POLİTİKA - 18 Mart 2022 Cuma 13:02

Çanakkale’de zafer coşkusu

A
A
A
Çanakkale’de zafer coşkusu

18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 107’nci yıl dönümü dolayısıyla Şehitler Abidesi’nde tören düzenlendi.

18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 107’nci yıl dönümü dolayısıyla Şehitler Abidesi’nde tören düzenlendi. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türk Milleti Çanakkale’de verdiği eşsiz mücadele ile tüm mazlumlara umut olmuş, sömürge altındaki bir çok ülke Çanakkale’den ve daha sonra İstiklal Harbi’mizden aldıkları ilhamla kendi mücadelelerini başlatmıştır. Bu zafer sadece bizim değil, Balkanlar’dan Avrupa’ya, Asya’ya 100 milyonlarca kardeşimizin ortak zaferidir. Bu şanlı zafer Türk milletinin olduğu kadar gözünü ve gönlünü ülkemize çevirmiş mazlum halkların da zaferidir" dedi.


TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Sanayii ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Gençlik ve Spor Bakanı Muharrem Kasapoğlu, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, İletişim Başkanı Fahrettin Altun, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de katıldı.


Çanakkale Şehitler Abidesi’nde saat 12.30’da başlayan tören, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına çelenk sunumuyla başladı. Tören, saygı duruşu, saygı atışı ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrağın göndere çekilmesiyle devam etti. Daha sonra Türk Silahlı Kuvvetleri adına 2. Kolordu Komutanı Tümgeneral Mustafa Oğuz tarafından günün anlam ve önemine binaen konuşma gerçekleştirilirken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 107’nci yıl dönümü mesajı seslendirildi. Konuşmanın ardından aktör Bahadır Yenişehirlioglu tarafından Mehmet Akif Ersoy’un Çanakkale Şehitlerine şiirini okudu.



"İşgal niyetiyle gelmiş olsalar da bu toprağa düşen yabancı askerleri de saygıyla anıyorum"


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı konuşmada, "Tarihimizin en görkemli sayfalarından olan Çanakkale Deniz Zaferimizin 107.yıldönümünün kutlu ve mübarek olmasını temenni ediyorum. Çanakkale geçilmez sözünü tarihe nakşeden aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmetle minnetle tazimle yad ediyorum. İstiklal Harbimizde Kıbrıs Barış Harekatında, terörle mücadelede, 15 Temmuz’da vatanı için canını feda eden güvenlik güçlerimize ve vatandaşlarımıza da bu vesileyle Allah’tan rahmet diliyorum. Allah onlardan razı olsun. Ruhlarını şad, mekanlarını cennet eylesin.


Her ne kadar işgal niyetiyle gelmiş olsalar da burada toprağa düştükleri andan itibaren artık misafirlerimiz olarak gördüğümüz diğer milletlerin askerlerini de saygıyla anıyorum. İstiklal Marşı şairimiz o gün burada yaşananları şöyle dizelere döküyor: ’Asımın nesli diyordum ya nesilmiş gerçek, işte çiğnetmedi namusunu çiğnetmeyecek. Şuheda gövdesi bir baksana dağlar taşlar. O ruku olmasa dünyada eğilmez başlar. Vurulup tertemiz alnından tertemiz yatıyor. Bir hilal uğruna ya Rab ne güneşler batıyor. Ey bu toprağa düşmüş asker, gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer’" dedi.



"Halep’in, Gazze’nin, Kudüs’ün İstanbul’un çocukları koyun koyuna yatıyor"


Çanakkale’nin, milletin vatanseverlik, cesaret gibi yüksek faziletlerinin sergilendiği büyük bir kahramanlık destanı olduğunun altını çizen Erdoğan, "İnancı uğrunda ölümü göze almış, İstiklale aşık bir millet 107 sene önce burada tarihin akışını değiştirmiştir. Çanakkele’de imanlı yürekler karşısında dünyanın en güçlü orduları hüsrana uğramış işgal ruhu karşısında inanç galip gelmiştir


Vatanını ve hürriyetini canı pahasına korumaya kararlı millet karşısında duracak hiçbir silahın olmadığı görülmüştür. Türk Milleti Çanakkale’de verdiği eşsiz mücadele ile tüm mazlumlara umut olmuş, sömürge altındaki bir çok ülke Çanakkale’den ve daha sonra İstiklal Harbimizden aldıkları ilhamla kendi mücadelelerini başlatmıştır. Bu zafer sadece bizim değil, Balkanlardan Avrupa’ya, Asya’ya 100 milyonlarca kardeşimizin ortak zaferidir. Bu şanlı zafer Türk Milleti’nin olduğu kadar gözünü ve gönlünü ülkemize çevirmiş mazlum halkların da zaferidir. Hemen yanı başımızdaki mezar taşlarına baktığımızda bu hakikati çok net görebiliyoruz. Burada sadece Türkiye’nin her ilinden her ilçesinden hemen her köyünden kahramanların kabirleri yok. Aynı zamanda gönül coğrafyamızın dört köşesinden gelip burada toprağa düşen şehitlerin mezarları da var. Saraybosna’nın Üsküp’ün Gümülcine’nin Bakü’nün Halep’in Gazze’nin Kudüs’ün çocukları ile İstanbul’un Ankara’nın Çorum’un Yozgat’ın Antep’in Mardin’in Edirne’nin evlatları tam 107 senedir bu mukaddes topraklarda beraberce koyun koyuna yatıyor" dedi.



"Her vatan evladı buradan ders çıkarmalı"


Çanakkale’nin millet olarak ebedi ve ezeli kardeşliği ifade ettiği kadar bütün bölgenin, İslam dünyasının kader ortaklığını da yansıttığını belirten Erdoğan, "Her vatan evladının buradaki şehitliklerden ecdadın fedakarlığından çetin mücadeleden çıkaracağı çok büyük dersler, ibretler olduğunu düşünüyorum. Gittiğim her yerde gençlerle her buluşmada, onlara Çanakkale’yi, destanı anlatıyor burayı görmeleri gerektiğini kendilerine söylüyorum. Sadece kendi çocuklarımızın değil Balkanlar, Afrika’nın, Ortadoğu, Orta Asya’nın gençlerinin buraya gelmelerini atalarını tanımalarını aramızdaki kardeşliğe şahit olmalarını arzu ediyorum. Bunu başardığımızda Çanakkale’yi evlatlarımıza hakkıyla anlattığımızda hem içimizde hem de kardeşlerimizle milletimiz arasında çok farklı bir muhabbet iklimini tesis edeceğimize inanıyorum. Her şeyden önce içinde bulunduğumuz mekanda Gazi Mustafa Kemal’in komutasında o kınalı kuzuların çıktığı yolda, tüm haçlı zihniyetine karşı hilalin zaferini tüm dünyaya gösterdiğimiz şu mekanda bizler de yavrularımızı buna göre yetiştirmemizin gereğine inanıyorum. Rabbim bize şehitlerimizin yolundan ayırmasın diyorum" dedi.


Yapılan konuşmaların ardından şehitler için Kur’an-ı Kerim Tilaveti okunup, dualar edildi. Şehitlik Defteri imzalandıktan sonra da temsili şehit mezarlıklarına karanfil bırakıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Hakan Tosun’un ölümüne ilişkin 2 sanık hakim karşısında Esenyurt’ta, Hakan Tosun’un dövülerek öldürülmesine ilişkin 2 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek duruşmayı erteledi. Esenyurt’ta 11 Ekim 2025 tarihinde Hakan Tosun’un 2 şahıs tarafından dövülerek öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Abdurrahman Murat (18) ve Adnan Şahin (25) Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Tosun’un müşteki ailesi ile tarafların avukatları ise salonda hazır bulundu. Tutuklu sanık Abdurrahman Murat, "Yaşanan olay için üzgünüm. Maktulün ailesine sabır diliyorum. Olay günü evde otururken Kadir Can isimli arkadaşım, nişan davetiyesi vermek için yanıma geldi. Can’ın arabasına bindim, araçta yemek yedik, bu esnada maktul Hakan Tosun, bir direğe yaslanmış şekilde alkol alarak aracımızı izliyordu. Biz, maktulün darbedildiğini düşündük. Daha sonra ben evime geçtim. Beş dakika sonra markete gitmek için çıktım. Hakan Tosun yine oradaydı. Bende onu uyarmak istedim. Elinde ve etrafından alkol şişeleri vardı. Burada içme yukarda arsa var git orada iç dedim. Ben bunu iyi niyetle söyledim. Bana küfür etti. Omzuna sert olmayan bir tekme attım. Bana yine küfür etti. Kafasına vurmadım. Yanımda arkadaşım da vardı, marketten dönüyorduk. Hakan Tosun’u gördük. Arkadaşım bana, ’adam tuvaletini yapıyor’ dedi. Ben de inanamadım ve tam hizasına geldim beni görünce ’yine mi sen?’ diyerek küfretti. Ben tekme attım. O ara Adnan abi araçla geçerken beni gördü. Adnan abi de bir tane tekme attı. Çünkü bize küfür ediyordu. Olay yerinden ayrıldık. Elim kırılsaydı o yumruğu atmasaydım. Şahıs beni tahrik etti" ifadelerini kullandı. "Ayağa kalkıp, gitmesi için yaptım" Tutuklu sanık Adnan Şahin ise, olay günü arabasındayken bağrışma sesi duyduğunu, sesin geldiği yere gittiğinde sanık Murat’ı gördüğünü ve yanına gittiğini belirterek, "Murat’a ne olduğunu sorduğumda, maktulün bağırarak küfürler ettiğini söyledi. Ben de maktulün gitmesini söyledim. Bunun üzerine maktul bana küfür etti. Abdurrahman’ı arabaya bindirdim. Hakan’ı daha önce hiç görmemiştim. Üstü başı yırtıktı. Ben sadece baldırına dürttüm. Ayağa kalkıp, gitmesi için yaptım. Darbetmedim" şeklinde konuştu. Beyanda bulunan Tosun’un müşteki ailesi, sanıklardan şikayetçi olduklarını belirterek cezalandırılmalarını talep ettiler. Duruşmada, ’tanık’ sıfatıyla beyanda bulunan Berithan Kuluban, "Maktul, metrobüste küfür ediyordu. Diğer yolcularla birlikte maktulü uyardık. Metrobüste Tosun’un birilerini taciz ettiğini duydum. Bu nedenle maktule inmesini söyledik. Maktul inmedi. Biz de, metrobüsten zorla indirdik ve güvenliğe teslim ettik" dedi. Tanık Gözde Obay ise, olayın yerinin evinin karşısından olduğunu, bağrışma seslerini duyunca ne olduğuna bakmak için balkona çıktığını, maktulün elektrik direğine yaslanır şekilde oturduğunu, elinde ne olduğunu bilmediği bir teneke kutu bulunduğunu söyledi. Tutukluluk halleri devam edecek Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi. İddianameden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Hakan Tosun (51) ‘maktul’, Abdurrahman Murat (18), Adnan Şahin (25) ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde öldürme kastıyla tekme ve yumruk vurmaları sonucu maktulü öldürdüğü belirtildi. Maktulün hayati önem taşıyan ölümcül baş bölgesinden yaralanmış olması, maktulün yaralanmasının, hedef alınan vücut bölgesi, darbe sayısı neticesinde ölümünün meydana geldiği aktarıldı. Şüpheliler Adnan ve Murat’ın maktule yönelik eylemlerinin ayrı ayrı ‘kasten öldürme’ suçunu oluşturduğu bilgisi yer aldı. İddianamede, şüpheliler Abdurrahman Murat ile Adnan Şahin hakkında ayrı ayrı ‘kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
Adıyaman Samsat’ta ‘Edebiyat Günleri’ programı gerçekleştirildi Adıyaman’ın Samsat ilçesinde iki günlük Edebiyat Günleri programı gerçekleştirildi. Samsat Çok Programlı Anadolu Lisesi koordinesinde, Maarifin Kalbinde Edebiyat, Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik Projesi kapsamında okul konferans salonunda Edebiyat Günleri etkinlikleri gerçekleştirildi. Programa Samsat Kaymakamı Hasan İnanç Gökçayır, Samsat Belediye Başkanı Halil Fırat, Adıyaman İl Milli Eğitim Müdürü Ali Tosun, İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Yelken, İlçe Milli Eğitim Müdürü Abdullah Akın, Adıyaman Eğitim Bir-Sen Başkanı Mehmet Demir, AK Parti İlçe Başkanı Osman İdacı, MHP İlçe Başkanı Hamit Korkmaz, kurum amirleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Kütüphane sohbetleri kapsamında Barış Ağır ve Ümit Erdem öğrenciler ile bir araya geldi. Daha sonra Okul Müdürü Mehmet Tepe moderatörlüğünde Prof. Dr. Mehmet Özger, Mustafa Köneçoğlu, Duran Boz ve Aziz Kağan Güneş tarafından, "Şiir ve Hayat İlişkisi Bağlamında Şairin Beslenme Kaynakları" konulu bir panel gerçekleştirildi. Programın ikinci bölümünde, Ahmet Tepe, Barış Ağır, Aziz Kağan Güneş, Duran Boz, Fahrettin Çelik, Mehmet Özger, Mehmet Sümer, Mehmet Tepe, Mehmet Yılmaz, Mustafa Köneçoğlu ve Ümit Erdem birer şiir yorumladı. İkinci gün ise Abdullah Saka yönetiminde, Eylül Sonuç, Ebrar Erdem ve Asya Aktoprak’ın katılımı ile "Bir Ada Hikayesi: Sait Faik Abasıyanık" konulu bir panel gerçekleştirilerek, Samsat sınırları içerisinde bulunan Bakacak Tepesi’nde şiir programı sunuldu. Programda birer açıklama yapan Adıyaman İl Milli Eğitim Müdürü Ali Tosun, Samsat Belediye Başkanı Halil Fırat ve Samsat Kaymakamı Hasan İnanç Gökçayır birer konuşma yaparak, programda emeği geçenlere teşekkür etti. Programa katılan şairler ve diğer emeği geçenlere plaket ve hediyeleri takdim edildi.