KÜLTÜR SANAT - 14 Şubat 2024 Çarşamba 16:15

‘Bursa’nın bitmeyen hikâyesi’ şehir belleğinde

A
A
A
‘Bursa’nın bitmeyen hikâyesi’ şehir belleğinde

Bursa’nın kültürel geleceğine önemli eserler sunan Büyükşehir Belediyesi, 16 genç hikâyecinin kaleme aldığı ‘Bursa’nın bitmeyen hikâyesi’ adlı kitabı da şehir belleğine kazandırdı.


Bursa’yı değerleriyle geleceğe taşıyan Büyükşehir Belediyesi, somut olmayan kültürel mirasa olan katkılarını yeni yayınlarla sürdürüyor. Şehri yenilemenin yanında köklü kültürel birikimine de eserler sunan Büyükşehir Belediyesi tarafından kent belgeliğine kazandırılan ‘Bursa’nın bitmeyen hikâyesi’ kitabının tanıtımı, Tayyare Kültür Merkezi’nde yapıldı. Yayın Kurulu’nda Mukadder Gemici, Necmettin Turinay, Ali Ayçil, Murat Sedat Sert ve Güray Süngü’den yer aldığı eser, Abdullah Kasay, Ali Güney, Aynur Dilber, Elif Hümeyra Aydın, Gökhan Yılmaz, Gülşen Funda, Hümeyra Yabar, Hüseyin Ahmet Çelik, Kadir Daniş, Kuddusi Demir, M. Fatih Kutlubay, Merve Çakır, Merve Sevde Selvi, Mustafa Aplay, Samet Çıldan ve Zeynep Kahraman Füzün’ün hikayelerinden oluşuyor. 3 gün boyunca Eskikaraağaç Köyü, Mudanya, Trilye, İznik, Cumalıkızık Köyü, İnkaya ve Bursa merkezi gezen genç yazarlar, şehrin doğal güzelliklerinden ve büyüleyici mekanların esinlenerek hikayelerini yazdı.


Kitapta eserleri bulunan genç yazarlar ve edebiyat tutkunlarının katıldığı toplantıda konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Halide Serpil Şahin, yeşilin bin bir tonunu barındıran Bursa’nın güzellikleri, kültür ve medeniyetiyle ülkemizin önemli şehirlerinden biri olduğunu söyledi. Tarihte birçok gelişmeye imza atan Bursa’nın gençler tarafından daha iyi tanınabilmesi için edebiyatın önem taşıdığını belirten Şahin, “Yapılan çalışmanın çok değerli olduğunu düşünüyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Değerli eserlerin seçilmesinde, kitabın içerisinde yer almasında emeği olan jüri üyelerine ve genç yazarlarımıza teşekkür ediyorum. Bursa ticareti, tarihi, kültürü önemli bir yerdir. Bursa’da ne ticaretler, ne savaşlar yapıldı. Mutlaka çok büyük aşklar da yaşandı. Bursa bizi aşık olduğumuz bir şehir. Bu şehrin tanıtımında, anılmasında ve anlatılmasında emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Tüm edebiyatseverlerin de Dünya Öykü Günü’nü kutluyorum” dedi.


Hikâyelerin bir araya getirilmesinde büyük emekleri olan Yazar Ali Aycil, Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’nın çabasıyla 2022’de değişik şehirlerden bir grup hikâyecinin Bursa’da konuk edildiğini söyledi. Sanatçılardan Bursa’dan edinecekleri intibaalar ve Bursa’nın onlarda oluşturacağı hayallerden hareketle birer hikâye yazmalarının istendiğini hatırlatan Aycil, ardından genç hikâyecilerin Bursa’yı dolaşarak ve ilham alarak kaleme aldıkları hikâyelerin kitaplaştırıldığını anlattı. Edebiyat ve şehirlerin çok güçlü ilişkisi olduğunu söyleyen Aycil, “Türk edebiyatının en önemli metinlerinden birisi olan Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘5 Şehir’ adlı eseri, edebiyatımızda edebiyatçıların şehirler hakkında yazdığı en orijinal ve en önemli metinlerden birisidir. Bu kitabın yayınlanmasından yaklaşık 70 sene sonra bu kez genç sanatçılarımız, bir anlamda Tanpınar’ın izinden giderek Bursa’yla ilgili yeni metinler kaleme aldı. Edebiyatçılar şehirlerden ilham alırlar. Bursa’nın bir şehir olarak bir yazara ilham verecek birkaç katmanlı hikâyesi var. Kitaba katkı koyan tüm genç kalemlerimize teşekkür ediyorum. Eserden dolayı Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni kutluyoruz” diye konuştu.


Yazar Nevzat Çalıkuşu ise, genç yazarların ortaya koyduğu eserleri gördüğünde çok mutlu olduğunu ve umutlandığını dile getirdi. Kitabın, Türk hikayesinin geleceğinde yer alacak en güzel örneklerle dolu olduğunu söyleyen Çalıkuşu, kitabı kendisinin de okuduğunu ve Şiraze Dergisi’nde eleştirisini yaptığını hatırlattı. İmkanı sağlayan bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür eden Çalıkuşu, projede emeği geçenlere de teşekkür etti.


Kitapta yazıları olan 16 hikâyeci adına konuşan Merve Sevde Selvi ise, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘Bursa şimdiye kadar sakladığı el değmemiş mazi rüyasıyla içimizde konuşan en geniş davettir’ sözünü hatırlatarak 16 hikâyeciyle birlikte davete icabet ettiklerini söyledi. Maziyi bugünle birleştiren, tarihi ve kültürel zenginlikleri olan bir şehirde bulunmaktan büyük mutluluk duyduklarını dile getiren Selvi, “Kitapta bir araya gelmiş çok güzel 16 hikâyeyi görüyoruz. Bursa’nın aslında faniyi bakiye iliştiren, bizi yarına taşıyacak olan enerjiyi yakaladık. Bizim için proje çok güzeldi. Dilerim, kelimelerimiz yarına kalarak muhatabına faydalı olur” dedi.


Konuşmaların ardından 16 genç hikayeciden biri olan Zeynep Kahraman Füzun, kitapta yer alan ‘Şifa’ adlı öyküsünü okudu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Kozmetik fabrikası yangını davasında iddianame iade edildi Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin iddianame, suçun sübutuna etki edecek delillerin toplanmaması ve hukuki eksiklikler gerekçesiyle iade edildi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti. İddianame iade edildi Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 16 sanık hakkında iddianame hazırlanmıştı. 7. Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilen iddianame iade edildi. Mahkemece yapılan incelemede, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede suçun sübutuna doğrudan etki edecek deliller toplanmadan kamu davası açıldığı tespit edildi. İddianamede, şüphelilerin kullandığı GSM hatlarına ait arama, mesaj ve baz bilgilerini içeren HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri Kurumundan istendiği, bu kayıtların gönderilmesi sonrası Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü teknik personeli tarafından HTS analiz raporu düzenleneceğinin belirtildiği, ancak bu raporlar beklenmeden iddianamenin hazırlandığı kaydedildi. Mahkeme, HTS analizlerinin özellikle "suçluyu kayırma" suçu bakımından suçun sübutuna doğrudan etki edecek nitelikte delil olduğu, soruşturmayı uzatıcı değil aksine aydınlatıcı nitelik taşıdığı halde değerlendirilmeden iddianame düzenlendiğini belirterek bu yönüyle iddianamenin iadesine karar verdi. Tanık ve güvenlik görevlileri dinlenmedi Şüpheli Ali Osman A. hakkında suçluyu kayırma suçundan cezalandırma talep edilirken, ifadesinde bahsi geçen güvenlik amiri Ali D’nin kimlik tespiti yapılmadan, bilgi ve görgüsüne başvurulmadan, ayrıca olay günü Ali D’yi arayan güvenlik personelinin kim olduğunun araştırılmadan iddianame düzenlendiği belirtildi. Mahkeme, tanık olabilecek bu kişilerin beyanlarının alınmamasının suçun sübutuna etki edecek önemli bir eksiklik olduğunu vurguladı. Şirketler hakkında hukuki dayanak gösterilmedi İddianamede Ravive Kozmetik San. ve Dış. Tic. A.Ş. ile LYKKE Kozmetik Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. malen sorumlu gösterilerek TCK 60. maddesi kapsamında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi talep edildiği, ancak şüphelilere isnat edilen suçların hiçbirinde tüzel kişilere güvenlik tedbiri uygulanabileceğine dair açık kanuni düzenleme bulunmadığı tespit edildi. Mahkeme, hangi yasal dayanakla şirketler hakkında güvenlik tedbiri istendiğinin ve bu şirketlerin ne şekilde malen sorumlu sayıldığının delillerle açıklanmadığını belirterek bu yönüyle iddianamenin CMK 170/4’e aykırı olduğunu değerlendirdi. SGK’nın suçtan zarar gören sıfatı açıklanmadı Ayrıca iddianamede Sosyal Güvenlik Kurumu’nun suçtan zarar gören olarak gösterildiği, ancak isnat edilen suçlar bakımından SGK’nın ne şekilde zarar gördüğünün delillerle açıklanmadığı, bu haliyle de CMK 170/4 maddesine aykırılık bulunduğu kaydedildi. Yakalama kararına rağmen makul süre beklenmedi Şüphelilerden Abdurrahman B. hakkında yakalama emri çıkarılmasına rağmen, makul süre beklenmeden ve ifadesi alınmadan iddianame düzenlendiği, bu durumun şüphelinin CMK 147/1-f maddesi kapsamında savunma ve lehine delil sunma hakkını kısıtladığı ifade edildi. Mahkeme, bu eksikliğin de suçun sübutuna etki eden önemli bir delil noksanlığı olduğunu belirtti. Mahkemeden iddianameye iade kararı Tüm bu gerekçelerle mahkeme, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesini iadesine, soruşturma dosyasının gereği yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verdi. Fabrika sahibi cezaevinde yaşamını yitirmişti Yürütülen soruşturma kapsamında 11 şüpheli gözaltına alınırken, firma sahibi Kurtuluş Oransal, şirket yetkilileri İsmail O., Altay Ali O., Aleyna O. ile Gökberk G., ’Olası kastla öldürme’ suçlamasıyla, Ali Osman A. ve Onay Y. ise, ’Suçluyu kayırma’ suçlamasıyla tutuklanmıştı. Şüphelilerden H.E., G.B., Ö.A. ile G.D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Tutuklu bulunduğu Kandıra Cezaevi’nde kalp krizi geçiren ve Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Kurtuluş Oransal ise hayatını kaybetmişti. Olayın ardından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Kocaeli İl Müdürü, Müdür Yardımcısı, Gebze Sosyal Güvenlik Merkez Müdürü, Çalışma ve İş Kurumu Kocaeli İl Müdürü, İŞKUR Dilovası Hizmet Merkezi Müdürü, İŞKUR CİMER’den Sorumlu Şube Müdürü ile 1 personel açığa alınmıştı.
Kocaeli Kozmetik fabrikası yangını davasında iddianame iade edildi Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği, 6 kişinin yaralandığı kozmetik fabrikasındaki yangına ilişkin iddianame, suçun sübutuna etki edecek delillerin toplanmaması ve hukuki eksiklikler gerekçesiyle iade edildi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti. İddianame iade edildi Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 16 sanık hakkında iddianame hazırlanmıştı. 7. Ağır Ceza Mahkemesince değerlendirilen iddianame iade edildi. Mahkemece yapılan incelemede, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianamede suçun sübutuna doğrudan etki edecek deliller toplanmadan kamu davası açıldığı tespit edildi. İddianamede, şüphelilerin kullandığı GSM hatlarına ait arama, mesaj ve baz bilgilerini içeren HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri Kurumundan istendiği, bu kayıtların gönderilmesi sonrası Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü teknik personeli tarafından HTS analiz raporu düzenleneceğinin belirtildiği, ancak bu raporlar beklenmeden iddianamenin hazırlandığı kaydedildi. Mahkeme, HTS analizlerinin özellikle "suçluyu kayırma" suçu bakımından suçun sübutuna doğrudan etki edecek nitelikte delil olduğu, soruşturmayı uzatıcı değil aksine aydınlatıcı nitelik taşıdığı halde değerlendirilmeden iddianame düzenlendiğini belirterek bu yönüyle iddianamenin iadesine karar verdi. Tanık ve güvenlik görevlileri dinlenmedi Şüpheli Ali Osman A. hakkında suçluyu kayırma suçundan cezalandırma talep edilirken, ifadesinde bahsi geçen güvenlik amiri Ali D’nin kimlik tespiti yapılmadan, bilgi ve görgüsüne başvurulmadan, ayrıca olay günü Ali D’yi arayan güvenlik personelinin kim olduğunun araştırılmadan iddianame düzenlendiği belirtildi. Mahkeme, tanık olabilecek bu kişilerin beyanlarının alınmamasının suçun sübutuna etki edecek önemli bir eksiklik olduğunu vurguladı. Şirketler hakkında hukuki dayanak gösterilmedi İddianamede Ravive Kozmetik San. ve Dış. Tic. A.Ş. ile LYKKE Kozmetik Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti. malen sorumlu gösterilerek TCK 60. maddesi kapsamında tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi talep edildiği, ancak şüphelilere isnat edilen suçların hiçbirinde tüzel kişilere güvenlik tedbiri uygulanabileceğine dair açık kanuni düzenleme bulunmadığı tespit edildi. Mahkeme, hangi yasal dayanakla şirketler hakkında güvenlik tedbiri istendiğinin ve bu şirketlerin ne şekilde malen sorumlu sayıldığının delillerle açıklanmadığını belirterek bu yönüyle iddianamenin CMK 170/4’e aykırı olduğunu değerlendirdi. SGK’nın suçtan zarar gören sıfatı açıklanmadı Ayrıca iddianamede Sosyal Güvenlik Kurumu’nun suçtan zarar gören olarak gösterildiği, ancak isnat edilen suçlar bakımından SGK’nın ne şekilde zarar gördüğünün delillerle açıklanmadığı, bu haliyle de CMK 170/4 maddesine aykırılık bulunduğu kaydedildi. Yakalama kararına rağmen makul süre beklenmedi Şüphelilerden Abdurrahman B. hakkında yakalama emri çıkarılmasına rağmen, makul süre beklenmeden ve ifadesi alınmadan iddianame düzenlendiği, bu durumun şüphelinin CMK 147/1-f maddesi kapsamında savunma ve lehine delil sunma hakkını kısıtladığı ifade edildi. Mahkeme, bu eksikliğin de suçun sübutuna etki eden önemli bir delil noksanlığı olduğunu belirtti. Mahkemeden iddianameye iade kararı Tüm bu gerekçelerle mahkeme, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesini iadesine, soruşturma dosyasının gereği yapılmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verdi. Fabrika sahibi cezaevinde yaşamını yitirmişti Yürütülen soruşturma kapsamında 11 şüpheli gözaltına alınırken, firma sahibi Kurtuluş Oransal, şirket yetkilileri İsmail O., Altay Ali O., Aleyna O. ile Gökberk G., ’Olası kastla öldürme’ suçlamasıyla, Ali Osman A. ve Onay Y. ise, ’Suçluyu kayırma’ suçlamasıyla tutuklanmıştı. Şüphelilerden H.E., G.B., Ö.A. ile G.D. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Tutuklu bulunduğu Kandıra Cezaevi’nde kalp krizi geçiren ve Kocaeli Şehir Hastanesi’ne kaldırılan Kurtuluş Oransal ise hayatını kaybetmişti. Olayın ardından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Kocaeli İl Müdürü, Müdür Yardımcısı, Gebze Sosyal Güvenlik Merkez Müdürü, Çalışma ve İş Kurumu Kocaeli İl Müdürü, İŞKUR Dilovası Hizmet Merkezi Müdürü, İŞKUR CİMER’den Sorumlu Şube Müdürü ile 1 personel açığa alınmıştı.