EKONOMİ - 10 Ekim 2022 Pazartesi 10:16

Türkiye’nin et lezzetini yurt dışına taşıdı

A
A
A
Türkiye’nin et lezzetini yurt dışına taşıdı

Türk etinin lezzetini Almanya, İngiltere, Fransa ve İsviçre’ye taşıyan Boğa Burger Türkiye’de ikinci şubesini Bursa’da açtı.

Türk etinin lezzetini Almanya, İngiltere, Fransa ve İsviçre’ye taşıyan Boğa Burger Türkiye’de ikinci şubesini Bursa’da açtı. Firma sahibi Mehmet Şahin, Avrupa’da sattıkları ürünlerin tamamını Türkiye’den götürdüklerinin altını çizerken, önümüzdeki yıl Katar, Dubai, Özbekistan, Mısır, Suudi Arabistan’a da Türk lezzetini götüreceklerini söyledi.


Almanya’da 7 restoran olmak üzere İngiltere, Fransa ve İsviçre’den sonra Boğa Burger Türkiye’de ikinci şubesini Bursa Özlüce’de hizmete açtı. İlk şubesini haziran başında İstanbul Kağıthane’de açan firma, Nilüfer Özlüce’de müşterilerini farklı lezzetlerle ağırlayacakları burger ve steakhouse konseptli restoranı Bursalılarla buluşturdu. 2023 yılına kadar Türkiye’de 5 şubeye ulaşmayı hedefleyen firma, Katar, Dubai, Özbekistan, Mısır, Suudi Arabistan gibi ülkelerde de restoran açmak için alt yapı çalışmalarına başladı. Uzman kasaplar tarafından yöresinden alınan etler, yine profesyonel şefler tarafından taze ve doğal baharatlarla tatlandırılarak müşteriye sunuluyor.


"Alkolsüz konsept olarak çalışıyoruz"


Firma sahibi Mehmet Şahin, “Almanya’da 7 tane olmak üzere, İsviçre, Fransa, İngiltere’de restoranlarımız var. Buralarda alkolsüz konsept olarak çalışıyoruz. Avrupa’da yaptığımız bu çalışmalardan sonra Türkiye’de de Steakhouse açmaya karar verdik. İlk şubemizi haziran ayının başında İstanbul Kağıthane’de açtık. İkinci şubemizi de Bursa Nilüfer Özlüce’de açıyoruz. Markamızı konseptlere göre steakhouse ya da burger ve ya lunch üçü bir arada şeklinde açıyoruz” dedi.


"Balıkesir’den kıvırcık kuzu, Trakya’dan büyükbaş tercih ediyoruz"


“Bizim diğer steakhouselerden farkımız, biz etlerimizi uzman kasaplarımızla seçiyoruz. Balıkesir bölgesinden kıvırcık kuzu, Trakya tarafından da büyükbaş hayvanları tercih ediyoruz. Etlerimiz sert değil, yumuşak ve lezzetlidir. Çok profesyonel bir ekiple çalışıyoruz. Ekibimizle bu konuda çok iddialıyız” diyerek sözlerini sürdüren Şahin, “Yakında Katar, Dubai, Özbekistan, Mısır’da birer şube açmayı planlıyoruz. Şu an orada ekiplerimiz alt yapı çalışmalarını yapıyorlar. Türkiye’de de 2023 yılının sonuna kadar hedefimiz en az 5 şubeye ulaşmaktır” ifadelerini kullandı.


“Yurt dışına Türk et lezzetini ihraç ediyoruz”


Diğer yurt dışındaki restoranlara da Türkiye’den uzman kasapların seçtiği etlerin gönderildiğinin altın çizen Mehmet Şahin, “Oradaki tüm restoranlarımızda Türkiye’den giden etlerimiz satılıyor. Yurt dışındaki konseptlerde de buradan ürünler tasarlanıyor, orada hazır bir mağaza haline getiriyoruz. Bizim etlerimiz seçildikten sonra belli bir dinlenme süresi oluyor. Lezzeti yakalamamızdaki en büyük özelliklerden bir tanesi etin dinlenme süresinin doğru yapılmasıdır. Baharatların hepsini yöresel ve doğal şekilde kendimiz hazırlıyoruz. Baharatlar nerede yetişiyorsa, oradan taze alıyor ve hazırlıyoruz. Etin karışımını da kendimiz yapıyoruz. Mesela bizim köftemizde diğerlerine göre farklı. Köftenin en meşhur olduğu yerlerde bile farkımızı ortaya koyabiliyoruz. En önemli özelliklerimizden bir tanesi Avrupa’daki ve diğer ülkelerdeki işletmelerimize de eti ve lezzeti buradan göndermiş oluyoruz. Avrupa’daki dükkanlarda çok dolu ve işlerimiz çok güzel. Bunun nedeni de yerli ürünleri kullanıyor olmamızdır. Ürünlerimizin tadına bakanlar bir daha vazgeçemiyorlar” şeklinde konuştu.


Boğa Burger, kurdelenin kesilmesinin ardından hizmete açıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da başladı, Mogadişu’da devam ediyor Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Finans ve Bankacılık Bölümünden 2024 yılında birincilikle mezun olan Somalili öğrenci Siham Ali Hussein, Rektör Prof. Dr. Akın Levent’i makamında ziyaret etti. Lisans eğitimini Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinde tamamlayan Hussein, mezuniyetinin ardından bölüm öğretim üyelerinin kariyer planlaması ve yönlendirmeleri doğrultusunda Somali’nin başkenti Mogadişu’da Ziraat Katılım Bankasında göreve başladı. Çalıştığı kurum tarafından düzenlenen eğitim programı kapsamında İstanbul’a gelen Hussein, bu vesileyle Erzincan’a gelerek üniversitesini ve akademisyenlerini ziyaret etti. Ziyarette, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Finans ve Bankacılık Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Volkan Baysal da hazır bulundu. Mezun öğrenci Siham Ali Hussein, üniversitede aldığı eğitimin mesleki hayatına önemli katkılar sağladığını belirterek, EBYÜ’nün kariyer yolculuğunda kendisi için önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Rektör Prof. Dr. Akın Levent ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, üniversitenin uluslararası öğrencilere verdiği nitelikli eğitimin mezunlar aracılığıyla farklı ülkelerde karşılık bulmasının gurur verici olduğunu söyledi. Levent, mezunların kendi ülkelerinde ve uluslararası kurumlarda görev almasının, Türkiye’nin yükseköğretimdeki gücünü ve üniversitenin uluslararası akademik etkileşime katkısını ortaya koyduğunu kaydetti.
Ankara "Mehmet Akif İnan Ödülleri" sahiplerini buldu Mehmet Akif İnan Vakfı ile Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) tarafından düzenlenen 7’nci Mehmet Akif İnan Ödülleri hak sahiplerini buldu. Mehmet Akif İnan Vakfı ve Memur-Sen iş birliğiyle bu yıl 7’ncisi düzenlenen Mehmet Akif İnan Ödül Töreni programı, edebiyat, düşünce ve sendikal mücadele alanlarında önemli katkılar sunan isimleri bir araya getirdi. Programda, Türk şair, yazar, araştırmacı ve Memur-Sen’in kurucusu Mehmet Akif İnan’ın fikir dünyasını, mücadelesini ve bıraktığı mirası yaşatmak amacıyla çeşitli kategorilerde ödüller takdim edildi. Program kapsamında Mehmet Akif İnan’ın düşünce hayatına ve sendikal mücadele anlayışına vurgu yapıldı. "Mehmet Akif İnan abi, sendikal zeminde emeğin izzetini tahkim eden bir mefkurenin müellifiydi" Ödül töreninde açıklamalarda bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Mehmet Akif İnan’ın Türkiye için önemli bir edebiyat insanı olduğunu belirterek, "Mehmet Akif İnan abi, kalemiyle tefekkür eden, kürsüde sözü inşa eden, sendikal zeminde emeğin izzetini tahkim eden bir mefkurenin müellifiydi. Ardında bıraktığı, Hakk’a yaslanan bir mizan, ölçüsü olan bir tavır, edebi olan bir mücadele terbiyesiydi. Hakk’ı talep ederken dili kirletmeyen, adaleti savunurken ölçüyü zedelemeyen, haysiyeti pazara düşürmeyen bir sebat çizgisi oluşturdu. Bu akşam o mizanın huzurunda duruyoruz. Kendi sözümüzün ağırlığını, kendi tavrımızın istikametini, kendi mesuliyetimizin hududunu tartıyoruz. Zira bu terbiye, insanın iç nizamını da dünyanın hengamesini de aynı terazide okur. Mazlumun ahını duyan vicdanı diri tutar, zalimin kabalığı karşısında eğilmeyen vakar talim eder, hak hatırını her şeyin fevkinde görmeyi öğretir. Genel olarak büyüklerimizin ve özel olarak da Akif İnan abinin bizlere emanet ettiği çizgi, bugünün gürültüsü içinde sözü ve duruşu muhkem kılan bir muhasebe kapısıdır. İçinden geçtiğimiz zaman, bu muhasebeyi daha ağır ve daha zaruri kılıyor" diye konuştu. "Hakemlik iddiasındaki yapıların tarafsızlığını kaybettiği bir dünyada; güçlü olmak bir mecburiyettir" Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle birlikte gençlerin vizyonunu daha da üst sıralara çıkaracaklarının altını çizen Bakan Tekin, "Kontrol ve denge mekanizmalarının zayıfladığı, hakemlik iddiasındaki yapıların tarafsızlığını kaybettiği bir dünyada güçlü olmak bir mecburiyettir. Bu güç, zulmetmenin imkanı değil; zulümden korunmanın, haysiyeti muhafaza etmenin, hakkı savunmanın dayanağıdır. Kendi güvenliğimiz kadar, mazlumların hukukuna omuz verebilmenin de şartıdır. Bu yüzden teknolojide güçlü, ilimde güçlü, stratejik akılda güçlü, en önemlisi maneviyatı güçlü nesiller yetiştirmek zorundayız. Dünyayı bilen ama kendini de bilen; kökünü inkar etmeden ufkunu büyüten, tarihini ve kültürünü bir hamaset malzemesi değil, bir istikamet kaynağı olarak taşıyan bir nesil yetiştirmek zorundayız. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, işte bu nesli yetiştirecek modeldir" şeklinde konuştu. "Mehmet Akif İnan, Türkiye’nin emek tarihine yön veren kurucu akıldır" Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise, Mehmet Akif İnan’ın sadece bir fikir adamı olmadığını, sendikalaşmanın kurucusu olduğunu da ifade ederek şunları söyledi: "Mehmet Akif İnan, yalnızca bir edebiyatçı değildir. O; şair, yazar, öğretmen, sendikacı, fikir ve aksiyon adamıdır. Tüm bu vasıfları tek bir kimlikte buluşturmuş, aydın sorumluluğuyla hareket etmiş bir münevverdir. Anadolu’nun vicdanından süzülüp gelen bir duruşun adı, isminin hakkını veren, medeniyet davamızın yiğididir. ‘Hiçbir ülke, yeniden ayağa kalkma potansiyeline bizim kadar sahip değildir’ derken, bu millete özgüven aşılayan, inancı dirilten bir öncüdür. Türkiye’nin emek tarihine yön veren, sendikal dünyaya Eğitim Bir-Sen’i, Memur-Sen’i armağan eden kurucu akıldır. Emek, ekmek ve medeniyet mücadelemizde, sivil toplum alanında attığımız her adımı haykırıyoruz. Hamdolsun bugün çatısı altında bulunduğumuz Memur-Sen kurucu liderinin vasfıyla kuşanmış, bir sendikadan fazlası olmayı kendine şiar edinmiş bir örgütlenmedir. Dün, milletin tepesine çöken yasakçılara, başörtüsünü turnikelerde boğmak isteyenlere, 28 Şubat’ın hadsizliğine, 27 Nisan’ın aymazlığına, 15 Temmuz’un hainliğine karşı ‘pabuç o kadar ucuz değil’ diyerek bir yumruk gibi meydanlara indiysek, biliniz ki bu duruşun arkasında, mayası yerli, mefkuresi milli Akif İnan’ın halis fikirleri vardı." Tören kapsamında ödül hak sahiplerinin isimleri ve aldıkları ödüller ise şöyle: "Dr. Dilek Gürsoy - Jüri Özel Ödülü, Prof. Dr. Mustafa Büyükada - Çalışma Hayatı ve Emek Ödülü, Tahta Kılınç - Başarı ve Teşvik Ödülü, Ebubekir Eroğlu - Kültür Sanat Edebiyat Ödülü, Prof. Dr. Bekir Karlığa - Üstün Hizmete Vefa Ödülü, Sumud Filosu - Uluslararası Değer Ödülü." Eğitim, kültür ve sendikal alanda emek veren kişi ve kuruluşların ödüllendirildiği programa, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, ÖSYM Genel Başkanı Bayram Ali Ersoy ile sendika üyeleri katıldı. Program, ödül töreninin ardından hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.