ASAYİŞ - 10 Mart 2023 Cuma 13:35

Acılarını yurtta diğer depremzedelere yardım ederek atlatıyor

A
A
A
Acılarını yurtta diğer depremzedelere yardım ederek atlatıyor

6 Şubat’ta meydana gelen depremde ablasını ve yeğenlerini kaybeden Hataylı depremzede, yurttaki çalışmalara yardım ederek burada kalan depremzedeler ile yaralarını birlikte sarmaya çalışıyor.

6 Şubat’ta meydana gelen depremde ablasını ve yeğenlerini kaybeden Hataylı depremzede, yurttaki çalışmalara yardım ederek burada kalan depremzedeler ile yaralarını birlikte sarmaya çalışıyor.


6 Şubat’ta meydana gelen depremin izleri, depremzedeler üzerinde hala sıcaklığını koruyor. Binlerce kişinin etkilendiği depremin ardından birçok yakınını kaybeden depremzedeler bir yandan kaybettikleri yakınlarının acısını yaşarken, bir yandan da yaşama tekrar bağlanmanın çabası içerisinde.


Yaşanan depremde evlerinden olan depremzedeler çadırlarda ve çeşitli illerdeki yurtlarda eski yaşamlarına geri dönmenin hayalini kuruyor. Hatay’da depreme yakalanan 24 yaşındaki Pınar Başak da onlardan biri. Depremde ablasını, eniştesini ve üç yeğenini kaybeden üniversite öğrencisi Pınar, Burdur’da bulunan Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı Asımın Nesli Öğrenci Yurdunda geriye kalan ailesi ile birlikte acılarını unutmaya ve yeniden hayata bağlanmaya çalışıyor. Yurtta gönüllü olarak kıyafet ve yemek dağıtımına yardım eden depremzede Pınar, yaraların birlikte sarılması gerektiğini düşündüğü için diğer ailelerin ihtiyaçlarının karşılanmasına yardım ettiğini belirtti.


Deprem anında yaşadıklarını anlatan Pınar Başak, "Biz Antakya merkezde oturuyorduk. Deprem anında ben uyanıktım. Yeğenim ve kardeşim ile beraberdik depreme yakalandığımızda. İlk başlarda sakin kalmaya çalıştım ama çok şiddetli bir şekilde deprem devam ediyordu. Deprem durduktan sonra telefonlarımızı ve montlarımızı alıp hemen kendimizi dışarıya attık. Dışarıda yağmur yağıyordu, karanlıktı her taraf, göz gözü görmüyordu. Telefon ışığıyla ilerleyebildik. Apartmanın önüne betonlar yığılmıştı, güneş enerjisi düşmüştü kapının önüne. Ayakkabımız, terliğimiz hiçbir şey yoktu ayağımızda. Zaten o an onu düşünemezdik. Dışarıdayken apartmandan bir komşumuz bizi arabasına aldı. Sabah olana kadar arabada bekledik. Gün aydınlandığında her yerin yıkılmış olduğunu gördük. Ağabeylerime ulaşmaya çalışıyorduk ama şebeke çekmediği için hat düşmüyordu. Daha sonra bir şekilde ağabeylerime ulaştık ve onların iyi olduğunu öğrendik ama ablamlara ulaşamıyorduk" dedi.



"Beş gün boyunca ablamların evinin enkazı başında bekledik"


Depremde ablasını eniştesini ve yeğenlerini kaybeden Pınar, "Ağabeyim yanımıza gelip ablamların evinin yıkıldığını söylediğinde bir panik ile enkazın olduğu yere gittik ve 5 gün boyunca orada onların çıkarılmasını bekledik. AFAD geldi, binada hiçbir ses yoktu. O yüzden bize yardım edemediler ve ses olan yerlere gittiler. Onları da anlıyoruz çünkü hayat kurtarabilmek için ses olan yere gitmeleri daha doğruydu. Beşinci gün cansız bedenlerine ulaşıldı ve çıkarıldı. Eniştem çok iyi bir insandı, ağabeyim gibiydi. Ablam, üç yeğenim hepsi vefat etmişti. En büyük yeğenim 10 yaşındaydı, Yusuf Çınar 7 yaşındaydı, Miray çok küçüktü daha 4 yaşındaydı. Keşke daha çok sarılıp öpebilseydim onları" diyerek onları çok özlediğini söyledi.



"24 yıldır Hatay’dayım ve orada baraj olmadığını düşünemedik"


Hatay’daki çalışmalar esnasında ’baraj patladı’ iddiası üzerine korku ve panik yaşadıklarını belirten Pınar, o anlardan ise, "Ablamları defnettikten sonra kendimizi rahat hissetmek için kara yollarında kalmıştık. Gece saat 01.00 gibi bizi uyandırdılar. Su basacak diye apar topar kaldırdılar. 24 yıldır Antakya’dayım ve o an barajın olmadığını düşünemeyerek bir korku ile apar topar Adana’ya gittik" diyerek o anda yaşadıkları korkudan bahsetti.



"Oturduğumuz binayı 20 gün önce almıştık"


Depremde evleri büyük hasar gören Pınar, evlerini daha 20 gün önce aldıklarını belirterek, "O eve gireli daha 20 gün olmuştu. Hatta daha ikametimizi bile oraya alamamıştık. Bütün eşyalarımızı yeni almıştık. Annem, babam, ben yıllarca tarlada çalışarak hepimizin emeği ile almıştık onları. Şu an onlardan hiçbir şey kalmadı. Annem 30 yıldır evli hiç bulaşık makinesi olmamıştı. Daha kurmak ve kullanmak nasip olmadan böyle bir felaket geldi başımıza. Çok şükür hayattayız, bunlar daha önemli değerler. Onlar tekrardan çalışarak alınabilecek şeyler" diye konuştu.



"Yaralarımızı birlikte sarmamız gerektiğini düşünüyorum"


Yurtta elinden geldiği kadar diğer depremzedelere yardımcı olabilmek için buradaki çalışmalara gönüllü olarak yardım eden Pınar, "Burada herkesin acı hikayeleri var, aynı acıyı paylaşıyoruz. Bazılarımızın psikolojisi iyi değil, bazılarımız kendini toparlama evresinde. Yaralarımızı birlikte sarmamız gerektiğini düşünüyorum. Bu şekilde olayı unutmayacağız ama alışacağız. İlk günlerde sürekli uyuyordum, yataktan çıkmak istemiyordum ama şu an hayat için bir umudum var ve tekrardan hayata dönmeye çalışıyorum. Burada gönüllü olarak yardım etmek istedim. Burada kıyafet dağıtımında, toparlamasında, yemek dağıtımında yardım ediyorum. Hem bu şekilde psikolojimi toparlamaya çalışıyorum hem de diğer ailelerin toparlanmasına destek oluyorum" diyerek, kendi gibi depremzede ailelere yardım etmekten mutlu olduğunu belirtti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Talas Menekşe Siteleri’nde mutlu sona bir adım Talas Belediyesi; güvenli ve modern yaşam alanları oluşturma hedefi doğrultusunda yürüttüğü kentsel dönüşüm çalışmalarında önemli bir projeyi daha tamamladı. Mevlana Mahallesi’nde hayata geçirilen Menekşe Siteleri Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında yapımı tamamlanan 60 daire için anahtar teslim töreni düzenleniyor. Nisan ayında gerçekleştirilen kura çekiminin ardından hak sahipleri belirlenen daireler, şimdi düzenlenecek törenle vatandaşlara teslim edilecek. Şehir protokolünün katılımıyla gerçekleştirilecek anahtar teslim töreni, 12 Mayıs 2026 Salı günü saat 14.00’te Mevlana Mahallesi Halef Hoca Caddesi No:86 adresinde yapılacak. Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın; kentsel dönüşüm çalışmalarının Talas’ın geleceğine yapılan önemli yatırımlardan biri olduğunu belirterek, "Amacımız sadece binaları yenilemek değil; insanlarımızın güven içinde yaşayacağı, sosyal donatılarıyla yaşam kalitesini artıran modern mahalleler oluşturmaktır. Menekşe Siteleri Projemizle hemşehrilerimize sağlam, konforlu ve çağın ihtiyaçlarına cevap veren yaşam alanları kazandırıyoruz. Nisan ayında kura heyecanı yaşayan vatandaşlarımız şimdi de anahtarlarına kavuşmanın mutluluğunu yaşayacak. Şimdiden bütün hak sahiplerine hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. Modern mimarisi ve şehir estetiğine katkı sunan yapısıyla dikkat çeken Menekşe Siteleri Kentsel Dönüşüm Projesi, Talas Belediyesinin vatandaş odaklı belediyecilik anlayışının örnek projeleri arasında yer alıyor.
Kayseri Başkan Çolakbayrakdar: "Örnek bir mahalle kuruyoruz" Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar; Uğurevler Mahallesi’nde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmalarını yerinde inceledi. Bir yandan yeni konutların inşa edildiğini, diğer yandan hak sahipleriyle uzlaşma süreçlerinin sürdürüldüğünü vurgulayan Başkan Çolakbayrakdar, "Rıza esaslı yerinde dönüşüm modelini başarıyla uyguluyor, örnek bir mahalle kuruyoruz" dedi. Uğurevler Kentsel Dönüşüm Alanı’nda çalışmaların yoğun bir tempoda devam ettiğine dikkat çeken Başkan Çolakbayrakdar; "Kıymetli hemşehrilerim, hayırlı günler diliyorum. Şu anda Uğurevler Kentsel Dönüşüm Alanı içerisindeyiz. Bu bölgedeki çalışmalarımız yoğun bir şekilde devam ediyor. Bir yandan yeni inşaatlar yapılırken, diğer yandan kentsel dönüşüm alanı içerisinde bulunan gecekondular ve imarsız yapıların hak sahipleriyle anlaşma süreçleri sürdürülüyor. Öte yandan belediye olarak burada yapılması gereken kamusal alanların yolların, parkların, otoparkların, yeşil alanların ve vatandaşlarımıza hizmet verecek diğer ortak kullanım alanlarının inşası için de çalışmalarımıza devam ediyoruz. Elbette kentsel dönüşüm alanlarında, özellikle gecekondu bölgeleri ve imarsız yapılaşmaların bulunduğu yerlerde süreçler kolay ilerlemiyor. Hak sahiplerinin yerinde dönüşümünü sağlayabilmek, rıza esasına dayalı anlaşmalar yapabilmek ve vatandaşlarımızın bugüne kadar yaşamlarını sürdürdükleri bölgelerde yeni konutlarına, yeni yuvalarına kavuşmalarını sağlamak büyük bir emek ve zaman gerektiriyor. Bu nedenle Uğurevler’de yürüttüğümüz kentsel dönüşüm çalışmalarını da çok şükür hiçbir vatandaşımızı mağdur etmeden, rıza esasına dayalı şekilde sürdürüyoruz. Yerinde dönüşümü sağlamak ve vatandaşlarımızın kendi mahallelerinde yeniden sıcak yuvalarına kavuşabilmeleri için çalışmalarımıza devam ediyoruz. İnşallah önümüzdeki günlerde gerçekleştireceğimiz yeni anlaşmalar ve projelerle birlikte Uğurevler Kentsel Dönüşümü’nü hak ettiği güzel ve modern yapıya kavuşturmuş olacağız" ifadelerine yer verdi. Uğurevler’de yürütülen dönüşüm çalışmalarının her geçen gün daha da hız kazandığını belirten Başkan Çolakbayrakdar; önümüzdeki süreçte yapılacak yeni anlaşmalar ve projelerle bölgenin modern şehircilik anlayışına uygun, güvenli ve estetik bir yaşam alanına dönüşeceğini sözlerine ekledi.
Balıkesir Altıeylül’de "Renklerin Sesi" Şiir programında duygu dolu anlar Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Altıeylül Belediyesi, Balıkesir Kent Konseyi ve Altıeylül Kent Konseyi paydaşlığında düzenlenen 10-16 Mayıs Engelliler Haftası etkinliklerinin ilki, duygu dolu anlara sahne oldu. Altıeylül Hasan Can Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen "Renklerin Sesi" Anneler Günü temalı şiir programı, izleyenlere unutulmaz bir gece yaşattı. Şiirler yüreklere dokundu Altıeylül Kent Konseyi Engelsiz Şehir Meclisi tarafından, Meclis Başkanı Nazlı Karagöz koordinatörlüğünde hazırlanan etkinlikte; down sendromlu, bedensel engelli, otizmli ve görme engelli bireylerden oluşan 25 kişilik şiir grubu sahne aldı. Şiir programında Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Orkestra Şube Müdürlüğü’nden gelen müzisyenler de eşlik ederek geceye ayrı bir renk kattı. Anneler Günü temasıyla hazırlanan şiirlerin seslendirildiği programda, sahneye çıkan özel bireylerin performansları salondan büyük alkış aldı. Katılımcılar zaman zaman duygusal anlar yaşarken, salonda bulunan birçok kişi gözyaşlarını tutamadı. Sevgi, emek, fedakârlık ve anne sevgisinin işlendiği şiirler izleyenlerin yüreğine dokundu. Programa; Kent Konseyi Genel Sekreteri Ertan Kayatepe, Balıkesir Kent Konseyi Başkanı Sevinç Baykan Özden, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Hüseyin İnal ile Şehit Yakınları ve Gaziler Şube Müdürü Bilal Uçak katılım sağladı.
Kayseri KTO Başkanı Gülsoy: Toplumun ilk öğretmeni ve güç kaynağı annelerimizdir" Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy; Anneler Günü mesajında anneliğin medeniyetin ve insani değerlerin temel taşı olduğunu belirtti. Gülsoy, "Geleceği inşa eden annelerimiz, sadece evlatlarının değil, üretkenlikleriyle tüm toplumun rehberidir" dedi. Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Anneler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, annelik duygusunun dünyadaki en temiz ve karşılıksız duygu olduğunu ifade etti. Annelerin sabır ve şefkatle toplumsal huzuru ayakta tuttuğunu vurgulayan Gülsoy, mesajında kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki dönüştürücü gücüne dikkat çekti. Annelerin birer eğitimci ve yaşam kaynağı olduğunu ifade eden Başkan Gülsoy, şunları söyledi; "İnsanlığın varoluşundan bu yana tüm yüce değerlerin merkezinde annelerimiz vardır. Bizim için anne; sadece bizi büyüten kişi değil, aynı zamanda hayata hazırlayan ilk öğretmen, sığındığımız ilk mektep ve en büyük direnç kaynağımızdır. En zor anlarımızda varlıklarından güç aldığımız annelerimizin rızasını kazanmak, cennete giden yolun anahtarıdır." Gülsoy, annelerin iş dünyasındaki üretkenliğine ve girişimci ruhuna da vurgu yaparak mesajını şöyle sürdürdü; "Annelerimiz bugün sanayiden ticarete, eğitimden sağlığa kadar her sektörde alın teri dökmekte, hem ailesinin hem de ülkesinin ekonomisine büyük katkılar sunmaktadır. Bir annenin vizyonu ve çalışkanlığı, bir ülkenin sosyo-ekonomik yapısını güçlendirecek kadar büyüktür. Kadın girişimcilerimizin ve çalışan annelerimizin başarısı, Türkiye’nin ikinci yüzyılındaki hedeflerine ulaşmasında en büyük teminattır. Bu duygu ve düşüncelerle, bizleri koruyup kollayan, mutluluğumuzu kendi mutluluğu, üzüntümüzü kendi üzüntüsü bilen, baş tacımız annelerimize selam ve sevgilerimi iletiyor; sağlık ve mutluluklar diliyorum. Aziz vatanımız uğruna evlatlarını toprağa veren, yüreği yaralı şehit annelerimizi minnetle anıyorum. Başta şehit annelerimiz olmak üzere, hayatın her anını sevgiyle dokuyan tüm annelerimizin gününü kutluyor; ebediyete göç etmiş annelerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum."