EKONOMİ - 26 Mart 2022 Cumartesi 09:30

1915 Çanakkale Köprüsü ve otoyolu Akıllı Ulaşım Sistemi ile donatıldı

A
A
A
1915 Çanakkale Köprüsü ve otoyolu Akıllı Ulaşım Sistemi ile donatıldı

Dünyanın en uzun orta açıklığına sahip 1915 Çanakkale Köprüsü ve bağlantı otoyolları son teknolojik Akıllı Ulaşım Sistemleri (AUS) ile donatıldı.

Dünyanın en uzun orta açıklığına sahip 1915 Çanakkale Köprüsü ve bağlantı otoyolları son teknolojik Akıllı Ulaşım Sistemleri (AUS) ile donatıldı. Yapay zeka destekli olay algılama sistemlerinden oluşan teknoloji sayesinde köprü üzerinde 24 saat yol, hava ve afet durum riskleri izlenebiliyor.


18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi 107. Yıl dönümünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Güney Kore Başbakanı Kim Boo-Kyum da katılımıyla hizmete açılan 1915 Çanakkale Köprüsü mimari estetiğini yanı sıra teknolojik donanımıyla da büyük ilgi uyandırdı. Akıllı Ulaşım Sistemi (AUS) sayesinde Malkara- Çanakkale Otoyolu’nun yanı sıra 1915 Çanakkale Köprüsü 24 saat gözlem altında tutuluyor. Bu sayede risk ve diğer faktörler en hızlı şekilde bertaraf edilebiliyor.



“86 kamera ve hız sensörleri var”


Malkara- Çanakkale Otoyolu ve 1915 Çanakkale Köprüsü’nün 86 kamera, meteoroloji istasyonları ve hız sensörleriyle takip ettiklerini belirten Çanakkale Otoyol ve Köprüsü İnşaat Yatırım ve İşletme (ÇOK) A.Ş.’nin Tasarım Müdürü Ferruh Aytekin, “1915 Çanakkale Köprüsü’nde Akıllı Ulaşım Sistemi (ITS) kullanıyoruz. Bu ITS sistemi nelerden oluşuyor? En temeli aslında yapay zeka destekli olay algılama sisteminden oluşuyor. Yapay zeka destekli olması ve olay algılaması da 1915 Çanakkale Köprüsü ve köprüyü bağlanan tüm yollarıyla birlikte son derece modern bir sistemle yönetildiğini ve kontrol edildiğini gösteriyor bize. Peki, bu olay algılama nedir? Kaza durumları, trafiğin ters yönden akması, araçların durması yada yola bir cismin düşmesi gibi bütün bu anormal durumları algılayan bir akıllı sistemimiz var. Bu sistem birçok farklı fonksiyonları olan kameralarla birlikte çalışıyor. Bu kameralardan genel değerler sistemin içerisinde değerlendiriliyor. 86 adet kameramız ve hız sensörlerimiz. Trafiği bu hız sensörleriyle de gözlemleyebiliyoruz. Sıkışmaların olduğu yada başka problemlerin olduğu yerlerde ortalama hızları tespit edebiliyoruz. Bunun yanı sıra birçok meteorolojik istasyonumuz var. Meteorolojik verileri, rüzgarları, sıcaklık farklılıklarını veya don seviyesinin altına inen sıcaklıkları bu istasyonlarımızdan görüp, algılayabiliyoruz” dedi.


“Akıllı sistemler işaret tabelalarına mesaj göndererek yolcuları uyarıyor”


Yapay zeka sayesinde oluşturulan algoritma ile anlık değişken durumların ikaz tabelalarına gönderilerek yolcuların uyarıldığını kaydeden Aytekin, “Bütün bu işler algılandıktan sonra VMS dediğimiz değişken mesajları içeren işaret tabelalarına gönderiliyor, böylece yolcu ve şoförleri ikaz eden sistemlerimiz var. Bu sistem Türkiye’deki bütün otoyollarda kullanılıyor ama burada en modern teknolojiyi bir araya getirerek en güncel halini 1915 Çanakkale Köprüsü ve otoyollarında sistemi kurmuş bulunmaktayız. Bu yapay zeka algılama sistemimiz aslında 5 adet kavşakta ve onun haricinde ücret toplama yerlerinin bulunduğu alanlarda aktif olarak çalışmakta. Bunun yanı sıra otolun tamamına yayılmış 6, köprü üzerinde de 3 adet meteoroloji istasyonumuz var” diye konuştu.


“Yapısal Sağlık İzleme Sistemi var”


Köprüdeki hava durumu ve yüklemelerin takibi için Yapısal Sağlık İzleme Sistemi’nin yer aldığını ifade eden Aytekin, “Aynı zamanda bizim burada yapısal sağlık izleme sistemimiz de var. Köprüdeki bütün hareketleri, titreşimleri, yer değişimleri ve sıcaklık farklılıklarını okuduğumuz yapısal sağlık izleme sistemimiz var. Bu da 7/ 24 aktif olarak verileri topluyor ve anlamlı hale getiriyor. Bu sayede de hareketli bir yapı olan köprünün nasıl çalıştığını, istendiğini gibi faaliyet gösterip, göstermediğini, rüzgar ve yüklemeler karşısında arzu ettiğimiz davranışı gösterip, göstermediğini gözlemleme şansımız oluyor” şeklinde konuştu.


Trafik güvenliği hat safhada


Köprü ve otoyollarda güvenli sürüş konforu için; 2 bin 557 adet aydınlatma direği, 6 bin 360 metrekare düşey levha montajı, 167 bin metrekare yatay işaretleme, 411 kilometrelik otokorkuluk, 196 kilometre tel çit ve 17,5 kilometre uzunluğunda yaya otokorkuluk montajı ve akıllı ulaşım sistemleri çerçevesinde 225 bin 250 metre uzunluğunda Fiber Optik İletişim Altyapısı tesis edildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Polatlı Duatepe Devlet Hastanesi’nde "Pembe Kod" tatbikatı yapıldı Ankara’nın Polatlı ilçesinde bulunan Polatlı Duatepe Devlet Hastanesi’nde "Pembe Kod" tatbikatı yapıldı. Ankara’nın Polatlı ilçesinde bulunan Polatlı Duatepe Devlet Hastanesi’nde "Pembe Kod" tatbikatı gerçekleştirildi. Senaryoda hastane personeli, güvenlik görevlileri ve polis ekipleri olası bir bebek kaçırma olayına karşı koordineli şekilde müdahale etti. "Doğru hareket etme kabiliyetinin artırılmasını hedefleniyor" Tatbikat kapsamında senaryo gereği bir şahıs, hastaneden bebek kaçırmaya çalıştı. Durumun fark edilmesi üzerine "Pembe Kod" alarmı verildi. Alarmın ardından hastane güvenliği ve polis ekipleri hızla harekete geçerek tüm giriş ve çıkışları kapattı. Kısa sürede yapılan çalışma sonucu şüpheli yakalanırken, bebek güvenli bir şekilde kurtarıldı. Yetkililer, bu tür tatbikatların olası risklere karşı hazırlıklı olmak adına büyük önem taşıdığını belirterek, personelin kriz anlarında hızlı ve doğru hareket etme kabiliyetinin artırılmasının hedeflendiğini ifade etti. "Pembe Kod Nedir?" "Pembe Kod", hastanelerde yeni doğan ya da çocuk hastaların kaçırılması riskine karşı oluşturulan acil durum yönetim sistemidir. Bu kodun verilmesiyle birlikte hastane genelinde alarm durumu ilan edilir; tüm kapılar kontrol altına alınır, giriş-çıkışlar sınırlandırılır ve güvenlik güçleri devreye girer. Amaç, olaya en kısa sürede müdahale ederek çocuğun güvenliğini sağlamaktır. Tatbikatın başarıyla tamamlandığı öğrenilirken, hastane yönetimi benzer uygulamaların belirli aralıklarla sürdürüleceğini bildirdi.
Elazığ Başkan Alan: "Sanayi sitesinde söylem dönemi bitti eylem dönemine geçilmeli" 1970’li yıllarda inşa edilen ancak günümüz ihtiyaçlarına cevap veremeyen Sanayi Sitesinin yeni bir alana taşınması, ıslahı ya da dönüşümü konusunda esnaflarla istişarelerde bulunduklarını dile getiren Elazığ TSO Başkanı İdris Alan, "Esnaflarımızın mağduriyetlerini bizzat yerinde gördük ve oldukça üzüldük. Artık bu meselenin çözümü için vaktin geldiğini, bu konuda artık söylem dönemimin son bulup eylem dönemine geçilmesi ve ciddi adımlar atılması gerektiğini esnaflarımıza da dile getirdik" dedi. Elazığ Ticaret ve sanayi Odası aylık Meclis toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Elazığ TSO Meclis Başkanı Sedat Karataş, Yönetim Kurulu Başkanı İdris Alan ile Meclis Üyeleri katıldı. Bu şehrin her sorununun, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası’nın da sorunu olduğunu ve buna asla duyarsız ve ilgisiz kalamayacaklarını ifade eden Elazığ TSO Meclis Başkanı Sedat Karataş, "Zira biz biliyoruz ki ulaşımda, eğitimde, kültür-sanatta yeterince gelişememiş bir şehrin ekonomisi de gelişemez, kabuğunu kıramaz. Sosyal faaliyetlerin az olduğu şehirler iş dünyası ve yatırımcının ilgisini çekmez. Yatırımcısı değer görmeyen ve kadir kıymeti bilinmeyen bir şehre de yeni yatırımcılar gelmez" diye konuştu. Ağır geçen bir kış mevsimin ardından yine zaman zaman afet derecesine varan ve özellikle tarımsal alanların zarar görmesine sebep olan bir mevsimi yaşadıklarını ifade eden Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, oda olarak tarım alanları zarar gören üreticilerin mağduriyetlerinin giderilmesi için ilgili kurumlar nezdinde girişimlerini anında başlattıklarını dile getirdi. Önceki günlerde Elazığ Sanayi Sitesindeki esnafları ziyaret ettiklerini ifade eden Başkan Alan; "Alın teriyle helal kazanç için her sabah kepenklerini besmeleyle açan Sanayi Sitesi esnaflarımızı ziyaret ettik. Emekle yoğrulan, güler yüz ve muhabbetle dolan her bir işyerimizde esnaflarımızın samimi gayretleri ve özverili çalışmalarının şehrimiz insanına ne kadar önemli katkılar sunduğunu bizzat gördük. Şehrimiz ekonomisinin bel kemiği olan esnaflarımızla sohbet edip sanayi sitesinin fiziki kapasitesinin yetersizliği ile yaşanan diğer sorunlar ve çözüm yollarını istişare ettik. 1970’li yıllarda inşa edilen ancak günümüz ihtiyaçlarına cevap veremeyen Sanayi Sitemizin yeni bir alana taşınması, ıslahı ya da dönüşümü konusunda esnaflarımızla istişarelerde bulunduk. Esnaflarımızın mağduriyetlerini bizzat yerinde gördük ve oldukça üzüldük. Artık bu meselenin çözümü için vaktin geldiğini, bu konuda artık söylem dönemimin son bulup eylem dönemine geçilmesi ve ciddi adımlar atılması gerektiğini esnaflarımıza da dile getirdik. Konunun kesin çözümü adına önümüzdeki hafta Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası çatısı altında tüm milletvekillerimiz ve esnaf temsilcileriyle bir araya gelerek nihai çözüm için somut adımlar atmayı hedefliyoruz. Ve artık bu sorun bitsin istiyoruz. Sanayi Sitesi gezimizde esnaflarımızla yaptığımız görüşmeler sonrası, mevcut Sanayi Sitemizin günümüz ihtiyaçlarına cevap vermediği ve bu sorunun artık sorun olmaktan çıkarılıp çözüme odaklanılmasına yönelik çağrımıza kayıtsız kalmayıp problemi TBMM kürsüsünden dile getirerek bizlere destek veren MHP Milletvekilimiz Semih Işıkver’e huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum. Diğer milletvekillerimiz ve Sanayi Sitesi esnaflarımızın katılımlarıyla odamız çatısı altında yapacağımız toplantıyla bu meselenin çözümüne odaklanalım istiyoruz" şeklinde konuştu.
Ankara AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Orav: "Türkiye, Avrupa için hayati bir ortak" Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Atanmış Büyükelçi Aivo Orav, Avrupa Günü etkinliğinde Türkiye’nin Avrupa için kritik bir ortak olduğunu vurgulayarak, "Günümüzün belirsizliklerle dolu dünyasında Türkiye, Avrupa için hayati bir ortaktır. Birlikte bizi tanımlayan değerleri koruyor, barış ve refahı ileriye taşıyoruz" dedi. Avrupa Günü, Ankara’da Cern Modern’de düzenlenen resepsiyon ile kutlandı. AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Atanmış Büyükelçi Aivo Orav, "Maddeyi Dönüştürmek" ve "İz" isimli dijital sergilerinin açılışını yaptı. Büyükelçi Orav ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyona Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Mehmet Kemal Bozay’ın yanı sıra yabancı misyon şefleri ve davetliler katıldı. Avrupa’nın bir barış projesi olarak inşa edildiğini ve bu sürecin iş birliğiyle güçlendiğini belirten Büyükelçi Orav, Avrupa Birliği’nin çatışmalarla dolu bir geçmişi ortak değerler temelinde bir geleceğe dönüştürme amacıyla kurulduğunu belirterek, "Avrupa Günü’nü, NATO’nun kilit bir müttefiki ve AB sürecinde önemli bir aday ülke olan Türkiye ile birlikte kutlamaktan onur duyuyoruz. Günümüzün belirsizliklerle dolu dünyasında Türkiye, Avrupa için hayati bir ortaktır. Birlikte bizi tanımlayan değerleri koruyor, barış ve refahı ileriye taşıyoruz" dedi. "Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı hukuka aykırı" Konuşmasında küresel gelişmelere değinen Orav, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşın "acımasız ve uluslararası hukuka aykırı" olduğunu kaydetti. Sivillerin her gün acı çektiğini dile getiren Orav, "Eğer saldırganlık orada kazanırsa, bu hepimizi tehdit eder" ifadelerini kullandı. "Türkiye istikrar adası ve diplomasi köprüsü" Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen Orav, bölgenin çatışmalar ve ekonomik krizlerle karşı karşıya olduğunu söyledi. Türkiye’nin bu tabloda önemli bir rol üstlendiğini kaydeden Orav, "Türkiye, bir istikrar adası ve diplomasi için bir köprü olmaya devam ediyor" diye konuştu. Küresel sorunlara işaret eden Orav, hiçbir ülkenin iklim ve güvenlik gibi krizleri tek başına çözemeyeceğini belirterek, iş birliğinin önemine vurgu yaptı. "Belirsizlik uluslararası sistemin yeni normali" Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Kemal Bozay da konuşmasında uluslararası sistemin ciddi bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirtti. Bozay, "Uluslararası sistem üzerinde baskı oluşturan küresel bir jeopolitik dönüşüm sürecinden geçmekteyiz. Belirsizlik sıradan bir hal almıştır" dedi. Bu süreçte uluslararası ortamın giderek daha istikrarsız hale geldiğine dikkati çeken Bozay, mevcut sınamaların küresel ölçekte etkiler doğurduğunu ifade etti. "Türkiye güvenilir bir dayanak noktası" Bozay, Türkiye’nin NATO’daki aktif rolü, Avrupa kimliği ve AB üyeliğine olan bağlılığıyla öne çıktığını belirterek, "Türkiye, güvenilir bir dayanak noktası olarak öne çıkmaktadır" değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son dönemdeki değerlendirmelerine atıfta bulunan Bozay, "Bugün mesele Ankara’nın nerede durduğu değil, Brüksel’in geleceğin dünyasında kendini nerede gördüğüdür" ifadelerini kullandı. "Türkiye, Avrupa için müreffeh bir geleceğe hazır" Bozay, Türkiye’nin Avrupa için müreffeh bir geleceğin inşasına katkı sunmaya hazır olduğunu ifade ederek, "Türkiye, bu çağrıyı kabul etmeye ve Avrupa için müreffeh bir gelecek inşa etmeye içtenlikle hazırdır" dedi.