KÜLTÜR SANAT - 11 Kasım 2021 Perşembe 13:48

5. İnegöl Kitap Günleri başlıyor

A
A
A
5. İnegöl Kitap Günleri başlıyor

İnegöl Belediyesi’nin bu yıl 5’incisini gerçekleştireceği Kitap Günleri 20-28 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek.

İnegöl Belediyesi’nin bu yıl 5’incisini gerçekleştireceği Kitap Günleri 20-28 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek. 9 gün boyunca 100’ü aşkın yazar ve yayınevi ile kitap şölenine dönüşecek İnegöl Kitap Günleri Fuarında 1 milyon kitap okuyucuyla buluşacak. Aynı zamanda söyleşiler, imza günleri, okur-yazar buluşmaları ve daha pek çok faaliyet yer alacak.


İnegöl Belediyesi’nin ilkini 2017 yılında gerçekleştirdiği ve her yıl geliştirerek daha kapsamlı hâle getirdiği İnegöl Kitap Günleri, bu yıl 5’inci kez düzenlenecek. 20-28 Kasım tarihlerinde 9 gün boyunca adeta bir kitap şöleni havasında gerçekleştirilecek İnegöl Kitap Günlerinde bu yıl 100’ü aşkın yazar ve yayınevi ile 1 milyon kitap okuyucu ile buluşacak. Kitap Günleri Fuarı öncesi bugün Kaymakam Eren Arslan, Belediye Başkanı Alper Taban, Başkan Yardımcısı Rıdvan Kocaağa, İTSO Başkanı Yavuz Uğurdağ ve İnegöl Belediye Meclisi Kültür Komisyonu üyelerinin iştirâki ile basın toplantısı düzenlendi.


Belediye Başkanı Alper Taban, “İnegöl Kitap Günlerinin 5’incisini gerçekleştiriyoruz. 20-28 Kasım tarihleri arasında MODEF Fuar alanı içerisinde Kitap Günlerimiz Yoncalı Kültür Sanat organizasyonu ile yapılacak. 1 milyon kitap sloganıyla 100’ü aşkın yazar ve tüm kitapseverlerimizle İnegöl Kitap Günlerinde vatandaşlarımızı buluşturmuş olacağız” dedi.


Taban, “Bu fuar aynı zamanda Türkiye’nin en hızlı kitap fuarı olacak, çünkü yapacağımız hızlı okuma yarışması sonucunda en hızlı okuyan kişiye 1000 TL’lik ödülümüz olacak. Yine “Türkiye’nin En Fotojenik Kitap Fuarı” sloganı altında iştirâkçiler arasından fuarın en güzel fotoğraf karesini çeken kişiye fuar sonunda 1000 TL’lik ödülümüz olacak. Ayrıca fuar boyunca katılımcılarımıza fuarla alakalı sorular soracağız, doğru cevapları vermeleri halinde kendilerini sürpriz hediyeler bekliyor olacak. Bu özelliğiyle de fuarımız Türkiye’nin en interaktif kitap fuarı olmaya aday. Geçen yıllarda olduğu gibi yine katılımcılarımız İnstagram’da “inegolkitapgunleri” hashtagiyle paylaştıkları fotoğraflarını fuar alanı içerisinde bulunan presstagram cihazımızdan anında alabilecek ve kitap günleri anısıyla ayrılabilecekler. Kitap fuarı süresince çeşitli kampanyalarla kitapseverleri ödüllendireceğiz. 20 bin adet İnegöl Kitap Günleri logolu karton çanta stantlara dağıtılacak” dedi.


Hedef UNESCO dünya kitap başkenti olmak


Taban, “İnegöl Kitap Günlerinin ilkini 2017 yılında hayata geçirmiştik. Her yıl geliştirerek sürdürüyoruz. Bu yıl da 100 bini aşkın kitapseveri ağırlamayı hedefliyoruz. İnegöl Kitap Günleri Fuarımız hafta içi 09.00-20.00, hafta sonu ise 10.00-20.00 saatleri arasında açık olacak. Okuyucularımız bu yıl daha indirimli kitapları bulabilecekler. Hedefimiz, kitaphanelerimiz, yeni kütüphanelerimiz, fuarlarımız, okur-yazar buluşmalarımız ve kitaba, okumaya dair ses getiren projelerimizle UNESCO dünya kitap başkentlerinden biri olabilmek. Ben emeği geçen çok değerli paydaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Bütün vatandaşlarımızı ve komşu şehirlerimizden vatandaşlarımızı davet etmek istiyorum. Fuarımızın hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.


İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yavuz Uğurdağ kısa bir değerlendirme yaptı. Uğurdağ, “20-28 Kasım tarihleri arasında İnegöl’de çok önemli bir organizasyona belediyemiz ev sahipliği yapacak. İnegöl şehrimiz ekonomi ve sanayi şehri. Bu alanda da MODEF Fuar alanında Türkiye’nin en önemli fuarlarını gerçekleştiriyoruz. Belediyemizin yaptığı kitap fuarı da önemli ve şehrimizin eğitim alanına çok ciddi katkı sağlayacak bir organizasyon. Ben Belediye Başkanımıza ve Başkan Yardımcılarımıza, organizasyona destek veren herkese teşekkür ediyorum. Tüm kolaylıklar öğrencilerimiz için hazırlanmış. İnşallah öğrencilerimiz de bundan en üst seviyede faydalanacaklardır. Fuarın hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Isparta Çocuklara müezzinlik öğretme tartışmasında imama yumruklu saldırı Isparta’da bir camide iddiaya göre çocuklara müezzinlik öğretilmesi sebebiyle yaşanan gerginlik namaz sonrası yumruklu saldırıya dönüştü. Bir vatandaş tarafından saldırıya uğradığını iddia eden cami imamı darp raporu alarak saldırgan hakkında şikayetçi olduğunu bildirildi. Isparta’da Yılmazlar camisinde çocuklara müezzinlik öğretilmesi sırasında yaşanan tartışma, namaz sonrası yumruklu saldırıya dönüştü. Edinilen bilgiye göre, yaklaşık 2 ay önce faaliyete geçen caminin yapılışında, gönüllü olarak yardım eden bir vatandaş ile cami imamı Yasin Veli Doğan, arasında son zamanlarda tartışma yaşanmaya başladı. Cami açıldıktan sonra çocukları camiye alıştırmak ve müezzinlik öğretmek amacıyla çalışma yürüten Doğan, Pazar akşam namazında çocuklara müezzinlik öğrettiği sırada heyecanlanan küçük yaştaki bir çocuğun mikrofonunun elinden alınması üzerine ortamda gerginlik yaşandığını söyledi. Pazartesi günü ise cübbesini çıkardığı sırada daha önce üzerine yürüyen bir kişinin bağırarak hakaret ettiği ve ardından yumruklu saldırıda gözünden darbe aldığını iddia eden Doğan için 112 Acil Servis ekipleri çağrıldı. Hastaneye kaldırılan Doğan’ın darp raporu aldığı ve saldırgan hakkında şikâyetçi olduğu bildirildi. "Kendisi hazmedemiyorsa, dinlemek istemiyorsa veya rahatsızsa gidebilir" Doğan, caminin yapımında gönüllü yardımcı olan kişiyle ilk başta çok iyi geçindiklerini ancak son zamanlarda işin farklı boyutlara gittiğini belirterek, "Bu abimizle aslında çok güzel geçiniyorduk. Onu dolduranlar var muhakkak. Bir de abimizin ’yapma, etme, kılma’ gibi şeyleri çoktu. Aslında çoğu işi de onunla başardık. Tabii bugünkü sabah namazına gelinceye kadar. Bizim cami derslerimiz var, Diyanetimizin uyguladığı. Bu dersleri namaz öncesi veya namaz sonrası 5–10 dakika da olsa uygulamamız lazım. Yalnız bu abimiz ilk şuradan başladı: ’Sohbetleri kısa kes, burada dinleyen mi var, cemaatin sayısını azaltırsın, cemaati dağıtırsın’ gibi şeyler söyledi. Halbuki cemaat ’Allah razı olsun’ diyor. Kendisi hazmedemiyorsa, dinlemek istemiyorsa veya rahatsızsa gidebilir. Bu abimiz mesela caminin giriş bölümünü gençlik merkezi olarak yazdırmama da karıştı. Gençlerimizi ve çocuklarımızı buraya çekmek için bu alanı gençlik merkezi olarak yazdırdım. İlk önce levhalara karışmaya başladı. ’Gençlik merkezine ne gerek var, bunu niye yazdırıyorsun, caminin girişindeki levhaları niye yazdırıyorsun’ gibi şeyler söyledi" dedi. "Kekeme olan kardeşimiz de çok süper okudu" Olay gününü anlatan Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dünkü hadisede, müezzinliği hem büyükler yapmak istiyor, ben de orada çocukları öğretmek adına koro hâlinde müezzinlik yaptırıyorum. Dün çocuklar 3–4 kişiydi. En son ’Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahu Ekber’ bölümüne geldiğimiz zaman çocuklarımızdan biri ’Sübhanallah’ dedi. Ortadaki kardeşimiz biraz küçüktü. O abimiz mikrofonu elinden alıp diğer çocuğa verdi. Şimdi orada ben ortadaki çocuğu düşünmüştüm; çünkü o biraz heyecanlıydı, heyecanının giderilmesi gerekiyordu. O da sıra kendisine geldiği için umutlanmıştı. Abimiz böyle yapınca ben orada yanlış bir şey söylemedim. ’Abi, müdahale etmeseniz; burada ben zaten anlatıyorum, çocuk tekrar ediyor’ dedim. Abimiz buradan darılmış olmalı ki karışmadı. Sonra ortadaki çocuğa mikrofonu verdik ve sonuna kadar çocuk benim öğretmemle çok güzel okudu. Kekeme olan kardeşimiz de çok süper okudu. Namazdan sonra şunu söyledim: ’Muhterem cemaatimiz, bu çocuklarımız zaten cumartesi pazar geliyorlar. Bu çocukları okutmayalım demeyelim.’ Zaten ben yatsı namazından sonra sohbete başlayınca kalkıp gittiler. ’Mikrofonu o çocuğa ver’ dedim ya, herhalde darıldılar, gittiler" ifadelerini kullandı. "Kendimi savundum çünkü orada üzerime daha fazla gelecekti" Mikrofon meselesinin başka bir vatandaşla olduğunu ifade eden Doğan, "Tam burada cübbemi çıkarırken ’Sen akşam bizim arkamızdan konuşmuşsun’ dedi. Bağıra bağıra, öyle bir öfkeyle konuşuyordu ki ben dondum kaldım, bayağı sustum. Müezzin bir kardeşim ve cemaatten birkaç kişi vardı, onlar da dinliyordu. Bana sürekli bağırınca suskunluğumu bozdum. ’Bu çocuklar cumartesi pazar geliyorlar. Bu çocuklar burada müezzinlik yapacak. Çocuklara mani olunmayacak. Sen namazını kıl, bu konuşmalara karışma’ deyince yumruğu gözüme patlattı. Yanımızdaki kişiler ilk önce bizi ayırmadı. Ben de ’Bana vuramazsın’ dedim. İlk önce iteleme oldu, durdurma olmadı. Ses tonunu iyice yükseltmeye başlayınca ben de onu iteledim. Kendimi savundum çünkü orada üzerime daha fazla gelecekti. Durum bundan ibaret. İlk başta yumruk attığı gözümün altı çok acıyordu. 112’yi aradım, ambulans geldi. Tedavi oldum, darp raporu aldım. Şikayetçi oldum" dedi.
Düzce Bu meyveler aşerenler için Singapur’dan geliyor Düzce’de kış mevsiminde bulunması zor olan yaz meyveleri, hamileler için özel olarak Singapur’dan getiriliyor. Tanesi 250 lirayı bulan erik ve 5 tanesi bin liraya satılan kiraz, özellikle aşeren anne adaylarından yoğun talep görüyor. Kentte manavlık yapan Seyfi Oral, özellikle hamilelik döneminde aşeren kadınların taleplerini karşılamak amacıyla Singapur’dan mevsim dışı meyveler getiriyor. Kış ortasında tezgahları süsleyen erik ve kiraz, fiyatlarıyla dikkati çekiyor. Gümrük maliyetleri ve lojistik süreçler nedeniyle ürünlerin etiket fiyatları yükseliyor. Seyfi Oral, fiyat tarifesini şöyle anlattı: "Gümrükten kendimiz alıyoruz. Bu aylarda aşeren müşterilerimiz oluyor, onlar için getiriyoruz. Fiyatı biraz yüksek. Kirazı 5’li paketler halinde bin liradan satıyoruz. Tanesine göre fiyat değişebiliyor, tanesi 200 ila 300 lira arasında. Erik ise 3 tanesi 750 lira. Tanesi yaklaşık 250 liraya geliyor" dedi. "Fazlasıyla talep var" Fiyatların yüksek olmasına rağmen talebin yoğun olduğunu dile getiren Oral, "Bu ürünler pahalı ama talep var. Hatta fazlasıyla talep oluyor. Neredeyse hiç ürün kalmıyor" diye konuştu. Düzce’de 12 ay boyunca bulunmayan meyveleri müşterilere sunmayı hedeflediklerini belirten Oral, "Müşterilerimiz her sezon Düzce’de bulamadığı her çeşit meyveyi bizde bulabilirler. Kışın erik, yazın da farklı meyveler getiriyoruz. Zahmetli oluyor ama her şeyi bulunduruyoruz" ifadelerini kullandı. Kış ortasında karpuz keyfi İthal ürünlerin yanı sıra Antalya’dan getirilen karpuzun da ilgi gördüğünü aktaran Oral, "Karpuzun tadı yaz aylarına göre daha lezzetli diyebiliriz. Şu anda kilosu 150 lira, bazen 100 liraya düşüyor. En fazla 150 liradan satıyoruz. Tanesi 700-800 liraya geliyor, bazıları 1000 lirayı buluyor. Yazın ise kilosu 10-15 lira arasında değişiyor" şeklinde konuştu.