GÜNDEM - 08 Şubat 2025 Cumartesi 22:04

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Bozbey: "Konut hakkı temel bir insan hakkıdır"

A
A
A
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Bozbey: "Konut hakkı temel bir insan hakkıdır"

Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Kent Konseyi, Bursa Planlama Ajansı ve Yerel Reform Girişimi Derneği iş birliğiyle düzenlenen "Yerel Reform Buluşmaları" panelinde konut meselesi tüm boyutlarıyla ele alındı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, "Konut hakkı, tıpkı eğitim ve sağlık gibi temel bir insan hakkıdır" dedi.


Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Yerel Reform Buluşmaları" paneline Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve bakanlık görevlerinde bulunan Yerel Reform Girişimi Derneği Başkanı Murat Karayalçın, CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Kent Konseyi Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Gül Sayan Atanur, kamu kurum ve kuruluşları ile STK’lar, akademisyenler ve vatandaşlar katıldı.



"Konut, insan onuruna yakışır bir yaşamın temelidir"


Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, panelin açılış konuşmasında konut hakkının temel bir insan hakkı olduğunu vurgulayarak, sağlıklı, güvenli ve erişilebilir bir konutta yaşamanın insan onuruna yakışır bir hayatın temeli olduğunu belirtti. "Konut, yalnızca dört duvar ve bir çatıdan ibaret değildir" diyen Başkan Bozbey, "Konut, bir insanın yaşamını sürdürebileceği, güven içinde yaşayabileceği, çocuklarını büyütebileceği, mahallesinde kök salabileceği bir yuva demektir" ifadelerini kullandı.



"Konut, ticari bir meta haline getirilemez"


Konutun ticari bir meta haline getirilmesini eleştiren Başkan Bozbey, "Anayasa’mızın 57. Maddesi, devletin konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alması gerektiğini ifade ederken, Birleşmiş Milletler ise konutu, ’Yaşamaya elverişli, insana yakışır ve erişilebilir bir hak’ olarak tanımlıyor. Ancak ne yazık ki bugün ülkemizde, barınma hakkının temel bir insan hakkı olmaktan çıkıp yalnızca belirli bir kesimin erişebildiği bir lüks haline geldiğini görüyoruz. Sosyal konut yetersizliği, plansız yapılaşma ve yaşam şartlarının ağırlaşması, özellikle dar gelirli vatandaşlarımız için konut edinmeyi zorlaştırmaktadır. Oysa konut hakkı, tıpkı eğitim ve sağlık gibi temel bir insan hakkıdır ve yalnızca alım gücü yüksek olanların erişebildiği bir ayrıcalığa dönüşmesini kabul etmiyoruz" diye konuştu.



"Konut meselesi, sosyal bir hak olarak ele alınmalıdır"


"Ekonomik kriz, enflasyon ve kentsel dönüşüm süreçlerindeki adaletsizlikler nedeniyle konuta erişimin her geçen gün daha da kısıtlandığını" belirten Başkan Bozbey, "Ev sahibi olmak bir ayrıcalığa, kiracı olmak ise bir belirsizliğe dönüştü. Günümüzde kira fiyatlarının hızla yükseldiği, insanların yaşadığı mahallelerden uzaklaşmak zorunda kaldığı, güvencesizliğin hakim olduğu bir tablo ile karşı karşıyayız. İşte tam da bu yüzden konut meselesi piyasa dinamiği olmaktan çıkarılıp, sosyal bir hak olarak ele alınmalıdır. Kentler çıkar amaçlı değil, insan için, yaşam için, gelecek için planlanmalıdır" dedi.


Yerel yönetimlerin konut politikalarında önemli rol oynadığını da belirten Bozbey, "Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak konut politikalarını adil, erişilebilir ve sürdürülebilir bir zemine oturtmak için çalışıyoruz. Bursa’mız, Türkiye’nin en hızlı büyüyen kentlerinden biridir. Bu büyümenin planlı bir şekilde gerçekleştiğini söylemek mümkün değil. Maalesef ki bizim kentimizde de kaçak yapılaşma oranı oldukça yüksek. Bugüne kadar bütüncüllükten uzak ele alınan kentsel dönüşüm politikaları, yeşil alanların ve sosyal donatı alanlarının yetersizliği, sağlıklı konutlara erişimi zorlaştırmıştır" dedi.



"Kentsel dönüşüm süreçleri şeffaf ve katılımcı bir anlayışla yürütülmeli"


Kentsel dönüşüm süreçlerinin şeffaf ve katılımcı bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Bozbey, "Kentimizin geleceğini planlarken, dönüşüm süreçlerini şeffaf ve katılımcı bir anlayışla yürütmek zorundayız. İnsanları mağdur eden, onları yaşadıkları yerlerden koparan yaklaşımlar yerine, herkesin hakkını koruyan, sosyal adaleti gözeten bir dönüşüm anlayışını hayata geçirmeliyiz. Bursa’mızda da Doğanbey TOKİ konutları gibi kötü örnekler var. Biz, kent dokusunu ve yaşam kalitesini göz ardı eden projelere geçit vermemeye kararlıyız" şeklinde konuştu.


Konut üretirken göz ardı edilemeyecek en önemli gerçeğin deprem olduğunu hatırlatan Başkan Bozbey, "Bursa, birinci derece deprem kuşağında yer alıyor ve bu bilinçle hareket etmek zorundayız. Yeni konut üretiminde depreme dayanıklılığı esas alıyor, mevcut yapı stokunu güçlendirmek için çalışmalar yürütüyoruz. Mahallelerin yok edilmediği, doğanın ve kültürel mirasın korunarak büyüdüğü bir Bursa hayal ediyoruz. Ve bu hayali gerçekleştirmek için kentimizin tüm dinamikleriyle birlikte çalışıyoruz" dedi.



"Yeni Batıkent’lere ihtiyaç var"


Yerel Reform Girişimi Derneği Kurucu Başkanı Murat Karayalçın, Türkiye’nin konut sorununa dikkat çekerek, "Yeni Batıkent’lere, yeni Dikmen Vadilerine ihtiyaç var" dedi. Karayalçın, "Türkiye bir konut krizi yaşıyor. Bu kriz, enflasyonun temel taşıyıcısı haline geldi" derken, konut sorununa çözüm olarak kentsel toprak reformunun yapılması ve yeni bir kentleşme siyasetinin izlenmesi gerektiğini vurguladı.



"Dar gelirli aileler için yeterli konut üretimi yok"


TOKİ’nin dar gelirli aileler için yeterli konut üretimi yapmadığını belirten Karayalçın, "TOKİ’nin toplam imalatının sadece yüzde 3’ü dar gelirli ailelere veriliyor. Türkiye’de konut piyasasında sadece toplumun yüzde 35’i için üretim yapılıyor" diye konuştu.



"Konut hakkı, toplumsal adaleti güçlendirir"


Bursa Kent Konseyi Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Gül Sayan Atanur da konut hakkının sadece fiziksel bir barınma ihtiyacını karşılamakla sınırlı olmadığını belirterek, "Konut hakkı aynı zamanda bireylerin yaşam kalitesini artıran, toplumsal adaleti güçlendiren ve sürdürülebilir kentleşmenin temelini oluşturan bir haktır" dedi. Atanur, konut hakkının kolektif bir sorumluluk olduğunu ve çözüm için işbirliği gerektiğini vurguladı.


Konuşmaların ardından program panelistlerin sunum ve konuşmalarıyla devam etti.



Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Bozbey: "Konut hakkı temel bir insan hakkıdır"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Kar yağışı sonrası kışlık araç bakım yoğunluğu arttı Gaziantep’te kar yağışıyla birlikte araçların kışlık bakımı için servislere akın eden sürücüler yoğunluğa neden oldu. Beklenen kar yağışının başlamasıyla birlikte sürücüler servislere akın etti. Sabah saatlerinden itibaren oluşan yoğunluk, birçok sürücünün kış lastiği kavramını yanlış yorumladığını ve sadece kar yağdığında takılması gerektiğini düşündüğünü ortaya koydu. Gaziantep’te kış mevsimi öncesinde araçlarının kışlık bakımını yaptırmayan ve kar yağışının ardından sorun yaşayan sürücüler, araçların kışlık bakımı için servislerin yolunu tuttu. Kış mevsimine girilmesine rağmen sürücüler araçların kışlık bakım işlemini kar yağışına kadar erteledi. Bu durum kar yağışının ardından oto tamir servislerinde yoğunluğa neden oldu. Hem araçlarının kışlık bakımını yaptırmak için gelenler hem de kar yağışının ardından yollarda oluşan buzlanma nedeniyle meydana gelen kazalarda araçları hasar gören sürücülerin oto servislerin yolunu tutmasıyla ustalar, talebe yetişmekte zorlandı. Oto sanayilerde kar mesaisi Gaziantep’te etkili olan kar yağışı ve yollarda yaşanan buzlanma kazaları da beraberinde getirdi. Kış lastiği takmayan ve araçlarının kışlık bakımını yaptırmayan sürücüler trafik kazalarına neden oldu. Bu durum özellikle oto sanayilerde ve servislerde yoğunluk yaşanmasına yol açtı. Oto sanayicilerin yoğun mesaisi sürerken, ustalar sürücülerin antifriz ve lastik bakımının yapılması gerektiği konusunda uyardı. Kış mevsimine girilmesi ve kar yağışı kışlık araç bakımının önemi arttı. Kar yağışının yoğunluğu arttırdığı oto tamircilerde ustalar, antifriz ve lastik bakımının yapılmasının önemine değindi. Rutin bir kışlık araç bakımının maliyetinin de ortalama 5-6 bin TL arasında olduğunu belirtiyor. Oto sanayilerde araç tamiri yapan ustalar araçların kış bakımlarının aksatılmaması gerektiğini söyledi. Kar yağışının ardından araç bakımlarında yoğunluk oluştuğunu belirten oto servis yetkilisi Hayri Çekiç, bakımı yapılmayan araçlarda 120 bin TL’ye kadar masraf riski olduğunu ifade etti. Periyodik motor yağı bakımı, antifriz ölçümü ve akü kontrolünün önemini vurgulayan Çekiç, çok basit bakımların büyük masraflardan kurtaracağını belirterek, "İnsanlar artık meteorolojiden hava durumunu yakından takip ediyorlar. Tabi bunun yanında genelde kar yağdığı zaman vatandaşlarımızın mağdur olmaması için araçlarında mutlaka kar ve kış lastikleri, zincirler, çelik halat, yol yardımcısı ve akü takviyesi gibi önemli malzemeleri bulundurması daha iyi olur. Çünkü bu malzemeler kişi aracıyla yolda kalındığı zaman bu hava şartlarında bizimde sürücülere ulaşmamız geç olur. Sürücüler donma riskine karşı, aracının ve kişinin kendisi zorda kalmaması için bu malzemeler önemlidir" dedi. Kış aylarında araçların sağlıklı ve güvenli bir şekilde çalışabilmesi için düzenli bakım yapılmasının gerekliliğine dikkat çeken Çekiç, "Araçların rutin genel bakımlarını, hasarlarını garantili bir şekilde yapıyoruz. Araçların genelde kışlık bakımları oluyor. Bu bakımların rutin olarak düzenli kilometrede yapılması lazım. Araçların bakımları yapıldığı zaman motor daha uzun ömürlü ve daha performanslı olur. Çünkü bu bakımlar hayatı önem taşıyor. Bu bakımlar yapılmadığı zaman 5-7 bin TL civarında olan rakamlar 70 ile 120 bin TL gibi rakamları bulur. Onun için araçların bakımının düzenli olması lazım" şeklinde konuştu. Araçların sağlıklı bir şekilde çalışabilmesi için periyodik olarak motor yağı bakımı, antifriz ölçümü ve akünün kış şartlarına uygun olup olmadığının kontrol edilmesi gerektiğini belirten Çekiç, bu bakım işlemlerinin sadece aracın sorunsuz çalışmasını sağlamakla kalmayıp aynı zamanda da oluşabilecek maddi zararları önlediğini belirtti. Ayrıca, güvenli bir sürüş deneyimi için lastik seçiminden fren sistemine kadar birçok faktörün göz önünde bulundurulması gerektiğini de ifade eden Çekiç, kışlık bakımı yapılmayan bir aracın ilerleyen dönemlerde daha fazla masraf çıkarabileceğini de sözlerine ekledi. Aracının kışlık bakımını yaptıran Mustafa Erdoğan ise, "Aracımın kışlık bakımlarını yaptırmaya geldim. Malum kış mevsimi ve araca daha güvenli binmek için bakımlarımızı yapmak zorundayız. Özellikle de kış lastiklerimize özen gösterelim. Aracımızın bakımlarına özen gösterelim. Yolda kalmamak için aracımızın bakımlarına özen gösterirsek daha keyifli bir sürüş yaşayabiliriz" diye konuştu.