SAĞLIK - 08 Şubat 2026 Pazar 09:40

Akciğer sağlığı için önemli 10 gıda

A
A
A
Akciğer sağlığı için önemli 10 gıda

Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Güngör, insan vücudunun yiyecekleri yakıt olarak kullandığını ifade ederek akciğer sağlığı için taze sebze ve meyve yemenin önemli olduğunu söyledi.


İnsan vücudunun yiyecekleri yakıt olarak kullandığını ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Güngör, "Gıdaların vücutta yakıta dönüştürülmesi sürecine metabolizma denir. Oksijenle beraber işlenen gıdaların doğru metabolize olması için sağlıklı solunum sistemine ihtiyacı vardır. Sağlıklı ve çeşitli seçilen besinler ile oluşturulan dengeli bir beslenme planı sağlıklı nefes almayı ve akciğer sağlığını korumayı destekler.


Karbonhidratlar metabolize olurken daha çok, yağlar ise daha az karbondioksit üretirler. Bu sebeple solunum sıkıntısı yaşayan kişilerin daha düşük karbonhidratlı ve daha yüksek yağlı diyet uygulamaları daha rahat nefes almalarını sağlar. Akciğer sağlığını korumak için, taze meyve sebze tüketimi, antioksidanlardan zengin vitamin-mineral alımı, yeterince sıvı tüketimi ile ideal kilonun korunması önemlidir" diye konuştu.


Medicana Bursa Hastanesi Diyetisyen Hande Güngör, akciğer sağlığı için 10 besin grubunu şöyle sıraladı;


"Lif bakımından zengin olan arpa, yulaf ve mercimek gibi gıdalar, B vitamini, magnezyum, selenyum ihtiva eder. Bu gıdalar akciğer sağlığını destekler. Taze sebzeler, yüksek lif ve flavanoid içeriği sayesinde akciğer fonksiyonunu iyileştiren pancar, biber, kabak, domates, kırmızı lahana, pazı gibi besinlerin aynı zamanda KOAH ve akciğer kanseri riskini azalttığı tespit edilmiştir. Taze meyveler, özellikle elma, yaban mersini gibi yüksek antosiyanin ile akciğerlerin oksidatif hasardan korunmasına katkı sağlar. Fonksiyonel gıdalar, yüksek antioksidan, antiinflamatuar içerikleri ile zerdeçal, yeşil çay, kahve ve kakao gibi gıdalar damar sağlığına katkıda bulunarak akciğer fonksiyonları üzerinde olumlu etki gösterir. Omega-3 kaynağı besinler, hamsi, sardalya, deniz somonu gibi besinlerin kaynakları olan omega-3 ün yeterli alımı, hava yolu damar geçirgenliğini arttırarak akciğer sağlığını korur. Kuruyemişler, özellikle selenyumun en zengin kaynaklarından olan brezilya cevizi, yüksek antioksidan içeriğiyle solunum ve vücut direnci fonksiyonlarını iyileştirici etki gösterdiği bilinmektedir. Yoğurt, kalsiyum, fosfor ve selenyum açısından zengin olması sebebiyle KOAH riskini azalttığı tespit edilmiştir. Zeytinyağı, yüksek polifenol içeriği ile akciğer fonksiyonlarının bozulmasıyla seyreden solunum hastalıklarına karşı koruyucu olduğu ifade edilmiştir. Antioksidan yönünden zengin vitaminler ve mineraller, yüksek antioksidan etki gösteren C ve E vitaminin yeterli alımı akciğer fonksiyonunu destekler. Su, akciğer fonksiyonlarının sürdürülmesi için önemli bileşenlerden olan mukus yapısının korunması için yeterli miktarda su gerekir. Kilo başına 30-33 miligram su tüketimi kişinin günlük sıvı ihtiyacını karşılamasını sağlar. İdeal kiloyu koruyarak dengeli ve yeterli bir beslenme planı uygulayan kişilerin hastalık riski azalır, enfeksiyonlara karşı direnci artar, vücut direnci sistemi güçlenir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Anadolu Üniversitesi ile AFSÜ arasında akademik iş birliği Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan’ı ziyaret etti. Ziyaret kapsamında, Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi bünyesinde kurulan "İlaç Araştırmaları, Biyoyararlanım/Biyoeşdeğerlik ve Faz 1 Klinikleri Uygulama ve Araştırma Merkezi (PharmAFSU)" ile yürütülecek yeni ilaç geliştirme çalışmalarına ilişkin akademik iş birliği protokolü imzalandı. İmzalanan protokol doğrultusunda Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğretim üyeleri tarafından yürütülen araştırmalar sonucunda geliştirilecek ilaç adayı moleküller, PharmAFSU altyapısında preklinik ve Faz I klinik çalışmalara dahil edilecek. Böylece, üniversiteler arası bilimsel güç birliğiyle milli ilaç geliştirme sürecine önemli bir katkı sağlanması hedefleniyor. İki üniversite arasında geçtiğimiz aylarda başlatılan ilk ortak proje kapsamında ise alzaymır hastalığına çare olabilecek yeni ilaç adayı moleküllerin geliştirilmesine yönelik çalışmaların yürütüldüğü belirtildi. Proje kapsamında, akademik bilgi birikimi ile ileri araştırma ve klinik altyapının bir araya getirilmesiyle yenilikçi ve özgün sonuçlar elde edilmesi amaçlanıyor. İki üniversite arasındaki akademik iş birliğinin uzun vadede güçlendirilmesi ve kurumsal bir zemine oturtulmasının hedeflendiği protokol kapsamında ortak araştırma projelerinin artırılması, yüksek lisans ve doktora düzeyinde tez çalışmalarının birlikte yürütülmesi, akademisyen ve araştırmacıların karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımının teşvik edilmesi planlanıyor. Protokol çerçevesinde üniversitelerin araştırma altyapılarının ortak kullanımı, nitelikli bilimsel yayınların üretilmesi ve ilerleyen süreçte başta TÜBİTAK ve Avrupa Birliği projeleri olmak üzere ulusal ve uluslararası fon kaynaklarına birlikte başvurulması amaçlanıyor.
Eskişehir GSF öğrencileri ISF Dijital Sanatlar Akademisi Animasyon Kampı’na katıldı Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü öğrencileri, sevilen çizgi film serisi Rafadan Tayfa’nın yapımcısı ISF Stüdyoları tarafından Ankara’da düzenlenen "Dijital Sanatlar Akademisi Animasyon Kampı"na katıldı. Üç gün süren kamp kapsamında öğrenciler, animasyon üretim sürecinin temel aşamalarını yerinde gözlemleme, takım çalışması becerilerini geliştirme ve profesyonel bir stüdyo ortamını deneyimleme fırsatı buldu. Program; kayıt işlemleri, tesis tanıtımı ve oryantasyonun ardından gerçekleştirilen takım çalışması ve iletişim odaklı etkinliklerle başladı. İlk gün yapılan uygulamalarda öğrencilerin birlikte çalışma, hızlı problem çözme ve koordinasyon becerilerinin geliştirilmesi hedeflendi. Günün sonunda düzenlenen "Sönmeyen Kamp Ateşi" başlıklı etkinlik ise öğrenciler ile eğitmenler arasındaki etkileşimi güçlendiren bir paylaşım ortamı sundu. Kampın ikinci günü, öğrencilerin ilgi alanlarını ve mesleki hedeflerini paylaştıkları etkileşimli oturumla başladı. Günün devamında ISF Stüdyoları uzman ekipleri tarafından stüdyo bünyesinde yürütülen çizgi film yapım süreçlerine ilişkin kapsamlı bir eğitim gerçekleştirildi. Preprodüksiyon, prodüksiyon ve post-prodüksiyon başlıkları altında sunulan eğitimlerde; hikâye geliştirme, karakter tasarımı, storyboard, animasyon teknikleri, kurgu ve ses tasarımı gibi temel konular ele alındı. Soru-cevap formatında ilerleyen oturumlarda öğrencilerin profesyonel bir animasyon stüdyosundaki üretim süreçlerine ilişkin merak ettikleri başlıklar ayrıntılı biçimde değerlendirildi. Animasyon Kampı’nın son günü, öğrencilerin etkinlik süresince edindikleri kazanımların değerlendirildiği ve gelecek planlarını paylaştıkları bir oturumla başladı. Program, katılımcılara sertifikalarının takdim edilmesiyle sona erdi. Kamp süresince öğrenciler; sektörel üretim süreçlerini yakından tanıma, takım çalışması deneyimi kazanma, profesyonel stüdyo işleyişini gözlemleme, kariyer hedeflerine yönelik geri bildirim alma ile iletişim ve odaklanma becerilerini geliştirme imkânı elde etti. Anadolu Üniversitesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümü, öğrencilerinin üretim becerilerini güçlendirmek ve sektörle etkileşimlerini artırmak amacıyla akademik ve sektörel iş birliklerini desteklemeye devam edecek.
İstanbul Antika mezatlarında ‘canlı yayın’ tuzağı: Dolandırıcılar gece yarısı mesai yapıyor Ümraniye’de antikacılık yapan Cengiz Batkitar, son dönemde sosyal medya üzerinden yapılan antika mezatlarında türeyen yeni nesil dolandırıcılık yöntemine karşı vatandaşları uyardı. Canlı yayınları gizlice takip eden dolandırıcıların, müşteri bilgilerini ele geçirerek esnaftan önce iletişime geçtiğini belirten Batkitar, "Gecenin 4’ünde ’acil ödeme’ diyerek para istiyorlar, ’bende hazırda 100 tane daha IBAN var’ diyerek dalga geçiyorlar" dedi. Pandemi süreciyle birlikte ivme kazanan sosyal medya canlı yayın satışları, dolandırıcıların yeni hedefi haline geldi. Ümraniye’de uzun yıllardır antika sektöründe faaliyet gösteren Cengiz Batkitar, düzenlenen canlı yayınlara anonim bir şekilde giren dolandırıcı hesapların, müşterilere kendilerini "resmi hesap" gibi tanıtarak binlerce liralık vurgun yaptığını anlattı. Esnafın henüz listeleri hazırlamadığı saatlerde dolandırıcıların müşteriye çoktan ulaştığını söyleyen Batkitar, şahısların "indirim" veya "acil durum" diyerek hızlıca para toplayabildiğini ifade etti. Hem esnafı hem de koleksiyonerleri mağdur eden dolandırıcılık yöntemine karşı uyarılarda bulunan Batkitar; müşterilerin bu tarz bir canlı yayın alışverişinin ardından mutlaka yetkili satıcıyı araması ve teyit almadan kesinlikle ödeme yapmaması gerektiğini vurguladı. "Canlı yayına giren müşterilerin iletişim numaralarının ve adreslerinin olması zorunlu" Canlı yayınlardaki mezat sürecinin işleyişine dair bilgi veren Cengiz Batkitar, dolandırıcıların yayınlarda izlediği yöntemi, "Instagram canlı yayınlarında genelde bir ürün sahneye koyuluyor ve ürünün bilgileri aktarılıyor. Müzayede şeklinde alt limit fiyat koyulabilir ya da sıfırdan açılabilir, ürün kendi değerini bulur ya da bulmaz, artık o sürecin gidişatına bağlı. O noktanın altında kalan son pay’i, yani ödemeyi veren müşteriye ürün satılmış oluyor. Tabii ki canlı yayına giren müşterilerin iletişim numaralarının ve adreslerinin de olması zorunlu; aksi takdirde pay’ler kabul görmez. Ama dolandırıcılar onlara nasıl ulaşıyorlar, bunu biz de anlamış değiliz" şeklinde anlattı. "Esnaftan daha erken davranıp gecenin 4’ünde yazıyorlar" Dolandırıcıların profesyonel bir takip sistemi kurduğunu ifade eden Batkitar, müşterilerden para isteme sürecin işleyişini şu sözlerle aktardı: "Canlı yayını takip eden kötü niyetli dolandırıcılar, yayın içerisinde alınan ürünleri orada seyrederek tespit ediyor. Müşteri bir ürünü sormuşsa, sayfadan kontrol etmiş ya da müşterinin oradaki yazışmasını takip edebilmişse eğer orada o ürünün ne olduğunu buluyor. Ardından yayında kaç paraya yazıldığını ve oradaki sürecin nasıl yürüdüğünü gördüğü zaman da bu sefer ilk iş müşteriye ulaşıyor ve gece de olsa esnaftan daha önce davranıyor. Esnaf çünkü büyük ihtimalle listeleri ancak ertesi gün hazırlayıp iletebilecek; dolayısıyla o daha erken davranıyor. Ben ’Bir hastaya ön ödeme yardım yapacağız, mümkünse bir kısmını gönderin’ diye gecenin 4’ünde müşteriye yazdıklarına bile şahit oldum." "Dolandırıcılara ’Bu yaptığınız insanlığa sığmaz’ diyoruz, ’Bizimki hastalık, alıştık bırakamıyoruz’ diyorlar" Sistemin büyük bir mağduriyete neden olduğunu ve dolandırıcıların bu durumu pişkinlikle karşıladığını belirten Batkitar, "Burada gerçekten 10 bin, 20 bin, 50 bin, 100 bin gibi ciddi rakamlardan söz ediyoruz. Bu da totalde baktığınız zaman büyük bir mağduriyete neden oluyor. İki taraf da para almadı, iki taraf da para vermedi ama ortada alınmamış ürünün parasını göndermesi gereken bir esnaf var; bu çok büyük bir mağduriyet. Tespit ettiğimiz bazı numaralar oluyor ve diyoruz ki mesela, ’Bu yaptığınız insanlığa sığmaz’. Ve ben şuna şahit oldum, ’Bizimki hastalık, alıştık bırakamıyoruz’ diyorlar. Hatta dalga geçiyorlar, ’Bende hazırda 100 tane daha IBAN var’ diye. Kiminle nasıl muhatapsınız herkes şaşırmış durumda" ifadelerini kullandı. "Esnafın sesini duymadan, teyit almadan ödeme yapmayın" Antika severlerin mağdur olmaması için dikkat etmesi gereken noktaları sıralayan Batkitar, müşterileri ve koleksiyonerleri şu sözlerle uyardı: "Bütün meslektaşlarıma ve aynı zamanda müşterilerime de tavsiyem, mutlaka oradaki tek yetkili iletişim numarasını teyit etmek için arayın. Oradaki esnafın sesini duyun ya da ürünün resmini isteyin, mutlaka bir teyit alın. Gerekiyorsa gidin bir çayını için ve bu süreci kendisinden öğrenin, ürünü yakından görün. Mümkün mertebe emin olmadığınız, ilk defa alışveriş yapacağınız sayfalara kesinlikle hemen para gönderimi yapmayın. Hem müşteri açısından hem esnaf açısından teyit almak kesinlikle çok önemli."