GÜNDEM - 12 Mayıs 2026 Salı 09:29

Uzmanlardan organ bağışı ve böbrek hastalıklarına karşı erken teşhis uyarısı

A
A
A
Uzmanlardan organ bağışı ve böbrek hastalıklarına karşı erken teşhis uyarısı

Türkiye’nin dört bir yanından gelen doktorlar, Bursa’da gerçekleştirilen canlı cerrahi organ nakli sempozyumuyla, böbrek nakli ameliyatını canlı olarak izledi.


Türkiye’nin birçok ilinden Bursa’ya gelen doktorlar, organ nakli ile ilgili bilimsel bir toplantıda bir araya geldi. Acıbadem Bursa Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nce düzenlenen organizasyonda, böbrek nakli cerrahisindeki yeni gelişmeler ve naklin önemi konusunda bilgi paylaşımı yapıldı. ’6. Canlı Cerrahili Böbrek Nakli’ toplantısında, ameliyathanede üç boyutlu laparoskopik yöntemle gerçekleştirilen nakil operasyonunu canlı olarak izleme imkanı buldu.


"Bu büyük bir bilgi ve deneyim birikimi demektir"


Gerçekleştirilen sempozyumun çok faydalı olduğunu belirten Acıbadem Bursa Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nden Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Oktay, "Acıbadem Bursa Hastanesi Böbrek Nakli Merkezi, ‘High Volume’ çalışan bir merkezdir. Bu büyük bir bilgi birikimi ve deneyim birikimi demektir. Bugün bu toplantının hedefi, bu beceri ve bilgi birikimini paydaşlarla paylaşmaktır. Bir başka hedefi ise organ ve böbrek nakli olan hastalardaki uzun dönem başarılarının organ bağışını yüreklendirmesi amacını taşımaktadır. Çünkü nakil olduğunda da böbreğin orada uzun süre barınmayacağı konusunda eskiden kalma fikirler vardır. Bugün modern tedavilerle çok uzun süreli başarılı böbrek nakilleri yapılabilmektedir. Bu da vericiyi, verdiği böbreğin çok uzun süre işe yarayacağı konusunda yüreklendirmektedir" dedi.


"Zamanında müdahale edildiğinde böbrek çok uzun süre yaşayabilir"


Nakilden sonra yapılacak kontrollerin de önemine değinen Oktay, "Böbrek nakli olan kişi önce iki haftada bir, 3 aydan sonra ayda bir şeklinde seyrekleşen aralıklarla düzenli organ nakli merkezine veya sürekli takip edildiği kendi hekimine gitmek zorundadır. Testlerde en ufak bir bozukluk çıktığında detaylı araştırmalar yapılır. Gerekirse böbrek biyopsisi yapılır. Problem neyse ortaya konulduğunda, zamanında müdahale edildiği vakit böbrek kaldığı yerde çok uzun süre yaşayabilir" diye konuştu.


"Kadavradan organ bağışlarının artması gerekiyor"


Türkiye’de kültürel sebeplerden dolayı ölüden organ bağış sayısı Avrupa’ya göre oldukça az olduğuna da değinen Oktay, "Güney Marmara bölgemizde Covid’in yoğun olduğu 2020 yılına kadar gerçekten Avrupa ortalamasında bağış vardı. Çok hasta kadavradan böbreklerle sağlıklarına kavuştular. Covid’le beraber tüm Avrupa’da bir düşme olmuştu. Orası kendini çok hızlı toparladı. Biz o hevesi kaybettik. Ancak bu yıl tekrar bir hareketlenme görüyoruz. Bu nedenle de bu işin çözümü yani böbrek yetmezliği olan hastanın kurtarılması, çok sayıda hastanın kısa sürede kurtulması ancak kadavradan böbrek bağışlarının artmasıyla mümkündür" şeklinde ifade etti.


"Türkiye’de yılda yaklaşık 3 bin 500 kişi nakil şansı buluyor"


Türkiye’nin dört bir yanından gelen doktor veya uzmanlarla yapılan sempozyumda ana konunun böbrek nakli hastalarındaki sonuçları paylaşmak olduğunu ifade eden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Prof. Dr. Soner Duman, "Türkiye’de diyaliz hastası mevcut, böbrek hastası çok fazla. Tabii ki bu 70 bin tane diyaliz hastasının yılda yaklaşık 3 bin 500 tanesi nakil olabilme şansına sahip oluyor. Pek çok ülkede kadavra bağışı fazla olduğu için bu nakiller genelde kadavradan, organ bağışı yapılmış vericilerden kaynaklanıyor. Fakat bizim ülkemizde kadavra bağışı düşük oranda olduğu için genelde canlı vericili böbrek nakli oluyor. Onun için de kadavra bağışının artırılması önemli. Bu konuda da sağlık müdürlüklerinin, Sağlık Bakanlığı’nın, müftülüklerin ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın organ bağışını destekleyici konuşmalar yapmaları gerekiyor" dedi.


"Böbrek yetmezliğine yakalanmamak için düzenli check-up şart"


En önemlisi böbrek yetmezliğine yakalanmamak olduğunu belirten Duman, "Bunun için de düzenli check-up’lara gitmek gerekiyor. Kontrollere gitmek gerekiyor. Hiçbir şikayeti olmayan bir hastanın yılda bir kere gidip hastanede şekerine, üresine, kan sayımına, kansızlığının olup olmadığına ve tansiyonunun yüksek mi normal mi olduğuna baktırması gerekiyor. Aile sağlığı merkezlerinin de yapması gereken aslında buraya gelen hastalarda bunları taramalarla yapması, en ufak bir problem gördüğünde de hastaneye, nefroloji uzmanlarına, organ nakli merkezlerine bir üst basamağa göndermesi ki önlemi önceden alabilelim ki baştan diyaliz hastası olunmasın" diye konuştu.


"Türkiye’de her 100 kişiden 16’sı böbrek hastası"


Türk Nefroloji Derneği olarak da yaptığımız çalışmalarda gördük ki Türkiye’de kronik böbrek hastalığı oranı yüzde 16’larda, yani 100 kişiden 16’sı böbrek hastası olduğunu belirten Duman, "Hafif, orta şiddetli olabilir ama böbrek hastası. Bu genellikle kronik oluyor ve sinsi bir hastalık. İnsanlar bu sinsi hastalık olduğu için ve üzerine de gitmedikleri için son döneme gelince hastaneye, acil servise bayılarak geliyor mesela. Daha önceden şöyle senaryolar çoktu; acil servise geliyor 20 yaşında genç bir delikanlı. Halı sahada maç yapıyordu, yere yığıldı. Geliyor, biz bakıyoruz ki böbrekler iflas etmiş, "Sen bundan sonra diyaliz hastası oldun" diyoruz. Anne baba şaşırıyor, "Daha sapasağlamdı, hiçbir şeyi yoktu" diyor. İşte böbrek hastalığı böyle sinsi bir şey. Son evreye gelinceye kadar hiçbir şikayet olmuyor. Şeker hastası olanlar, tansiyonu olanlar risk faktörü taşıyor. Bunlarda daha sık böbrek yetmezliği oluyor. Onun için tansiyonu olan hastanın, şekeri olan hastanın diyetine dikkat etmesi, yediğine içtiğine dikkat etmesi, tuz tüketimini azaltması gerekiyor ki bu büyük bir halk sağlığı problemi bizim ülkemizde" şeklinde konuştu.


"70 bin diyaliz hastasının büyük bölümü haftada 3 gün diyalize giriyor"


Türkiye’de şu an halihazırda 70 bin tane diyaliz hastası olduğunu ifade eden Duman, "Bunlar haftada 3 gün diyalize giriyorlar. Yani çok ciddi sayıda böbrek hastası var. Şimdi bu 70 bin kişinin içinden yaklaşık 3 bin 500 tanesi Türkiye’de bulunan 150’den fazla organ nakli merkezinde nakil olabiliyor. Geri kalan kısım ise haftada üç gün diyalize girmek zorunda kalıyor. Bu şekilde hayatlarını idame ettiriyorlar" dedi.



Uzmanlardan organ bağışı ve böbrek hastalıklarına karşı erken teşhis uyarısı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Sanatın merkezi ‘Sanat Melikgazi’ hat sergisine ev sahipliği yapıyor Hat sanatının zarafetini sanatseverlerle buluşturan ve kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasını amaçlayan Melikgazi Belediyesi, Sanat Melikgazi’de ‘Yazı Medeniyeti İslam Sanatları’ sergisi düzenledi. Sanat Melikgazi’nin geleneksel Türk-İslam sanatlarından biri olan hat sanatına ev sahipliği yaptığını söyleyen Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu; "Bugün Sanat Melikgazi’mizde, Kayseri Üniversitesi Öğretim Üyesi Sayın Doç. Dr. Ebubekir İnan Hocamızın bin bir emekle hazırladığı hat sanatı eserlerini sergilemeye başladık. Henüz resmi açılışını yapmadığımız Sanat Melikgazi’mizde nitelikli, güzel bir ortam hazırladık. Sanat Melikgazi’nin koridorlarını çeşitli sergiler için kullanıyoruz. Sınıflarımız, atölyelerimiz var. Buradaki atölyelerimizde yağlı boyadan karakaleme, seramikten çiniye kadar, ev tekstiline kadar farklı alanlarda eğitim veriyoruz. Şehrin merkezi bizim misafir odamız. Bu nedenle buraya çok önem veriyoruz. Bu tesisin önündeki yeni yaptığımız parkımıza yaklaşık 7000 metrekare. Şehrin merkezini nefes aldıran güzel bir park oldu. Dolayısıyla bu tür mekanların sayısını Melikgazi’mizde artırmak için uğraşıyoruz. İnsan ruhuna hitap eden sosyal ve kültürel faaliyetler son derece önemli. Bu tür etkinlikler ve kültürel zenginliklerin korunması gerektiğini düşünerek, sanata olan desteğimizin her zaman devam edeceğini belirtmek isterim. Bu güzel sergi için emeği geçenlere teşekkür ederim. Sanat Melikgazi’mizde 1 hafta boyunca açık olacak sergimize tüm sanat severleri bekleriz. Ayrıca 15 Mayıs Cuma günü saat 13.30’da Hattat Sayın Mahmut Şahin tarafından gerçekleşecek olan söyleşimize de tüm hemşehrilerimizi bekliyoruz" dedi. Melikgazi Kaymakamı Sedat Sırrı Arısoy ise; "Sanat Melikgazi’nin ve burada yapılan faaliyetlerin nitelikli olması güzel bir bütünlük sağlıyor. Bu anlamda Palancıoğlu Başkanımıza çalışmaları için çok teşekkür ederim. İnan Hocamızın da sergisinin hayırlı olmasını temenni ediyorum. Kayseri için önemli bir kazanım oldu" diye belirtti. Kayseri Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ebubekir İnan ise sergideki eserler hakkında bilgiler verdikten sonra katılımcılar, büyük beğeni toplayan sergiyi inceledi.
Bursa Bursa’da göçmen kaçakçılığı operasyonu: 18 kaçak göçmen yakalandı Bursa’nın Osmangazi ve Yıldırım ilçelerinde düzenlenen göçmen kaçakçılığı operasyonlarında 18 kaçak göçmen yakalanırken, organizatör oldukları değerlendirilen şüpheliler hakkında adli işlem başlatıldı. İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince Osmangazi ilçesinde yasa dışı yollarla ülkeye giriş yapan yabancı uyruklu şahısların ücret karşılığında taşındığı tespit edilen araç durduruldu. Araçtaki 7 yabancı uyruklu şahıstan 3’ünün kimliksiz olduğu ve Türkiye’de yasal kalış haklarının bulunmadığı belirlendi. Şahıslar, deport edilmek üzere İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi. Yapılan incelemede yabancı uyruklu şahısların İstanbul’dan İzmir’e götürülmek üzere organizatörle 20 bin TL karşılığında anlaştıkları ortaya çıktı. Organizatör olduğu değerlendirilen şüpheli gözaltına alınırken, araç yediemin otoparkına çekildi. Yıldırım ilçesinde bir iş yerine yönelik gerçekleştirilen operasyonda ise toplam 17 yabancı uyruklu şahıs tespit edildi. Yapılan kontrollerde 11 kişinin kimliksiz olduğu ve yasal kalış haklarının bulunmadığı belirlendi. Ayrıca yetişkin şahısların çalışma izni olmadan kaçak olarak çalıştırıldığı tespit edildi. Kimliksiz şahıslar deport edilmek üzere İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne sevk edilirken, şahısları temin ederek çalıştırdığı değerlendirilen organizatör hakkında adli işlemlerin sürdüğü öğrenildi.
Diyarbakır Dicle’de çiftçiler kırsal kalkınma yatırımlarının desteklemeleri hakkında bilgilendirildi Diyarbakır’ın Dicle İlçesinde 2026 yılı Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında, sağlanacak olan desteklemeler hakkında çiftçi ve üreticiler bilgilendirildi. Dicle İlçe Tarım ve Orman Müdürü Deniz Yıldırım, çiftçilerin her zaman yanında oldukları belirterek, program hakkında detaylı bilgi aktardı. Özellikle kadın ve genç çiftçilere yönelik önemli desteklerin sağlandığı program hakkında konuşan Yıldırım, "2026 yılı Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) kapsamında yeni dönem başvuruları başladı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen program, tarıma dayalı yatırımları ve kırsal altyapıyı yüzde 50 ile yüzde 70 arasında hibe ile destekliyor. Başvurular 29 Nisan 2026 tarihinde başlamış olup, 12 Haziran 2026 saat 23.59’a kadar devam edecek. Proje bütçelerinin yüzde 50 ile yüzde 70’i hibe olarak verilecek. Hibeye esas proje tutarı alt limiti 100 bin lira olarak belirlendi. Proje tutar üst limitleri ise 30 milyon liraya kadar çıkabilmektedir. Başvurular dijital ortamda alınmaktadır. Bitkisel ürün işleme, hayvansal ürün işleme süt işleme, modern sera, tarımsal üretim yapıları, yenilenebilir enerji, sulama sistemlerini kapsıyor. 2026 desteklenen yatırım alanları dahilinde, ürünlerin işlenmesi, kurutulması, dondurulması, paketlenmesi ve depolanması, et işleme, yem üretimi tesisleri, tam otomasyonlu seralar ve sera teknolojileri, çelik silo, soğuk hava deposu, ahır, ağıl, güneş, rüzgar ve biyogaz enerji üretim tesisleri, modern damlama ve yağmurlama sulama sistemleri, arı yetiştiriciliği, ipek böceği yetiştiriciliği, su ürünleri yetiştiriciliği konularında çiftçilere destekleme verilecek. 2026 yılı Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı’na çiftçiler ve üreticiler, tüzel kişiler, kooperatifler ve birlikler başvurabilir. ‘Uzman Eller’ Projesi kapsamında ise genç çiftçilere 250 bin liraya kadar hibe sağlanacak" dedi.
Erzurum ETSO inşaat sektörü ticaret heyeti Londra’da iş görüşmelerine başladı Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) tarafından organize edilen ve toplam 60 ETSO üyesi iş insanının katılımıyla iki etap halinde planlanan "İnşaat Sektörü Londra Ticaret Heyeti" programının ilk etabı, İngiltere’nin başkentinde yoğun bir diplomasi ve ticaret trafiğiyle devam ediyor. ETSO Meclis Başkanı Gökhan Yılmaz ve ETSO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Serhat Kılıç başkanlığındaki heyette; Yönetim Kurulu Üyeleri Sedat Selim Barakalı ve Abdurrahman Şakiroğlu, TOBB Üst Kurul Delegesi ve ETSO Meclis Üyesi Mehmet Melik Kaya ile Genel Sekreter Osman Ömeroğlu yer alıyor. İlk Gün: Üst Düzey Diplomasi ve Finans Görüşmeleri Londra programının ilk gününde heyet, diplomatik ve finansal temsilcilerle bir araya geldi. Londra Başkonsolosu, Kıbrıs Konsolosu, Londra Ticaret Baş Müşaviri ve Ticaret Müşavirliği ile yapılan görüşmelerde bölgesel ticaret fırsatları ele alındı. Finans dünyasıyla temaslar kapsamında Londra İş Bankası ve Londra Merkez Bankası Genel Müdürleri ile istişarelerde bulunan heyet, USIKAD London Temsilcisi Dr. Belma Uysal ile bir araya geldi. Günün devamında 20 İngiliz firmasıyla yapılan ikili iş görüşmeleri (B2B) ve Futurebuild Fuarı ziyaretiyle ticaret ağının temelleri atıldı. Dev fuarlarla yeni teknolojiler inceleniyor Programın ikinci gününde inşaat sektörünün küresel vitrini olan dev fuarlar mercek altına alındı. İngiltere’nin en büyük organizasyonlarından biri olan "Futurebuild" ve "UK Construction Week" fuarlarına katılan ETSO heyeti; konut inşaatı, inşaat malzemeleri ve yapı kimyasalları alanındaki en son teknolojik gelişmeleri ve inovatif ürünleri yerinde inceleme fırsatı buldu. Resmi ziyaretler ve zaha incelemeleri Ticaret heyetinin üçüncü ve dördüncü günü resmi temaslar ve saha ziyaretleriyle devam etti. Türkiye’nin Londra Büyükelçisi ve Ticari Ateşelik ziyaretlerinin yanı sıra AK Parti Londra Temsilciliği ve USIKAD London ile kurumsal iş birliği görüşmeleri yapıldı. Programın son aşamasında ise Oxford bölgesinde saha incelemeleri yapıldı. İngiltere’de faaliyet göstermeye hazırlanan çimento fabrikasını ziyaret edilerek yetkililerle üretim süreçleri ve yatırım imkanları üzerine görüşüldü. Özakalın: "Vizyonumuzu küresel standartlara taşıyoruz" Londra programının kapsamına dair değerlendirmelerde bulunan TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, bu organizasyonun Erzurum ve bölge ekonomisi için bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Özakalın, "’Yeni Ufuklar, Küresel Pazarlar ve Yeni Teknolojiler’ vizyonumuzla yürüttüğümüz bu çalışmalar, üyelerimizi doğrudan dünya pazarına entegre etmeyi amaçlıyor. Londra programımız sadece bir ticari köprü değil; üretim standartlarımızı uluslararası seviyeye taşıyan ve yeni teknolojilerin şehrimize ve bölgemize transferini sağlayan stratejik bir hamledir." dedi.
Elazığ Dr. Özercan: "Pankreas kistleri her ne kadar sık olmasa da bir kısmı kansere dönüşme riski taşıyor" Pankreas kistlerinin her ne kadar sık olmasa da bir kısmının kansere dönüşme riski taşıdığını belirten Gastroenteroloji Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Abdullah Mübin Özercan, "Bu nedenle özellikle çapı 1 cm’nin üstündeki kistlerin, Fırat Üniversitesi Gastroenteroloji Kliniğimizde düzenli olarak yapılan endoskopik ultrason (EUS) ile ayrıntılı şekilde değerlendirilmeli, kansere dönüşüm riskinin belirlenmesi ve şüphe olması durumunda ise kist içindeki sıvıdan örnek alınabilmesi açısından önemlidir" dedi. Fırat Üniversitesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Abdullah Mübin Özercan, pankreas kistleri hakkında açıklamalarda bulundu. Özercan, "Pankreas kistleri genellikle başka bir nedenle yapılan karın ultrasonu, tomografi, MR gibi tetkikler sırasında saptanan, pankreas dokusu içindeki içi sıvı dolu boşluklardır. Pankreas kistleri genellikle herhangi bir şikayete yol açmıyor ancak nadiren karın ağrısı, bulantı, pankreas iltihabı veya sarılığa neden olabiliyor. Pankreas kistleri her ne kadar sık olmasa da bir kısmı kansere dönüşme riski taşıyor. Bu nedenle özellikle çapı 1 cm’nin üstündeki kistlerin, Fırat Üniversitesi Gastroenteroloji Kliniğimizde düzenli olarak yapılan endoskopik ultrason (EUS) ile ayrıntılı şekilde değerlendirilmeli, kansere dönüşüm riskinin belirlenmesi ve şüphe olması durumunda ise kist içindeki sıvıdan örnek alınabilmesi açısından önemlidir" diye konuşu. Bazı kistlerin belirli aralıklarla takip edilmesi gerektiğini aktaran Özercan, "Takip sıklığının belirlenmesinde özellikle endoskopik ultrason (EUS) sırasında saptanan bulgular ve kistin büyüme durumu belirleyicidir. Pankreasta gelişen çok büyük kistlerin çevre dokulara zarar vermeleri durumunda ultrason sırasında boşaltılabilir. Kansere dönüşüm riski yüksek olan ve kansere dönüşmüş olan kistler için de cerrahi olarak o bölgenin çıkarılması gerekebilir. Bu nedenlerle pankreas kisti saptanması durumunda kişilerin gastroenteroloji uzmanı tarafından ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.