YEREL HABERLER - 14 Ocak 2013 Pazartesi 14:49

TOPCU`DAN AÇIKLAMA

A
A
A
TOPCU`DAN AÇIKLAMA

Bursa Serbest Muhasebeciler Mali Müşavirler Odası (SMMMO) Başkanı Mesut Topcu, meslek örgütlerinde uzun süreli başkanlık yapmanın önünü kesecek düzenlemelere tepki gösterdi.
Topcu, yaptığı açıklamada, "Bir süredir T.B.M.M. tarafından meslek örgütlerinde uzun süreli başkanlık yapmanın önünü kesecek yasal düzenlemeler yapılmaktadır. Geçtiğimiz dönemde önce TESK`te, ardından TÜRMOB`da ve son olarak da TOBB`un yasasında bu yönde düzenlemeler yapıldı. TMMOB ve diğer akademik meslek odalarında da bu yönde düzenleme yapılması gündemde. Meslek yasalarında değişiklik yapılan meslek örgütleri doğal olarak bu düzenlemelere karşı çıkmışlar ve konuyu Anayasa Mahkemesi`ne taşımışlardır. Ancak, Anayasa Mahkemesi`nin kararları insanı hayrete düşürecek durumdadır. Anayasa Mahkemesi, 5362 Sayılı ``Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu`nun`` 54. Maddesi`nin ``Başkanlık ve genel başkanlık görevini üst üste iki dönem yapanlar bir seçim dönemi geçmedikçe tekrar başkan seçilemezler.`` hükmünün iptali için yapılan başvuruyu 2005/78 esas, 2005/ 59 sayılı kararı ile kabul etti. Anayasa Mahkemesi, 3568 Sayılı ``Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu`nun`` 22. Maddesi`nin ``Odalarda ve birlikte üst üste iki seçim döneminde iki defa başkanlığa seçilmiş olanların, aradan iki seçim dönemi geçmedikçe yönetim kurulu üyeliğine seçilemeyecekler`` hükmünün iptali için yapılan başvuruyu 2008/80 esas, 2011/81 sayılı kararı ile reddetti. Karşı oyda olan üyelerin, bu konuda önceki karara atıfta bulunarak iptal yönünde karşı oy yazmış olmaları sonucu değiştiremedi. Anayasa Mahkemesi, 5174 Sayılı ``Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu`nun`` 16, 38 ve 40. Maddeleri`nin ``Üst üste iki dönem yönetim kurulu başkanlığı yapmış olanlar, aradan iki seçim dönemi geçmedikçe aynı göreve yeniden seçilemezler.`` hükmünün iptali için yapılan başvuruyu 2012/128 esas sayılı kararı ile kabul etti" dedi.
"Görüldüğü gibi, her üç kurum için de iptali istenen kanun maddeleri neredeyse tıpatıp aynı ama sonuç farklı" diyen Topcu, "TOBB`la ilgili verilen karar için Anayasa Mahkemesi`nin gerekçesi henüz açıklanmadı. Anayasa Mahkemesi`nin hangi gerekçe ile bu kararı verdiğini henüz bilmiyoruz. Bu konuda ilk kararı TESK`le ilgili vermiş ve itirazı kabul etmişti. Ardından TÜRMOB`la ilgili verdiği kararda mahkemenin görüş değiştirdiğini kabul edelim. Ancak, TOBB`la ilgili verdiği karar için Anayasa Mahkemesi`nin tekrar görüş değiştirdiğini mi söyleyeceğiz? Anayasa Mahkemesi, ``Demokratik ilkeler çerçevesinde seçimlerde uyulacak kuralların belirlenmesi kanun koyucunun takdir yetkisi içindedir.`` gerekçesini TOBB`la ilgili verdiği kararda geçerli saymamıştır. Peki, geçen süre zarfında kanun koyucunun bu alandaki yetkisini daraltan bir düzenleme mi yapılmıştır? Bu açıklamalardan Anayasa Mahkemesi`nin TOBB`la ilgili verdiği kararı eleştirdiğimiz düşünülmesin. Meslek örgütü başkanlarının görevlerini uzun süre yapmalarını, meslek örgütlerinin dinamizmini engellemesi ve aynı zamanda meslek örgütü yöneticiliğinin profesyonel bir meslek haline dönüşmesine neden olması sebebiyle sakıncalı buluyor olmakla beraber, adaylık hakkının yasalarla kısıtlanmasını da doğru bulmuyoruz. Yasal düzenlemeyle getirilen kısıtlamanın hem adayın, hem de seçmenin demokratik haklarını kısıtladığını düşünmekteyiz. Bu konunun adayın anlayışına ve meslek örgütünün demokratik tercihine bırakılmasının daha doğru bir yöntem olacağı düşüncesindeyiz. Bizim altını çizmeye çalıştığımız husus, Anayasa Mahkemesi`nin böylesine birbiriyle çelişen kararlar vermesi ve adeta kurumlar arasında ayrımcılığa yol açmasıdır. Anayasa Mahkemesi`nin bu tutumu meslek camiamız tarafından büyük üzüntüyle karşılanmıştır. Umarız, daha sonra yayınlanacak kararın gerekçesi, camiamızın üzüntüsünü hafifletir. Anayasa Mahkemesi`nin, hukuki bir karar yerine devletin yüce menfaatleri uğruna böyle bir çelişkiye düşmüş olabileceği, en büyük ihtimal. Çünkü Anayasa Mahkemesi`nin benzer kararları artık müstekar hale geldi. Ancak, aynı kararı 3568 sayılı kanun için vermiş olsaydı, devletin hangi menfaatine halel geleceğini çok merak ediyoruz" diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da başladı, Mogadişu’da devam ediyor Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Finans ve Bankacılık Bölümünden 2024 yılında birincilikle mezun olan Somalili öğrenci Siham Ali Hussein, Rektör Prof. Dr. Akın Levent’i makamında ziyaret etti. Lisans eğitimini Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinde tamamlayan Hussein, mezuniyetinin ardından bölüm öğretim üyelerinin kariyer planlaması ve yönlendirmeleri doğrultusunda Somali’nin başkenti Mogadişu’da Ziraat Katılım Bankasında göreve başladı. Çalıştığı kurum tarafından düzenlenen eğitim programı kapsamında İstanbul’a gelen Hussein, bu vesileyle Erzincan’a gelerek üniversitesini ve akademisyenlerini ziyaret etti. Ziyarette, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Finans ve Bankacılık Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Volkan Baysal da hazır bulundu. Mezun öğrenci Siham Ali Hussein, üniversitede aldığı eğitimin mesleki hayatına önemli katkılar sağladığını belirterek, EBYÜ’nün kariyer yolculuğunda kendisi için önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Rektör Prof. Dr. Akın Levent ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, üniversitenin uluslararası öğrencilere verdiği nitelikli eğitimin mezunlar aracılığıyla farklı ülkelerde karşılık bulmasının gurur verici olduğunu söyledi. Levent, mezunların kendi ülkelerinde ve uluslararası kurumlarda görev almasının, Türkiye’nin yükseköğretimdeki gücünü ve üniversitenin uluslararası akademik etkileşime katkısını ortaya koyduğunu kaydetti.
Ankara "Mehmet Akif İnan Ödülleri" sahiplerini buldu Mehmet Akif İnan Vakfı ile Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) tarafından düzenlenen 7’nci Mehmet Akif İnan Ödülleri hak sahiplerini buldu. Mehmet Akif İnan Vakfı ve Memur-Sen iş birliğiyle bu yıl 7’ncisi düzenlenen Mehmet Akif İnan Ödül Töreni programı, edebiyat, düşünce ve sendikal mücadele alanlarında önemli katkılar sunan isimleri bir araya getirdi. Programda, Türk şair, yazar, araştırmacı ve Memur-Sen’in kurucusu Mehmet Akif İnan’ın fikir dünyasını, mücadelesini ve bıraktığı mirası yaşatmak amacıyla çeşitli kategorilerde ödüller takdim edildi. Program kapsamında Mehmet Akif İnan’ın düşünce hayatına ve sendikal mücadele anlayışına vurgu yapıldı. "Mehmet Akif İnan abi, sendikal zeminde emeğin izzetini tahkim eden bir mefkurenin müellifiydi" Ödül töreninde açıklamalarda bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Mehmet Akif İnan’ın Türkiye için önemli bir edebiyat insanı olduğunu belirterek, "Mehmet Akif İnan abi, kalemiyle tefekkür eden, kürsüde sözü inşa eden, sendikal zeminde emeğin izzetini tahkim eden bir mefkurenin müellifiydi. Ardında bıraktığı, Hakk’a yaslanan bir mizan, ölçüsü olan bir tavır, edebi olan bir mücadele terbiyesiydi. Hakk’ı talep ederken dili kirletmeyen, adaleti savunurken ölçüyü zedelemeyen, haysiyeti pazara düşürmeyen bir sebat çizgisi oluşturdu. Bu akşam o mizanın huzurunda duruyoruz. Kendi sözümüzün ağırlığını, kendi tavrımızın istikametini, kendi mesuliyetimizin hududunu tartıyoruz. Zira bu terbiye, insanın iç nizamını da dünyanın hengamesini de aynı terazide okur. Mazlumun ahını duyan vicdanı diri tutar, zalimin kabalığı karşısında eğilmeyen vakar talim eder, hak hatırını her şeyin fevkinde görmeyi öğretir. Genel olarak büyüklerimizin ve özel olarak da Akif İnan abinin bizlere emanet ettiği çizgi, bugünün gürültüsü içinde sözü ve duruşu muhkem kılan bir muhasebe kapısıdır. İçinden geçtiğimiz zaman, bu muhasebeyi daha ağır ve daha zaruri kılıyor" diye konuştu. "Hakemlik iddiasındaki yapıların tarafsızlığını kaybettiği bir dünyada; güçlü olmak bir mecburiyettir" Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle birlikte gençlerin vizyonunu daha da üst sıralara çıkaracaklarının altını çizen Bakan Tekin, "Kontrol ve denge mekanizmalarının zayıfladığı, hakemlik iddiasındaki yapıların tarafsızlığını kaybettiği bir dünyada güçlü olmak bir mecburiyettir. Bu güç, zulmetmenin imkanı değil; zulümden korunmanın, haysiyeti muhafaza etmenin, hakkı savunmanın dayanağıdır. Kendi güvenliğimiz kadar, mazlumların hukukuna omuz verebilmenin de şartıdır. Bu yüzden teknolojide güçlü, ilimde güçlü, stratejik akılda güçlü, en önemlisi maneviyatı güçlü nesiller yetiştirmek zorundayız. Dünyayı bilen ama kendini de bilen; kökünü inkar etmeden ufkunu büyüten, tarihini ve kültürünü bir hamaset malzemesi değil, bir istikamet kaynağı olarak taşıyan bir nesil yetiştirmek zorundayız. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, işte bu nesli yetiştirecek modeldir" şeklinde konuştu. "Mehmet Akif İnan, Türkiye’nin emek tarihine yön veren kurucu akıldır" Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise, Mehmet Akif İnan’ın sadece bir fikir adamı olmadığını, sendikalaşmanın kurucusu olduğunu da ifade ederek şunları söyledi: "Mehmet Akif İnan, yalnızca bir edebiyatçı değildir. O; şair, yazar, öğretmen, sendikacı, fikir ve aksiyon adamıdır. Tüm bu vasıfları tek bir kimlikte buluşturmuş, aydın sorumluluğuyla hareket etmiş bir münevverdir. Anadolu’nun vicdanından süzülüp gelen bir duruşun adı, isminin hakkını veren, medeniyet davamızın yiğididir. ‘Hiçbir ülke, yeniden ayağa kalkma potansiyeline bizim kadar sahip değildir’ derken, bu millete özgüven aşılayan, inancı dirilten bir öncüdür. Türkiye’nin emek tarihine yön veren, sendikal dünyaya Eğitim Bir-Sen’i, Memur-Sen’i armağan eden kurucu akıldır. Emek, ekmek ve medeniyet mücadelemizde, sivil toplum alanında attığımız her adımı haykırıyoruz. Hamdolsun bugün çatısı altında bulunduğumuz Memur-Sen kurucu liderinin vasfıyla kuşanmış, bir sendikadan fazlası olmayı kendine şiar edinmiş bir örgütlenmedir. Dün, milletin tepesine çöken yasakçılara, başörtüsünü turnikelerde boğmak isteyenlere, 28 Şubat’ın hadsizliğine, 27 Nisan’ın aymazlığına, 15 Temmuz’un hainliğine karşı ‘pabuç o kadar ucuz değil’ diyerek bir yumruk gibi meydanlara indiysek, biliniz ki bu duruşun arkasında, mayası yerli, mefkuresi milli Akif İnan’ın halis fikirleri vardı." Tören kapsamında ödül hak sahiplerinin isimleri ve aldıkları ödüller ise şöyle: "Dr. Dilek Gürsoy - Jüri Özel Ödülü, Prof. Dr. Mustafa Büyükada - Çalışma Hayatı ve Emek Ödülü, Tahta Kılınç - Başarı ve Teşvik Ödülü, Ebubekir Eroğlu - Kültür Sanat Edebiyat Ödülü, Prof. Dr. Bekir Karlığa - Üstün Hizmete Vefa Ödülü, Sumud Filosu - Uluslararası Değer Ödülü." Eğitim, kültür ve sendikal alanda emek veren kişi ve kuruluşların ödüllendirildiği programa, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, ÖSYM Genel Başkanı Bayram Ali Ersoy ile sendika üyeleri katıldı. Program, ödül töreninin ardından hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.