DÜNYA - 05 Ocak 2026 Pazartesi 22:18 | Son Güncelleme : 05 Ocak 2026 Pazartesi 23:00

Dışişleri Bakanı Fidan: "İsrail'e gereken baskıyı yapmalıyız"

A
A
A

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Gerekli miktarda gıda ve barınma imkanının Gazze’ye girişi için İsrail’e gereken baskıyı yapmalıyız" dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Portekiz’e yaptığı resmi ziyaret kapsamında, Portekiz Radyo ve Televizyon Kurumu’na (RTP) mülakat verdi. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) ne gibi bir katkı sağlayabileceği şeklinde bir soru alan Fidan, "Öncelikle, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri bildiğiniz gibi tarihi bir ilişki. Biz birbirimizi tamamlıyoruz. Türkiye, çok uzun zamandır Avrupa Birliği’ne üye olma isteğinde, ancak Avrupa Birliği’ndeki bazı siyasi konular nedeniyle bu gerçekleşemiyor. Ancak biz, Türkiye ve Avrupa Birliği’nin, Türkiye’nin de tam üye olmasıyla tam dayanışma içerisinde bir araya gelememesinin tarihi bir talihsizlik olduğunu düşünüyoruz" dedi.

"Dünyanın geri kalanına da tarihi fırsatlar sunabiliriz"

Sözlerinin devamında Fidan, "Çünkü Türkiye’nin dinamik bir ekonomisi var, iyi bir savunma sanayii var, iyi ve genç bir nüfusu var ve son derece önemli bir bölgede bulunuyor. Askeri gücümüz ve bölgedeki etkimiz de Avrupa Birliği ile bütünleşebilir ve bu şekilde gerçekten tarihi bir işbirliği tesis edebiliriz. Ve bu şekilde sadece içinde bulunduğumuz bölgeye değil, aynı zamanda dünyanın geri kalanına da tarihi fırsatlar sunabiliriz. Zira söylediğim gibi Avrupa Birliği uluslar üstü bir birlik oluşturabildi ancak hiçbir zaman medeniyetler üstü bir birlik kuramadı. Aslında dünyanın ihtiyaç duyduğu bu, medeniyetler üstü bir birlik, bütünlük, farklı medeniyetlerin aynı çatı altında yaşaması ve dünyaya başka şeyler katması. Bence bu çok önemli" diye konuştu.

"Portekiz ile savunma sanayinde iyi bir iş birliği başladı"

Türkiye ile Portekiz arasındaki ilişkilerin nasıl gelişebileceği şeklindeki soruya Fidan, "Portekiz ile son derece iyi ikili ilişkilere sahibiz ve ilişkilerimiz mükemmel devam ediyor. Bildiğiniz gibi bunu geliştirmenin sınırı yok. Turizm, ticaret, yatırım, savunma sanayi, enerji ve tüm alanlar ve sektörlerde iş çevrelerinin ve diğer çevrelerin de kullanabileceği çok önemli fırsatlar var" ifadelerini kullandı.

Fidan, "Şu anda sevgili dostum Paola (Rangel) ile yapmaya çalıştığımız; ikili anlaşmalar ve üst düzey ziyaretlerle mevcut ilişkileri daha kurumsal hale getirebilmek. Ticaret hacmimiz 3.5 milyar doları aştı ve bu bizim için gerçekten iyi. Ancak daha da yükseltmek istiyoruz bu rakamı. Savunma sanayinde iyi bir işbirliği başladı, turizmde de iyi bir işbirliği mevcut. Artan sayıda Türk iş insanı Portekiz’de fırsatları değerlendiriyor ve Portekiz, Türk yatırımcıları için son derece dostane bir ortam sağlıyor ve bu bizim için yine son derece önemli" dedi.

"Türkiye, her zaman çatışmaların dışında kaldı"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin Orta Doğu’da lider konumda olmasına yönelik vizyonu hakkında bir soru alan Fidan, "Bildiğiniz gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan, 20 yılı aşkın bir süredir tekrar tekrar seçilen liderimiz. Bu Orta Doğu’da çok sıklıkla karşılaştığımız bir durum değil ve kendisi bölgenin istikrarı, refahı ve güvenliği için bu güçlü lider konumunu ve etkisini kullanıyor" dedi.

Türk dış politikasının omurgasını refah, istikrar ve güvenliğin oluşturduğunu vurgulayan Fidan, "Bölgemizde bu alanlarda daha fazla katkı sağlamak istiyoruz çünkü Türkiye çok önemli bir jeostratejik konumda bulunuyor. Doğumuzda daha farklı bir dizi siyasi öncelik var. Kuzeyimizde yine farklı bir dizi siyasi öncelik var. Maalesef kuzeyde Ukrayna ve Rusya arasında savaş var. Doğumuzda ise uzun zamandır Suriye, Irak ve ötesinde devam eden bölgesel çatışmalar var. En azından batımızda şu anda farklı bir sorun yok ancak bütün bu problemli alanlarda eğer Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son 20 yılda başardıklarına bakarsanız öncelikle Türkiye’nin her zaman çatışmaların dışında kalmış olduğunu ve hiçbir zaman çatışmaları teşvik etmediğini görürsünüz. Ve terörizme karşı son derece etkin bir savaş sürdürdük. Çünkü terörizm aslında sadece güvensizliğin kaynağı olmakla kalmıyor, birçok ülkede yolsuzluk ve devlet kurumlarının erozyonunun da kaynağını teşkil ediyor. Ve terörizmle başarılı bir şekilde mücadele ederek bu aynı zamanda bölgeye istikrar getiren bir faktör oldu. Yapmaya çalıştığımız şu; ekonomimiz, savunma sanayimiz, teknolojimiz ve kurumsal kapasitemiz bölge ülkelerine çok daha fazla katkı sağlayabilir. Biz Avrupa Birliği, Orta Asya ve Orta Doğu arasında önemli bir konumdayız. Ve sadece bu farklı bölgeler arasında köprü olmakla kalmayıp bu bölgeler arasında sentez oluşturmak ve farklı sinerjiler oluşturmak için önemli ve büyük bir rol oynayabiliriz. Ve Türkiye bu farklı bölgelere erişimi olan bir ülke olarak kendisine özgü konumuyla bu avantajları hayata geçirebilir. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dış politika öncelikleri uzun bir zamandır bölgenin istikrarı, güvenliği ve refahını artırma yönünde" ifadelerini kullandı.

"İsrail’e gereken baskıyı yapmalıyız"

Uluslararası toplumun Gazze konusunda nasıl bir sınav verdiği konusunda bir soru alan Fidan, "Bence maalesef bu sınavda başarısız olduk. Şimdi bu hatadan geri dönmeye çalışıyoruz. Çünkü biliyorsunuz son iki yıldır birçoğunun kadın ve çocuk olduğu 70 binden fazla masum kişinin katledilmesini izledik. Uluslararası toplum ve uluslararası kuruluşlar maalesef bu 21’inci yüzyılın ortasındaki kıyım karşısında çaresiz kaldılar. Bazı ülkelerde ve birliklerde bu zulme karşı durmak için gerekli adımlar bile atılmadı" dedi.

Dışişleri Bakanı Fidan, "Ancak şimdi bu durumdan çıkıyoruz ve en azından bir ateşkes var. Belki kırılgan bir ateşkes. Şu anda en azından küçük bir miktar insani yardımın Gazze’ye girişine izin veriliyor. Bu hiç yoktan iyi. Ancak şimdi kış ortasındayız ve Gazze halkının barınmaya ihtiyacı var. Çünkü vicdani olarak bir halkın aç kalmasına, ölmesine ve onların donmalarına izin veremeyiz. Dolayısıyla barınma önemli. Gazze’ye gıda ve ilaç girişi önemli. Gerekli miktarda gıda ve barınma imkanının Gazze’ye girişi için İsrail’e gereken baskıyı yapmalıyız" ifadelerine yer verdi.

"Bu artık sadece Ukrayna ve Rusya arasında bir savaş değil"

Türkiye’nin Ukrayna’ya yönelik arabuluculuk çalışmaları ve ABD Başkanı Donald Trump’ın barış planına ilişkin bir soruya Fidan, "Sayın Trump ve ekibinin son birkaç aydır, özellikle iktidara geldiklerinden bu yana Ukrayna-Rusya savaşı ile ilgili yapmaya çalıştıkları, kesinlikle desteklediğimiz hususlar. Baştan beri biz Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve güvenliğini destekliyor olsak da, aynı zamanda şunu biliyorduk; bu çatışmayı durdurmanın tek yolu diyalog, barış ve ateşkes" diye cevap verdi.

Ukrayna’daki savaşın bir kazananı olmayacağının bilindiğini ifade eden Fidan, "Çünkü artık bu sadece Ukrayna ve Rusya arasında bir savaş değildi. Savaş, Ukrayna ve Rusya’nın çok ötesinde bir şey halini aldı. Fay hatları oluşturdu, büyük bölünmelere neden oldu. Avrupa’dan başlayan ve başka ülkelerde de devam eden ekonomik krizler, enerji krizi ve siyasi krizlere yol açtı. Ve aynı zamanda tahıl sevkiyatı sorunları nedeniyle gıda krizine yol açtı. Ve bir dizi küresel büyük krize bu şekilde aslında yol açtı. Dolayısıyla bitmesi gerekiyordu. Şimdi Sayın Trump’ın yapmaya çalıştığı, bizim de yapmaya çalıştıklarımızla tamamıyla örtüşüyor" şeklinde konuştu.
Fidan, "Dediğiniz gibi Türkiye, savaşın taraflarını bir araya toplayabilen tek ülke. Aynı masanın etrafına onları oturtabildik. Sayın Trump belki farklı taraflarla görüşerek bir mekik diplomasisi uyguluyor ki bu çok iyi. Biz de onlara yardım etmek için elimizden geleni yapıyoruz. Umarım başarırlar ve biz de gerçekten en kısa zamanda bu anlamsız savaşın bittiğini görebiliriz" diyerek sözlerini tamamladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Uluslararası Kanatlı Üretiminde Dijitalleşme ve Sağlık Kongresi tamamlandı Türkiye’de kanatlı eti sektörünün lider kuruluşlarından Gedik Piliç, sektörün geleceğine yön verecek bilimsel ve teknolojik gelişmelerin ele alındığı 6. Uluslararası Tavukçuluk Kongresi ve Uluslararası Kanatlı Üretiminde Dijitalleşme ve Sağlık Kongresi’ne sponsor olarak destek verdi. Elazığ’da gerçekleştirilen kongre, akademi dünyası ile sektör temsilcilerini aynı platformda buluşturdu. Dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve sağlık odaklı dönüşümün masaya yatırıldığı organizasyonda; dijitalleşme ve akıllı üretim sistemleri, besleme ve biyoteknolojik yaklaşımlar, yetiştiricilik ve çevre şartlarının optimizasyonu, sağlık izleme, genetik, tek sağlık ve sürdürülebilirlik gibi kritik başlıklar ele alındı. Türkiye’nin önde gelen entegre kanatlı eti üreticilerinden Gedik Piliç, sektörün bilimsel ve teknolojik gelişimine katkı sunmaya devam ediyor. Şirket, bu kapsamda 6. Uluslararası Tavukçuluk Kongresi ve Uluslararası Kanatlı Üretiminde Dijitalleşme ve Sağlık Kongresi’nin sponsorları arasında yer aldı. Akademisyenler, uzmanlar ve sektör temsilcileri bir araya geldi 7-8 Mayıs 2026 tarihlerinde Fırat Üniversitesi ev sahipliğinde Elazığ’da düzenlenen kongre, kanatlı üretiminde dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve sağlık konularını odağına aldı. Alanında uzman akademisyenler ve uluslararası bilim insanlarının katılımıyla gerçekleştirilen organizasyon, sektörün geleceğine yön verecek bilimsel ve teknolojik gelişmelerin değerlendirildiği önemli bir platform olarak öne çıktı. Kongrenin ana temasını; kanatlı üretiminde dijitalleşme ve sağlık ekseninde verimlilik, sürdürülebilirlik ve "tek sağlık" yaklaşımı oluştururken; yapay zekâ, büyük veri, biyogüvenlik, hayvan refahı ve gıda güvenliği gibi başlıklar kapsamlı şekilde ele alındı. Gedik Piliç, organizasyona verdiği destekle; sektörde bilimsel bilgi paylaşımının artırılmasına, inovatif üretim modellerinin yaygınlaşmasına ve sürdürülebilir gıda üretiminin teşvik edilmesine katkı sundu. Gedik Piliç Genel Müdür Yardımcısı Nihat Özbey, organizasyona ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Uluslararası Kanatlı Üretiminde Dijitalleşme ve Sağlık Kongresi gibi uluslararası platformlar, sektör paydaşlarının ortak akıl etrafında buluşmasını sağlayarak dönüşüme yön veriyor. Gedik Piliç olarak, üretim süreçlerimizde dijitalleşmeyi merkeze alırken; hayvan refahı, biyogüvenlik ve gıda güvenliği konularında en yüksek standartları hedefliyoruz. Kongrede yapay zekâdan büyük veri uygulamalarına kadar uzanan geniş bir perspektifte, kanatlı üretiminin daha verimli, daha şeffaf ve daha sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlayacak önemli değerlendirmeler yapıldı. Akademi ile sektör arasındaki iş birliğinin güçlenmesi, bilgi paylaşımının artması ve yenilikçi çözümlerin yaygınlaşması açısından böylesi organizasyonları son derece kıymetli buluyoruz. Gedik Piliç olarak yalnızca bugünün değil, geleceğin üretim modellerine de yatırım yapıyor; sektörümüzün gelişimine katkı sağlayan her platformda yer almaya devam ediyoruz. Kongreye verdiğimiz desteği de sürdürülebilir ve güvenilir üretim anlayışımızın bir parçası olarak görüyoruz."
İstanbul L’Oréal Türkiye, 2025’te 6,3 milyon renk tonu denemesi ve 7 milyon oturum sayısına erişti Güzelliğin geleceğini teknolojiyle şekillendirme vizyonuyla hareket eden L’Oréal Türkiye, artırılmış gerçeklik ve yapay zekâ destekli dijital servislerinin 2025 yılı performans sonuçlarını paylaştı. 2025 yılında saç ve makyaj servisleri üzerinden toplam 6,3 milyon renk tonu sanal olarak denendi. Kullanıcılar bu servisler aracılığıyla 19 farklı saç ve makyaj görünümünü keşfetti. Dijital servislerde kişi başı ortalama kullanım süresi 68 saniye olarak ölçülürken, tüm servislerdeki toplam oturum adedi 7 milyona ulaştı. Şirket ayrıca yüzde 16,52’lik keşfedilebilirlik oranıyla Avrupa bölgesinde ilk sırada yer aldı. Tekno-Güzellik şirketi L’Oréal Türkiye, çevrimiçi platformlarda toplam 14, mağaza içi deneyim noktalarında ise 8 olmak üzere Türkiye’de toplam 22 dijital servisle faaliyet gösteriyor; saç, makyaj ve cilt kategorilerinde kapsamlı bir teknoloji ekosistemi sunuyor. 2025 performans verileri, kullanıcıların dijital deneyimlere güçlü bir ilgi gösterdiğini ortaya koyuyor. Yıl boyunca saç ve makyaj servislerinde 6,3 milyon renk tonu sanal olarak test edilirken, kullanıcılar 19 farklı görünümü deneyimledi. Kişi başına ortalama 1 dakika 8 saniyelik kullanım süresiyle toplam oturum hacmi 7 milyona ulaştı. Bu tablo, dijital servislerin yalnızca ilham veren araçlar değil, aynı zamanda satın alma karar sürecinin aktif bir parçası haline geldiğini gösteriyor. Dijital servisleri en yoğun kullanan yaş aralığı 18–24 olurken, bu grubu 25–34 yaş aralığı takip ediyor. Coğrafi dağılımda ise İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana öne çıkan iller arasında yer alıyor. Ayrıca Türkiye’de içerik platformları arasında öncü bir adım olarak hayata geçirilen "Yapay Zekâ ile Özetleme" özelliği sayesinde, uzun ve detaylı rehberlerin en kritik noktaları tek bir tuşla saniyeler içinde görüntülenebiliyor. Böylece ister birkaç dakikalık ister saniyelik bir zaman diliminde, kullanıcılar ihtiyaç duydukları bilgiye hızlı ve rafine bir şekilde ulaşabiliyor. Avrupa’da keşfedilebilirlik oranında liderlik Dijital performansın en kritik göstergelerinden biri olan keşfedilebilirlik oranı, kullanıcıların dijital servisleri ne ölçüde fark edip aktif olarak deneyimlediğini ortaya koyuyor. L’Oréal Türkiye, 2025 yılında Avrupa bölgesinde yüzde 16,52’lik keşfedilebilirlik oranıyla ilk sırada yer aldı. Bu tablo, Türkiye’deki dijital servislerin görünürlük, erişim ve kullanıcı etkileşimi açısından Avrupa ortalamasının üzerinde performans gösterdiğini ortaya koyuyor. L’Oréal Türkiye Ülke Kurumsal Dijital ve Pazarlama Direktörü Murat Çolakoğlu ise 2025 yılı performansıyla ilgili şunları söyledi: "L’Oréal Türkiye olarak teknoloji ve yapay zeka dönüşümünü, tüketici deneyiminin merkezine yerleştirdiğimiz stratejik bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. 2025 yılında ulaştığımız 6,3 milyon sanal renk denemesi ve 7 milyon toplam oturum adediyle, kullanıcıların teknoloji destekli servislerimizi karar verme süreçlerinin aktif bir parçası haline getirdiğini açıkça gösteriyor. Amacımız, yapay zekâ ve artırılmış gerçeklik gibi ileri teknolojileri kullanarak her tüketicimize kişiselleştirilmiş, erişilebilir ve bilim temelli bir güzellik deneyimi sunmak. Önümüzdeki dönemde de çevrimiçi ve çevrimdışı temas noktalarımızın entegrasyonunu daha da artırarak tekno-güzellik vizyonumuzu güçlendirmeye devam edeceğiz." İçerik bilimle, bilim teknolojiyle buluşturuluyor Uzun yıllardır güzellik tutkunlarının yakından takip ettiği makyaj.com, sacsirlari.com ve cildimveben.com’un tek bir çatı altında birleşmesiyle hayata geçirilen herkesicinguzellik.com, trend içerikleri uzman görüşleri ve analiz araçlarıyla bir araya getiren kapsamlı bir güzellik platformu olarak konumlanıyor. Herkesicinguzellik.com üzerinden sunulan içerik yapısı ise 2025 itibarıyla artık çok daha interaktif bir deneyim sunuyor. Okurlar yalnızca makale okumakla kalmıyor; mevsimsel cilt bakım rutinlerinden yüz tipine göre kontür tekniklerine, saç rengi trendlerinden podyum makyajlarına kadar geniş bir yelpazede görsel ağırlıklı ve kolay uygulanabilir "nasıl yapılır" rehberlerle buluşuyor. Sanal deneme araçları ve cilt analizi gibi interaktif servisler sayesinde kullanıcılar, beğendikleri bir saç renginin ya da makyaj tonunun kendilerinde nasıl duracağını görebiliyor. Böylece pasif bir okuma deneyimi, aktif bir "deneyimleme" sürecine dönüşüyor. Mağazadan ekrana uzanan teknoloji deneyimi Türkiye’de aktif olan 14 çevrimiçi ve 8 çevrimdışı olmak üzere toplam 22 dijital servis; saç analizi, sanal saç rengi denemeleri, makyaj uygulamaları ve cilt değerlendirmeleri gibi farklı kategorileri kapsıyor. Platformda sunulan 14 çevrimiçi servis arasında; Kérastase Hair Care Diagnosis, L’Oréal Professionnel My Hair ID, La Roche-Posay Spotscan, Maybelline New York Virtual Try On , Garnier Skin Coach, Garnier Virtual Try On, L’Oréal Paris Virtual Try On, L’Oréal Paris Skin Genius, NYX Professional Makeup (Virtual Try On, Brow Finder ve Shade Finder), Lancôme E-Skin Expert ve Kiehl’s Instant Skin Reader yer alıyor. Mağaza içi deneyimi zenginleştiren 8 çevrimdışı servis ise; Lancôme (Shade Finder, Skin Screen, Youth Finder 2.0, Pro Radiance Booster ve Cryo Sculpture), Kiehl’s Derma Reader, Kérastase K-Scan ve Vichy Dercos Scalp Pro çözümlerinden oluşuyor. Bu yapı sayesinde çevrimiçi ve çevrimdışı temas noktaları entegre bir güzellik yolculuğu oluşturuyor.
İstanbul İstanbul’da Mayıs ayında en çok erik pahalandı İTO 2026 Mayıs ayında fiyatı en çok artan ve azalan ürünleri açıkladı. İstanbul’da Mayıs ayında en fazla artış yüzde 86,49 ile erik fiyatlarında oldu. Sivri biber ise yüzde 60,72 gerileme göstererek fiyatı en fazla azalan ürün oldu. İstanbul Ticaret Odası (İTO), piyasaların şeffaflığını sağlamak ve kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla geçtiğimiz 2026 Mayıs ayında İstanbul’da perakende fiyatı en fazla artan ve azalan ürünleri oranlarıyla birlikte açıkladı. Bir önceki aya göre indekste yer alan 336 adet ana üründen 223 adet ürünün fiyatında artış izlenirken, 44 adet ürünün fiyatında azalış görüldü. Mayıs ayında erik fiyatı yüzde 86,49 arttı 2026 Mayıs ayında gıda ve alkolsüz içecekler harcamaları grubunda yer alan erik, fiyatı yüzde 86,49 ile fiyatı en fazla artış gösteren ürün oldu. Fiyatında artış yaşanan diğer ürünlerin bazıları; ulaştırma harcamaları grubunda yer alan araba kiralama ücreti (günlük) yüzde 85,64, uçak bileti yüzde 41,42, şehirler arası otobüs bilet ücreti yüzde 25,80, gıda alkolsüz içecekler grubunda yer alan maydanoz yüzde 20,80, eğlence ve kültür harcamaları grubunda yer alan bilgisayar ekipmanları yüzde 18,48, giyim ve ayakkabı harcamaları grubunda yer alan deniz/havuz kıyafetleri yüzde 17,15, gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yer alan kraker yüzde 13,95, limon yüzde 11,56, lokanta ve oteller grubunda yer alan hazır ev yemekleri yüzde 10,89, gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yer alan su yüzde 9,74, kaymak yüzde 8,95, hazır sütlü tatlılar yüzde 8,63, sucuk yüzde 8,41, makarna yüzde 7,98, ekmek yüzde 7,86 oldu. Mayıs ayında sivri biber fiyatı yüzde 60,72 ucuzladı 2026 Mayıs ayında gıda ve alkolsüz içecekler harcama grubunda yer alan sivri biber, fiyatı yüzde 60,72 gerileme göstererek fiyatı en fazla azalan ürün oldu. Fiyatında azalış izlenen diğer ürünlerin bazıları; gıda ve alkolsüz içecekler grubunda yer alan çarliston biber yüzde 60,55, dolmalık biber yüzde 47,53, patlıcan yüzde 35,83, taze fasulye yüzde 23,89, salatalık yüzde 22,95, kabak yüzde 22,02, kıvırcık yüzde 18,76, kayısı yüzde 17,52, domates yüzde 15,43, pırasa yüzde 13,34, karnabahar yüzde 13,34, ev eşyası harcamaları grubunda yer alan ütü yüzde 10,87, ulaştırma harcamaları grubunda yer alan akaryakıt (dizel/motorin) yüzde 6,76, eğlence ve kültür harcamaları grubunda yer alan özel televizyon yayın hizm. yüzde 6,60, ulaştırma harcamaları grubunda yer alan akaryakıt (LPG) yüzde 2,75 oldu.
Ankara TMO 2026 hububat alım fiyatlarını açıkladı Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 2026 yılı hububat alım fiyatlarını açıkladı. Buna göre 2. grup ürünlerde makarnalık ve ekmeklik buğdayın ton başına alım fiyatı 16 bin 500 lira, arpanın alım fiyatı ise 12 bin 750 lira olarak belirlendi. TMO’dan yapılan açıklamada, bu yıl hububat hasadının yağışlar nedeniyle geçen yıla göre geciktiği, ancak bazı bölgelerde hasadın başladığı bildirildi. Üreticilere depolama imkanı sağlamak amacıyla da 21 Mayıs tarihinden itibaren Çiftçi Kayıt Sistemi’nde (ÇKS) kayıtlı buğday ve arpa ürünlerinin taahhütname karşılığında teslim alınmaya başlandığı açıklandı. Hububat hasadı ve piyasa gelişmelerinin yakından takip edildiği belirtilen açıklamada, 2026 yılı TMO hububat alım fiyatlarının 2’nci grup ürünler için ton başına makarnalık buğdayda 16 bin 500 lira, ekmeklik buğdayda 16 bin 500 lira ve arpada 12 bin 750 lira olarak belirlendiği kaydedildi. Açıklamada, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından üreticilere temel destek, planlı üretim desteği ve sertifikalı tohum kullanım desteği kapsamında dekara toplam 980 lira ödeme yapılacağı bildirildi. Ülke ortalama verimi dikkate alındığında ton başına toplam destek tutarının 3 bin 14 liraya karşılık geldiği belirtilirken, desteklerle birlikte üreticilerin eline ekmeklik ve makarnalık buğdayda ton başına 19 bin 514 lira, arpada ise 15 bin 764 lira geçeceği ifade edildi. TMO’nun ürün bedeli ödemelerini ürün teslimatını takip eden 45 gün içerisinde üreticilerin banka hesaplarına aktaracağı belirtilen açıklamada, hububat satışlarının ise 1 Ekim itibarıyla başlayacağı kaydedildi. Buna göre TMO’nun satış fiyatları 2’nci grup makarnalık buğday ve ekmeklik buğday için ton başına 18 bin 500 lira, arpa için ise 14 bin lira olarak belirlendi. Açıklamada ayrıca tüm üreticilere hayırlı ve bereketli bir hasat sezonu temennisinde bulunuldu.