EKONOMİ - 17 Şubat 2026 Salı 14:14

Bursa TB Başkanı Matlı, 13 yılını değerlendirdi

A
A
A
Bursa TB Başkanı Matlı, 13 yılını değerlendirdi

Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Başkanı Özer Matlı, Bursa için en önemli projelerden birinin Gıda İhtisas OSB olduğunu ifade ederek, "İlk kez bir borsa gıda OSB kuruyor. Bu model ile planlı üretim, bölge ekonomisi, gıda arz güvenliğinin güçlendirilmesi, gıda enflasyonu ile mücadele hedefleniyor." dedi.


Matlı, Bursa TB Toplantı Salonu’nda düzenlediği "2013-2026 Dönemi Değerlendirme Toplantısı’nda 2013 yılında 425 olan aktif üye sayısının 2025 itibarıyla 925’e ulaştığını belirtti.



Tarım sektörünün daralma eğiliminin olduğu bir dönemde büyüdüklerini dile getiren Matlı, kentte 4 ticaret borsası bulunmasına rağmen temsil gücünü, artırarak genişleterek büyüme kaydettiklerini aktardı.



Matlı, 2013 yılda 980 milyon lira olan işlem hacminin 2025 itibarıyla 70 milyar lirayı aştığına dikkati çekerek, "Valilik, belediye, milletvekilleri, SİAD VE STK’lere kadar tüm paydaşlarla güçlü ilişkiler kurduk. Ortak projelerle Bursa’nın ekonomik ve sosyal kalkınmasına yön veren aktif bir kurum haline geldik" dedi.


Bursa TB’nin Avrupa Ticaret Borsaları Birliğine üye olarak, 115 borsa arasında AB’de temsil edilen tek borsa olduğunu vurgulayan Matlı, temsil güçlerinin giderek arttığını söyledi.


TÜRİB’in kurucularından olduklarını anlatan Matlı, üretici ile alıcının buluştuğu bu platformda işlem hacminin giderek arttığını kaydetti.



Polis olmayı planlıyorlardı sektörün içinde üretiyorlar


Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile 2025 yılında imzalanan iş birliği protokolünün, yürütülen projenin kente değer katma, iyi eğitim alan gençlere yön verme açısından kendisini mutlu ettiğini belirten Matlı, şöyle konuştu:


"Hamidiye Tarım Lisesi ile ilgili proje beni çok mutlu ediyor. Tarım sektörüne yönelik mesleki ve teknik eğitim iş birliği protokolü kapsamında örnek model okul olarak kabul edildi ve Türkiye genelindeki tarım liseleri için referans noktası haline geldi. Türkiye’ye rol model oldu, tarımla ilgili örnek proje teşkil etti. Aslında az bir şey yapmadı. Bu şehirde iyi bir çalışmayı hayata geçirdik. Mezunları tarımın gıdanın üretimin içinde yer alıyorlar. Mezun olup polis olmayı planlıyordu şimdi sektörde çalışıyorlar üretiyorlar."



Otobanda "Bursa Sokağı" önerisi


Bursa’yı "Magneti olmayan bir şehir" olarak nitelendiren Matlı, marka değerini artıracak, turizmden daha fazla pay alacak çalışmalarına önemine işaret etti.


Bursa’dan geçen İstanbul-İzmir Otoyolu’nda "Bursa Sokağı" yapılmasını öneren Matlı, "Hazır müşteri var yolda geçiyor gidiyor. Onları şehir içine yönlendirmek için Bursa Sokağı önemli rol üstelenebilir" ifadesini kullandı.


Yıldırım’daki Et Balık (ET-BA) Kombina Et Tesisinin 100 bin metrekarenin üzerinde inşaat alanında 3 milyar liralık bir yaşam alanı projesinden bahseden Matlı, konut, ticaret alanları, yaşam sokağı ve sosyal donatı alanlarını içerek çok yönlü yaşam alanından gelecek gelirin yine şehir için harcanacağını anlattı.



Bursa için en önemli projelerden birinin Gıda İhtisas OSB olduğuna dikkati çeken Matlı, şunları söyledi:


"Proje, Yenişehir’de 4 bin 200 dönümlük alanda, lojistikle entegre ve bütüncül bir ekosistem sunarak Türkiye’nin ilk sadece borsa iştirakli gıda OSB modelini temsil ediyor. Bu model ile planlı üretim, bölge ekonomisi, gıda arz güvenliğinin güçlendirilmesi, gıda enflasyonu ile mücadele hedefleniyor. İlk kez bir borsa Gıda OSB kuruyor."


Matlı, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığına aday olduğunu belirterek, kent için ülke ekonomisi için daha fazla çalışmaya hazır olduğunu kaydetti.



Bursa TB Başkanı Matlı, 13 yılını değerlendirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Başkan Bozbey: "Tüm Bursalılara hayırlı Ramazanlar diliyorum" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Ramazan ayını ruhuna yakışır bir şekilde karşılamak adına tüm hazırlıkları tamamladıklarını belirterek, "Tüm İslam aleminin Ramazan ayını kutluyorum" dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin şubat ayı ikinci toplantısı, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in başkanlığında yapıldı. Toplantı öncesinde konuşan Başkan Bozbey, Ramazan ayının paylaşmanın ve dayanışmanın ayı olduğunu hatırlattı. Bursa’da mübarek Ramazan ayını ruhuna yakışır bir şekilde karşılamak için Büyükşehir Belediyesi’nin tüm hazırlıklarını tamamladığını belirten Bozbey, "Kentimizin işlek caddelerini mahyalarla süsledik. 17 ilçemizde her gün farklı noktalarda iftar sofralarını hep birlikte oluşturacağız. Emirsultan, İnegöl İshakpaşa BURULAŞ Otoparkı, Fomara Fevzi Çakmak Katlı Otoparkı ve Değirmenönü Mahallesi’nde de sabit iftar noktalarımızla hemşehrilerimizle bir araya geleceğiz. İftara yetişemeyen hemşehrilerimiz için 14 farklı ulaşım noktasında iftariyelik dağıtımını gerçekleştireceğiz" diye konuştu. Bursa’daki bin 60 mahallede de teravih namazı sonrası ikramlarda bulunarak paylaşma ve dayanışma kültürünü büyüteceklerini anlatan Başkan Bozbey, "Kent lokantalarında ihtiyaç sahibi hemşehrilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Ayrıca Ramazan desteğimizi bu yıl da sürdürüyoruz. Kültürpark Ramazan Meydanı’nda geleneksel Ramazan atmosferini hep birlikte yaşatacağız. Ramazan ayının kentimize ve ülkemize bereket ve huzur getirmesini diliyorum. Birliğimizin ve beraberliğimizin daim olması dileğiyle tüm İslam aleminin Ramazan ayını kutluyorum. Tüm Bursalılara hayırlı Ramazanlar diliyorum" dedi. Meclis oturumu, gündem maddelerinin görüşülmesinin ardından sona erdi.
Bursa "Gebelikte oruç, bireysel değerlendirilmelidir" Bebek bekleyen annelerin Ramazan ayında oruç tutmasının bireysel olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Begüm Uzsezer Güler, "Her gebelik farklı ilerler. Anne adayının genel sağlık durumu, gebeliğin haftası ve varsa ek hastalıkları göz önünde bulundurulmadan oruç tutup tutmama kararı verilmemelidir" dedi. VM Medical Park Bursa Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Begüm Uzsezer Güler, Ramazan ayında anne adaylarının en sık merak ettiği konular hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Gebeliğin özellikle ilk üç ayının daha hassas olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Güler, "Bu dönemde bulantı, kusma ve iştahsızlık sık görülür. Uzun süreli açlık ve sıvı kaybı anne adayının genel durumunu olumsuz etkileyebilir. Ramazan ayında gün boyu susuz kalma bazı anne adaylarında tansiyon düşüklüğüne, halsizliğe ve bayılma hissine neden olabilir. Yeterli sıvı alımı hem anne hem de bebek sağlığı açısından büyük önem taşır. Anne, tek başına oruç tutup tutmama kararı vermemelidir" ifadelerini kullandı. Gebelikte anemi, gebelik şekeri veya tansiyon problemi bulunan anne adaylarının daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini belirten Op. Dr. Güler, "Bu gruptaki hastalar mutlaka doktor kontrolünde oruç tutup tutmamaya karar vermelidir. Emzirme döneminde sıvı kaybı süt üretimini de etkiler. Anne sütü üretimi için yeterli sıvı ve dengeli beslenme şarttır. Bu süreçte oruç kararı bireysel olarak değerlendirilmelidir. Anne adayları sağlıklarını riske atmadan, bilinçli ve hekim kontrolünde hareket etmelidir. Oruç tutup tutmama her gebelik için ayrı değerlendirilmelidir" dedi.
İstanbul Gazeteci Enver Aysever hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenlendi Youtube canlı yayınında yaptığı açıklamalar nedeniyle gözaltına alınan gazeteci Enver Aysever hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi. Aysever, önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak. Youtube canlı yayınında yaptığı, "Cumhuriyetin ahlakını bozan Menderes’tir ilk başta. Menderes’ten bu tarafa gelen bütün sağcılardır. Sağcılık suçtur, sağcı olduğunuz zaman ahlaksız olursunuz. O yüzden gelin sağcılarla mücadeleye siz de katılın" başlıklı videosu üzerine Gazeteci Enver Aysever hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatılmış ve soruşturma kapsamında Aysever, 11 Aralık tarihinde tutuklanmıştı. Söz konusu söylemlere ilişkin başsavcılıkça yürütülen soruşturma tamamlandı. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Enver Aysever ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Aysever’in söylemlerinin halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunu oluşturduğu, bu nedenle resen soruşturma başlatıldığı aktarıldı. "Yüzde 70’i muhafazakar ve milliyetçilerden oluşan topluluğa hakaret etmem mümkün değildir" Sanık Aysever’in savcılık ifadesi de iddianamede yer aldı. Aysever’in ifadesinde, "Videodan bir kesit kesilerek, sosyal medyada paylaşıldı. Bilinçli olarak hedef gösterildim. Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu’nun bazı söylemleri üzerine bu sözleri sarf ettim. Ülkenin sosyolojik yapısı dikkate alındığında yüzde 70’i muhafazakar ve milliyetçilerden oluşan topluluğa hakaret etmem mümkün değildir. 30 yıllık gazeteciyim, amacım kesinlikle sağ görüşlü insanları aşağılamak değildir" şeklinde savunma yaptığı aktarıldı. 3 yıla kadar hapsi istendi, iddianame kabul edildi İddianamede, Aysever’in sarf ettiği sözlerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, sanığın sol görüşlü vatandaşları sağ görüşlü vatandaşlara karşı alenen tahrik ettiği ve üzerine atılı suçu işlediği kaydedildi. Hazırlanan iddianamede, sanık Enver Aysever hakkında ‘halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik’ suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. İddianame, Küçükçekmece 30. Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Sanık, önümüzdeki günlerde hakim karşına çıkacak.
Ankara TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Türkiye, Cumhuriyet’in ilk asrının neredeyse 50 yılını kuşatmış olan terör meselesini tamamıyla çözecek" TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türkiye, Cumhuriyet’in ilk asrının neredeyse 50 yılını kuşatmış olan terör meselesini tamamıyla çözecek" dedi. TBMM Tören Salonu’nda "Valiler Buluşması Programı" düzenlendi. Programa Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile 81 ilin valisi katıldı. Programda konuşan İçişleri Bakanı Çiftçi, "Mülk; egemenliğimiz altındaki aziz vatan toprağımızdır. Mülk; uğruna can verilen yurt, şanlı al bayrağımızın gölgesi altında varlığını sürdüren devletimizdir. Mülki idare ise bu büyük emaneti yönetebilme sorumluluğudur. Devletin kudretini, merhametini ve adaletini köy köy, ilçe ilçe, şehir şehir vatandaşımızın yüreğinde hissettiren yönetim mekanizmasıdır. Kamu yönetimi sistemimizde vali; devletimizin icra gücünü ilde taşıyan en üst mülkî idare amiridir. Milletimizle devletimiz arasındaki ilişkinin en görünür ve en belirleyici konumunu temsil eder. Valilik makamı kamu düzeninin, toplumsal huzurun, devlet ciddiyetinin ve vicdanla yürüyen kamu otoritesinin sahadaki karşılığıdır. Vatandaşın devleti ilk hissettiği yer valilik makamıdır. Orada hissettiği güven, devlete olan bağlılığını ve inancını güçlendirir. Bu anlayışla yetkimizi hukuktan, gücümüzü milletimizden alarak 81 ilimizin tamamında canla başla çalışmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. "Asayişten organize suçlara, uyuşturucudan siber suçlara kadar sonuç odaklı bir mücadeleyi kesintisiz sürdürmeye kararlıyız" Sorumluluklarının Türkiye’nin huzuru ve güvenliği olduğunu dile getiren Çiftçi, "Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında kardeşliğimizi pekiştirecek yeni bir sayfaya yelken açtık. Terörsüz Türkiye ile 86 milyon hep birlikte ayrının gayrının değil, gönül birliğinin, kader birliğinin, aynı mukaddes değerlerin etrafında kenetlenmenin iradesini ortaya koyuyoruz. Nasıl ki bin yıl önce Malazgirt’te aynı safta durup Anadolu’yu yurt edindiysek, nasıl ki Çanakkale’de, İstiklal Harbi’nde dili, etnik kökeni sorgulamadan yan yana şehadete yürüdüysek, yokluklar içinde ama iman dolu yüreklerle bir millet olup ayağa kalktıysak, bugün de aynı ruhla, aynı inançla, büyük ve güçlü Türkiye hedefine emin adımlarla yürüyeceğiz. Cumhurbaşkanımızın da ifade ettikleri gibi siyasi görüşümüz, mezhebimiz, meşrebimiz, kökenimiz ne olursa olsun hepimiz kardeşiz, komşuyuz. Birbirimizin kader ortağıyız. Adımız farklı olsa da soyadımız tektir, o da Türkiye Cumhuriyeti’dir. Zira huzur evde, sokakta, okulda, işte ve dijital dünyada insanımızın içini ferahlatan güven duygusudur. Suç ve suçluyla mücadelede hedefimiz nettir. Önleyen, yakalayan, adalete teslim eden ve yeniden oluşmasını engelleyen bir güvenlik anlayışı. Asayişten organize suçlara, uyuşturucudan siber suçlara kadar her alanda istihbarat destekli, teknolojiyle güçlendirilmiş, sahada kararlı ve sonuç odaklı bir mücadeleyi kesintisiz sürdürmeye kararlıyız" dedi. "BM’den NATO’ya kadar artık hiçbir kurumun ne fonksiyonu kalmış ne de dünyada herhangi bir sorunu çözebilme kapasitesi kalmıştır" Dünyada yaşanan son gelişmelerin tesadüf olmadığının altını çizen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise, "Uluslararası ilişkilerde artık şimdiye kadar bizlere Mülkiye’de hukuk ve siyasal bilgiler fakültesinde öğretilen derslerin hepsini bir kenara atmamızı gerektiren yeni gelişmeler olmaktadır. O öğretilen kuruluşların, Birleşmiş Milletler’den NATO’ya kadar artık hiçbirisinin ne bir fonksiyonu kalmış ne de dünyada herhangi bir sorunu çözebilme kapasitesi kalmıştır. Dolayısıyla bütün bu kurumların yeniden alt üst olduğu, yeniden kurulmasının muhtemel olduğu yeni bir döneme giriyoruz. Ayrıca sadece kurumların değil kuralların da alt üst olduğu, hatta kuralsızlığın kural haline geldiği yeni bir dönemin tam başındayız. Venezuela’nın devlet başkanının gece yarısı makamından kaldırılıp başka bir ülkeye götürülmesi, kuralsızlık döneminin çok kuvvetli bir sinyalidir. Aynı şekilde herhangi bir ülkenin egemenlik haklarına karşı sözlü ya da fiili saldırının gözle görülür bir hale gelmesi, uluslararası sistemin işlemediğini ve ondan sonra da kolay kolay yerli yerine oturmayacağını göstermektedir" diye konuştu. "Küresel olarak yaşadığımız şartlar Türkiye’yi çok daha güçlü olmaya mecbur bırakmaktadır" Orman kanunlarının uluslararası kuralların önünde tutulduğu yeni bir dönemin başında olduklarını söyleyen Kurtulmuş, "Bu dönemde laf anlatmak sadece güçlülerin işiymiş gibi görünüyor. Ama bizim özellikle hakkı ve hakikati savunan medeniyet perspektifimizle doğruyu dünyanın bütün insanlar için anlatmak ve tahmin etmeye gayret etmek gibi bir sorumluluğumuz vardır. Bu anlamda sadece kurallar değil, aynı zamanda kavramlar da değişiyor. Örneğin savunma kavramı bundan 20-30 sene evvel başka bir anlama gelirken, başka bir içeriğe sahipken, artık savunma kavramının içerisinde her gün yenilenen teknolojilerle birlikte yeni kavramlar oluşuyor. Örneğin siber güvenlik meselesi sadece savunma alanındaki değişikliklerden bir tanesidir. Çok farklı alanda yeni kavramlarla karşımıza devlet yönetimiyle ilgili yeni gerekler ve sorumluluklar da ortaya çıkıyor. Bütün bunları şunun için söylüyorum: Hem küresel olarak yaşadığımız şartlar hem de yerel olarak yaşadığımız şartlar Türkiye’yi çok daha güçlü olmaya mecbur bırakmaktadır" dedi. "Türkiye, Cumhuriyet’in ilk asrının neredeyse 50 yılını kuşatmış olan terör meselesini tamamıyla çözecek" Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu hakkında değerlendirmede bulunan Kurtulmuş, "Şimdi yeni bir dönemin başındayız. Cumhuriyet’in ilk asrının neredeyse 50 yılını kuşatmış olan bizleri çaresiz ve maalesef ayaklarımızdan prangayla bağlayan terör meselesini Türkiye tamamıyla çözecek. Türkiye içeride birliğimizi, dirliğimizi tamamıyla tahkim edecek tarihi bir sürece başlamıştır. Ve çok büyük bir mesafe almıştır. Allah’a çok şükür ümit ediyorum ki yarın burada Türk kamuoyuyla da paylaşacağımız nihai raporumuzun takdimiyle birlikte büyük bir çoğunlukla kabul edilecek ve böylece Meclis olarak üzerimize yüklediğimiz bu tarihi sorumluluğu da yerine getirmiş olacağız. Bundan sonra gereği Türkiye Büyük Millet Meclisi çerçevesinde yerine getirilecektir" ifadelerini kullandı. "Ümit ediyoruz ki Suriye topraklarında bütün halklar, aynı bayrak, idare altında yaşar" Konuşmasında Suriye’deki gelişmelere de değinen Kurtulmuş, "Ayrıca Suriye’deki yeni yönetimin iş başına gelmesiyle birlikte Suriye’de halklar arasında mesafe koyan anlayış ortadan kaldırılmış, yeni yönetim Türk, Türkmen, Arap, Kürt ve diğer bütün unsurlarıyla birlikte bütünleşik, iç içe geçmiş yeni bir Suriye’yi gerçekleştirmek için ilk adımlarını atmışlar. Ümit ve temenni ediyoruz ki devrimin hemen ertesi gününden itibaren söylediklerimiz gerçekleşir. Yani artık Suriye topraklarında bütün halklar, kardeşler aynı bayrak altında, aynı idare altında yaşar. Bütünleşik bir Suriye tesis edilmiş oldu. Aynı şekilde bölgedeki bütün terör örgütleri artık ortadan kalkarak, silahlı grupların tamamı yeni yönetimin çatısı altında yer alacak. Ve bu bölgenin ekonomik olarak kalkındırılması, yeniden uluslararası camianın saygın bir devleti olarak yerini alması kısa süre içerisinde tamamlanır. Türkiye olarak ilk andan itibaren bu ana perspektifi Suriye’deki bütün muhataplarımızla paylaşıyor, orada da birlik beraberliğin temin ve tesis edilmesinin Türkiye’nin de, Suriye’nin de, bölgenin de hayrına olduğunu ifade ediyoruz" dedi.