ÇEVRE - 05 Mayıs 2026 Salı 09:51

Bursa’da Yaren leyleğin yuvasında büyük sevinç...Beş yavru da görüntülendi

A
A
A
Bursa’da Yaren leyleğin yuvasında büyük sevinç...Beş yavru da görüntülendi

Bursa’nın Karacabey ilçesine bağlı Eskikaraağaç köyünde balıkçı Adem Yılmaz ile dostluğuyla tanınan Yaren leyleğin yuvasında bu yılki yavru sayısı netleşti. Günlerdir merakla beklenen en küçük yavru da ilk kez başını gösterdi, böylece Yaren ve eşinin bu sezon beş yavru büyüttüğü kesinleşti.


Uluabat gölü kenarındaki Eskikarağaç’ta bebek Yaren sevinci yaşanıyor.


Baharın gelişiyle birlikte yuvasına dönen Yaren leylek ve eşi, bu yıl da doğaseverleri heyecanlandırdı. Günlerdir yuvada hareketlilik gözlenirken, son olarak en küçük yavrunun da kameraya yansımasıyla yavru sayısının beş olduğu ortaya çıktı. Yavruların sağlıklı gelişimi için ilk bir ayın kritik olduğuna dikkat çekiliyor.


Yaren çifti, yavrularını korumak için yuvaya sürekli saman ve yosun taşıyarak ortamı sıcak tutmaya çalışırken, sık sık beslenmelerini de sağlıyor. Zaman zaman yavruların tamamının yuvada görülmemesi ise doğal davranış olarak değerlendirilirken, ebeveynlerin yavrularını kontrol altında tuttuğu ifade ediliyor.


Her yıl yavru sayısında değişiklik gözlenen Yaren leyleğin geçmişte altı yavru büyüttüğü bilinirken, bu yılki beş yavrunun gelişimi de yakından takip ediliyor. Gölyazı’da yaşayan vatandaşlar ve doğaseverler ise yavruların büyüme sürecini heyecanla izlemeye devam ediyor.


Yaren leyleğin hikayesi, bu yıl da doğanın umut veren yüzünü bir kez daha gözler önüne serdi.



Bursa’da Yaren leyleğin yuvasında büyük sevinç...Beş yavru da görüntülendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas "Astım kontrol altına alınabilen kronik bir hastalıktır" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefa Levent Özşahin, 5 Mayıs Dünya Astım Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin astıma zemin hazırladığını ifade eden Özşahin, "Çevresel faktörler olarak alerjenler, sigara dumanı, hava kirliliği ve beslenme alışkanlıkları astımın gelişmesinde etkili olmaktadır. Ev tozu akarları, polenler, hayvan tüyleri, küf mantarları ve hamamböceği gibi alerjenlere karşı duyarlılık astımlı hastalarda çok sık görülmektedir. Yaşadığımız ortamlarda rutubet ve küf olması, sigara dumanına maruz kalınması astım gelişimi için önemli bir risk faktörüdür. Astımlı hastalarda havayolları aşırı duyarlı olup uyaranlara karşı aşırı yanıt vermektedir. Tetikleyici olarak kabul ettiğimiz alerjenler, enfeksiyonlar, egzersiz, sigara dumanı ve hava kirliliği astım semptomlarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır" dedi. Astım hastalığının bulgularını öksürük, nefes darlığı, göğüste sertlik ve hışıltı olarak açıklayan Özşahin, "Bu şikayetlerin uzun sürmesi veya tekrarlaması halinde hastada astım düşünülmelidir. Astımda görülen öksürük, inatçı, tekrarlayan, gece ve sabaha karşı daha fazladır ve uykudan uyandırabilir. Astım hastalığı kronik olup hasta ve hekim iş birliği ile hastalığın kontrolünün sağlanması mümkündür. Tedavinin hedefi astım belirtilerinin azaltılması ve bireyin normal günlük aktivitelerini yapılabilmesidir. Astım krizlerinin olmaması, acil başvurularının olmaması, gece ve gündüz belirtilerinin kaybolması ve hastanın günlük aktivitelerini zorlanmadan yapması astım kontrolünün temel göstergeleridir. Alerjisi olan bir hastanın alerjenlerden korunması, sigara dumanına maruz kalınmasının engellenmesi, grip aşısının her yıl yapılması, aşırı kilolardan kaçınılması ve ilaçların düzenli ve doğru kullanımı önemlidir. Astım tedavisinde kullanılan ilaçların büyük bölümü solunum yolu ile alınmaktadır. Bu ilaçların doğru teknikle kullanımı hastalığın kontrolü için çok önemlidir. Unutulmaması gereken en önemli konu ise tedaviye uyumun bozulması yani ilaçların yanlış teknikle ve düzensiz kullanılması hastalığın kontrolündeki başarısızlığın en önemli nedenidir. Astım kronik bir hastalık olduğu için bu sorunların aşılması ancak iyi bir hekim ve hasta iş birliği ile sağlanabilir. Hastanın eğitimi ve hekim ile iyi iş birliğinin kurulması astım kontrolünün sağlanmasının en önemli basamağıdır. Bu sayede astım daha kolay bir şekilde kontrol altına alınabilir" ifadelerine yer verdi.
İstanbul Mehmet Ali Aydınlar: "Olağanüstü Seçimli Genel Kurulda aday olmayacağım" Mehmet Ali Aydınlar, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün başkanlık seçimi için, "İsmim üzerinden yürüyen tartışmaların Fenerbahçe’nin birlik duygusuna katkı sağlamaktan uzaklaştığı bir ortam oluşmuştur. Fenerbahçe’nin yarınlarının, şahsım üzerinden oluşacak tartışmalarla gölgelenmesine izin vermemek adına yapılacak Olağanüstü Seçimli Genel Kurulda aday olmayacağım" dedi. İş insanı Mehmet Ali Aydınlar, 6-7 Haziran’da gerçekleştirilecek Fenerbahçe Olağanüstü Seçimli Genel Kurul ve adaylığına dair yazılı bir açıklama yayımladı. Aydınlar’ın Fenerbahçe camiası ve kamuoyuna yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Hayatımın en büyük gururlarından biri olan Fenerbahçeliliğimin son günlerde farklı şekillerde tartışılmasını üzüntüyle takip ediyorum. Kulübümüzün içinden geçtiği bu dönemde elimi taşın altına koyarak Fenerbahçemizin geleceğine katkı sunmak ve bu camiaya yakışır bir yönetim anlayışını hayata geçirmek için bu yola girdim. Bugün görüyorum ki; adımın başkan adaylığı ile anıldığı ilk andan itibaren yaşananlar, söylenenler ve ortaya çıkan tartışma ortamı hayatım boyunca savunduğum ilke ve değerlerle örtüşmemektedir. Fenerbahçe’nin bir dünya markası olması hayali, benim için bugüne ait bir hedef değil; yıllardır inandığım, her dönemde destek vermeye çalıştığım kalıcı bir idealdir. Benim kulübüme olan bağlılığım bir unvana, bir makama ya da bir sıfata bağlı değildir. Bu bağlılık, hayatımın her anında taşıdığım bir sorumluluktur. Ancak gelinen noktada görüyorum ki; ismim üzerinden yürüyen tartışmaların Fenerbahçe’nin birlik duygusuna katkı sağlamaktan uzaklaştığı bir ortam oluşmuştur. Herkesin kendini bir diğerinden daha fazla Fenerbahçeli gördüğü, herkesin kendi doğrusu üzerinden bir yol tarif ettiği bir zeminde, ortak bir gelecek inşa etmenin ne kadar zor olduğu ortadadır. Bugüne kadar kulübümüz için yaptıklarım ve taşıdığım her sorumluluk vicdanımla ve Fenerbahçe sevgimle örtüşmektedir. Bunun hesabını her zeminde herkese verebilirim. Yalnız, camiamızı ayrıştıran her gündemin önünde kişisel hedefler ikinci planda kalır. Bu nedenle; Fenerbahçe’nin yarınlarının, şahsım üzerinden oluşacak tartışmalarla gölgelenmesine izin vermemek adına yapılacak Olağanüstü Seçimli Genel Kurulda aday olmayacağım. Bu süreçte gösterilen teveccüh ve destek için tüm kongre üyelerimize, camiamızın her ferdine yürekten teşekkür ediyorum. Bugüne kadar Fenerbahçemize olan bağlılığım hiçbir zaman kişilere ve koşullara bağlı olmadı. Bundan sonra da olmayacaktır. Ben; dünüyle gurur duyan, bugünüyle sorumluluk hisseden ve yarınlarına inanan bir Fenerbahçeli olarak, ne zaman ve ne gerekiyorsa elimden geleni yapmaya ve her zaman kulübümün yanında olmaya devam edeceğim. Çünkü Fenerbahçe, kişilerin değil, değerlerin kulübüdür."