GENEL - 18 Mart 2022 Cuma 13:03

Uzmanlar 1915 Çanakkale Köprüsü’nü konuştu

A
A
A
Uzmanlar 1915 Çanakkale Köprüsü’nü konuştu

Çanakkale Zaferi’nin 107’nci yıl dönümünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı yapılan dünyanın en büyük asma köprüsü unvanına sahip 1915 Çanakkale Köprüsü uzmanların da gündeminde.

Çanakkale Zaferi’nin 107’nci yıl dönümünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı yapılan dünyanın en büyük asma köprüsü unvanına sahip 1915 Çanakkale Köprüsü uzmanların da gündeminde. Uzmanların ortak görüşüne göre, köprü ülkeye büyük fayda sağlayacak.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılacak olan dünyanın en büyük orta açıklığa sahip asma köprüsü 1915 Çanakkale Köprüsü’nü uzmanlar değerlendirdi. Köprünün ülkeye büyük katkılar sağlayacağını anlatan Ulaştırma Profesörü Mustafa Ilıcalı, "Birkaç sene sonra dönüşümü göreceksiniz. Bu yol bu medeniyet buranın kalkınması, kentsel dönüşümün hızlanması, tarımda, sanayide bu bölgeye ülkeye büyük katkılar sağlayacak. Geçmişte yurt dışında çalışan vatandaşlarımızın Ege’ye, Batı Anadolu’ya inmesini kolaylaştıracak. Bakanlığımız her büyük projede bunun getirisini bütün vatandaşlarla paylaşıyor. Yolu kullananların, yakıttan, zamandan çevreden kazandığı, istihdama, ekonomiye katkısı saymakla bitmez. Bu büyük projeleri eleştirirken iyi bakmak lazım. Çanakkale’nin fotoğrafını iyi çekin. Burada bir gerdanlık var. İstanbul Boğazı’nda ilk köprü yapıldığında İTÜ öğrencisiydim. 1973 senesinde açıldı. O zaman köprüye karşı gelenleri hatırlıyorum. Sonra ikinci köprü yapıldı. Üçüncü köprü yapıldı ve bu da Avrupa’yı Asya’ya bağlayan dördüncü köprü oldu" dedi.



"Siyasi istikrar, uzun süreli hükümetler olmadan yapılamaz"


"43 yıllık hocayım. Niye bu kadar önemli yatırımlara karşı çıkılmış. Sonuç itibariyle Çanakkale’de daha önce böyle bir geçiş düşünülmemiş. Son 20 yılda Türkiye ulaştırma alanında 1 trilyon 200 milyar liralık yatırım yaptı. Bu çok büyük bir miktar. Yüzde 20’si kamu özel sektör işbirliğiyle yapıldı. Bunlar önceden yapılamazdı" diyen Ilıcalı, "Siyasi istikrar, uzun süreli hükümetler olmadan yapılamaz. Dörtlü konsorsiyum var. İkisi yabancı Koreli. Siz de siyasi istikrar olması lazım ki, Koreli gelsin, İngiltere kredi versin. 20 yıldaki siyasi istikrarın mimarı millettir. O destekle beraber lider Recep Tayyip Erdoğan, bakanlar, özel sektör, kamu ile milyarlık işler yapıldı. Bu köprü ile Marmara’da bir ring yapılıyor. Bir gerdanlığı ülkemiz kazandı. Biz bir projeyi eleştirirken bilgi sahibi olmadan araştırmadan eleştiriyoruz. Yandaşlık değil, paydaşlardan birisi Ersin Arıoğlu. Eski CHP milletvekili. 35 müteahhit var. Çanakkale Köprüsü’ne staja gelen öğrenciler vardı. Geldiler, gördüler. Bunların belgesellerini inşaat fakültelerine göndereceğiz. Bilim açısından önemli. Türkiye’nin böyle bir projeyi yapması, bu tür işlerin ihracatı açısından önemli" diye konuştu.


Yatırım miktarının 2,2 milyar euro olduğunu belirten Ilıcalı, "Gayrisafi yurt içi hasılaya olan desteği 1.9 milyar euro, yıllık istihdama 52 bin, üretime 3,2 milyar euro. Yakıttan kazanç yıllık 2,3 milyar lira. Eleştirenlere diyorum ki, buralarının videosunu alsınlar 5, 10 sene sonra baksınlar. Buralar uçacak" ifadelerini kullandı.



"Yurt içi gayrisafi milli hasılaya katkı sağlıyor"


YTÜ İnşaat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halit Özen ise, "Ülkemizin yurt içi gayrisafi milli hasılasına katkı sağlıyor. Karbon salınımını azaltıyor. Trafik kazalarını azaltıyor. Üzerinde de birçok simgeyi bulunduruyor. Orta açıklığıyla dünyanın en uzun köprüsü. Cumhuriyetimizin 100. yılını temsil etmesi önemli. Yüksekliğinin 3.18 olması, 18 Mart’ı temsil ediyor. ’Dur yolcu’ dediğimiz zaman, dur yolcu ölç bak içinde ne simgeler var, bunları görmek bize kazandırıyor. Ulaşımın erişilebilir olmasıyla medeniyet de beraberinde geliyor. Buradaki dönüşümü ileride göreceğiz. Bu köprünün artık Marmara’nın etrafını dönen yol ağımız oluştu. Bu koridor ile beraber ulaşım maliyetlerinde azalmalar olacak. Katkı sağlayacak. İstanbul’un Trakya kesiminin Ege ile bağlantısı rahat sağlanacak. Avrupa ile Ege’nin kıyı kesimlerinin bağlanması kolay olacak. Yazın değil, normal günlerde lojistik için kolaylık olacak. İstanbul’a erişim de buradan kolaylaşacak" diye konuştu.



"2,5 milyar dolarlık yatırım"


Mimar Prof. Dr. Nihat Şen de köprünün sağlayacağı faydaları sıralayarak, "2,5 milyar dolarlık yatırım. 5 bin 100 personel ve 750 makinenin çalıştığı, tahminden 1,5 yıl önce kullanıma açılacak bir eser. Orta açıklığı ile 2023 yani Cumhuriyetin 100. yılını ifade ediyor. İki kule arası 2023 metre orta açıklıkta. Burası bir geçiş köprüsü değil. Dünya ekonomisine dünya ticaretine fonksiyonlar kazandıracak bir köprü. Kuzey Anadolu fay hattına 10 kilometre yakın bir yer. Benzeri Japonya’da var. Fark şu; Japonya’daki tek tablalı köprü, burası çift tablalı bir köprü. Köprüler vadilere yapılır. Aşırı rüzgarın geçişini tablalar arasından geçirmek için tablalar arasında boşluk vardır. Köprünün sallanmasını yavaşlatır. Bunun için çift tablalıdır. Bunlar çok sağlam birbirine bağlanmıştır. Buranın orta açıklığı çok fazla. 2023 metre orta açıklığı olan bir köprü. Burayı erken bitirmemizin sebebi, çok tecrübe kazanmamız. Osmangazi Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü. Çok ciddi mühendislik hesaplaması, kontrollerinde yapılan bir eser. Ciddi bir yatırımı var. Sadece buranın 1,5 yıl önce bitmesinin ekonomiye kazandıracağı 618 milyon euro. Bu köprünün devreye girmesiyle yıllık 418 milyon euro tasarruf sağlayacağız. Yakıttan, gaz emisyonu, zaman, araçların yıpranmasının önüne geçecek" dedi.


"Dünya ticareti artık çok hızlı, ticaret süreklilik arz etmeli. Son 20 yılda her yerde yatırımlar yapılıyor" diyerek sözlerini sürdüren Şen, "Türkiye coğrafyası bir arı kovanı. Her yerinde imalat ve üretim, çalışma var. Ticaretin sürdürülebilir olması lazım. Hiç aksamaması lazım. Teknoloji gelişiyor. Statik hesaplamalar neticesinde olan bir durum. Kule yüksekliği çok fazla. Onun için çelikten yapılmış. Seyit Onbaşı’yı anmak açısından bir top figürü olacak. Köprü ile övünüyoruz. Mühendislik harikası. Hem iki kıtayı birleştiren 6. köprümüz. Dünya ticaretinde artık Türkiye farklı konuma geliyor. Yavuz Sultan Selim Köprüsü sadece bir köprü değil. Aynı zamanda Asya Avrupa arasındaki tarihi İpek Yolunun bağlantısıdır. Ciddi ticari aksın üzerindeyiz. Lojistik üssünün İstanbul’da kurulması, İzmir Limanı. İstanbul İzmir otobanı, Osmangazi Köprüsü. İstanbul lojistiğinin bir ayağı Çanakkale’de olacak. Bu havzadaki tarımı düşünün. Yol ve ulaşılan yer hizmetin gittiği yerdir. Bu köprünün açılmasıyla ciddi göç hareketliliği olacak. Sanayi, tarım daha fazla olacak. Göç de olacak" şeklinde konuştu.


Acı tecrübeleri yaşamamak için imar planlama çalışmalarının titizlikle yapılmasının gerektiğini sözlerine ekleyen Şen, "50 yıl sonrasını gözeten imar planlarının yapılması lazım. Bakanlık ve il belediyeleri, ilçe belediyelerine ciddi görevler düşüyor. Tarım arazilerine dokunmadan, nerede sanayi, nerede turizmi planlamalıyız" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Edremit’te Hıdırellez coşkusu Balıkesir’in Edremit ilçesinde baharın müjdecisi Hıdırellez, düzenlenen şenliklerle kutlandı. Turhanbey ve Gaziilyas Mahalle muhtarlıklarının organizasyonunda bir araya gelen vatandaşlar, geleneksel Hıdırellez ateşinden atladı. Edremit’te baharın, umudun ve bereketin simgesi Hıdırellez, mahalle kültürünün en güzel örneklerinden biriyle kutlandı. Edremit Belediyesi’nin katkılarıyla Turhanbey ve Gaziilyas Mahalle Muhtarlıkları tarafından düzenlenen şenliğe; Edremit Kaymakamı Ahmet Odabaş, Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, Belediye Başkan Yardımcısı Coşkun Taşkın, mahalle muhtarları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Geleneksel ritüellerin renkli görüntülere sahne olduğu şenlikte, katılımcılar davul zurna eşliğinde göbek atarak baharın gelişini kutladı. Hıdırellez geleneğinin en önemli parçalarından biri olan dev ateşin yakılmasıyla heyecan doruğa ulaştı. Protokol üyeleri ve vatandaşlar, dileklerinin kabul olması temennisiyle ateşin üzerinden atladı. Şenlikte hemşehrileriyle bir araya gelerek coşkuya ortak olan Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, birlik ve beraberlik mesajı verdi. Ertaş, "Baharın ve bereketin müjdecisi Hıdırellez ruhunu hemşehrilerimizle birlikte yaşadık. Oyunlar oynadı, dileklerimizi bıraktık ve geleneksel ateşimizi yaktık. Bu anlamlı geleneğin bereketi ve bolluğu hepimizle olsun. Şenliğe emek veren ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Edremit halkının yoğun ilgi gösterdiği şenlik, mahalle sakinleri arasındaki dayanışmayı güçlendirirken; Hıdırellez’in getirdiği umut dolu atmosfer tüm ilçeye yayıldı.
Düzce Rektör Sözbir Bilim Kafede uydu teknolojilerindeki milli vizyonu anlattı Düzce Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi ve Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü iş birliğiyle düzenlenen ve bilimi toplumla buluşturan Bilim Kafe etkinliğinde, Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, "Uzaya İmza Atmak: Uydu Teknolojilerinde Milli Vizyon ve Gelecek" başlıklı sunumuyla halka bir araya geldi. 4 Mayıs Dünya Uzay Günü kapsamında, Düzce Bilim Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe; Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Öztürk ve Prof. Dr. Mustafa Koç, Düzce Üniversitesi Genel Sekreter Yardımcısı ve Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert ile öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasının gerçekleştiren Duygu Özdemir Cömert, Düzce Üniversitesi olarak, bilimi toplumla buluşturmaya devam ettiklerini belirterek, "Bilim Kafe etkinliklerimizle amacımız; bilimi, akademik sınırların dışına taşıyarak toplumun her kesimiyle buluşturmak, merak duygusunu canlı tutmak ve bilginin paylaşımını artırmaktır. Çünkü inanıyoruz ki bilim, paylaşıldıkça anlam kazanır. Bugün ülkemizin uzay ve uydu teknolojileri alanındaki vizyonunu, hedeflerini ve geleceğe yönelik adımlarını ele alacağız. Bizlerle değerli bilgi ve birikimlerini paylaşacak olan Rektör Nedim Sözbir’e teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Yerli teknoloji uydu üretimi Rektör Nedim Sözbir, konuşmasında; uzayın tanımı, uydu çeşitleri, ülkemizin uydu serüveni, sistem güvenliği ve termal kontrol, uzay çöplüğü, uyduların yörüngede tutulması, ülkemizin ay misyonu ve aya uydu gönderme çalışmaları, uydu güvenliği ile uydu teknolojisindeki son gelişmeler hakkında önemli bilgiler paylaştı. Uydu çalışmalarının maliyetli olduğu için son derece iyi planlanması gerektiğine dikkat çeken Nedim Sözbir, çalışmalarda asla hataya yer olmadığını dile getirdi. 1993 yılında Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından başlatılan uydu çalışmalarının, 2025 yılında yerli teknoloji uydu üretimi ile devam ettiğini ifade eden Sözbir, Tusaş’taki merkezde tüm uydu testlerinin yapılabildiğini sözlerine ekledi. Uydular için geliştirilen teknolojilerin şimdi insanlık için kullanıldığına işaret eden Nedim Sözbir, 16 yıl çalışacak olan uyduların yedek sistemlerinin bulunduğunu ve arıza durumunda yedek sistemin devreye girdiğini söyledi. İmece uydumuzu beş yılda üreterek Türk mühendisliğinin geldiği ileri teknolojiyi tüm dünyaya gösterdiklerinin altını çizen Sözbir; haberleşme uyduları TÜRKSAT 3A, 4A, 4B, 5A ve 5B, yer gözlem uyduları Göktürk-1, Göktürk-2 ve İmece hakkında bilgiler aktardı. TÜRKSAT 6A’nın Türkiye’nin ilk yerli ve millî haberleşme uydusu olduğunu belirten Rektör Sözbir, ülkemizin Endonezya’dan İngiltere’nin batısına kadar büyük bir alanı artık görebildiğini ve veri paylaşımını sağladığını dillendirdi. Öğrencilere de seslenen Sözbir, "Gençler olarak sizler çok çalışacak ve bizim bıraktığımız yerden bilimi ve teknolojiyi daha ileri seviyelere götüreceksiniz. Sanayi ürünleri ve uzay teknoloji ürünleri üreteceksiniz. Zeki olmak tek başına yetmez. Planlı ve çok çalışmalısınız" diyerek sözlerini sonlandırdı.