ASAYİŞ - 25 Ocak 2026 Pazar 08:01

Bursa’da sabah saatlerinde korkunç kaza: Bariyerlere çarpan araçta 2 kişi ağır yaralandı

A
A
A
Bursa’da sabah saatlerinde korkunç kaza: Bariyerlere çarpan araçta 2 kişi ağır yaralandı

Bursa’da kontrolden çıkan otomobil bariyerlere çarptı. Kazada araçta sıkışan 2 kişi ağır yaralandı.


Kaza, saat 06.00 sıralarında Bursa Çevre Yolu İrfaniye mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 16 AKG 029 plakalı otomobil, sürücü Yiğitcan Erdem’in kontrolünü kaybetmesi sonucu bariyerlere çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil hurdaya dönerken, sürücü Yiğitcan Erdem ile yanında bulunan Necip Erdem araçta sıkıştı.


İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin çalışmasıyla sıkıştıkları yerden çıkarılan yaralılar, sağlık ekiplerine teslim edildi. İlk müdahaleleri olay yerinde yapılan Yiğitcan Erdem ve Necip Erdem, ağır yaralı olarak ambulanslarla Bursa Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı.


Otomobil kullanılamaz hale gelirken, Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.



Bursa’da sabah saatlerinde korkunç kaza: Bariyerlere çarpan araçta 2 kişi ağır yaralandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Usta tiyatrocu Haldun Dormen için Harbiye’de tören düzenlendi Türk tiyatrosunun duayen ismi Haldun Dormen için Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde tören düzenlendi. 97 yaşında hayatını kaybeden Türk tiyatrosunun usta ismi Haldun Dormen için Harbiye’de bulunan Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde tören düzenlendi. Törene, Kültür ve Turizm Bakanı Yardımcısı Batuhan Mumcu, sanatçı Nevra Serezli, oyuncu Halit Ergenç, seslendirme sanatçısı Göksel Kortay, sanatçı Erol Evgin, tiyatro oyuncusu Murat Ovalı ile çok sayıda sevenleri ve vatandaşlar katıldı. Törende saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından sahnede alkışlar tutuldu. Haldun Dormen anısına hazırlanan bir VTR gösterildi. "Tek bir ömre onlarca ömrü sığdırmış bir insandan bahsediyoruz" Törende gözyaşlarıyla bir konuşma yapan oyuncu Halit Ergenç, "Çok değerli hocamız, dostumuz, arkadaşımız, yol gösterenimiz Haldun Dormen ile onun kendisini adadığı bu sahneyi hayatımızda son defa paylaşıyoruz. O hepinizin Haldun Dormen’iydi, hepimizin. Herkesin onunla ilgili mutlaka söyleyecek saatleri, anılacak anıları var. Çok özel anları var. Tek bir ömre onlarca ömrü sığdırmış bir insandan bahsediyoruz. Hangimiz ne kadar onun için ne anlatsak azdır ve eksik kalır" şeklinde konuştu. "Onu anlatmak için sayfalar dolusu kitaplar yazsanız mümkün değil" Oyuncu Göksel Kortay da yaptığı konuşmada, tiyatronun ışığının söndüğünü belirterek, "Onu anlatmak için sayfalar dolusu kitaplar yazsanız mümkün değil. Hiç keşkeleri yoktu. En olumsuz olayda bile derhal bir beyaz sayfa açar, ‘evet şekerim şimdi ne yapıyoruz?’ derdi. Bir diğer özelliği, paylaşımcılığıydı. Her şeyi paylaşırdı. Yaşamını, evini, sofrasını, yemeğini, tiyatrosunu, bilgilerini, yani paylaşabileceği ne varsa paylaşırdı" dedi. Sanatçı Nevra Serezli de, "Çok üzgünüm geçmişimi, hocamı, yönetmenimi, rol arkadaşımı, yazarımı, dostumu kaybettim. Eğlendiğim, dertleştiğim, fikir aldığım insanı kaybettim. Mutluluğuma sebep olan insanı kaybettim. Ben Metin’in diğer yarısını kaybettim. 13 yıldır büyük acılar çekmiştim. Maalesef şimdi yine aynı acıyı çekiyorum. Hepimizin başı sağ olsun" diye konuştu. Sanatçı Erol Evgin de, "Lise yıllarında Dormen Tiyatrosu’nun müdavimiydim. Her oyuna giderdim, gerçekten müthişti oyunları. Haldun Dormen hayranıydım. Modern Türk Tiyatrosuna katkıları sonsuzdur. Eleştirilerini o kadar zarif, o kadar kibarca dile getiren bir başka kimseyi tanımıyorum. Çok şey öğrendim ondan, sadece sahnede değil, insanlık olarak ta çok şey öğrendim. Sahnede öğrendiğim birçok şeyi sahnelerde bugün kullanıyorum. İnsan olarak da, bir davetin ertesi günü telefon etmeyi Haldun Dormen’den öğrenmiştim. Çok zarif, çok özel bir insandı" dedi. "O kapsayıcı davranışıyla hepimizi o tutkunun bir parçası yaptı" Haldun Dormen’in oğlu Ömer Dormen ise, "Herkesin Haldun abisi, dostu, hocası ama o benim babam. Kabul ediyorum tiyatro onun önceliğiydi, tutkusuydu ama o tutkuyu herkesi dışarıda bırakarak yaşamadı. O kapsayıcı davranışıyla hepimizi o tutkunun bir parçası yaptı. Dormen ailesi kocaman bir aile oldu. Benim de, çocukluğumdan beri yüzlerce abim, ablam, şimdi de kardeşlerim oldu. Çok kocaman bir aile olduk. O hep üretti. Hastanede 6 ay yattı. 6 ayda iki oyun 1 tane kitap yazdı. Ölene kadar üretmek nedir, hepimize gösterdi. Bu törenin onun ruhuna ve asaletine uygun olması için çok çaba sarf ettik" şeklinde konuştu. Edirnekapı Şehitliği’nde toprağa verilecek Haldun Dormen’in cenazesi, Teşvikiye Camii’nde öğle namazının ardından kılınacak cenaze namazının ardından Edirnekapı Şehitliği Mezarlığı’nda toprağa verilecek.
Edirne Meriç ve Tunca’daki yükseliş çiftçiye umut oldu Komşu ülke Bulgaristan ve bölgede yaklaşık bir hafta boyunca etkili olan yağışlarla birlikte, kentin en önemli su kaynakları olan Meriç ve Tunca nehirlerinin debilerinde yeniden yükseliş başladı. Edirne’de, 2024 ve 2025 yaz aylarında mevsim normallerinin altında kalan yağışlar nedeniyle ciddi bir kuraklık süreci yaşamış, özellikle Meriç Havzası’nda tarımsal üretimi tehdit eden su sıkıntısı yaşanmıştı. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre, Tunca Nehri Suakacağı Ölçüm İstasyonu’nda 22 Ocak 2025 tarihinde saniyede 5 metreküp olarak ölçülen debi, kısa sürede 8 metreküp/saniyeye yükseldi. Yaklaşık bir ay önce yapılan ölçümlerde debinin 3 metreküp/saniye seviyesinde olduğu belirtilirken, bu artış özellikle sulama ihtiyacının yoğun olduğu tarım arazileri açısından kritik bir gelişme olarak değerlendirildi. Edirne’nin tarımsal üretiminde hayati öneme sahip Meriç Nehri’ndeki yükseliş, çiftçiyi sevindiren asıl gelişme oldu. Devlet Su İşleri Kirişhane Ölçüm İstasyonu verilerine göre, geçen yıl aynı dönemde 133 metreküp/saniye olan Meriç Nehri debisi, son ölçümlerde 260 metreküp/saniyeye çıktı. Bir ay önce ölçülen 147 metreküp/saniyelik değerle kıyaslandığında yaşanan artış, yazlık sulama sezonu öncesi barajlar ve sulama kanalları için önemli bir kazanım olarak görülüyor. Çiftçi yağışlardan umutlu Bölgede tarımla uğraşan vatandaşlardan Savaş Armutkıran, yağışların üretici açısından hayati önem taşıdığını belirterek, "Barajlarımız susuz kalmıştı, bu gelen sular çok verimli oldu. Barajların dolması için iyi geldi. Toprağa bereket oldu. Su berekettir. Çiftçiye, toprağa, ağaçlara ve doğaya faydalı olur. Daha çok yağış bekliyoruz" dedi. Yaşanan su artışının, özellikle çeltik, ayçiçeği ve buğday üretimiyle öne çıkan Edirne Ovası’nda ekim planlaması ve verim beklentilerini olumlu yönde etkilemesi bekleniyor.
Şanlıurfa Babanın görüntüleri ekipleri harekete geçirdi Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde psikolojik rahatsızlığı nedeniyle Alzheimer hastası kaynanası ve kendi çocuklarına şiddet uyguladığı iddia edilen baba tedavi altına alındı. Şanlıurfa’nın Suruç ilçesine bağlı Demokrasi Mahallesi’nde yaşayan yabancı uyruklu 40 yaşındaki Mahmud Muhammed, geçen yıl eşini kaybetti. Alzheimer hastası kaynanası ve 2 çocuğuyla yaşayan şahısta psikolojik sıkıntılar baş gösterdi. İddiaya göre, zaman zaman kontrolsüz davranışlar sergileyen baba, kayınvalidesi ve 2 çocuğuna fiziksel şiddet uygulamaya başladı. Eve giden polis acı tabloyla karşılaştı Durumu öğrenen ilçedeki bir polis memuru, kişisel olarak aileye yardım etmek istedi. Eve giden polis, gördüğü manzaraya inanmadı. Ailenin acil ihtiyaçlarını karşılayan polis memuru, durumu kaymakamlık ile Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne bildirdi. Ekipler harekete geçti Haber verilmesi üzerine eve giden kaymakamlık ile Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü ekipleri, şahsı ambulansla Suruç Devlet Hastanesi’ne götürdü. Burada tedavi altına alınan şahıs, psikolojik tedavi için Gaziantep Şehitkamil Devlet Hastanesi Psikiyatri Servisi’ne sevk edildi. Vali talimat verdi Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak’ın devreye girerek ailenin her türlü ihtiyacının karşılanması talimatı verdiği belirtildi. Bunun üzerine Suruç Kaymakamlığı, ailenin ihtiyaçlarını belirlemek için çalışma başlattı. Çocuklar halalarına teslim edildi Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü evde gerekli incelemeyi yaptıktan sonra çocukları koruma altına aldı. Halalarına teslim edilen çocukların her türlü ihtiyacının karşılandığı ve psikolojik desteğe ihtiyaçları olup olmadığının araştırıldığı belirtildi. Alzheimer hastası olan kadına da sahip çıkan devlet, uygun bir yerde yaşamını sürdürmesi için harekete geçti.
Bursa Yıldırım’da eğlence dolu tatil Yıldırım Belediyesi, ara yıl tatilinde de çocukları unutmadı. Yıldırım Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nün çocukların tatili dolu dolu geçirmeleri için düzenlediği ‘Karne Şenliği’ tüm eğlencesiyle devam ediyor. Karne Şenliği’nde bu hafta; Dede Korkut hikayeleri dinleyen, tarihi Türk obasını ziyaret edip sirk gösterisine katılan Yıldırımlı minikler unutulmaz bir gün geçirdi. Barış Manço Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinlik çerçevesinde; merkezin bahçesine kurulan Türk obasını ziyaret eden çocuklar tarihle iç içe vakit geçirirken, Dede Korkut hikayeleri ile de Türk kültürünün derinliklerinde yolculuğa çıktı. Yüzlerce çocuğun akın ettiği etkinlik, renkli ve eğlenceli sirk gösterisi ile son buldu. Çocuklara ve gençlere yönelik hizmetleri öncelik verdiklerini belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Yıldırım’da geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız için her alanda yatırım yapıyoruz. Onların hem eğlenip hem öğrenebilecekleri, kültürümüzle bağ kurabilecekleri ortamlar oluşturmak bizim en temel görevlerimizden biri. Ara tatilde düzenlediğimiz bu etkinliklerle çocuklarımızın yüzündeki tebessüme ortak olmak bizler için büyük mutluluk oldu. Yıldırım’da çocuklarımızı kültürle, sanatla, tarihle buluşturmaya devam edeceğiz. Karne Şenliğimiz 31 Ocak’a kadar devam edecek. Tüm çocuklarımızı Karne Şenliği’ne katılmaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
Gümüşhane Zigana’daki çığ faciası 17. yılında da unutulmadı Gümüşhane’nin Zigana Dağı’nda 17 yıl önce meydana gelen çığ faciasında hayatını kaybeden 10 dağcı için anma programı düzenlendi. Gümüşhane’nin Torul ilçesi sınırlarındaki Zigana Dağı’nda 25 Ocak 2009’da yaşanan çığ faciasının 17. yılında Gümüşhane ve Trabzon’dan gelen dağcılık kulüplerinin katılımıyla anma programı gerçekleştirildi. Gümüşhane Vali Yardımcısı Muhammed Deniz Kılınç’ın da katıldığı program kapsamında dağcılar yaklaşık 6 kilometrelik bir anma yürüyüşü gerçekleştirdi. Sabah saatlerinde Zigana Gümüşkayak Kayak Tesisi önünde bir araya gelen dağcılar ve yakınları, facianın meydana geldiği bölgedeki anıta kadar yürüdü. Anıt alanında saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşmalar gerçekleştirildi. Konuşmalarda çığ gerçeğine dikkat çekilerek benzer acıların bir daha yaşanmaması temennisinde bulunuldu. "Çığ esnasında korkunç bir basınç oluştu" 25 Ocak 2009 yılında meydana gelen çığ felaketini yaşayan ve 10 arkadaşını kaybeden Trabzon Tenis Dağcılık Kayak Spor Kulübü (TEDAK) Üyesi Ural Ayar, yaşanan o anları anlattı. Ayar "Biz o gün Zigana’ya kayak yapmaya gelmiştik ama kar yoktu 17 kişi yürüyüşe başladık. Yürüyüş esnasında rüzgar vardı. Yolun toprak olmasına rağmen yolun üzerinde kar kütlesi koptu ve çığ oluştu. Çığ esnasında iki ses oluşmuştu. Kimisi silah sesi dedi kimisi çığın kopmasından kaynaklı bir ses demişti. Maalesef orada 10 arkadaşımızı kaybettik. Çığ esnasında korkunç bir basınç oluştu. Bu boğacak ve sürükleyecek şekildeydi. Maalesef önümüzdeki 10 arkadaşımızı kar mikser gibi yaklaşık 700-800 metre aşağıya kadar sürükledi. Aşağıda iki arkadaşımız kurtuldu. Diğer 10 arkadaşımızı maalesef kaybettik. 2 arkadaşımız ben ve Emel hanım sürüklendi 30-40 metre boyunca. Fakat biz çığ eğitimi almış arkadaşlar olarak yüzme hareketi yapmayı aklımıza getirdik. Fakat diğer arkadaşlarımız daha yoğun bir basınç altında kaldılar. Küresel ısınmayla birlikte standart çığ prosedürleri de gitgide değişiyor. Çünkü 30-45 derece eğimlerde genelde çığ oluyor. Bitki örtüsüne bakmak gerekiyor. Ağaçlık olmayan yerlerden uzak durmak gerekiyor. Genelde vadi çanaklarında çığ oluşuyor. Bazen taze kar yağınca alttaki ıslak karı fark edemeyebilirsiniz bizim düştüğümüz hatalardan birisi buydu. Bunlara dikkat etmek gerekiyor. Havanın değişkenliği, birden ısınması birden soğuması özellikle kar gece yağdığı zaman sabah saatlerinde dikkatli olmak gerekiyor. Bu tür durumlarda daha bilinçli olunması gerekiyor. İnsanların eğitim alması, açık alanlarda ağaçlandırmaya dikkat etmek gerekiyor. Özellikle yerleşim yerlerinin çevrelerindeki dik yamaç yayla evlerimizin yanında ağaçlandırma yapmakta fayda var" dedi. "Çığ riski olan bölgelerde 3-4 metre aralıklı yürümek gerekiyor" Çığ vadilerine topluca girilmemesi gerektiğini belirten TEDAK Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Abanoz ise "Biz 17 yıldır her 25 Ocak’ta kendilerini hayatlarını kaybettikleri bu noktada yad ediyoruz. Çığ bu bölgenin olmazsa olmazı çünkü eğim var. Mecburen havaların yumuşamasıyla birlikte çığı tetikleyen etkenler ortaya çıkıyor. Bilinçli doğaseverler, bilinçli dağcıların çığın oluşabileceği coğrafya ve vadilere girmemesi gerekiyor. Eğer çığ vadilerine girilirse topluca değil de en az 3-4 metre mesafelerle geçilmesi gerekiyor. Grubun bütününün etkilenmemesi için bu önlemin alınması gerekiyor. Bu çığın tetiklenmesini de minimuma indirir" diye konuştu.