilen program boyunca gençler, hem eğitici hem de sosyal yönü güçlü etkinliklerle unutulmaz bir gün yaşadı. Programın ilk durağı, Likya uygarlığının en önemli yerleşim alanlarından biri olan Tlos Antik Kenti oldu. Tarihi atmosferde geçmişin izlerini keşfeden gençlere, bölgenin tarihi, mitolojik geçmişi ve kültürel mirası hakkında detaylı bilgiler aktarıldı. Antik tiyatro, kaya mezarları, stadyum ve tarihi yapıları yakından inceleyen gençler, geçmiş medeniyetlerin izlerini yerinde görme fırsatı buldu. Gençlerin tarih bilincini artırmak amacıyla gerçekleştirilen bu ziyaret, katılımcıların yoğun ilgisiyle tamamlandı. Kültür gezisinin ardından düzenlenen seramik biblo tasarım atölyesi, gençlerin sanatsal yönlerini ortaya çıkarmalarına katkı sağladı. Geleneksel motiflerden ilham alarak çamura şekil veren gençler, hem el becerilerini geliştirdi hem de kültürel değerleri sanatsal üretimle buluşturdu. Atölye çalışması boyunca ortaya çıkan özgün ve el emeği eserler büyük beğeni topladı. Doğa ve kültür gezisinin devamında gençler, Fethiye’nin dünyaca ünlü tarihi ve doğal güzelliklerinden Kayaköy ve Saklıkent’i ziyaret etti. Tarihi taş evleri ve geçmişin izlerini taşıyan sokaklarıyla dikkat çeken hayalet köy konumundaki Kayaköy’de kültürel miras üzerine incelemelerde bulunulurken; bir sonraki durak olan Saklıkent Kanyonu’nun eşsiz doğasında keyifli anlar yaşandı. Gençler, doğayla iç içe gerçekleştirilen bu etkinliklerde hem sosyal bağlarını güçlendirdi hem de bölgenin doğal zenginliklerini keşfetme imkanı buldu. Menteşe Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü yetkilileri, gençlerin tarih, kültür, sanat ve doğa ekseninde gelişimlerine katkı sağlayacak faaliyetlerin "Muğla Gençlik Yılı" boyunca hız kesmeden devam edeceğini belirtti. Yetkililer, gençlerin sosyal, kültürel ve kişisel gelişimlerini destekleyen bu tür projelerin, onların geleceğe daha donanımlı hazırlanmalarındaki önemine dikkat çekerek emeği geçen tüm gönüllülere teşekkür etti.
Aydın EKODOSD’dan Yılancıburnu uyarısı Aydın’ın Kuşadası ilçesindeki Yılancıburnu’nda su altında kalan eski iskeleye ait sivri ve paslı demir parçalarına dikkat çeken EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, demirlerin denize girenler için ciddi yaralanma riski oluşturduğunu belirtti. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Kuşadası sınırları içerisinde yer alan ve hem doğal hem de arkeolojik sit özelliği taşıyan Yılancıburnu’nda su altı güvenliğine ilişkin uyarılarda bulundu. Akdeniz’e özgü deniz çayırlarının yoğun olarak bulunduğu ve çok sayıda deniz canlısına yaşam alanı sunan bölge ile ilgili yapılan açıklamada, su altında kalan eski iskeleye ait demir parçalarının ciddi risk oluşturduğu belirtildi. Dernek Başkanı Bahattin Sürücü, geçmiş yıllarda tekne yanaşması için yapılan iskelenin zamanla çürüyerek parçalandığını, dışarıdan görünmeyen ancak su altında sivri ve paslı demirlerin zeminde kaldığını ifade etti. Bölgenin aynı zamanda caretta caretta ve deniz kaplumbağaları gibi türlerin beslenme alanı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, özellikle sığ sularda yürüyen veya tekneden suya atlayan vatandaşların ciddi şekilde yaralanabileceği uyarısı yapıldı. Kıyıdan girişin bazı noktalarda sınırlandırılmasına rağmen doğu kıyısı ve tekneler aracılığıyla bölgeye girişlerin sürdüğünü belirten Başkan Sürücü; "Bir süredir kıyı kesiminden girişine izin verilmeyen bölgeye, doğu kıyısından girenler ile teknelerle gelenler yüzmek amacıyla ulaşmaktadır. Yılancıburnu, kent içindeki önemli plaj alanlarından biri olmayı sürdürmektedir. Geçmiş yıllarda teknelerin yanaşması amacıyla yapılan demir iskelenin zamanla çürümesi ve parçalanması sonucunda, dışarıdan fark edilmese de sualtına girildiğinde bazı demir parçalarının zeminde kaldığı görülmektedir. Küflenmiş ve uçları sivrileşmiş demir parçaları dışarıdan görünmediği için, bölgede denize girenler açısından ciddi tehlike oluşturmaktadır. Özellikle yürünebilecek seviyedeki sularda bulunan bu demir parçalarına çıplak ayakla basılması ya da tekneden suya atlanması halinde çok üzücü olaylar yaşanabilir. Bu nedenle koyun batı kesiminde denize girenlerin çok dikkatli olması gerekmektedir. Yere sabitlenmiş ve çıkarılması teknik uzmanlık gerektiren bu tehlikeli demirlerle ilgili gerekli önlemlerin alınması amacıyla ilgili kurumları bilgilendireceğiz" dedi.