GÜNDEM - 31 Ocak 2026 Cumartesi 12:33

Bursa’nın 700 Yıllık Hafızası Tanpınar’ın İzinde Anlatıldı

A
A
A
Bursa’nın 700 Yıllık Hafızası Tanpınar’ın İzinde Anlatıldı

Kültürel mirası koruyan ve edebiyatla tarihî buluşturan Osmangazi Belediyesi, kentin özgün kimliğini yansıttığı Bursa’nın fethinin 700’üncü yılı etkinlikleri kapsamındaki özel programında, Türk edebiyatının usta ismi Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şiirlerinde betimlediği tarihî durakları, uluslararası öğrencilerle buluşturdu.


Bursa’nın fethinin 700’üncü yılı etkinlikleri kapsamında, Türk edebiyatının usta kalemlerinden Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şiirlerinde iz bırakan Bursa, Osmangazi Belediyesi’nin öncülüğünde uluslararası öğrencilerle buluşturuldu. Osmangazi Belediyesi ile Osmangazi Kent Konseyi iş birliğinde düzenlenen etkinlikte, kentin tarihî ve kültürel hafızasında önemli yer tutan mekânlar yerinde gezilerek tanıtıldı. Osmanlı’nın kuruluş ruhunu yansıtan Osmangazi Türbesi’nden başlayan kültürel aktivitede, usta yazar Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şiirlerinde yer verdiği Muradiye Külliyesi, Hüdavendigar Camii ve Yeşil Camii ziyaret edilerek, Bursa’nın estetik, tarihî ve manevi kimliği katılımcılara aktarıldı. Gezi boyunca ziyaret edilen her noktada, yapıların tarihî önemi ve Tanpınar’ın edebi dünyasındaki yeri hakkında kapsamlı bilgiler verildi.


Çad’dan Ukrayna’ya, Özbekistan’dan Angola’ya, Fas’tan Kazakistan’a kadar birçok farklı ülkeden gelen TÖMER öğrencilerinin yer aldığı etkinlik, kültürlerarası etkileşime de güçlü bir zemin hazırladı. Öğrenciler, Bursa’nın sadece bir şehir değil; tarihi, şiiri ve medeniyet birikimiyle yaşayan bir kültür mirası olduğunu yakından tanıma fırsatı buldu.


"Bursa’da zaman farklı akıyor"


Osmangazi Belediyesi’nin, bu anlamlı organizasyonla hem Ahmet Hamdi Tanpınar’ın edebi mirasını yaşatmayı, hem de Bursa’nın sahip olduğu tarihi ve kültürel değerleri uluslararası düzeyde tanıtmayı amaçladığına işaret eden Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, şöyle konuştu;


"Ahmet Hamdi Tanpınar’ın da dediği gibi Bursa’da zaman farklı akıyor. Bunu Bursa’da yaşayan bilir. Her çıktığınızda kentte farklı bir şey keşfedersiniz. Hem Ahmet Hamdi Tanpınar’ın gözüyle Bursa’ya bakıyoruz, hem de Bursa’nın fethinin 700. yılı kapsamında kenti öğrencilerimizle yeniden keşfediyoruz. Katılan tüm öğrencilere ve Osmangazi Kent Konseyi’ne teşekkür ediyoruz."


Kentin tarihi dokusunun edebiyat ile bütünleştiğine işaret eden Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı ise, "700 yıllık bu çınarın altında, dallarının uzandığı her noktadan gelen öğrenci kardeşlerimizle bu etkinliğimizi yapıyoruz." diye konuştu. Akabinde Osmangazi Türbesi’ndeki nöbet değişimi ilgi ile takip edilirken, Özlem Gürses tarafından, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘Bursa’da Zaman’ adlı şiiri okundu.


Öğrenciler geziden çok memnun kaldı


Kentin tarihi noktalarına gerçekleştirdikleri ziyaretlerde, mimari yapılara ve Bursa’nın tarihi kimliğine hayran kalan uluslararası öğrenciler de, her bir durağa büyük bir ilgi gösterdi. Çad’da yaşayan ve 7 aydır Türkiye’de bulunan Adam Hassan, geziden dolayı teşekkürlerini belirterek, "Türkiye çok güzel bir ülke, en sevdiğim şehir Bursa." ifadesini kullandı. Kazakistan’dan gelen Aldiyar Yeldar ve Tomiris Kurmanova da tarihi noktaları gezmeyi çok sevdiklerini vurgulayarak, yabancılara Türk tarihini göstermenin çok önemli olduğunun altını çizdi. Bir başka öğrenci Angola’dan Marcelina dos Santos ise, geziden dolayı memnuniyet duyduklarını aktardı.


Osmangazi Belediyesi’nin kültürel mirası uluslararası ölçekte tanıtma vizyonuyla hayata geçirilen bu anlamlı etkinlik, katılımcılardan büyük beğeni toplarken, programa verdiği destek ve kentin tarihî değerlerini edebiyatla buluşturan çalışmaları dolayısıyla Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a ve Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür edildi.


(GÖ-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Selçuk Üniversitesi akademisyenleri 4 yeni bitki türü keşfetti Selçuk Üniversitesi, Türkiye’nin biyolojik zenginliğini gün yüzüne çıkaran önemli bir akademik başarıya imza attı. Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul’un yürütücülüğündeki proje kapsamında Orta Toroslar’da keşfedilen 4 yeni kayagülü türü bilimsel literatüre kazandırıldı. TÜBİTAK’ın destek verdiği kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik proje kapsamında Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, Prof. Dr. Tuna Uysal, Doç. Dr. Meryem Bozkurt, Doç. Dr. Emrah Şirin, Doç. Dr. Hakkı Demirelma ve Doç. Dr. Burcu Yılmaz Çıtak, Türkiye genelinde 45 ilde saha çalışmaları gerçekleştirdi. Konya, Karaman ve Antalya’dan alınan örnekler üzerinde yapılan değerlendirme ve analizler sonucunda ise daha önce bilinmeyen dört yeni kayagülü türü kayıtlara geçti. Türler, bilim dünyasına tanıtılarak uluslararası saygınlığı bulunan Plants dergisinde yayımlandı. Proje detaylarına ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, "Çalışmamız, TÜBİTAK tarafından desteklenen kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik bir projenin ürünüdür. Türkiye’de 45 ilde gerçekleştirdiğimiz arazi çalışmalarında yaklaşık bin 500 örnek topladık. Ayrıca yurt içindeki 15 herbaryum ve yurt dışındaki yaklaşık 10 uluslararası herbaryumu inceleyerek toplamda 2 bin 500’e yakın örnek üzerinde çalıştık. Morfolojik, taksonomik, tohum, polen, moleküler ve kromozom analizlerini birlikte değerlendirerek bu dört bitki türünün bilim dünyası için yeni olduğuna karar verdik" diye konuştu. Türkiye Kayagülü açısından önemli bir merkez Yeni türlerin tamamının Toroslar’da yayılış gösterdiğine dikkat çeken Ertuğrul, "Bu bitkilerin tamamı Konya, Karaman ve Antalya illerindeki Toros Dağları’nda tespit edildi. İki tür Karaman’da, biri Konya’da, biri ise Antalya’nın Akseki ilçesinde tanımlandı. Bu türleri Beyşehir kayagülü, Sultan kayagülü, Akseki kayagülü ve Göktepe kayagülü olarak adlandırdık. Kayagülü cinsi dünyada yaklaşık 70 türle temsil ediliyor ve bunların 51’i Türkiye’de yayılış gösteriyor. Bu 51 türün 37’si endemik, yani yalnızca Türkiye’de bulunuyor. Bu durum Türkiye’yi bu bitki grubu açısından önemli bir merkez haline getiriyor" dedi. Bitkilerin yetişme ortamına ilişkin bilgi veren Ertuğrul, "Türlerin büyük bölümü serpantin ve kireçtaşı gibi kayaç alanlarda, bin 100 ile 2 bin metre arasındaki yükseltilerde yetişiyor. Beyşehir kayagülü ise daha çok bozkır alanlarda görülüyor. Bu bitkiler halk tarafından çok bilinen türler değil. Bu nedenle kullanım alanlarına dair literatürde şu an için bir bilgiye rastlamadık" ifadelerini kullandı. Yeni türler, Herbaryumumuza eklendi Ertuğrul, yeni keşfedilen türlerin de yaklaşık 30 bin örnekle Türkiye’nin önemli koleksiyonları arasında yer alan ve Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü bünyesinde bulunan KNYA Herbaryumu’na eklendiğini belirtti. Prof. Dr. Ertuğrul, hazırlıkları süren ve yaklaşık 70 cilt olarak planlanan "Resimli Türkiye Florası" çalışmasıyla Türkiye’nin bitki çeşitliliğinin güncel ve görsel bir şekilde sunulmasının hedeflendiğini aktardı.