GÜNDEM - 05 Mayıs 2026 Salı 13:17

Bursa Milletvekili Mesten’e hem destek hem tehdit

A
A
A
Bursa Milletvekili Mesten’e hem destek hem tehdit

Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım sonrası hem tebrik hem de tehdit mesajları aldığını belirten AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten, "Sokakta hiçbir başıboş köpek kalmaması hedefi konulmasına rağmen, hiçbir kurum ve belediye bunun önüne geçemiyor. Köpek ise tabiatı gereği çoğaldıkça çeteleşiyor. Kendisinden daha zayıf gördüğü özellikle çocuklara, yaşlılara, kadınlara saldırıyor. Onun doğası, köpeğe söyleyecek bir sözümüz yok. Ancak, hayvanseverlik adı altında bu işten rant devşiren bir kesim olduğunu ne yazık ki görüyoruz. Milletimiz buna çok ciddi bir tepki gösteriyor. Halkın arasında çekilmez bir boyuta geldi. Ancak öncelikle bizim dilimizi düzeltmemiz gerekiyor. Köpek, ’it’tir. ’can dost’ veya ’patili dost’ değildir. Nasıl bir inekten, kuzudan, koyundan ya da başka bir hayvandan bahsederken ‘dostumuz’, ‘yavrumuz’, ‘evladımız’ demiyorsak, buna bu ismi vermiyorsak, köpeğe de köpek ismi vermek ne hakarettir ne de ona olumsuz yaklaşmaktır" dedi.


AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten, sosyal medya üzerinden ’Önce zihnimizi, dimağımızı, dilimizi necasetten taharet ile temizleyelim’ başlığı yaptığı paylaşım dikkat çekti. Paylaşımında Mesten şu cümlelere yer verdi;


"Can dost, çocuk değil, köpek/it. Hayvansever değil köpeksever/mizantrop. Mama değil hayvan yemi/yal. Hayvan hakları değil hayvanları koruma. Mama lobisi değil köpekçi terörü. Türkiye, köpekçi terörüne teslim olmayacak!"


Milletvekili Mesten tarafından yapılan bu açıklamanın ardından birçok kişi hem tehdit, hem de tebrik yorumları yaptı. Bunun üzerine bir açıklamada bulunan Mesten, "Bilindiği gibi uzun süredir ülkemiz, milletimiz başıboş sokak köpekleriyle uğraşmakta, başı dertte. Bununla ilgili yaklaşık iki yıl önce sokakta hiçbir köpek kalmaması amacıyla bir kanun çıkarıldı. Meclisimiz tarafından ve yönetmelik yayınlanmak suretiyle belediyelere ve ilgili devlet kurumlarına yetki ve görev verilmek suretiyle sokakta hiçbir başıboş köpek kalmaması hedefi konulmuş idi. Ancak bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki sokakta başıboş köpekler halen devam ediyor. Köpek tabiatı gereği çoğaldıkça çeteleşiyor. Kendisinde daha zayıf gördüğü özellikle çocuklara, yaşlılara, kadınlara saldırıyor. Onun doğası, köpeğe söyleyecek bir sözümüz yok. En son dört gün önce malumunuz Van’da Hamza evladımızı söylemeye dilimiz varmıyor. Parçalamayı geçtik, açıkça çocuğu yemiş köpekler. Kalan parçalarını aile derleyip toparlayıp bir sandukanın içerisine koymak zorunda kaldı. Bu manzara tek değil. Bu gidişle tek de olmayacak, devam da edecek. Nitekim iki gün önce de yine bir amcamıza saldırdı. Allah’tan ölüm vakası olmadı. Şöyle bir göz gezdirdiğimizde her yıl yaklaşık 100 kişi bu sokak başıboş köpekleri yüzünden hayatını kaybediyor. Gerek sebep oldukları trafik kazaları gerek doğrudan saldırmaları sebebiyle, kuduzdan, kazalardan ve diğer şartlardan dolayı pek çok evladımızı da kaybettik. İşte Mahra hadisesini hatırlayacaksınız, çok ses getirmişti. Ve zaten o olay üzerine bu kanun çıkartıldı. Yine Tunahan evladımız var. Saymaya kalksak yüzlerce sayacağız. Bunun dışında köpekler aşı, hijyen, ilaç ve diğer konulardan da mahrum oldukları için hakikaten sokaklarda, çarşılarda, caddelerde mikrop saçıyorlar, mikrop yuvaları" dedi.



"Milletimiz bu durumdan rahatsız"


Köpekler sebebiyle insanların rahat hareket edemediğini belirten Mesten, "Parkları işgal ediyorlar. Çocuklarımız parklara gidemiyor. Milletimiz bundan kurtulmak istiyor. Ancak ne yazık ki hayvanseverlik adı altında bu işten rant devşiren bir kesim olduğunu ne yazık ki görüyoruz. Milletimiz buna çok ciddi bir tepki gösteriyor. Halkın arasına indiğimizde, köyde, mahallede, çarşıda, bizzat kendi yaşadıklarımıza da buna ilave edersek çekilmez bir boyuta geldi. Ancak bu benim paylaşımımda da bahsettiğim mama lobisi değil, köpekçi terörü lobisi. Çok etkili olduğu için insanları da maalesef korkutmaktadırlar. Zehirli, necis dilleriyle, çocukları savunan, sokaklarda çocuklarımızın, insanımızın güvenliğini savunan insanlara, devlet yöneticilerine, belediyelere saldırmakta, hakaret etmekte, beddualar etmektedirler. Ben de bir baba olarak, bir milletvekili olarak, milletimizden yetki almış, milletimizin sesini duyurmakla görevli olan bir vatandaş olarak buna kayıtsız kalamazdım" dedi.



"Milli güvenliğimizi ilgilendiren, Türk aile yapısını da hedef alan büyük bir terör organizasyonu"


Yaptığı paylaşımla birçok şeyi açıklamaya çalıştığını belirten Mesten, "Öncelikle kavram konusuna temas etmek istedim. Çünkü bu öyle bir lobi ki dilimizdeki, dimağımızdaki kavramlarla oynadılar. Çocukla köpeği eşitlediler. Köpek annesi olunabileceğini savundular. Ancak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, gayet isabetle mücadele ediyor, güzel açıklamalarda bulundu. Köpeğin insan evladı yerine konulamayacağını, bunun Türk aile sistemine dinamit koymak olduğunu ifade etti. Biz de bu görüşteyiz. Bu mesele sadece başıboş köpek hadisesi değildir. Milli güvenliğimizi ilgilendiren, dışarıdan bir takım projelerle Türk aile yapısını da hedef alan büyük bir terör organizasyonudur diye haykırmak istiyorum. Ben bu duygu ve düşüncelerle böyle bir paylaşımı yaptım. Milletimize tercüman oldum. Tebrik telefonları, mesajları ve yorumları aldım. Tabi o itçi lobisi de boş durmuyor. Hakaretler, beddualar, tehditler bini bir para. Olsun, artık milletimiz uyanmıştır. Milletimiz gerçeğin farkındadır" diye konuştu.


AK Parti olarak nasıl kanunu çıkarttılarsa, aynı şekilde uygulanmasının da takibini milletin beklediğini belirten Mesten, "Bu çerçevede ben özellikle AK Partili belediye başkanlarımıza buradan seslenmek istiyorum. Lütfen kanunun emredici hükümlerini uygulayın. Biz gönül belediyeciliği dedik. Biz milletin gönlünü almak durumundayız, köpeklerin değil. Milletin refahını artırmak durumundayız, köpeklerin değil. Lütfen ama lütfen belediye başkanlarımıza, ilgili devlet kurumlarımıza, ilgili sorumlu kişilere buradan seslenmek istiyorum. Lütfen ‘can dost’ edebiyatını bırakın. Hakaret değil, bunun tabii adı köpektir. Lugattaki asıl Türkçe ismi ‘it’tir. Bugün o lobi, köpeğe ‘it’ diyeni bile hakaret kabul ediyor. Artık köpeği tamamen kişileştirmiş, gerçekten kendi evlatları haline getirmişlerdir" şeklinde konuştu.



"Hayvan düşmanlığı değil, düzen talebi"


Kendi iç dünyalarına kimsenin karışamayacağını belirten Mesten, "Sözümüz, sahiplenip ona gönlünce bakan, onunla oynayan, onu seven insanlara değildir. Bu millet köpek düşmanı değil. Herkesin, her köylünün, Türk milletinin ta tarihten bugüne köpek düşmanı olmadı, hayvan düşmanı zaten olmadı ki. Biz de değiliz, ben de değilim. Ben de bir köy çocuğuyum. İhtiyaç varsa evde, avluda, bahçede, başka yerlerde çoban köpeği olarak tabii ki kullanılabilir. Ya da seversin, evinde de besleyebilirsin. Ama garibanın evinin önünde yüzlerce köpeği beslemek akıl işi değildir. AK Parti, 3-5 meczubun peşinden gidecek bir parti değildir. Köpekçi terörünün peşinden gidecek parti de değildir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, kanun çıktığı zamanki grup toplantılarındaki konuşmalarını net bir şekilde tekrar hatırlatmak istiyorum. Sokakta bir tek köpek kalmayana kadar mücadelemiz sürecek. Ben de milletin tercümanı olarak gerek Meclis’te gerek devlet kurumları nezdinde bu sözümü söylemeye devam edeceğim" dedi.


Geniş kapsamda meseleyi ele aldığını belirten Mesten, "Tabii adı köpektir, ‘it’tir. ‘Can dost’ değildir, ‘patili dost’ değildir. Nasıl bir inekten, kuzudan, koyundan ya da başka bir hayvandan bahsederken ‘dostumuz’, ‘yavrumuz’, ‘evladımız’ demiyorsak, buna bu ismi vermiyorsak, köpeğe de köpek ismi vermek ne hakarettir ne de ona olumsuz yaklaşmaktır. Bunun yanında ‘mama’ tabiri gerçekten çok ilginçtir. Üzerinde oturulup araştırmalar yapılması gereken bir meseledir. Bize bilinçaltımızda köpeğin yiyeceğinin ‘mama’ olduğunu ezberleterek bebeğin yiyeceğinin mama olmasıyla eşitlemektedirler. Köpek ve bebek eşittir algısını bu millete yutturmak istemektedirler. Onun için mama değil, ‘yal’ diyoruz. Köpek yemi diyoruz. Hayvansever değil, köpeksever diyoruz. Sadece köpek seviyorlar nedense. Sadece köpek, başkaları yok. Arada garnitür olarak kediyi de katıyorlar ama gerçekte asıl dertleri köpek. Yüz binlerce kişi her yıl kuduz aşısı oluyor Türkiye’de. Yaklaşık 500 bin kişi kuduz şüphesiyle, büyük bölümü köpek ısırma vakalarıyla hastanelere başvuruyor. Dört doz üzerinden hesaplarsak, kuduz aşısı tek doz olmuyor biliyorsunuz, yaklaşık yıllık 2 milyon doz kuduz aşısı yapılmaktadır. Bu millet kuduz aşısı olmak zorunda değildir. Bu millet hastanelerinde, okullarında, okul önlerinde vahşi köpek sürüleriyle muhatap olmak zorunda değildir" diye konuştu.



Bursa Milletvekili Mesten’e hem destek hem tehdit

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Şehzadeler’e 650 kişilik yeni mesire alanı Şehzadeler Belediyesi’nin doğayla iç içe yeni yaşam alanı "100. Yıl Günübirlik Kullanım Alanı (Hamalın Kırı)", 10 Mayıs Anneler Günü’nde kapılarını açıyor. 42 bin 500 metrekarelik dev alan, yüzlerce vatandaşı ağırlayacak kapasitesiyle dikkat çekiyor. Şehzadeler Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan "100. Yıl Günübirlik Kullanım Alanı (Hamalın Kırı)", 10 Mayıs Pazar günü Anneler Günü’nde düzenlenecek törenle hizmete açılıyor. Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, açılış öncesinde Manisa basınıyla bir araya gelerek proje hakkında bilgi verdi. Toplamda yaklaşık 42 bin 500 metrekarelik alan üzerine kurulan mesire alanında 50’ye yakın kamelya ve 50’ye yakın piknik masası yer alırken, yaklaşık 650 kişilik kullanım kapasitesi bulunuyor. Ayrıca 500 araçlık otoparkıyla da vatandaşlara rahat ulaşım imkanı sunuluyor. Alanda tuvaletler ile kadın ve erkek mescitleri de yer alıyor. Projenin yapımına 2023 yılında başlandığını hatırlatan Başkan Şimşek, "Tamamlanması bize nasip oldu. Vatandaşlarımızın rahat nefes alabileceği, doğayla iç içe vakit geçirebileceği bir alan oluşturulduğuna inanıyoruz. Emeği geçen önceki dönem belediye başkanımız Ömer Faruk Çelik’e ve rahmetli Gülşah Başkanımıza teşekkür ediyorum. Açılış için Ömer Başkanımızı da davet ettik ancak yoğun programı nedeniyle katılamayacaklarını ilettiler. Biz burada siyaset yapmıyoruz; Şehzadeler’de kim taş üstüne taş koyarsa Allah razı olsun diyoruz" dedi. "Sorunları yerinde tespit ediyoruz" Göreve geldikleri günden bu yana sahada aktif şekilde çalıştıklarını belirten Şimşek, mahalle mahalle ziyaret ederek sorunları yerinde tespit ettiklerini ifade etti. Şimşek, "Şu ana kadar yaklaşık 50 mahallemizi, köyler dahil ziyaret ettik. Vatandaşlarımızın taleplerini dinledik, çözüm üretmek için ekiplerimizle birlikte çalışıyoruz. 12 yıldır pasif olan Muhtarlıklar Müdürlüğümüzü son 4 ayda aktif hale getirdik. Muhtarlarımızla ve vatandaşlarımızla birebir temas kurarak sorunları yerinde tespit ediyor, çözüm odaklı hareket ediyoruz" diye konuştu. Yarhasanlar’da planlanan otopark projesine ilişkin önemli açıklamalarda da bulunan Başkan Şimşek, şu anda yeşil alan olarak görülen ve üçgen şeklinde olan bölgede halihazırda araçların düzensiz şekilde park ettiğini belirtti. Söz konusu alan için daha önce kapsamlı bir otopark projesi planladıklarını ifade eden Şimşek, "Milli Eğitim’in de orada bir alanı vardı. Kendileriyle görüşme yaptık. Eğer o alanı alabilseydik yaklaşık 400 araçlık bir otopark yapma planımız vardı. Ancak bu mümkün olmayınca mevcut alan üzerinden ilerlemek zorunda kaldık" dedi. Yeni planlamaya göre bölgede yaklaşık 150 araç kapasiteli, katlı otopark yapılacağını dile getiren Şimşek, projenin mevcut imkanlar doğrultusunda revize edildiğini söyledi. Alanla ilgili imar düzenlemesinin de gündemde olduğunu belirten Şimşek, "Şu an plan değişikliği yapılacak. Yeşil alan olarak görülen yer için Büyükşehir Belediyesi ile görüştük. Buranın otopark alanına çevrilmesi için teklifimizi sunduk, gerekli hazırlıklarımız tamam" diye konuştu.
Bursa Osmangazi’de çocuklar sahada buluştu Çocukları erken yaşta sporla buluşturarak, fiziksel ve sosyal gelişimlerine katkı sağlayan Osmangazi Belediyesi, ‘Minik Timsahlar Futbol Şenliği’ ile geleceğin yetenekli sporcularının yetişmesine güçlü bir zemin hazırlıyor. Osmangazi Belediyesi’nin çocukları sporla buluşturmak, sağlıklı bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamak ve erken yaşta spor kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla düzenlediği ‘Minik Timsahlar Futbol Şenliği’, bu yıl da büyük bir coşku ve yoğun katılımla devam ediyor. 2016-2017 doğumlu öğrencilerden oluşan organizasyona toplam 67 okuldan 804 öğrenci katılım sağlarken, etkinlik daha ilk gününden itibaren hem öğrenciler, hem de veliler tarafından büyük ilgi gördü. Yeni yetenekler keşfediliyor Minik sporcuların sahada sergilediği mücadele, azim ve takım ruhu izleyenlerden tam not alırken, çocukların sosyal, fiziksel ve duygusal gelişimlerine de önemli katkılar sunuyor. Çocuklar şenlik sayesinde paylaşmayı, birlikte hareket etmeyi, rekabetin yanı sıra dostluk ve fair-play anlayışını deneyimleyerek öğreniyor. Minik Timsahlar Futbol Şenliği aynı zamanda geleceğin yetenekli sporcularının keşfedilmesine ortam sağlıyor. Küçük yaşta futbol ile tanışan ve kendilerini geliştirme fırsatı bulan çocuklar, ilerleyen yıllarda profesyonel spor hayatına adım atabilecek potansiyel isimler olarak dikkat çekiyor. Renkli görüntülere sahne olan turnuva süresince toplam 100 maç oynanacak. Büyük bir heyecan içerisinde devam eden şenliğin finali ve ödül töreni ise 18 Mayıs tarihinde gerçekleştirilecek. Final programında minik sporcuların yaşayacağı mutluluk ve gurur, organizasyonun amacına ulaştığının en somut göstergesi olacak.
Aksaray Arkadaşının müdahalesiyle kurtarılmıştı, 8 ay sonra canına kıydı Aksaray’da 8 ay önce kafasına dayadığı tabanca ile 7 saat süren çalışmaya rağmen ikna edilemeyen ve arkadaşının anlık müdahalesiyle elindeki tabanca alınarak kurtarılan vatandaş, dün gece yarısı oto sanayide bir dükkanda kafasına ateş ederek intihar etti. İntihara teşebbüs olayı, 8 ay önce 2 Ekim 2025 tarihinde Aksaray’ın merkeze bağlı Gücünkaya köyü Mamasın Barajı yakınlarındaki boş arazide yaşanmıştı. Latif Gümüşsoy (35), girdiği bunalım sonucu eline geçirdiği tabancayla aracına binerek Mamasın Barajı çevresine gitmiş, burada arkadaşlarını arayıp intihar edeceğini söylemesi üzerine arkadaşları durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirmişti. İhbar üzerine araç ve şahıs Mamasın Barajında bulundu. Olay yerine sevk edilen jandarma ekiplerinin saatlerce süren ikna çalışması sonuç vermezken, şahsın arkadaşları da olay yerine çağırıldı. Arkadaşlarının da gelmesiyle ikna çalışmaları yeniden başlarken, 7 saat boyunca ikna edilemeyen Latif Gümüşsoy’un intihar girişimi arkadaşının bir anlık müdahalesi ile tabancayı almasıyla son bulmuştu. 8 ay sonra gece yarısından sonra Bahçesaray Mahallesi Oto Sanayi K-3 Blokta bulunan dükkanda bunalıma giren Latif Gümüşsoy, tabancayla kafasına ateş ederek intihar etti. Silah sesini duyan vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri şahsın öldüğünü belirledi. Polis ekipleri olay yerinde inceleme yaparken, Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili tahkikat başlattı.