SAĞLIK - 03 Nisan 2022 Pazar 16:12

Ramazan ayındaki kilo kaybı kalıcı olmaz

A
A
A
Ramazan ayındaki kilo kaybı kalıcı olmaz

Lapseki Devlet Hastanesi Diyetisyeni Dyt.

Lapseki Devlet Hastanesi Diyetisyeni Dyt. Düzgün Taşkın, Ramazan ayında kilo kaybı beklenebilir ancak bunun kalıcı bir kilo kaybı olmayacağını söyledi.


Ramazan ayının gelmesiyle birlikte herkesin kafasında, ’Ramazan ayında nasıl beslenmeliyim?’, ’Oruç tuttuğum için kilo verir miyim?’, ’Sahurda ne yemeliyim?’ gibi soru işretleri oluşmaya başladığını belirten Lapseki Devlet Hastanesi Diyetisyeni Dyt. Düzgün Taşkın, "Ramazan ayında öğün sayısının azalması ve yaklaşık 16-17 saati bulan oruç süresiyle birlikte günlük alınan enerjinin düşmesi ve sıvı tüketiminin de azalmasına bağlı olarak metabolizma hızı yavaşlamaktadır. Ayrıca açlık esnasında insülin yapımı artar ve yenilen yemeğe insülin cevabı yüksek olur. Uzun süreli açlık sonrası vücudumuz yağ depolamaya daha meyilli olur. Bu sebeple Ramazan ayındaki beslenme şekli ne ağırlık kazanımı ne de artışını destekleyecek şekilde olmalıdır. Yani ramazanda kilo kaybı beklenebilir ama bu kalıcı bir kilo kaybı olmayacaktır. Oruç sırasında baş ağrısı, halsizlik, hazımsızlık, böbrek ve sindirim sorunları yaşanabilir. Bu sebeple bu dönemde dengeli bir diyet sürdürmek çok önemlidir. Özellikle sıvı elektrolit dengesinin korunması için iftar ve sahur arasında kalan dilimde yeterli sıvı tüketimi önemlidir. Önerilen tek seferde yüksek miktarlarda su tüketimi değil, aralıklı olarak 2-2.5 litre su tüketimidir. Yeterince su tüketilmezse, vücut su oranı azalmakta, su-tuz dengesi bozulmakta, bununla beraber halsizlik, işte verimsizlik, depresyon, konsantrasyon güçlüğü, uyuklama, mide ağrısı, hazımsızlık, tansiyon düşmesi gibi birçok sağlık problemi yaşanabilmektedir" dedi.


Sahura mutlaka kalkılması gerekildiğini belirten Taşkın, "Ramazanda yapılan en büyük yanlışlardan biri gece yatmadan önce yemek yemek ve sahura kalkıp sadece su içmektir. Bu açlık süresini uzatacağı için metabolizma yavaşlamasını destekleyecek, halsizlik, baş ağrısı gibi sorunları beraberinde getirecektir. Çok uzun süreli açlıkla kan şekeri ve tansiyon düşerken, mide asit salgısı artmaktadır. Sahur öğünü yavaş sindirilen ve besleyici değeri yüksek olan besinlerden oluşmalıdır. Ekmek tercihiniz kepek, tam buğday, çavdar ekmeği olabilir. Beyaz un, şeker gibi çok hızlı sindirilen besinlerden kaçınılmalıdır. Poğaça, börek ya da tatlı türevlerinin tüketiminden kaçınılmalıdır. Kızartılmış besinler gün boyu mide bulantısı yaşamanıza neden olabilir. Bu nedenle sahurda kızartılmış besinlerin tüketiminden kaçınılmalıdır. Yüksek tuz içeren besinler gün içerisinde susamayı arttırmaktadır. Ekstra tuz tüketiminden kaçınılmalı; salam, sosis, sucuk gibi işlenmiş et ürünleri tüketilmemelidir. Uzun bir açlık sonrası iftar öğününde hızlı bir başlangıç yapmamak yemek sonrası hazımsızlık yaşamamanız açısından önemlidir. Hurma karbonhidrat, posa, potasyum ve magnezyumdan zengin orucunuzu açmak için iyi bir seçenektir. Yoğun öğün tüketimi öncesi 1 kâse çorba yanında bir miktar ekmek ile başlangıç yapılabilir. 10 dakikalık bir mola sonrası öğüne devam edilebilir. İftar öğününde ızgara/fırında et, tavuk, balık, yoğurt, cacık veya ayran, zeytinyağlı sebze yemekleri, salata ve tam tahıllı ekmeklerden oluşan bir öğün tercih edilebilir. İftardan 1 saat sonra hafif yürüyüşler ile enerji alımı dengesi korunabilir” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırşehir Anaokulu öğrencileri çevre bilinci projesiyle erken yaşta tasarruf öğreniyor Kırşehir’de anaokulu öğrencileri, Avrupa Birliği destekli eTwinning projesi kapsamında çevre bilinci, geri dönüşüm ve tasarruf konularında hem teorik hem uygulamalı eğitim alıyor. "Water Drops Return" adlı proje ile sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları küçük yaşta kazandırılıyor. Cumhuriyet Anaokulu öğrencilerinin yer aldığı projede, çocuklara çevre bilinci görsel materyaller ve uygulamalı etkinliklerle anlatılıyor. Eğitimlerin ardından öğrencilerin öğrendiklerini hayata geçirip geçirmedikleri ise öğretmenler tarafından farklı yöntemlerle gözlemleniyor. Okul içerisinde bilinçli olarak bırakılan çöplerin toplanması ve açık bırakılan muslukların kapatılması gibi davranışlar bu kapsamda kontrol ediliyor. Proje yürütücüsü okul öncesi öğretmeni Fırat Arslan, çocukların artık çevre sorunları ve iklim krizleriyle büyüdüğüne dikkat çekerek, "Dünya değişiyor ve en ufak etken herkesi etkiliyor. Bizim çocuklarımız da büyüdüklerinde bu sorunlarla karşı karşıya kalacak. Bu nedenle anaokulu çağında farkındalık oluşturmayı ve bunu uygulamaya dönüştürmeyi hedefliyoruz" dedi. Arslan, okulun farklı alanlarına bilinçli şekilde çöpler bıraktıklarını belirterek, "Çocukların bu çöpleri alıp almadığını gözlemliyoruz. Aynı şekilde açık bırakılan muslukları kapatıp kapatmadıklarını da kontrol ediyoruz. Böylece öğrenilen bilgilerin davranışa dönüşmesini sağlıyoruz" diye konuştu. Projeye katılan öğrencilerden Asu Ceren Aydın, sabun kullanırken musluğu açık bırakmaması gerektiğini öğrendiğini ifade ederken, Simay Arslan ise sokakta gördüğü çöpleri çöp kutusuna atmayı ve tasarruflu olmayı öğrendiğini söyledi. Kırşehir’de yürütülen proje ile çocukların erken yaşta çevreye duyarlı bireyler olarak yetişmesi hedefleniyor. (EÖ-AG-
Kastamonu Türkiye’nin ilk ekolojik marketinde vatandaşlara ekşili pilav ikramı Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından pilot il olarak belirlenerek kurulan ekolojik markette vatandaşlara coğrafi işaretli siyezle yapılan İhsangazi ekşili pilav ikram edildi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından pilot il olarak belirlenen Kastamonu’da kurulan ilk ’ekolojik market’ faaliyetlerine devam ediyor. Kastamonu il merkezinde hizmet veren Türkiy’nin ilk ekolojik marketind, coğrafi işaretli siyezden yapılan İhsangazi ekşili pilav yapılarak vatandaşlara ikram edildi. Kastamonu’da faaliyet gösteren 10 kadın kooperatifin bir araya gelerek hazırladığı pilava vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Etkinliğe katılan Vali Meftun Dallı, kadın kooperatiflerinin desteklenmesinin önemine değinerek, "Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı Beyefendi bu marketi ve yanındaki bu kafeyi özellikle bunun için açtılar. İnşallah, burası başarılı olacak. Başarılı olduğunda bütün Türkiye’ye örnek olup diğer illere de yaygınlaştırılacak. Sayın Bakanımız buraya örnek olması için de Kastamonu’yu bir pilot gibi seçerek yaptılar. Markette ağırlıklı olarak kadınlarımızın el emeği, göz nuru ürünler pazarlanıyor. Normal bütün piyasadaki marketler neye tabi ise burası da aynı şekilde işlem görüyor. Rekabet noktasında buranın diğer hiç kimseden bir farkı yok. Burada satılan ürünler de normal, diğer yerlerde bulunacak şeyler değil. Kadınlarımızın el emeği ürünler. Onun için Kastamonulu hemşehrilerimizi buraya gelmeyi, burayı görmeyi en azından tavsiye ediyorum" dedi. Vali Dallı, markette düzenlenecek etkinliklerle yöresel ürünlerin tanıtımına katkı sağlanmaya devam edileceğini vurguladı. Hıdırellez Günü’nde anlamlı bir etkinlik yaptıklarını dile getiren Kastamonu Sanat İşleyen Eller ve Yöresel Lezzetler Kadın Girişimcileri Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Serpil Durgut ise, "10 tane kadın kooperatifimizin burada ürünleri var. Bizim amacımız sadece Kastamonu sanatı olarak değil, bütün kadın kooperatifleri adına ve ürünleri adına böyle bir gün düzenledik Valimiz başta olmak üzere yoğun katılım oldu. Tüm Kastamonu’yu şekerli kafeye, çay, kahve içmeye bekliyoruz. Ayrıca ilerleyen günlerde kadın kooperatiflerimizin yöresel lezzetlerinin gün olarak burada bulunacağını ifade etmek isterim Sizleri de kadın emeğine destek vermek için kafemize bekliyoruz" diye konuştu.