POLİTİKA - 13 Ocak 2022 Perşembe 15:40

"Kılıçdaroğlu’na hakaret" iddiasına ilişkin dava yargıdan döndü

A
A
A
"Kılıçdaroğlu’na hakaret" iddiasına ilişkin dava yargıdan döndü

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka’nın Çanakkale’de parti otobüsü şoförü ile Vedat Aygören adlı vatandaş arasında yol verme nedeniyle yaşananlara ilişkin iddialarının ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile parti otobüs şoförü tarafından Aygören’e açılan davalar reddedildi.

CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka’nın Çanakkale’de parti otobüsü şoförü ile Vedat Aygören adlı vatandaş arasında yol verme nedeniyle yaşananlara ilişkin iddialarının ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile parti otobüs şoförü tarafından Aygören’e açılan davalar reddedildi. Öte yandan, Vedat Aygören’in de CHP’li olduğu öğrenildi.


Olay, 2021 yılının Eylül ayı başlarında meydana geldi. CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, bir takım temaslarda bulunmak için Çanakkale’ye geldiği günün akşamında kaldığı otelin önünde parti otobüsünün şoförü G.G. ile Çanakkaleli Vedat Aygören (53) arasında sözlü tartışma yaşanmıştı. Nazlıaka, ertesi gün bir açıklama yaparak, “Otelde ben kayıt işlemi yaptırdığım sırada otobüsümüze, kadın kollarımıza ve personelimize bir saldırı gerçekleştirilmiş. Bu saldırı girişiminde bulunan kişi, ‘Reisi size yedirtmeyiz’ diyerek aracı arkadaşlarımızın üzerine doğru sürmüş. Tabii bu kişinin nereden beslendiğini, nereden güç aldığını anlamak hiç zor değil. Zaten demirden korksak trene binmezdik” demişti.


Nazlıaka, ilk açıklamasında otobüsün önünde olduğunu ve CHP’li diğer kadınlarla beraber üzerine araba sürdüklerini öne sürmüştü.



Otobüs şoförü ve CHP İl Kadın Kolları Başkanı: “Kılıçdaroğlu’na hakaret edilmedi”


Aynı gece Çanakkaleli Vedat Aygören’in CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na hakaret ettiği iddiasıyla avukatlar aracılığı ile Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulmuştu. Otobüs şoförü G.G. ile CHP İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Erol’un ifadelerinde Vedat Aygören’in Kılıçdaroğlu’na hakaret etmediği ortaya çıktı. Bunun üzerine Cumhuriyet Savcılığı tarafından yapılan açıklamada, “Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde düzenlenen gıyapta hakaret suçunun oluşabilmesi için hakaret fiilinin en az 3 kişi ile ihtilat ederek işlenmesi gerektiği, somut olayda söz konusu ihtilat unsurunun gerçekleşmediği anlaşılmakla, şüpheli hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir” denildi.


Aynı şekilde parti otobüsüne mala zarar verme suçundan açılan davada da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildi.



“Ben doğma büyüme CHP’liyim, bunu bana söylemeleri gücüme gitti”


Öte yandan Çanakkaleli Vedat Aygören, sosyal medyada yayın yapan bir gazeteciye açıklamada bulunarak, ‘Reisi size yedirtmeyiz’ iddialarına açıklık getirmişti. Aygören, “Ben doğma büyüme CHP’liyim. Belediye Başkanı Ülgür Gökhan da, Çanakkale’deki herkes de beni bilir. Ben CHP’li doğmuşum, CHP’li ölürüm. Bunu bana söylemeleri zaten gücüme gitti. Ben hiçbir zaman kimsenin üzerine araba sürmedik. İddialar tamamen yalan” diye konuştu.



“Aylin Nazlıaka’nın maskesi bir kez daha Çanakkale’de düştü”


Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan AK Parti Çanakkale İl Başkanı Naim Makas, “Bir süre önce CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka’nın bir takım siyasi çalışmalar için şehrimize geldiği süre içerisinde parti otobüsünün şoförü ile yoldan geçen bir Çanakkaleli vatandaşımızın arasında geçen ikili diyalog neticesinde Aylin Nazlıaka adeta her zaman yaptıkları gibi iftira ve yalan siyaseti üzerine kurulu o mantığı Çanakkale’de işletmeye çalışmışlardı. İki kişi arasında geçen o diyaloğun özellikle Cumhurbaşkanımızı hedef alan ve ismini içeren sözlerle beraber Aylin Nazlıaka bir provokasyon üretmeye çalışmıştı. Fakat CHP’nin de, Aylin Nazlıaka’nın da bir kez daha Çanakkale’de maskesi düştü. Aylin Nazlıaka ile CHP’nin yalan dolu siyaseti ve çabalarını bizzat ‘Ben 40 yıllık CHP’liyim’ diyen ikili diyalog içerisinde bulunan Çanakkaleli bir hemşehrimiz ve CHP’nin İl Kadın Kolları Başkanı yalanlamıştı. Fakat bizler bu olay karşısında hepimiz, tüm kamuoyu CHP’nin maskesinin bir kez daha düştüğüne şahitlik ettik” dedi.



“CHP’nin yalan ve iftiralarla birlikte bu süreci ellerine yüzlerine bulaştırdıklarını gördük”


Yaşanan olay sonrası CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve otobüs şoförü tarafından Vedat Aygören’e açılan davada yalan ve iftiralar atıldığını söyleyen Makas, “Herhalde aldıkları ders yetmemiş olmalı ki CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu kamu görevlisine hakaretten, otobüsün şoförü mala zarar vermekten iftira attıkları Çanakkaleli hemşehrimizi dava etmişlerdi. Hukukta biliyorsunuz bir kaide vardır. Davacı iddiasını ispat ile mükelleftir. Fakat biz burada CHP’nin yine yalanları ve iftiraları ile birlikte bir süreci ellerine yüzlerine bulaştırdıklarını gördük. Bakın bizler yaptığımız işleri toplum nasıl fayda görür, ülkemiz nasıl fayda görür anlayışı ile yaparız. Fakat burada yalan mühendisliği ile beraber yalan ve iftira siyasetinin bir kez daha tezahür edilmeye çalışıldığı olayda CHP’nin bir kez daha maskesinin düştüğünü, bir kez daha yalanlarına boğulduğunu hep beraber gördük. CHP, ‘Ben bu olaylardan ve iftiralardan nasıl beslenirim’ hesabı yapmıştır” diye konuştu.



“40 yıllık CHP’liyi bile ötekileştirdiler”


Yapılan iftiralarla topluma daha fazla zarar vermemeleri gerektiğini ifade eden Makas, “Fakat, biz artık CHP’nin 40 yıllık CHP’liyi bile ötekileştirebilecek kadar nefret ve kin dolu söylemlerini bir kenara bırakmasını istiyoruz. Artık toplumu germesinler, çünkü 2023’te aziz milletimiz feraseti ve inancıyla beraber inşallah yine Cumhur İttifakı’nı iktidara taşıyacaktır. Boşuna bu yalan ve iftiralarla topluma daha fazla zarar vermesinler” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.